English

Namaz kılmanın mucizeleri

Sohbet Odaları | Bilim, Dini Sohbet Odaları »

Mısır’ın başkenti Kahire’de bulunan Ulusal Işın Teknolojisi Merkezi’nde yapılan bir bilimsel araştırma, secde etmenin insanı kanserden koruduğunu ortaya çıkardı.

Araştırmayla ayrıca secdenin hamile kadınlar için de oldukça yararlı olduğunu ve ceninin şekil bozukluğuna uğramasını engellediğini, bunun yanında yine birçok bedensel ve psikolojik hastalıklara iyi geldiği tespit edildi.

Işın Teknolojisi Merkezi Bölümü Başkanı Biyoloji profesörü Muhammed Ziyaeddin Hamid, bu çağda insanların her yönden elektromanyetik dalgalara maruz kaldığını ve bu nedenle daha fazla ışın aldığını belirterek, vücutta biriken bu yükün mutlaka dışarı atılması gerektiğini bildirdi Sohbet Odaları – Yazının devamını okuyun »

Kaloute cami aldı

Sohbet Odaları | Dini, Dünya, Haberler, Spor Sohbet Odaları »

Sevilla’lı unlu oyuncu kaloute yıkılma emri cıkan cami’yi yıkılmaktan kurtarmak için satın alarak o camide iman eden müslümanlara bagısladı. Üstelik cami’yi aldıgından kimseye bahsetmeyecek kadar mütevazi olan unlu futbolcu bu olayın duyulmasından hiç hoşnut olmadı. İbadetin gizli yapılmasına önem vererek bize En güzel ibadet gizli yapın ibadettir sözünü anımsattı. Allah seni utandırmasın Kaloute.. Allah senden razı olsun. Tüm islam alemi adına teşekkürler sana.

İkinci kez Hacca gitmek sınırlandırıldı

Sohbet Odaları | Dini, Genel, Haberler Sohbet Odaları »

Pek çok ülkede ilk kez Hacca gideceklerin şansını artırmak için ikinci kez hacca gitmek isteyenlere ne yapılacağı tartışılırken, Mısır Turizm Bakanlığı, bu konuda bir karar aldı ve sıkı şekilde uygulanmasını istedi.

Arab News gazetesinın sorularını yanıtlayan  Mısır Turizm Bakanlığı yetkilisi Umaimah El Hüseyin, “Hac görevini yerine getirenlere, tekrar hacca gitmek için beş yıl bekleme zorunluluğu getiren bu karar, İslam’ın beşinci şartını yerine getirmek isteyen diğer vatandaşlara da şans verme amacını taşıyor. Özellikle de düşük ve orta gelirlilere” ifadesini kullandı. Sohbet Odaları – Yazının devamını okuyun »

Cinsel Sohbet – Cinsel Hayat Bir İbadet midir

Sohbet Odaları | Cinsellik, Dini Sohbet Odaları »

Cinsel hayatı ibadet hayatının bir bir bölümüdür. Çünkü yapılması ve yapılmaması doğrudan sevap veya günah kapsamına girmeyen mübah işler dahi Allah rızası gözetilerek ibadete dönüştürülebilinir.
Unutmayalım! her zaman ibadet zamanı, her mekan ibadet mekanıdır.
Her söz, her davranış ve her iş ya ibadet sınırların içinde veya dışındadır, buna cinsel hayatın ibadet hayatının bir bölümü olduğu yönünden bakarsak:
Cinselliği korumak ve kullanmak bir ibadettir: İnsanlarda cinsel organları, tatmin edilmek istenen cinsel arzuları yaratan ve üreme organına yükleyen Allah”tır.

O”nun yarattığı cinselliğe saygı duyarak ve O”nun koyduğu yasalar içinde evlilik yoluyla cinsel organları kullanarak tatmine ve üremeye yönelmek, Allah”ın hilkatını ve yüklediği görevleri korumaktır. bu sebeple de saf ibadettir. Allah”a isyan olduğu içindir ki Allah Resülü cinsel hayattan çekilmeyi yasaklayarak şöyle buyurmuştur.

“İslam”da cinsel hayattan çekilmek yoktur.”

Cinsel hayatı evlilikle başlatıp sürdürmek ibadettir: Allah”ın ve Peygamberi”nin emirlerini uygulayarak evlenmek ve böylece cinsel hayatı başlatıp sürdürmek ibadettir.
Evlilik ancak cinsellikle oluşturulup yaşatılabileceğinden, hele cinsel eylemler pek tabi bir iabdettir?

Cinsel haramlardan kaçınmak ibadettir: Cinsel haramlar dahil, Allah”ın ve Peygamberinin bütün yasaklarından kaçınmak ibadettir. Kaçınılması gerekenilahi yasaklardan biri zinadır.

Zina yapmak imkanlarına malik iken Allah”ın azabından korkarak ve rızasını talep ederek zinadan kaçınmak öylesine büyük bir ibadettir ki, bu ibadet dünyada mücizemsi olayları doğurabilecek yüceliktedir.

Cinsel haramlardan korunmak için eşle cinsel ilişki ibadettir: Haramlardan kaçınmak farzdır. Cinsel haramlardan korunmamıza yardımcı olacak girişimlerde bulunmamız da farzdır. Farzların ifası ise Allah”a itaat olup ibadettir.

Hadis-i Şerifler

Sohbet Odaları | Dini Sohbet Odaları »

Hz.Süleyman A.S’in Hayatı

Sohbet Odaları | Dini Sohbet Odaları »

Tarih, yaklaşık olarak İ.Ö. 970-931 yılları arasında yaşadığı düşünülen Hz. Davud’un oğlu Hz. Süleyman’ın kurduğu muhteşem krallığa şahitlik eder. Öyle ki Hz. Süleyman, babasından sınırları Mısır’dan Fırat’a kadar uzanan bir krallık devralmış ve kısa sürede hakimiyetini güçlendirmişti. Ve kendi yaşadığı dönemde öylesine büyük bir hakimiyet kurmuştu ki, Allah’a olan imanının ve üstün aklının kendisine kazandırdığı bu ihtişam, yüzyıllar sonra bile insanların hayranligini ve dikkatini üzerine çekmeye devam etmektedir.Hz. Süleyman’ın hayati, Allah’a gönülden iman eden bir müslümanın aklının ne kadar fazla, ufkunun ne kadar geniş olduğunu bütün insanlığa gösteren çok çarpıcı bir delildir. Hz. Süleyman (a.s.) cinlerden ve insanlardan oluşan ordusu ile kurduğu hakimiyeti, muhteşem bir saraydan yönetiyordu. Ve bu saray döneminin en ileri tekniği kullanılarak üstün bir estetik anlayışı ile inşa edilmişti. Sarayında göz alıcı sanat eserleri ve görenleri hayran bırakıp etkileyen değerli eşyalar, benzersiz bir estetik anlayışı ile yerleştirilmişti. Elbette Hz. Süleyman’ın bu mekâni, görenlerde büyük hayranlık uyandırıyordu.

İnsanların bu saraydan bu kadar etkilenmelerinin nedeni ise, insan fıtratına en uygun olan estetik anlayışını ve ortamı birden karşılarında görmeleri olmuştur. Zira Hz. Süleyman, yaptırdığı bu görkemli sarayı, imanın nuru ve onun getirdiği üstün bir akıl ile yaptırmıştı. Ve bir Müslümanın hangi çağda veya hangi şartlarda yaşarsa yaşasın Allah’ın kendisine verdiği imkânları en güzel şekilde kullanarak eşsiz bir mekân oluşturabileceğinin en güzel örneğini sergilemişti. Nitekim Kur’ân-ı Kerim’in Neml Sûresi’nin bir çok ayeti, onunla aynı dönemde yaşayan bir kavmin yöneticisi olan Sebe Melikesi’nin Hz. Süleyman’ın ihtişamlı sarayını gördükten sonra ona biat ettiğinden bahseder. Hz. Süleyman, Sebe Melikesi Belkıs’ın varlığını kendisine haber getiren Hüdhüd sayesinde öğrenmişti:”Derken uzun zaman geçmeden (Hüdhüd) geldi ve dedi ki: “Senin kuşatamadığın (öğrenemediğin) şeyi, ben kuşattım ve sana Saba’dan kesin bir haber getirdim. Gerçekten ben, onlara hükmetmekte olan bir kadın buldum ki, ona her şeyden (bolca) verilmiştir ve büyük bir tahtı var. Onu ve kavmini, Allah’ı bırakıp da güneşe secde etmektelerken buldum, şeytan onlara yaptıklarını süslemiştir, böylece onları (doğru) yoldan alıkoymuştur; bundan dolayı onlar hidayet bulmuyorlar.” (Neml Sûresi 22-24)

Bu bilginin üzerine Hz. Süleyman, Allah’ı ilâh olarak kabul etmeyip güneşe secde eden ve şeytanın kendilerine süslü gösterdiği bir sistemi kabul eden Sebe halkını, imana davet etmek için onlara “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla” başlayan bir mektup göndermişti. Ve tüm kavmi kendisine teslim olmaya çağırmıştı. “Gerçek şu ki, bu, Süleyman’dandır ve ‘şüphesiz Rahman ve Rahim Olan Allah’in Adıyla’ (başlamakta)dır. (İçinde de:) “Bana karşı büyüklük göstermeyin ve bana müslüman olarak gelin” diye (yazılmaktadır). (Neml Sûresi 30-31)

Sebe Melikesi o ana kadar hiç karşılaşmadığı kadar kesin bir üslupla tüm hükümdarlığını kendisine katmasını isteyen Hz. Süleyman’ın, bu mektubu karşısında çok şaşırmıştı. Ve kendisini kesin olarak bozguna ugratacağından emin olduğu bu hükümdarı, kararından vazgeçirmek için ona yüklü hediyeler göndermek yolunu seçmişti. Ne var ki Allah’ın rızasını ve rahmetini hiç bir zaman maddî bir menfaate tercih etmeyen tüm peygamberler gibi Hz. Süleyman da, Sebe Melikesi Belkıs’ın hediyelerini geri çevirmiş ve elçileri vasıtasıyla ona ne kadar kararlı, onurlu ve Allah’a bağlı olduğunu gösteren şöyle bir haber göndermişti:”(Elçi hediyelerle) Süleyman’a geldiği zaman: “Sizler bana mal ile yardımda mı bulunmak istiyorsunuz? Allah’ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır; hayır, siz, hediyenizle sevinip öğünebilirsiniz” dedi. Sen onlara dön, biz onlara öyle ordularla geliriz ki, onların karşı koymaları mümkün değil ve biz onları oradan horlanmış aşağılanmış ve küçük düşürülmüşler olarak sürüp çıkarırız.” (Neml Sûresi 36-37)

Hz. Süleyman Sebe Melikesi Belkıs’a Allah’ın adı ile başladığı mektubunda kendi gücünün Yüce Rabbinden geldiğini ve asla yenilmeyecek bir kuvvete sahip olduğunu hissettirmişti. Nitekim Hz. Süleyman cinlerden, insanlardan oluşan, ona büyük bir teslimiyetle ve şevkle bağlı bir orduya sahipti. Öyle ki bu ordunun her üyesi Süleyman Aleyhisselam ın bütün sözlerini büyük bir hoşnutlukla ve tam bir itaatle yerine getirmekteydi. Elbette Hz. Süleyman’ın ordusunun tüm gücü Allah’tan gelmekteydi ve Allah’ın ordusu adetullaha uygun olarak her zaman üstün gelecekti.

Sebe Melikesi Belkıs, onun (Hz. Süleyman’ın) sarayına gittiğinde o güne kadar hiç görmediği büyük bir mülk ve zenginlikle karşılaşmıştı:

“Ona: “Köşke gir” denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek) ayaklarını açtı. (Süleyman:) Dedi ki: “Gerçekte bu, saydam camdan olma düzeltilmiş bir köşk zemindir.” De Sohbet Odaları – Yazının devamını okuyun »

Hz .Üzeyr A.S’in Hayatı

Sohbet Odaları | Dini Sohbet Odaları »

israilogullarina (Yahudilere) göre meshur bir peygamber olan Üzeyr (a.s)’in adi Kur’an-i Kerîm’de geçmektedir. Fakat Islâm’a göre onun peygamber olup olmadigi hususunda ihtilaf vardir.

Üzeyr (a.s)’in adi hakkinda da alimlerin farkli yorumlari vardir. Bazi alimlere göre onun adi Arapça bir isimdir. Diger bazi alimlere göre ise, Üzeyr kelimesi Arapça degil, ibranicedir (el-Ukberî, imlau ma menne bihi’r Rahman, Misir, 1961, II, 7).

ibranice’de Üzeyr kelimesinin karsiligi “Azra”dir. Tevrat’in bu dildeki nüshasinda böyle geçmektedir (Biblio Hobraica, nsr. Rud. Kittel, Stuttgart,1952; Esra, VII,1; Nehemio, VIII,13).

Üzeyr (a.s), Harun Peygamber’in neslinden gelmektedir (es-Sa’lebî, el-Arais, Misir, 1951, 344).

Üzeyr (a.s)’in adi, Kur’an-i Kerîm’de bir yerde geçmektedir: “Yahudiler. ‘Üzeyr, Allah’in ogludur; dediler. Hristiyanlar da: Mesih Allah’in ogludur’, dediler. Bu, onlarin agizlariyla geveledikleri sözlerdir. (Sözlerini), önceden inkâr etmis(olan müsrik)lerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onlari kahretsin, nasil da (haktan batila) çevriliyorlar!.. Hahamlarini ve rahiplerini Allah’tan ayri rehber edindiler, Meryem oglu Mesîh’i de. Oysa kendilerine yalniz tek Tanri olan Allah’a ibâdet etmeleri emredilmisti. Ondan baska ilâh yoktur. O, onlarin ortak kostuklari seylerden münezzehtir” (et-Tevbe, 9/30, 31).

Burada söz konusu olan Üzeyr (a.s) hakkinda çesitli rivâyetler vardir. En meshuru ibn Abbas’in rivâyetidir. Buna göre, Yüce Allah isrâil ogullarinin elinde bulunan Tevrat’i onlardan aldi. Tevratin içinde bulundugu sandigi kaybettiler. Ayni zamanda Tevrat zihinlerinden de silindi. israil ogullari buna çok üzüldüler. Bilhassa Üzeyr (a.s) Allah’a çok ibâdet etti; O’na yalvarip yakardi. Allah’tan inen bir nur, onun kalbine girdi. Unutmus oldugu Tevrat’i hatirladi. Ondan sonra Tevrat’i yeniden israil ogullarina ögretti. Daha sonra Tevrat’in içinde bulundugu sandik bulundu. Bunun üzerine Üzeyr (a.s)’in ögrettiginin aslina uygun oldugunu gördüler. Bunun üzerine Üzeyr (a.s)’i çok sevdiler. Fakat bu hususta asiri gittiler. “O Sohbet Odaları – Yazının devamını okuyun »

ŞEYTAN’la bir Görüşme!..(Dikkatlice okuyunuz!)

Sohbet Odaları | Dini Sohbet Odaları »

Şeytanla kabristanda karşılaştılar. Şeytan çok neşeliydi. Adam sordu:
“Bu ne hâl?”

“Altın devrimi yaşıyorum.” diye cevap verdi şeytan.

Adam anlamazlıktan geldi: “Ne demek istiyorsun?” “Sen de pekâla biliyorsun,” dedi, “Asırlarca âhirzaman dedim durdum. Şimdi artık mutluyum. O Asr-ı Saadet’te neler çektiğimi bir ben bilirim. Hangi sahabeyi görsem dizlerimin takatı kesilirdi.

Hele Ömer, onu görünce saklanacak delik arar, yolumu değiştirirdim. Daha sonra da rahat yüzü gördüm sayılmaz. Sahabeler gitti, müçtehidler geldi. Her asırda bir kutup, bir müceddid, nice alim, nice veli…

Bana rahat yüzü mü gösterdiler?. Geylânî gitti, Gazali geldi; Rabbanî gitti, Mevlâna geldi.. Selçuklunun çöküşüyle biraz
rahat edeceğimi sandım. Ne gezer. Al sana Osmanlı Ama şimdi altın devrimi yaşıyorum. Evet altın devrimi.

Şeytan, daha sonra da bir nârâ atarak “Gün benim, devran benim” diye ekledi.

“Milyonlarca, milyarlarca insanı nasıl yoldan çıkarıyorsun? Bunu hangi kuvvetle yapıyorsun?” diye sordu adam.

Şeytan bir kahkaha savurdu: “Allah’ın onlara verdiği kuvvetle!” “Nasıl olur!?”

Sohbet Odaları – Yazının devamını okuyun »

Get Adobe Flash playerYapımcı wpburn.com WP themes

Düzenleme KaraKartaL tarafından yapılmıştır. Sitemiz Sohbet , Chat ve Sohbet Odaları kelimelerinde öncülük etmektedir
- Sohbet Odaları cinsel sohbet Sohbet Odası Sohbet Siteleri
Sitemaplarımız: Sitemap - Sitemap - Sitemap Sitemap
Sohbet odaları - Sohbet Siteleri - Chat Odaları - Sohbet odası - Chat Sohbet Odaları - Bedava Sohbet Odaları