Mar 12 2010

3 kilo altınla kaçtılar

Category: Genel,Haberleradmin @ 21:59

İstanbul Bahçelievler’de bir kuyumcu kar maskeli 3 kişi tarafından soyuldu. Silahlarını çekerek kuyumcu sahibini etkisiz hale getiren soyguncular, kasada bulunan 3 bin 500 lira para ve 3 kilo altını alarak kayıplara karıştılar. Polis, bir eli engelli olan kuyumcu sahibi Metin Aydın’ın ifadesine başvururken, yaklaşık 3 ay önce de aynı kuyumcunun silah zoru ile soyulduğunu belirtti.

Müslim SARIYAR / AHT

Bahçelievler Mahmutbey Caddesi 58/2 numara üzerinde bulunan Metin Kuyumculuk’ta saat 13.00 sıralarında meydana gelen olayda, kuyumcuya gelen kar maskeli silahlı 3 kişi kuyumcu sahibi Metin Aydın’a silah zoruyla kasayı açtırdılar. Soyguncular daha sonra Aydın’ı etkisiz hale getirdikten sonra kasada bulunan 3 bin 500 lira para ve 3 kilo altını alarak kayıplara karıştılar.
Bir eli engelli olan Metin Aydın, durumu polise bildirmesinin ardından güvenlik güçleri bölgede operasyonlara başladı. Kuyumcudaki kamera kayıtlarını incelemeye alan polis, soygunculardan birinin takma sakallı olduğunu tespit etti. Metin Aydın’a ait kuyumcu dükkanının 3 ay önce de soyulduğu belirlenirken, polis şimdi kaçan soyguncuları yakalamak için çalışma başlattı.

Etiketler: , ,


Şub 18 2010

Facebook, illegal bir pazar yeri mi

Category: Teknolojiadmin @ 15:37

Uyuşturucu, organ satışı derken şimdi de kadın ticareti…  İnternet en özgür ve demokratik mecra ama insanoğlunun her şeyi sömürme güdüsü bunun da tadını kaçırdı. Özgürlüğün sınırı ne olmalı?

Aşağıda yer verdiğim haber bende “tüy dikti” hissiyatı uyandırdı. Bir kaç yıl önce henüz Türkiye’de hatta Avrupa’da pek kimse bilmezken üye olmuştum Facebook’a. Yurtdışındaki arkadaşlarımla ara sıra haberleşmek keyifli oluyordu. Sonra birden bire herşey hızla değişti ve Facebook fenomen haline geldi. Basit bir paylaşım platformu olmaktan çıktı ve hayatın neredeyse doğal bir parçası haline geldi. İnsanlar birbirinin hayatını gözetlemenin verdiği hazla coştukça coştu, sitenin tıklanma ve ziyaret sayıları rekor oldu.

Telefonunuzun, televizyonunuzun olması kadar doğal hale geldi bir Facebook hesabınızın olması. “O ne yapmış, bu ne etmiş” derken, iş görüşmesine gelen adayları Facebook’ta aramalar, kredi verilecek kişiyi buradan sorgulamalar başladı. Bir nevi dünya çapında insan arama motoru oldu Facebook. Tek bir tıkla kim kimdir merakından bizi kurtardı(!).

İş bununla da kalmadı, hayatın parçası olan Facebook, hayatın parçalarını da içine aldı. Facebook artık bir pazar yeri formundaydı. İnsan pazarıydı adeta Facebook, hem de kişilerin kendilerini ve hayatlarını gönüllü sunduğu bir pazar. Bu pazarda diğer ürünler için de raflar hazırlandı. Kurumlara, şahıslara, markalara özel sayfalar açıldı, hayran kulüpleri yapıldı, sosyal gruplar kuruldu.  Ve bir gün ipin ucu kaçtı…

Bir baktık, bir tezgahta gencecik insanlar uyuşturucu bulmak ve sağlamak için grup kurmuşlardı, bir başka köşede maddi sıkıntı içindekiler böbrek satışına başlamışlardı, e tabi dünyanın en eski mesleğinin bunlardan ne eksiği vardı. Hemen işin uzmanları(!) teknolojik bir adım attılar ve dükkanı açtılar. Artık Facebook’ta kadın satışı da vardı. Gözümüz aydın mıydı yoksa kör parmağım gözüne diye yaşanan bir olay mıydı bunun takdirini size bırakıyorum.

Sadece şunu söylemek istiyorum; insan her yerde aynı, ister gerçek ister sanal dünyada, dolayısıyla gittiği her yere arkasında hışırdayan çirkin sesli karanlık pelerini de götürüyor. Facebook’ta olan bitene resmi kurumların müdahale edeceğini düşünüyorum ama bence en önemlisi bizlerin müdahalesi. Eğer kapımızın önünü temiz bulmak istiyorsak biz de elimize fırçayı almalıyız. Yasaklayarak, kapatarak bu gibi durumların önüne geçemeyiz ve herşeyi resmi mercilerden bekleyemeyiz. Bunu ancak bizim tepkimiz durdurur ve ileride benzer adımlar atacaklara da bir uyarı olur.

Facebook yönetimine gönderilecek her bir şikayet mesajı bu tarz grupların kapatılması ve karşılığında kendi özgürlüğümüzün korunması için atacağımız olumlu bir adım olacaktır.

Etiketler: , , , , , ,