Nis 16 2010

Abant Gölünün Son Durumu

Category: Haberleradmin @ 17:08

Abant’ta doğal dengenin bozulmasına neden olan çalışmanın altındaki plan ortaya çıktı.

Abant’ta suyun yükselmesine, doğal dengenin ve görünümün bozulmasına neden olan yol çalışmalarının altından otel planları çıktı. Hürriyet’in haberine göre; Ağaçların kesildiği bölgede otel yapılabilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İl Çevre Orman Müdürlüğü yazışıyor. Bolu Valiliği, Abant Tabiat Parkı’nda tepki çeken yol açma çalışmaları ile bölgede yapılması planlanan oteller arasında bağlantı bulunmadığını açıklarken, belgeler bu iddianın doğru olmadığını ortaya koyuyor.

Göl etrafındaki çalışmalar başlamadan, 26 Ocak 2010 tarihinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan Bolu Valiliği İl Özel İdare Genel Sekreterliği’ne bir yazı geliyor. Bakan adına Genel Müdür Yardımcısı A. Sedat Sert imzalı yazıda, Abant Gölü ve Yakın Çevresi Çevre Düzenleme Planı’nda talep edilen değişikliğe ilişkin sürecin valilikçe sonuçlandırılmasını takiben Turizm Bakanlığı’na iletilmesi halinde anılan yerin turizm amaçlı değerlendirilmesine yönelik çalışmalarının başlatılabileceği belirtiliyor.

2 Mart 2010

2 Mart 2010’da da, Bolu İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğü’nden, İl Çevre Ve Orman Müdürlüğü’ne bir yazı gönderiliyor. Vali adına Genel Sekreter Tahsin Akduman imzasını taşıyan yazının konusu; “Turizm Merkezi ve Turizm Tesis Alanı.”

Yazıda Abant Gölü Tabiat Parkı yakın çevresinde turizm tesisi yapılması ve turizm merkezi ilan edilmesi düşünülen alanların tabiat parkı içinde kaldığından söz ediliyor. Projenin hayata geçirilebilmesi, ulaşımın park içinden sağlanabilmesi için Uzun Devreli Gelişme Planı ile Abant Gölü ve Yakın Çevresi Çevre Düzenleme Planı’nda düzenleme yapılması gerektiği vurgulanıyor. Turizm ve Kültür Bakanlığı’ndan planı değiştirmek için izin isteniyor.

Plan da yazışmada

Bu arada Bolu Valiliği, otel ve turizm tesisi yapmayı düşündüğü alanlar için bölgenin 1/25 binlik planlarını da bu yazışmalara ekliyor. Bu plana göre, Abant Gölü’nün güneyinde kalan ve göle hakim tepedeki muhteşem manzaralı alanda otel için 9 hektar ayrıldı. Öte yandan yine aynı planda, son düzenlemelerle oluşturulan “Suni yavru Abant Gölü”ne hakim 75 hektarlık bir başka alan da turizm merkezi ilan edilecek.

Soru önergesi ve suç duyurusu

CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk Abant’taki doğa katliamı için TBMM Başkanlığı’na başvurarak yazılı soru önergesi verdi, sorularına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yazılı olarak yanıt vermesini talep etti. TMMOB Orman Mühendisleri Odası eski Genel Başkanı Salih Sönmezışık da Bolu Cumhuriyet Savcılığı’na başvurarak Abant Milli Parkı’nda yapılanların 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’na göre suç olduğunu belirtti, tahribata neden olanların cezalandırılması istedi.

Zarar 2. evrede

Bolu Batı Karadeniz Ormancılık Araştırma Müdürlüğü’nde 12 Nisan’da “Korunan Alanlarda Yönetim ve Planlanma” konulu bir konferans yapıldı. Orman Yüksek Mühendisi Mehmet Tokcan, konferanstaki sunumunda turizmin üç evrede geliştiğini hatırlattı. Bolu’daki korunan alanların başlangıç ve gelişme aşamasını geride bıraktığını belirtti. Son aşamanın, yani doğa yıkımının yaşanmaması için önlemler alınmasını, ikinci evrenin uzatılmasını önerdi. “Üçüncü evreye ait yapılacak yatırım ve atılacak adımlar, doğal alanın daha hızlı bir şekilde tahrip olmasına yol açacaktır” dedi.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Mar 10 2010

Türkiye turizmde bu yıl da büyümesini sürdürecek

Category: Geneladmin @ 21:49

Tur operatörü TUI AG’nin Yönetim Kurulu Başkan Dr. Michael Frenzel, 2009 kriz yılını, rakiplerinin aksine artıyla kapatan Türkiye’nin turizmdeki büyümesini bu yıl da sürdüreceğini belirterek, ”TUI olarak Türkiye’ye yönelik satışlarda iki haneli rakamlarla büyüyoruz” dedi.

TUI Başkanı Frenzel, ITB Berlin Turizm Fuarı dolayısıyla Berlin’de bir grup Türk gazeteciye, Türk turizmi ve TUI’nın geleceğe ilişkin yatırım ve beklentileri hakkında açıklamalarda bulundu. Frenzel, bu yıl Türkiye’nin Berlin’de düzenlenen 44. Uluslararası Turizm Borsası Fuarına (ITB) konuk ülke olarak katılmasının ve Türkiye’nin TUI için önemine işaret etti.

Türkiye’nin ”ciddi olarak” büyüdüğünü ifade eden Frenzel, ”Kriz yılını atlatmamıza rağmen Türkiye’nin sayıları çok iyiydi, ama özellikle 2010 için gelen rakamlar bizi çok cesaretlendiriyor. TUI olarak Türkiye’ye yönelik satışlarda iki haneli rakamlarla büyüyoruz” diye konuştu.

Frenzel, Türkiye’nin otelcilikte en iyi kaliteyi sunduğunu, sunulan kaliteli hizmetle fiyatın uyumlu olduğunu kaydetti. Bu zor pazarda Türkiye’nin başarısının fiyat-kalite-hizmet dengesinde yattığını belirten Frenzel, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Piyasalarda fiyatlandırmayı çok iyi takip etmemiz lazım. Avrupa ve dünya çok değişti. Kimsenin ekonomik durumu müsait değil artık. 2008-2009 çok zor yıllardı, ekonomi büyük tehlikeye girmişti. Biz TUI grubu olarak bu krizi çok iyi geçtik, atlattık. Ana işimiz olan turizmde geçen yıl pozitif rakamlar yakaladık. Asıl şaşırtıcı olan 2009 rakamları, 2008′den daha iyiydi.”

Frenzel, TUI’nin kriz yılında tasarrufa yöneldiğini, önceden ayırdığı uçak koltuğu ve yatak kapasitesini kıstığını ve satabileceği kadar aldığını ve bunların tamamını sattığını, böylece krizden başarıyla çıkmayı başardığını anlattı. Müşterinin olmadığı dönemlerde tüm şirketlerin kendilerini baskı altında hissettiğini, ancak TUI olarak kendilerini en rahat hissettikleri ülkenin Türkiye olduğunu vurgulayan Frenzel, şöyle devam etti:

”İşin gerçeği şu: Dünyada otelciler üzerinde çok büyük bir baskı vardı. Müşteri olmayan yerde herkes kendini ticari olarak baskı altında hissediyor, ama kendini en rahat hissedebilecek ülke Türkiye. TUI olarak gelecek yaz için artıdayız. İngiltere ve İskandinavya gibi kıtasal Avrupa’da TUI olarak ciddi büyüyoruz. Esasında bu iyi bir gösterge. İlk işaretler kapasiteyi yeniden yukarıya çekeceğimizin göstergesi. Sürekli tasarruf yapamayız. Başarılarla kapasiteyi büyütüyoruz. İngiltere pazarı olağanüstü başarılar gösteriyor. İngilizler daha çok İspanya’ya giderdi, bu kırıldı. İngiltere’den de Türkiye’ye ciddi bir akış var. Bu da TUI grubuna ciddi bir kan veriyor. Avro ile Pound arasındaki fark Türkiye’ye artı kazandırıyor. Buna Türkiye’nin genel cazibesi de eklenince başarı büyüyor. Hepimizin ezbere bildiği gibi, Türkiye’de yeni yapılan oteller çok davetkar. Bu otelleri görenler başka yerlere gitmek istemiyor. Her şey bu yıl için iyi gözüküyor. Kafamızda soru işareti yok. Satışlar oldukça iyi. Yapacağımız pazarlama çalışmaları ve diğer etkinliklerde satışları stabilize hale getireceğiz.”

Frenzel, Türkiye’nin turizmdeki sağlıklı büyümesini sürdüreceğine inandığını ifade etti.

”TURİST ÜRKEK GEYİK GİBİDİR”

Turisti ”ürkek bir geyik” olarak nitelendiren Dr. Frenzel, ”ürkek geyiğin korkutulmaması” gerektiğini, başarılı geçen sezonun ardından fiyatların abartılı şekilde yükseltilmesinin turisti kaçıracağını savundu. Frenzel şunları söyledi:

”Şunu unutmayın. Müşteri ürkek, titrek bir geyik gibidir. Sürekli zıplar. Her yıl tercihi değişebilir. Mısır’da bir trend yakalanmıştı, ama piyasanın o günkü taleplerine güvenerek fiyatları öyle abarttılar ki, bir sonraki sene eksiye düştüler. Bu ürkek geyiği ürkütmemeniz lazım. Sürekli okşamanız lazım. Yoksa kaçar.

2010′da Türkiye niye iyi satıyor? Bu iş günlük bir yarıştır. Bir günlük, bir yıllık başarı ülkenin geleceğini teminat altına almaz. Esasen 2010 için umutlu olmamızda çok sebep var. En önemlisi Türkiye uzun yıllardır her şeyiyle, doğasıyla, insanların konukseverliğiyle İspanya’nın karşısına çıkarak, çoğu Almanı Türkiye’ye çekti. Türkiye ilginç bir ülke. Çok iyi alt yapısı olan, çok kaliteli oteller yapıldı. Oteller olmadan bu iş olmaz. Oteller iyi işletiliyor. Türkiye her şey dahil sistemini zamanında yakaladı ve iyi uyguladı. Rakip ülkeler her şey dahil sistemini uygulamada Türkiye’nin gerisinde kaldı. Türkiye’yi izleyemediler. Türkiye hem iyi oteller yaptı, hem her şey dahili iyi uyguladı.”

İspanya adalarına giden İngiliz turistlerin de yönlerini Türkiye’ye çevirdiklerini kaydeden Frenzel, ”Türkiye özellikle İngiltere’den de çok ciddi rakamlar elde ediyor. İngiltere’de de Türkiye’nin imajı değişti. Eskiden İspanya adalarına akan İngiliz turistler yönünü Türkiye’ye çevirdi. İngiltere pazarında Türkiye’nin turizm imajı düzeldi” dedi.

Türkiye’nin Rusya pazarında da yükselişe geçtiğini ve Antalya’yı ziyaret eden Rus ve Alman turistlerin sayısının eşitlendiğini ifade eden Frenzel, turizmde pazar çeşitlenmesinin önemine işaret etti.

TUI’nin bu nedenle Rusya pazarına da girdiğini ve bir hafta önce TUI markasıyla katalog çıkartarak, pazarlama çalışmalarına başladığını söyleyen Frenzel, Rusya’nın gelecekte Almanya, İngiltere ve Fransa’dan sonra dünyanın en çok turist gönderen 4′üncü büyük pazarı olacağı tahmininde bulundu.

Franzel, TUI’nin Rusya’da pazarın lideri olmayı hedeflediğini, Rusya’nın 20 yılda ulaştığı pazar büyüklüğüne Almanya ve İngiltere’nin 70 yılda ulaşabildiğini kaydetti.

Bir soru üzerine, Türkiye’nin büyümesinde rakip ülkelerin payına değinen Frenzel, ”Her yıl turizm pazarı yüzde 2-3 büyür. Türkiye yüzde 20 büyüyorsa demek ki, yüzde 17′yi rakip ülkelerin payından alıyor. Bu, rekabetin getirdiği büyük bir başarının göstergesidir” dedi.

AA

Etiketler:


Şub 21 2010

Türkiye’ye turizm alanında önemli paye

Category: Geneladmin @ 17:59

Hırvat turizm yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Türkiye ile birlikte “Excellence Cruise Award” ödülüne layık görülen Hırvatistan’a ödülü, İspanya’nın Malaga kentinde düzenlenen törenle verildi.

Ödülün Hırvatistan’ın sadece önemli bir gemi seyahati rotası olduğunu değil, aynı zamanda bu turizm sektörünün geliştiğini gösterdiğini belirten Hırvat turizm yetkilileri, Hırvatistan’a gemiyle gelen turist sayısının son dört yılda ikiye katlanarak 2009′da bir milyona yaklaştığını kaydetti

Etiketler: , , , , , ,