Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri, Prof. Dr. Yasemin Balcı başkanlığında “kesici-delici alet yaralanması nedeniyle ölenlerdeki yara sayısının kadına yönelik şiddet açısından değerlendirilmesi” konulu bir çalışma yaptı.
Çalışmayla ilgili bilgi veren Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yasemin Balcı kesici-delici aletlerle yaralanma ve ölümlerin adli tıp pratiğinde önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Uygulamada, ölümlü olgularda kadınlardaki yara sayısının fazlalığı dikkati çekmiştir. Kesici-delici alet yaralanmasının demografik özellikleriyle ilgili pek çok çalışma yapılmış olmakla birlikte cinsiyete göre yara sayısının karşılaştırılmadığı görülmüştür. Bu çalışmada, ölümlü kesici delici alet yaralanmasında cinsiyete göre yara sayısının değerlendirilmesi amaçlanmıştır” diye konuştu.
Çalışmanın 2000-2009 yılları arasında yapıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Yasemin Balcı, “10 yıllık sürede otopsisi gerçekleştirilen adli olguların 55′i kesici delici alet kullanılan olgulardır. Erkeklerde yara sayısı en fazla 58, kadınlarda 86′dır. Erkeklerde yara sayısı ortalama 6 iken, kadınlarda 24′dür. Diğer bir deyişle erkeklerin yüzde 51.2′sinde tek bir vücut bölgesinde yaralar mevcut iken kadınlarda bu oran yüzde 21.4′dür” dedi.
Eskişehirli bilim adamlarının yaptığı bu çalışma 14-17 Ekim tarihleri arasında İzmir’de yapılacak Adli Bilimler Kongresi’nde sunulacak.
]]>Olay Kırşehir’in Kaman İlçesine bağlı Aydınlar kasabasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Aydınlar kasabası çıkışında, yol ortasında koşan Canan S’nin jandarma tarafından koruma altına alındığı öğrenildi. Jandarma ekiplerinin yaptığı soruşturma sonrasında, 31 yaşındaki Canan S’nin 24 yaşındaki kaynı Arif S’yi öldürdüğünü tespit etti.
Yapılan soruşturmada, Canan S’nin kendisine sorekli dayak attığını iddia ettiği Arif S’nin bakkal dükkanına gelerek tartıştığı belirlendi. Yetkililer, Tartışma sırasında Canan S’nin yanındaki tabanca ile Arif S’yi kurşunladığı ve Arif S’nin olay yerinde hayatını kaybettiğini bildirdi.
Tabanca satın almak için bileziklerini bozdurduğu öğrenilen Canan S. yapılan soruşturma sonrasında çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Katil zanlısı Canan S’nin kocasının Aksaray ilinde çalıştığı öğrenildi.
]]>Yüzlerce yıllık mehter geleneği Anadolu’nun birçok bölgesinde olduğu gibi Çorum Belediyesi Mehter Takımıyla yaşatılarak geleceğe aktarılıyor. Uzun yıllardır Mehterbaşı olarak görev yapan Çorum Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Komiser Yardımcısı Mehterbaşı Selahattin Delice, 30 kişinin yer aldığı mehter takımına seçilen kişilerin nota ve makam bilgisi olmasına özen gösterdiklerini belirtti. Delice, mehter takımının uzun yılların birikimini taşıdığını, bu nedenle çok önemli olduğunu dile getirdi.
“RAHİMALLAH VE KERİMALLAH” YÜRÜYÜŞÜ
Mehter takımı olarak kendilerini en çok rahatsız eden konulardan birinin “Mehter adımı”nın yanlış anlaşılması olduğunu ifade eden Delice, mehter geleneğinde “iki ileri, bir geri” diye bir adımın olmadığını ileri sürdü. Delice, Mehter takımı yürüyüşünü “Yürüyüşlere daima ‘besmele’ ve sağ ayakla başlanır. Yürüyüş yapılırken her üç adımda sağa ve sola dönülüp selam verilir. Bu mehter takımının sağa ve sola ‘Rahimallah ve Kerimallah’ manasına gelen selamlama yürüyüşüdür. Yürüyüşlerde geri adım atılmaz, daima ileri gidilir” şeklinde tanımladı.
Mehter takımında tab (davul), kös, nakkare, zil, trompet ve zurnanın yer aldığını anlatan Delice, mehter takımı enstrümanlarının “kaç katlı” olduklarına göre değiştiğini söyledi. Belediyenin mehter takımının üç katlı olduğunu ifade eden Delice, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Mehteran Bölüğü’nün ise dokuz katlı olduğunu ve Türkiye’nin en büyük mehteran bölüğü unvanına sahip olduğunu kaydetti.
Delice, repertuvarlarında 20’nin üzerinde eserin yer aldığını ve bunların arasında Türk halk ve sanat müziği eserlerinin de olduğunu sözlerine ekledi.
Gökçek, Halep Belediye Başkanı Maan Shibiy ve beraberindeki heyeti makamında kabul etti. Kabulde gazetecilerin, ‘CHP uzmanı olduğunuzu iddia ediyorsunuz. Sayın Baykal bugün bir gazetede, ‘CHP kurultayı toplanmalıdır’ dedi. Nasıl değerlendiriyorsunuz?’ şeklindeki sorusu üzerine Gökçek, şunları söyledi:
“Sayın Baykal şimdilik aday değilim dedi. Ama seçimden önce Önder Sav Kılıçdaroğlu’nu öne sürüp Baykal’ı yediyse, bu sefer Baykal Kılıçdaroğlu’nu öne sürüp Sav’ı yemek istiyor. Bu süreçte Gürsel Tekin’den de faydalanacak. Şu anda 35-40 tane Baykal’a yakın olan milletvekili var. Önümüzdeki dönem milletvekili olma şansı sıfır. Bunun için yeniden yönetimi ele geçirmesi isteniyor. Sayın Baykal önce Sav’ı bitirecek, daha sonra fırsat bulursa genel başkan olacak, olamazsa seçimi bekleyecek. Nasıl olsa Kılıçdaroğlu yıpranmış bir şekilde olacak. Oylarının yüzde 30′lara çıkacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, yüzde 24 oy almıştır. Büyük bir ihtimalle yüzde 20′lere kadar inecek. Daha sonra Baykal nerede kalmıştık diye gelecek. Bunları bir CHP uzmanı olarak söylüyorum.”
“Adil Gür ile girilen iddialar üzerine hediyeleri aldınız mı?” sorusuna ise Gökçek, “Sayın Gür hediyeleri almadı. Galiba telefon açıp söyleyeceğim” dedi.
Daha sonra Gökçek ile Halep Belediye Başkanı Shibiy, Ankara’daki parkları gezdi
]]>İLK MADDELER ARASINDA
Hükümet tasarısı olarak hazırlanacak metin, öncelikle Bakanlar Kurulu’nda tartışmaya açılacak. Bakanlar Kurulu’nun imzasının ardından da TBMM’ye sunulacak. Tasarı, önümüzdeki haftalar içinde tamamlanırsa, 1 Ekim’de yeni yasama yılına başlayacak olan TBMM’nin öncelikleri arasında bulunacak.
ERKEN TERHiS
“Tek tip” askerlik, kısa ve uzun dönemi ortadan kaldıracak. Yasa çıkarsa herkes 9 ay askerlik yapacak. Uzun dönem yapanların süreleri 15 aydan 9 aya inecek. Ancak 6 ay olarak görev yapan üniversite mezunları 3 ay daha kışlada kalacak. Yedek subaylar ise görevlerine devam edecek. Yasa çıkar çıkmaz, yüzlerce asker de erken terhis olacak.
Düşünce kuruluşu Avrupa Politika Merkezi’nde konuşan Kılıçdaroğlu, anayasa paketi konusunda üniversitelerin konuşamadığını ileri sürerek, şunları kaydetti:
“(Halk oylamasında) ‘evet’ demenin özgürlüğü vardı ama ‘hayır’ demenin pek yoktu. Antalya’da 2 kadın ‘hayır’ dedikleri için bir geceyi nezarette geçirdiler. Gaziantep’te bir genç ‘hayır’ tişörtü giydiği için gözaltına alındı. Buna benzer çok örnek verebiliriz. Bütün bilbordlarda ‘evet’ vardı, bütün afişler ‘evet’ idi. Bütün gazetelerde tam sayfa ‘evet’ ilanları vardı. Acaba Avrupalı dostlarımız niçin gazetelerde ‘hayır’ ilanı çıkmadı diye sordular mı?
Saydamlık demokrasilerde çok önemlidir. ‘Evet’ kampanyasının maliyetini kim biliyor ? ‘Hayır’ kampanyasının, bizim kampanyamızın maliyeti belli: 2 milyon 600 bin lira. Ama AK Parti’nin kampanyasının maliyetini açıklaması lazım.”
Kılıçdaroğlu, “Bazı köşe yazarları referandum öncesi zorunlu izin alıyorsa, bunlara zorunlu izin veriliyorsa, kimse bana (halk oylaması özgür ortamda yapıldı) demesin. Hükümeti hiçbir işadamı eleştiremez. Çünkü ‘biz tarafsızız’ diyen işadamlarını bile Sayın Başbakan eleştirirken, ‘tarafsız olan bertaraf olur’ dedi. Yani ‘tarafsız olan yok olur’. Bunu bir ülkenin başbakanı söylüyor. Reform yaptığı söylenen bir başbakan söylüyor” şeklinde konuştu.
Kılıçdaroğlu, kabul edilen anayasa değişikliğiyle ilgili “Aynı maddeleri kendi ülkenizde uygulayabilirseniz biz de bunu kabul edeceğiz. Eminim hiçbir AB üyesi böyle bir yargı bağımsızlığını asla kabul etmez” dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu, aşırı dinci akımlar konusundaki bir soru üzerine, şu ifadeleri kullandı:
“Aşırı dinci akımlar konusunda Batı’da oluşan bir kuşku var. Biz inançların özgürce yerine getirildiği, dinin siyasallaşmadığı bir ortamda CHP’nin bu konuda güvence olduğu kanısındayız. İnançlar siyasallaştığı zaman doğal olarak radikal akımlar çıkabiliyor. Tarih de bunu böyle gösteriyor. Ama insanların inançlarını özgürce yerine getirebildikleri bir ortamda Türkiye’de aşıdı dinci akımların yer bulmayacağı kanısındayız.”
-ERMENİSTAN-
Kılıçdaroğlu, Ermenistan’la ilişkiler konusunda görüşlerinin sorulması üzerine, şunları kaydetti:
“Biz bütün komşularımızla barış içinde yaşamak isteriz. Türkiye’nin geleneğinde Mustafa Kemal’den gelen ‘yurtta barış dünyada barış’ sözü var.
Ermenistan’la da çok iyi ilişkiler kurmak isteriz. İki tarafın arşivleri açılsın, biz açtık. Tarihçiler biraraya gelip bu konuyu araştırsın, orada da tereddüt yok. Geçmişte ciddi dramatik olayların yaşandığını biz de biliyoruz ama onları kin ve intikam üzerine kurgulamamalıyız.
Geleceğe, çocuklarımıza güzel bir dünya bırakmak zorundayız. Geçmişin acılarını geleceğe taşımak hiçbir topluma yarar getirmez. Geçmişteki acıları tümüyle unutalım mı ? Hayır, ama objektif yazmamız, doğruları yazmamız lazım. Arşivleri açalım, tartışalım. Doğrular yansısın. Hiçbir tereddütümüz yok ama geçmişte yaşanmış acılar bugün bizlerin biraraya gelip dostça söylemler geliştirmemize engel olmamalı. Geçmişin hataları gelecek kuşaklara fatura edilmemeli. Herşey insan sevgisi üzerine kurgulanmalı.”
-KIBRIS-
Kılıçdaroğlu, Kıbrıs sorunu konusundaki bir soruya da “Biz AB’nin (KKTC’ye) verdiği sözün arkasında durmasını bekliyoruz. Çözüm için gerekli katkı Türk tarafınca yapılmıştır. Annan Planı’na ‘evet’ denmiştir. Üstelik uluslararası kuruluşların da isteği doğrultusunda bu gerçekleşmiştir. BM’nin hazırladığı bir plandır. Ama kabul etmeyenlerin ödüllendirilmesi gibi bir sonuç ortaya çıkmıştır. Bu açıdan biz, AB’nin daha duyarlı davranmasını bekliyoruz” cevabını verdi.
-AB İLE EŞGÜDÜMLÜ DIŞ POLİTİKA-
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, hükümetin dış politikasını değerlendirirken, şu ifadeleri kullandı:
“AK Parti hükümeti, Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede, ‘öncü ve arabulucu’ bir rol üstlenme iddiasında bulunurken, Avrupa Birliği sürecinin gerektirdiği demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan haklarına saygı gibi evrensel değerleri bölge ülkelerine yayma konusunda irade ortaya koymamaktadır.
Oysa CHP, Avrupa Birliği üyeliğine aday olan Türkiye’nin başta İran ve İsrail olmak üzere komşu ülkelere yönelik politikasında, Avrupa Birliği ile eşgüdüm içerisinde olmayı çok önemli görmektedir.”
Kılıçdaroğlu, daha sonra Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu’nun Avrupa Parlamentosu (AP) kanadı üyeleriyle basına kapalı toplantı yaptı.
]]>Japonya’dan yayılan bir virüs kişinin adını ve girdiği porno siteleri bir web sitesinde yayımlıyor, kaldırılması için de para talep ediyor.
Dosya paylaşım siteleri üzerinden yayılan bir truva atı virüsü, porno sitelere girmiş olan kullanıcının adını ve girdiği siteleri bir internet sitesinde listeliyor, kayıtları listeden silmek için de para istiyor.
Japonya kaynaklı virüs, yaklaşık 200 milyon kişi tarafından kullanılan Winni dosya paylaşım sitesini üs edinmiş. Trend Micro anti-virüs firması tarafından izlenen Kenzero adlı virüs, sözkonusu siteden Hentai tarzı anime oyunun yasadışı kopyalarını indiren kullanıcıların bilgisayarına yerleşiyor.
Oyunun kurulum penceresini taklit eden bir formla kullanıcının kişisel bilgilerini alan virüs yazılımı, hemen sonra kişinin girdiği sitelerin listesini bir web sitesinde yayımlıyor. Yayınla eşzamanlı olarak o kullanıcıya bir e-posta gönderip, veya pop-up ekranda, “telif yasalarını ihlalinizin ortadan kaldıırlması için” 1500 yen (20 dolar) istiyor.
Listelerin yayımlandığı site, varolmayan Shoen Overns adlı bir şahsın sahibi olduğu Romancing Inc. paravan şirketine ait görünüyor.
Trend Micro’dan yapılan açıklamada, bu isimlere daha önce Zeus ve Koobface truva virüslerinin takibi sırasında da rastlandığı, virüsü yayanların ‘organize bir suç örgütü’ olduğu belirtildi.
]]>1. Öncelikle, arabanızın her yerini yıkamalısınız. Arabanızın zaten temiz olduğunu düşünüyorsanız, yıkamanıza gerek yok. Havadaki ve çevredeki zararlı elementler, arabanızın boyasına yapışan kimyasal bağlardır. Arabanızı güzelce yıkamak, toz, polen ve yoldan gelen parçacıkları yok etmeye yardımcı olacaktır.
2. Arabanızı yıkadıktan sonra tümüyle kurutmanız gerekiyor. Arabanız tamamen kuruyana kadar, arabanızdaki çizik yerlerin tamirini yapmaya başlamayın. Yıkamadan kalan herhangi bir sabun, deterjan ya da su damlacığı ürünün etkisini hafifletebilir ya da azaltabilir.
3. Arabanız temizlendikten ve kuruduktan sonra yüksek kaliteli araç bakım ürünü uygulayabilirsiniz. Bu ürünler olası çizikleri, örümcek ağı efektini, tampondaki girdap görünümünü, oksidasyonu, kimyasal aşınmayı, asit yağmuru beneklerini ve kuş pisliklerinden kaynaklanan aşınmaları kaldırmak amacıyla satılıyor.
4. Bir parça süngerin üzerine çok az miktarda çizik yok edici sürün. Ürünü, çizik bölge kapanana kadar ovalayarak uygulayın. Ürün ince çiziği tümüyle doldurur gibi görünecek, ancak arabanızın boyasının üst katını da kaplayacak.
5. Ürünü arabanızın istenilen yerine uyguladığınızda, temiz ve kuru bir havlu kumaş alın ve iyi bir sprey cila ile bölgeyi cilalayın. İyi kalite sünger ve havlu kullanmak boya yüzeyinde ilave çiziklere yol açmaz. Bu çizik bölgeyi cilalayacak ve boyanıza parlak ve ayna görünümü kazandıracak.
]]>Bu anlaşma ile Mazda, hibrit sistemi şu an geliştirme aşamasında olan yeni nesil SKY motor ile bütünleştirmeyi ve Japonya’da bir hibrit araç geliştirip üretmeyi planlamaktadır. Mazda hibrit araç satışına 2013 yılında Japonya’da başlamayı hedeflemektedir.
Bir yönetim önceliği olarak çevresel konularda sorumluluk üstlenen TMC, dünyanın ilk seri üretim hibrit aracı olan Prius’un satışına 1997 yılında başlamıştır. Bu tarihten itibaren 70’in üzerinde ülke ve bölgede 2,3 milyonun üzerinde TMC-üretimi hibrit araç sahiplerini bulmuştur.
TMC, hibrit sistemleri ile sunulan çevre dostu teknolojilerin popülerleştirilmesini teşvik ederek, çevreye duyarlılığın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda TMC, diğer firmaların hibrit teknoloji desteği noktasındaki taleplerini değerlendireceğini açıklamıştır.
Teknoloji gelişimine uzun vadeli bakış açısını ortaya koyduğu Sürdürülebilir Zoom-Zoom stratejisi ile Mazda, dünya çapında satışa sunulan Mazda araçlarının ortalama yakıt tüketimini 2015 yılında 2008 seviyesine oranla yüzde 30 azaltmayı amaçlamaktadır. Mazda, tüm müşterilerine çevre dostu ve güvenli bir performansın yanı sıra yüksek sürüş zevki de sunmak için bir Yapı Taşı Stratejisi yürütmektedir.
Bu strateji ile Mazda, araçlarını motor, şanzıman ve ağırlık azaltma gibi önemli yönlerden geliştirecek ve rölantide durdurma, rejeneratif frenleme ve hibrit sistemler gibi elektrikli donanımları araçlarına kademeli olarak ekleyecektir.
Bu ortaklık ile her iki firma da çok sayıda kişiye çevre dostu teknolojiler ve ürünler sunmayı hedeflemektedir.
]]>