Yunan Mitolojisi “Başlangıçta kaos vardı” der. Daha sonra bu kaostan Gaia oluşmuştur, yani toprak, başka bir deyişle “Toprak Ana”. Hesiod der ki, “Gaia’dan gökyüzü yükseldi”, yani Uranos. Gökyüzü, yani Uranos; toprağın, yani Gaia’nın hem oğlu hem eşi oldu. O zamanlarda, gökyüzü ve yeryüzü birbirine o kadar yakındı ve birbirlerine öyle büyük bir aşkla sarılmışlardı ki, aralarındaki sınır ayırt edilemezdi. Yazının devamı “Dünyanın Tarihi Dünya’nın Oluşumu”
Eyl 17 2010
ÇANAKKALE BOĞAZININ BAZI COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ
Çanakkale Boğazı, 3. jeolojik zamanın sonunda meydana gelen bir çöküntü ile oluşmuştur. Uzunluğu 65km’dir. Boğazın en geniş yeri 5. 800m,en dar yeri 1250m (kilit bahir kalesi çimenlik kalesi arası)ve en derin yeri 106m’dir. Boğaz sularında ters bir akıntı vardır. Ege denizinin binde 38 oranındaki tuzlu suyu dipten Marmara’ya akarken Karadeniz’in binde 26 oranındaki tuzlu suyu üstten ters akıntıyı oluşturmaktadır. Boğazın çevresi dağ karakterinde yüksek ve kıvrımlı kütlelerle kaplıdır. [1]İşte Boğazın dar olması, Boğaz sularında ters bir akıntı olması ve Boğazın çevresinde yer yer kıvrımlı dağ kütlelerinin olması; Boğazın savunulmasını kolaylaştırmıştır ve geçilmesini zorlaştırmıştır.
Çanakkale savaşları 3 Kasım 1914’te İngiliz ve Fransız savaş gemilerinin Ertuğrul,Seddülbahir,Kumkale ve Orhaniye tabyalarını bombalamaları ile Osmanlı Devletine resmen savaş ilan edilmeden başlamıştır. İngiltere ve Fransa’nın resmen savaş ilan etmeleri 5Kasım1914’te olmuştur. Böylece 1. Dünya savaşının en önemli ve en kanlı savaş cephesi açılmıştır.
Çanakkale cephesinin açılmasına sebep olan nedenler şunlar olmuştur:
Türkiye’nin Süveyş Kanalı ve dolayısıyla Hint denizi yolu üzerindeki baskılarına son vermek,savaşa katılmakta tereddüt eden Bulgaristan’ı Almanya’ya kaptırmadan İtilaf Devletleri yanında savaşa sokmak,İstanbul’u ele geçirerek Müslüman dünyasını etki altına sokmak ve halifenin ilan ettiği Cihad Hareketini etkisiz hale getirerek İslam dünyasını çökertmek,Almanların 1915 baharında yapacağını hesapladıkları Büyük Taarruz için bu devletin dikkatini Çanakkale’ye çekerek Avrupa Cephesinden buraya kuvvet kaydırmalarını sağlamak ve Çanakkale ve İstanbul Boğazını geçerek zor durumda olan Rusya’ya yardım etmek amacını taşıyorlardı.
Vatanı, namusu, dini için İmparatorluğunun dört bir yanından (Trablusgarp, Cezayir, Şam, Kudüs; Üsküp, Işkodra, Selanik, Silstre)gelen kahramanlarımız Çanakkale’de göğüs göğüse burun buruna çarpışmışlardır. Anadolu’da ortalama her üç evden biri Çanakkale savaşlarına katılmıştır.
Çanakkale savaşlarından ilki olan Deniz harekatı 19 şubat 1915’te başlayıp 27 gün sürmüştür. Deniz Harekatında büyük kayıplar veren işgal kuvvetleri boğazı geçemeyeceklerini anlayarak 25 Nisan 1915’ten itibaren Gelibolu yarımadasında Kara harekatını başlatmışlardır. 260 gün süren bu saldırılarda da başarısız olmuşlar ve büyük kayıplar vererek Çanakkale’yi terk etmek zorunda kalmışlardır. [2]
Çanakkale savaşlarına İtilaf devletleri önceleri küçük çapta kuvvet göndermişler fakat bunların çok yetersiz olduğunu anlayınca bu sayı 500. 000’e kadar çıkmıştır. 400. 000bin İngiliz,79. 000 Fransız askeri bu savaşa katılmıştır. Bu savaşlarda İngilizlerin kaybı 115. 000 ölü,yaralı ve kayıp,90. 000memlektine gönderilen hasta. Fransızlar ise 47. 000 kayıp vermişlerdir. Türklerin kaybı ise;şehit,yaralı,ve hasta olmak üzere toplam olarak yaklaşık252. 300 ü bulmuştur.
Gerçektende 8,5 ay süren Çanakkale Kara savaşları daracık toprak parçası üzerinde ve kötü arazi koşullarında burun buruna göğüs göğüse çok zor koşullarda başlamış ve devam etmiştir. Bu sebeple çok kanlı ve kıyıcı sahneler yaşanmıştır. Türklerin bu kadar kayıp vermelerinin sebebi,düşman donanmasının gece gündüz hiç eksilmeyen o korkunç bombardımanının büyük rolü olmuştur.
Çanakkale zaferi Türk ve dünya Tarihinde önemli sonuçlar doğurmuştur. Çanakkale de dünya imparatorluğuna soyunmuş yeryüzünü tek elden yönetmek amacıyla yola çıkmış İngiliz Krallığını büyümesi durdu. Üzerinde güneş batmayan İmparatorluğun bir süre sonra üzerindeki güneş batar hale geldi. Türklerin dünya hakimiyetinde hala varolduğunu ve büyük bir millet olduğunu dünya bir kez daha anlamıştır. En önemlisi Avrupa’nın şark meselesi projesi Çanakkale Zaferi sebebiyle yok olmuştur.
Çanakkale Zaferi bu tarihten sonra bağımsızlık mücadelesi veren ülkelerin bağımsızlık güneşi olmuştur.
Sohbet Odaları - Yorum (0)
Eyl 17 2010
TARİHTEN GELECEĞE TÜRK DİLİ
Türk dilinin en eski izleri Sümer kaynaklarındaki Türkçe sözlerdir. M.Ö. 3100-M.Ö. 1800 yılları arasına ait Sümerce metinlerde 300′den fazla Türkçe söz yer almaktadır. Sümerceyle Türkçedeki ortak sözler ya ortak kökenden gelmektedir ya da alış veriş sonucu ortaya çıkmıştır. Hangi ihtimal doğru olursa olsun Türkçenin ilk verileri M.Ö. 2000-3000 arasına çıkmakta, yani bundan 4-5000 yıl geriye gitmektedir. Ortak sözler Türklerle Sümerlerin komşu olduklarını da gösterir. Türklerin hiç olmazsa bir bölümü M.Ö. 2000-3000 yılları arasında, belki de daha önce Ön Asya’da yaşamış olmalıdır.
M.Ö. 7.-3. yüzyıllar arasında Karadeniz’le Hazar’ın kuzeyinde ve Kuzeydoğusunda yaşayan Sakaların önemli bir bölüğü ve yöneticileri de büyük ihtimalle Türktü. M.Ö. 6. yüzyılda yaşamış olan Sakaların kadın hükümdarının adı Yunan kaynaklarında Tomiris olarak geçer. Bu kelime Türkçe Temir (demir) olsa gerektir. Yazının devamı “TARİHTEN GELECEĞE TÜRK DİLİ”
Sohbet Odaları - Yorum (0)
Nis 25 2010
Tarihin en büyük skandalı
Donanma komutanının Rus kadınla aşkı, Hindistan’a 1.6 milyar dolara patladı.
İngiliz Telegraph gazetesinin haberine göre Rusya ile Hindistan arasında 2.4 milyar dolarlık “Mata Hari” skandalı patlak verdi. Hint ordusunun üst düzey komutanını hedef alan seks kaseti Hint donanmasına milyarlarca dolara mal oldu. Hindistan donanmasında ihalelerden sorumlu olan Tuğamiral Sukhjunder Singh, 2004 yılında Rusya’dan uçak gemisi anlaşmasına imza attı. 1982 yapımı “Amiral Gorshkov” isimli gemi için Hintli yetkililer ile Rus meslektaşları 616 milyon dolara anlaştı. Adı “INS Vikramaditya” olarak değiştirilen gemi yapılacak modernizasyonlarla birlikte 800 milyon dolara mal olacak ve 2008 yılında Hint donanmasına teslim edilecekti. Ancak geminin Hindistan’a maliyeti 2007 yılında 1.6 milyar dolara, 2008’de 1.9 milyar dolara ve geçen yıl da 2.4 milyar dolara çıktı. Hint basınında “ikinci el bir gemi artan maliyet yüzünden yenisiyle aynı paraya geldi” yorumlarına neden oldu.
GÖREVDEN ALINDI
Tam bu sırada Hint donanma komutanlığına uçak gemisinin alımından sorumlu tuğamiralin Rus bir kadınla yatakta çekilmiş görüntüleri ulaştı. Hint basınına sızan haberlere göre Tuğamiral Sukhjunder Singh, ihale sürecinde Rusya’ya yaptığı resmi gezi sırasında bir Rus kadınla birlikte olmuş, Rusya gizli servisi KGB tarafından de bu ilişki kameraya kaydedilmişti. Hintli komutan bu yüzden Rusların tüm taleplerini kabul ederek Hint donanmasını milyarlarca dolar zarara uğrattı. Fotoğraf hakkında jet soruşturma başlatan savunma bakanlığı, seks kaseti ile şantaj ihtimalini göz ardı etmediklerini açıkladı. Tuğamiral de soruşturma tamamlanana kadar görevinden alındı. Savunma bakanlından yapılan açıklamada ellerine ulaşan görüntünün 2005 ile 2007 yılları arasında Rusya’ya gönderilen büyük delegasyon sırasında çekildiği belirtildi. Rus Kommersant gazetesi, “Eğer bu iddia doğruysa tarihin en büyük skandalını yaşıyoruz” yorumunda bulundu.
Sohbet Odaları - Yorum (0)
Nis 07 2010
Tahta Oy Sandıkları Tarihe Karışıyor
Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin kabul edilen 1. bölümüne göre, seçime katılan siyasi partilerden, son yapılan genel seçimlerde en çok oyu alan 4 siyasi parti ve son dönemde TBMM’de grubu bulunan siyasi partiler, o siyasi parti genel başkanları tarafından yazılı olarak yetki verilmiş olması şartıyla, YSK’da bir asil ve bir yedek temsilci bulundurabilecek.
Güneşin Batımının Ardından Açık Alanlarda 2 Saat Boyunca Propaganda Yapılabilecek..
Siyasi partiler ve bağımsız adaylar, kamuya ait bina ve tesisler, vakıflar, üretici ve kooperatif birlikleri, bankalar ve sendikalara ait bina ve tesisler dışında kalan yerlerde seçim büroları açabilecek. Diğer seçim faaliyetleri saklı kalmak koşuluyla, seçim bürolarında görüntülü ve sesli propaganda yapılabilecek, saat 23.00′e kadar halka açık faaliyette bulunulabilecek.
Seçimin başlangıç tarihinden itibaren oy verme gününden önceki 24 saate kadar olan sürede, siyasi partiler veya adaylar, radyo ve televizyonlarda birlikte veya ayrı ayrı açık oturum, röportaj, panel gibi programlara katılarak görüşlerini açıklayabilecek. Siyasi partiler veya adayların açık veya kapalı toplantıları, radyo ve televizyonlarda canlı olarak yayınlanabilecek.
Seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adaylar, seçim propaganda süresinin sona ermesine kadar yazılı basında ilan ve reklam yoluyla veya internet sitesi açarak sözlü, yazılı veya görüntülü propaganda yapabilecek.
Vatandaşların elektronik posta adreslerine gönderilecek mesajla taşınabilir veya sabit telefonlarına sesli, görüntülü, yazılı mesaj göndermek suretiyle propaganda yapılamayacak.
Oy verme gününden önceki 10 günlük sürede, yazılı, sözlü ve görsel basın ve yayın araçlarıyla, kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, bilgi ve iletişim telefonları yoluyla mini referandum gibi adlarla bir siyasi partinin veya adayın lehine veya aleyhine veya vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın yapılması ve herhangi bir surette dağıtımı yasak olacak. Bu sürenin dışında yapılacak yayınların tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerine uyulması şartı aranacak. Kamuoyu araştırmaları ve anketlerinin kim tarafından, kaç denekle yapıldığı ve kim tarafından finanse edildiğinin açıklanması da zorunlu olacak.
Seçim dönemlerinde siyasi partilerin broşür, el ilanı, parti bayrağı, poster, afiş dışında başka birşeyin dağıtımı yapılmayacak.
Propaganda için kullanılan el ilanları ve diğer her türlü matbuatlar üzerinde, Türk bayrağı, dini ibareler bulundurulması yasak; siyasi partiler ve adayların yapacakları propagandalarda Türkçe’nin kullanılması esas olacak.
Bilboardlarda propaganda süresi uzatılarak, 20 günden 30 güne çıkarılıyor.
Vatandaşlar, konutlarına, işyerlerine ve taşıtlarına, partilere veya adaylara ait bayrak, afiş veya poster gibi tanıtıcı malzemeleri asabilecek. İlan ve reklamlar her türlü vergi ve harçtan muaf olacak.
TAHTA SANDIK TARİHE KARIŞIYOR
Teklifin yasalaşması halinde, tahta oy sandıkları tarihe karışacak. Buna göre oy sandıkları; eni 40, boyu 55, yüksekliği 50 cm, şeffaf, ısıya ve kırılmaya dayanıklı sert plastikten olacak.
Seçimlerde kullanılacak oy verme kabinleri; eni 120, boyu 120, yüksekliği 180 santimetre, portatif, hafif metal profil üzerinde, bir tarafı açılıp kapanabilir ve içini göstermeyen koyu renk dayanıklı sentetik kumaşla kaplı, kolay taşınabilir ve katlanabilir olacak şekilde yaptırılacak.
Oy zarflarının boyu büyütülüyor. Zarflar, her seçim için ayrı renkte, eni 15 cm, boyu 21 cm olacak.
”Sandık alanı” ve ”sandık çevresi” ayrımı da tarif ediliyor. Sandık alanı, sandık kurulunun görev yaptığı yer merkez olmak üzere, 100 metre yarıçaplı alandan oluşacak. Sandık çevresi ise sandık kurulunun görev yaptığı yer merkez olmak üzere 15 metre yarıçaplı alandan oluşacak.
Sandık kurulunun görev yaptığı yerde, cep telefonu ile görüşme yapılamayacak. Ancak, sandık kurulu başkan ve üyeleri, görevleri çerçevesinde cep telefonu ile görüşebilecek.
Sandık seçmen listesinde kaydı olmayanların oy kullanmalarına izin verilmeyecek. Ancak kesinleşen muhtarlık bölgesi askı listelerinde adı yazılı olduğu veya bu listelere yazılması için askı süresi içinde başvurduğu ve listeye kaydedilmesine karar verildiği halde, çoğaltılarak sandık kurullarına verilen sandık seçmen listelerinde ismi yer almayan seçmenlerin, muhtarlık bölgesi askı listelerinin kesinleşmesine bakılmaksızın, ilçe seçim kurulundaki liste ile oy verecekleri sandık seçmen listesine ilave edilmelerine, ilçe seçim kurulu başkanı tarafından karar verilecek. Böylece, seçmenin oy kullanması sağlanacak.
KİMLİK NUMARASIZ BELGEYLE DE OY KULLANILABİLECEK
Üzerinde TC Kimlik Numarası bulunmayan belgeyle de oy kullanabilecek. TC Kimlik Numarası olmayan bir kimlikle oy kullanılabilmesi için, seçmen bilgi kağıdını ve TC Kimlik Numarasını ispata elverişli, YSK tarafından ilan edilen belgenin gösterilmesi yeterli olacak.
Seçmenler, cep telefonu, fotoğraf veya film makinesi gibi görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla kapalı oy verme yerine giremeyecek. Bu tür cihazlar, kapalı oy verme yerine girmeden önce kapatılarak sandık kurulu başkanına teslim edilecek ve oy kullanma işlemi bittikten sonra seçmene iade edilecek.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, teklifin bir bölümünü onayladı diğer bölümlerini ise bugün kü görüşmeye erteledi.
Sohbet Odaları - Yorum (0)
Mar 13 2010
‘Türkiye, tarihiyle yüzleşsin istedim’
İsveç Parlamentosu’nun 1915 olaylarına ilişkin Ermeni tezlerini 1 farkla kabul ettiği oylamada, “Evet”
diyerek dengenin Türkiye aleyhine değişmesini ve “Soykırım Tasarısı”nın kabul edilmesini sağlayan Kürt asıllı Liberal Parti Milletvekili Gulan Avcı Türkiye’nin tarihiyle yüzleşmesi için partisinin görüşünün aksine “evet” oyu kullandığını söyledi. Fırat Haber Ajansı’na konuşan ve Türkiye’de Kürtlerin de soykırım tehdidiyle yüz yüze olduğunu iddia eden Gulan, “İsveç Parlamentosu’nda soykırımın kabul edilmesi çok önemli. Oyumun belirleyici olduğunu biliyorum. Bu gerekliydi. Çünkü Türkiye’nin geçmişiyle yüzleşmesi, tarihinde yaptığı soykırımları ve katliamları artık kabul etmesi gerekiyor. Dünyanın birçok ülkesi Türkiye’yi soykırımcı görüyor. Ayrıca ilk kez Pontus Rumları, Asuriler, Süryaniler ve Keldanilere yapılanlarıda İsveç Parlamentosu soykırım kabul etti ’’ dedi. Tasarıya karşı olmasına rağmen partisinin grup kararına uyarak oy vermeyen İsveç Çevre Partisi milletvekili Mehmet Kaplan ise Habertürk Televizyonu’na, “Bu hakikaten çok acı bir mesele. Geçmiş olsun diyoruz. Parlamentoda hele hele seçim öncesi blok halinde partiler arası anlaşma olunca
biz kendi partimizi rahatlıkla çiğnesek bile bloğun dışında oy kullanamıyoruz. Buna rağmen büyük bir risk aldım ve konuşma yaptım. Türkiye’yi böyle mahkûm etmenin yanlış olduğunu söyledim” diye konuştu.
Sohbet Odaları - Yorum (0)