Oca 23 2010

En büyük halk sağlığı sorunu: Sigara

Category: Geneladmin @ 20:52

Sigara kullanımı; yalnız içene değil, aynı ortamda bulunanlara da zarar vermesi ve bu durumdan en çok çocukların etkilenmesi bakımından önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Barlas, yaptığı açıklamada, pasif içiciliği ‘yanan bir sigara dumanı ve sigara içen kişinin soluğuyla yaydığı dumanın bileşimi’ olarak tanımlayarak, “Çevresel sigara dumanı havaya dağılır ve elbiselere, perdelere, mobilyalara siner. Çoğu kişi için çevresel sigara dumanı, kötü kokulu, yakıcı, göz ve burnu rahatsız edicidir. Çevresel sigara dumanı içinde 4 binden fazla kimyasal madde belirlenmiştir. Bunlardan en az 43 tanesi kanser yapıcıdır” dedi.

2008 yılında yapılan bir araştırmada, babaların yüzde 56,5′inin sigara içtiğinin saptandığına dikkat çeken Barlas, “Evde yaşayan diğer kişilerin (büyükanne, büyükbaba, dayı) yüzde 40,5′inin halen sigara içtiği belirlenmiştir. Öğrencilerin yüzde 86,6′sının anneleri, babaları ya da birlikte yaşadıkları diğer kişilerin halen sigara içtiğinin saptandığı araştırmada, hane temelinde ise öğrencilerin yüzde 58′inin evinde sigara dumanından pasif olarak etkilendiği ortaya çıktı. Araştırmada, öğrencilerin halen sigara içen annelerinin yüzde 92,6′sının, halen sigara içen babalarının yüzde 87,5′inin, evlerinde yaşayan ve sigara içen diğer kişilerin yüzde 88,2′inin evde sigara içtiği anlaşıldı” diye konuştu.

“Çevresel sigara dumanı, herkes için zararlı olmasına rağmen anne karnındaki bebekler, küçük bebekler ve çocuklar büyük risk altındadır. Çünkü gelişmekte olan akciğer, beyin gibi organlar zarar görürler” diyen Barlas, şunları söyledi:

“Anne ve bebek arasındaki hamilelik boyunca bir kan dolaşımı ve bu yolla bir alışveriş vardır. Sigara içen hamile kadınlarda bu dolaşım değişir. Gebelikte sigara içilmesi veya ortamdaki sigara dumanının solunması fertiliteyi, fetusun gelişimini, gebeliğin her safhasını, doğumu, bebek sağlığını ve gelişimini etkilemektedir. Bazı çalışmalar hamilelikte sigara içmenin yarık damak-dudak gibi bazı doğum anomalilelerine yol açtığını göstermiştir. Sigara içen annelerin daha az sütü vardır, bebekleri düşük doğum ağırlıklıdır. Sigara içen anne çocuklarında ani bebek ölüm sendromlarına daha sık rastlanır. Nikotin ve metobolitleri anne sütüne geçer. Nikotinin anne hormonol sistemini veya direkt olarak göğüsleri besleyen kan akımlarına olan etkisi sonucu süt miktarını azaltır. Bebek direkt olarak etkilenerek beslenmeyi reddeder veya huzursuz, sürekli ağlayan bir karaktere sahip olur. Anne sütü ile beslenen ve anneleri sigara içen bebeklerde idrar kotinin düzeyleri aktif sigara içiciler düzeyindedir. Çevresel sigara dumanına maruz kalmak her yaştaki çocuğun akciğer işlevlerini bozar. Çocukluk dönemi astımlarının sıklığını ve şiddetini artırır. Pasif içicilik sinüzit, rinit, bronşit, kronik solunum problemleri (öksürük, geniz akıntısı gibi) rahatsızlıklarını arttırır. İki yaşın altındaki çocuklarda çevresel sigara dumanı bronşit ve zatürree olasılığını arttırır. Günde yarım paket veya daha fazla sigara içen anne babaların çocuklarının herhangi bir solunum yolu hastalığından hastaneye yatma riski 2 kat daha fazladır.”
Dr. Barlas, sigaranın beyin ve entelektüel gelişim üzerine de olumsuz etkileri bulunduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

“Doğum öncesi sigaraya maruz kalan bebeklerde hiperaktivite, dikkat eksikliği, heceleme, okuma ve matematik problemlerinin öğrenilmesinde zorlukları gibi entelektüel gelişimlerinde yetersizlikler görülür. Bu çocuklar stres ile başa çıkmada daha çok sorun yaşamakta, daha az uyumakta, daha sık soluk alıp vermekte, sıklıkla beslenme sorunları yaşamakta, daha çok terlemekte ve daha sık ateşlenmektedirler. Çevresel sigara dumanı, diğer kanser nedeni hava kirletici maddelerden 100 kat daha fazla kansere yol
açar ve her yıl 3 binden fazla kişinin akciğer kanserinden ölümüne yol açmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2003 yılındaki verilerine göre dünyada 1,3 milyar kişi sigara içmektedir. Yılda 4,9 milyon kişi ve her 8 saniyede bir kişi sigaradan kaynaklanan bir hastalıktan hayatını kaybetmektedir. Gerekli önlemler alınmaz ise 2020 yılında 10 milyon kişinin sigaradan kaynaklanan bir hastalıktan hayatını kaybedeceği tahmin edilmektedir. Ülkemizde her yıl 100 bin kişi erken yaşlarda sigaradan hayatını kaybetmekte olup, gerekli tedbirler alınmaz ise önümüzdeki 20 yılda bu sayı 250 bine çıkacaktır. Sigaranın yol açtığı ölümler trafik kazaları, terör, iş kazaları gibi tüm ölümlerin toplamından 5 kat daha fazladır. Toraks Derneği’nin 2005 yılında yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de yetişkin nüfusun yaklaşık yarısı sigara içmekte. Ülkemizde sigara içen 17 milyon kişi günde 40 milyon doları, yılda ise 15 milyar doları sigaraya vermekte. Üstelik, sigaranın yol açtığı hastalıklar nedeniyle ülkemize verdiği yıllık ekonomik zarar ise 2,72 milyar dolardır.”

Etiketler: , , ,


Oca 20 2010

Cinsel sorunu olmayan neredeyse yok!

Category: Cinsellik,Erkekler,Kadınlaradmin @ 05:34

HABERTÜRK’te Hülya Avşar Soruyor programına konuk olan Kadın Doğum Uzmanı ve Seks Terapisti Op. Dr. Gökçen Erdoğan, cinsel sağlık konusunda çarpıcı istatistikler verdi. Türkiye’de erkeklerin yüzde 70′inin kadınların da yüzde 80′inin cinsel problemi olduğunu söyleyen Op. Dr. Gökçen Erdoğan, seksin, yeme-içme, uyku kadar önemli olduğunu vurguladı. Erdoğan, “Sekste dokunmaktan hatta düşünmekten orgazma kadar her nokta önemlidir. Bir aşaması olmazsa olmaz.” dedi.

Kadınların yüzde 63′ü orgazm olamıyor

Op. Dr. Gökçen Erdoğan şunları söyledi:

“Erkeklerin yüzde 70′inde problem var. Türkiye’deki kadınların da yüzde 80′i cinsel isteksizlik ve orgazm problemi yaşıyor. Kadınların yüzde 63′ü orgazm olamıyor. Kadın bunu bir görev olarak algılıyor ve bunu ifade edemiyor. Eşi mutlu olacak diye üstünü örtüyor.

Orgazm olamayan kadın

Orgazm olmayan kadın sıkıntılıdır. Agresiftir. Düşünsenize çabalıyorsunuz bir sonuç yok. Cinsel hayatta sorun olduğu için sosyal hayatta başın etini yemeler başlar. İşte bu aşamaya gelmeden bize gelinmeli. Bilgisizlik, özgüven eksikliği, sosyal çevre, eşiyle ilgili bir durum mu, bunları bilirsek bunu aşabiliriz.

Cinsel sorunu olan kişinin eşinde de sorun olabiliyor

Vajinusmus problemi olan kadınların eşinde erken boşalma ve sertleşme sorunları olabiliyor. Ya da tam tersi… Erkekte sertleşme ya da erken boşalma sorunları olanların eşlerinde ileride isteksizlik olabiliyor. ”

Erdoğan, cinsel sorunu olan kadınların geçmişinde, çocukluğunda bazı problemler yaşamış olabileceğini bunların giderilebileceğini de sözlerine ekledi.

İsterseniz yapabilirsiniz

Erken boşalma sorunu yaşayan erkeklerin tarzlarının genelde aynı olduğunu söyleyen Erdoğan, “Çabuk yemek yerler, çabuk sıkılırlar, sinirlidirler, arabayı çabuk kullanırlar.. Bu şekilde belki kritize edilebilir.  Ama öbür problemleri kritize edemeyiz. ” dedi. Erken boşalmanın bir nebze seçim olduğunun altını çizen Erdoğan, “Aslında istiyor ama bilinçaltı istemiyor. Bizim amacımız da hipnozla ya da cinsel terapiyle belki de psikoterapiyle ‘İsterseniz yapabilirsiniz’i vurguluyoruz. ‘İsterseniz normal boşalma dönemini yaşayabilirsiniz. İsterseniz sertleşme problemi yaşamayabilirsiniz.’ diyoruz” şeklinde konuştu.

Etiketler: , , ,