Daha sonra Mimarlık Mühendislik Fakültesi’ne geçen Bakan Çiçek, eğitime ve Bozok Üniversitesi’nin gelişmesine verdiği katkıdan dolayı, üniversite senatosu tarafından uygun bulunan ”İktisat Fahri Doktoru” unvanını aldı. Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İnci Varinli, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’e, cübbesini giydirmek istedi. ”Bayanların cübbe tutması şık olmaz” diyerek, Rektör Varinli’nin cübbeyi giydirmesine karşı çıkan Bakan Çiçek, daha sonra salondan ”usul böyle efendim” ikazlarına dinleyerek, cübbeyi giydi. Varinli, ardından Bakan Çiçek’e belgesini takdim etti.
Çiçek, yaptığı ”teşekkür” konuşmasında, ”Hayatımda çok ödül aldım, almaya da devam ediyorum. Bunların içerisinde en önemlisi, anlamlısını bugün aldım. Doğduğum, büyüdüğüm şehirden böyle bir ödüle layık görülmek çok önemli, çok anlamlı. Buna layık olmaya çalışıp, sizleri mahcup etmemeye gayret edeceğim” dedi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, böylesine bir günde, siyasi bir konuşma yapmayacağının altını çizerek, yaşamından bazı kesitler anlattı. Bakan Çiçek, tasarruf için sokak lambasının ışığında ders çalışarak bugünlere geldiğini, bugünlere gelmesinde ailesinin, yaşadığı toplumun, hocalarının, siyasi yaşamında ise Turgut Özal’ın önemli katkısının olduğunu vurguladı.
-”UZLAŞMA ARIYORUZ”-
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, tören sonrasında Ankara’ya dönmek üzere binadan ayrıldığında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin ”Anayasa değişikliği paketinde diğer partiler ile uzlaşma sağlandığı şeklinde bir açıklama var, geçici 15. madde ile ilgili bir çalışmanız var mı?” sorusuna Bakan Çiçek, ”Anayasa bir toplu sözleşmedir, bir manada toplumsal sözleşmedir, bunun uzlaşılarak hazırlanması hepimizin arzusudur. Biz bu kapıyı her zaman araladık aralık tutmaya da devam ediyoruz” yanıtını verdi.
Bakan Çiçek, Anayasa’nın değişmesi gerektiği noktasında kamuoyunun müttefik olduğunun da altını çizerek, açıklamasını şöyle sürdürdü:
”Bütün toplumsal kuruluşlar, meslek örgütleri, siyasi partilerimiz bunu açık olarak ifade ediyor. Bugün basında çıkan haberlere baktığınızda o Anayasanın biran evvel değişmesi gerektiği, çok açık ortada. Bir çok sorun da zaten bu Anayasadan kaynaklanıyor. Onun için ne kadar çok maddeyi ne kadar çok katılımla gerçekleştirebilirsek, bu ülkenin yararınadır, biz bunu arzu ediyoruz.”
Uzlaşma söz konusu olduğunda bir tarafın arzu etmesinin tek başına bir anlam ifade etmeyeceğini bildiren Cemil Çiçek, ”Uzlaşması gereken başkalarının da bu konuda bir tavır bir karar geliştirmesi gerekmektedir, biz bunu arzu ederiz” diye konuştu ve şöyle dedi:
”Kaldı ki biz her türlü teklife de açığız, bunu hep söyledik, söylemeye de devam ediyoruz. Bunu bugün değil de başka bir zamana bırakmak bence bu günün işini yarına bırakmaktır. Hangi ülke ki bu günün işini yarına bıraktı, ondan hep ülke zararlı çıkmıştır. Böylesine acil, böylesine önemli bir konuyu daha sonraki dönemlere bırakarak Türkiye‘yi daha fazla problemlerle uğraşan ülke konumuna sokarız. Bundan biran evvel hepimizin vazgeçmesi gerekir. Ne kadarını değiştirebilirsek… Bizim hedefimiz 5 madde dışında hepsinin değiştirilmesidir. Ama bunun mümkün olmadığı anlaşılıyor, o yüzden kaç madde değiştirilebilecekse bunları değiştirmeyi arzu ederiz. Bunun içerisinde sorduğunuz, soracağınız başkaca maddeler olabilir ama bu noktada bir konsensüs, bir uzlaşma arıyoruz, arayacağız, onları gördükten sonra o maddelerin içeriği ve sayısı hakkında bilgi vermek daha doğru olur diye düşünüyorum.”
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, ”15. madde değişecek mi, yargı yolu açılacak mı” sorusu üzerine şöyle konuştu:
”Kalkarsa açılır ama muhalefet partilerimiz ne diyecek Mecliste, bu anayasa, bu anayasaya göre değişeceğine göre, kamuoyuna pek çok şeyi söyleyebiliriz ama sonuçta kararı verecek olan parlamento olacağı için diğer partilerimizinde bu konuda görüşlerinin çok net olarak ortaya konulması lazım. Bir kısmının kamuoyuna yansıyan görüşleri var ama bazılarının yok. Bunları da bir görelim, ondan sonra bir iki günlük sabır rica ediyoruz kamuoyundan, ondan sonra bunların hepsi net olarak ortaya çıkar.”
Çiçek, ”Referanduma gidilecek mi?” sorusuna ise ”Daha birinci basamaktayız, ondan sonrasını hep beraber göreceğiz” karşılığını verdi.
]]>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM’de de değindiği ve Devlet Bahçeli ile polemiğe girmesine neden olan görüşmenin tanıklarından dönemin Almanya Büyükelçisi Onur Öymen konuyla ilgili olarak konuştu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Öymen Türkeş’in Ermenistan meselesiyle ilgili olarak Almanya’da da başka görüşmeler yaptığını da söyledi.
“İYİ NİYETLİ HAVA İÇİNDE GEÇTİ”
Kanal A’da yayınlanan “Görüş Farkı” programında 17 yıl önceki görüşmeye Almanya Büyükelçisi olduğu dönemde katıldığını belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Ankara’dan kendisine talimat geldiğini ve Türkeş’le birlikte Ermenilerle görüştüğünü anlattı. Öymen görüşmenin iyi niyet havasında geçtiğini ifade etti.Öymen, “Sanmayın ki sadece bu Hükümet döneminde ilişkiler normalleştirilmeye çalışıldı. Türkeş’in Ermenistan Hükümet temsilcileriyle yaptığı görüşmelerden birine ben de katıldım. Bana katılmam yönünde talimat gönderildi. Görüşme iyi niyetli hava içinde geçti. Ermenistan’a bizim de gönderdiğimiz resmi, gayriresmi insanlar oldu. Türkeş’in başka görüşmeleri de oldu, Almanya’da farklı isimlerle. Yalnız Türkeş yapmadı, biz de dışişleri bakanlığı olarak temas ettik.” diye konuştu.
OĞUL TÜRKEŞ: GÜL İLE BİR TUTMAYIN
Alparslan Türkeş oğlu Tuğrul Türkeş, babasının 1993 yılında Paris‘te dönemin Ermenistan Devlet Başkanı Ter Petrosyan ile yaptığı görüşmeye ve daha sonra yapılan başka görüşmelerin de hepsine katıldığını aktarmış ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ermenistan müzakereleriyle bir tutulmamasını gerektiğini söylemişti.
Tuğrul Türkleş şunları kaydetmişti: “O görüşmelerin hepsinden devletin haberi vardı. Devletin bilgisi dâhilinde yapılan görüşmelerdi. Kaldı ki, Sayın Türkeş, o dönemde bir siyasi partinin genel başkanı sıfatıyla bu görüşmeleri yapmıştır. Sayın Cumhurbaşkanı ise devletin başıdır. İki görüşme hakkında mukayese yapılması bile yanlıştır. O gün yapılan temaslar ne kadar doğruysa, bugün yapılanlar da o kadar yanlıştır”
]]>Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ürdün’e seyahati öncesi Atatürk Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi. Toplantıda basın mensuplarının soruları üzerine Arınç, CHP Lideri Deniz Baykal’ın bir gazete yayınlanan röportajında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e hitaben “Bu oyuna alet olmayın” sözleri ve Anayasa değişikliği konusundaki açıklamalarını değerlendirdi. CHP Lideri’nin iki yanlış yaptığını söyleyen Arınç, “Bir tanesi henüz anayasa değişikliği paketinde hangi konular olduğunu bilmeden, içinde ne var diye de sormadan. Bu konular üzerinde bir hazırlık yapıp, karşılıklı diyalog ve uzlaşma ortamı içinde bunları konuşmadan, peşinen bu değişikliklere karşı çıkıyor. Bu bir siyasetçi, Anamuhalet Partisi Lideri için fevkalade yanlış bir konu Önce bu pakette hangi konular var. Gelen değişiklik önerileri nelerdir. Bu konular bilinir ondan sonra tartışmaya açılır. Destekleyip, desteklememe konusunda da kendilerinin görüşleri ortaya konmuş olur. Peşinen karşı çıkmak bu anayasa değişikliklerini bu iktidar bu parlamento yapamaz diye konuşmak bence fevkalade yanlış.” ifadelerini kullandı.
Baykal’ın bir gazetede yer alan röportajında Anayasa değişikliği konusunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e hitaben, “Bu oyuna alet olmayın” sözlerini de eleştiren Arınç, “İkincisi bu gün yayınlanan röportajı ben de okudum. Sayın Cumhurbaşkanı için ‘Bu oyuna alet olmayın’ şeklinde bir ifade fevkalade yanlış bir ifadedir. Kimse kimseye akıl vermesin bir, ikincisi bir Cumhurbaşkanına hitap bu şekilde olmaz. Biz biliriz ki Sayın Cumhurbaşkanı ne hiç kimsenin oyununa gelebilecek ne de bir konuda peşin bir hükümlü davranacak bir insan değildir. İleriye sürdüğü tez de hukuken bu güne kadar mümkün olmayan bir uygulamadır. Anayasa’nın 175. Maddesi değişikliklerin hangi yöntemle yapılacağını, bunun için ne gerektiğini, yani hem usul esas bakımından hem de parlamento içinde görüşme yöntemleri bakımından neler getirdiğini hepimiz biliyoruz.” şeklinde konuştu.
]]>Yasaya göre, Nabucco Projesi ile Türkiye’nin Doğu ve Güney sınırlarından temin edilecek doğalgazın sırasıyla Türkiye, Bulgaristan, Romanya, ve Macaristan üzerinden Avusturya’ya kadar aktarılması için boru hattı döşenecek. Yasada, projenin uygulanmasına yönelik düzenlemeler yer alıyor.
]]>Ağustos ayı içinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, azınlık cemaat temsilcileriyle Büyükada’da bir araya gelmişti. Erdoğan’ın düzenlediği programa Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu da katılmıştı.
Erdoğan’ın programına ayrıca Rum Patriği Bartholomeos, Türk Musevileri Hahambaşı İshak Haleva, Ermeni cemaatini temsilen Başpiskopos Aram Ateşyan, Süryani cemaati lideri Yusuf Çetin’in yanı sıra işadamları İsak Alaton, Cem Hakko ve adada yaşayan gazetecilerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 150 kişi katılmıştı. Toplantıda azınlık cemaatlerinin sorunları ele alınmıştı.
]]>Benzer şekilde, geçen yıl 5 milyon dolar veya daha fazla (NIPR) net varlığı bulunan Ultra Yüksek Net Değer hane halkı sayısı, yüzde 17 oranında artarak 980 bine çıktı. Bu sayı, 2008 yılında 840 bin düzeyinde bulunuyordu.
Milyoner grupların yanı sıra 500 bin dolar ve daha fazla varlığı bulunan hane halkı sayısı ise geçen yıl yüzde 12 oranında artarak 12,7 milyona ulaştı.
Şirketin başkanı George Walper Junior, yaptığı açıklamada, geçen yıl Ultra Yüksek Net Değer hane halkı sayısı ile birlikte milyoner sayısının resesyondan önceki seviyesine döndüğünü söyledi.
Walper Junior, 2008 yılındaki keskin düşüşün ardından her iki grubun da geçen yıl iyi bir artış kaydettiğini belirterek, ABD’deki milyoner sayısının 7,8 milyona ulaştığını ifade etti.
Milyoner sayısının 2007 yılında 9,2 milyonla rekor düzeye ulaştığını hatırlatan Walper Junior, 2009 yılında artan milyoner sayısının, düzelme çabaları gösteren ekonomi için hala iyi bir haber olduğunun söylenemeyeceğini bildirdi.
Ortalama 62 yaşında olan ABD’li milyonerler arasında 5 milyon dolar ve daha fazla varlığı bulunanların yaş ortalaması 67 iken, 500 bin dolar ve üzerinde varlığı bulunanların yaş ortalamasının 58 civarında olduğu belirtiliyor.
]]>İstanbul ya da Diyarbakır hiç fark etmez nerede olursa olsun Kürtlerin onun güzel şarkılarını dinleyeceklerini belirten Orhan, Şivan Perwer’in Kürt müziğinde önemli bir yeri olduğunu Türkiye’ye gelmesi halinde onu büyük bir zevkle dinleyeceklerini söyledi. Şivan Perwer’i Türkiye’ye davet eden AK Partili milletvekillerinden biri olduğuna dikkat çeken Gülşen Orhan, onun özgürlük ve barış için halkının içine gelmesi gerektiğine inandıklarını vurguladı. Orhan, “Özgürlük ve barış içinde şarkılarını söylemelidir ve halkını memnun etmelidir. Türkiye’de yaşarken Kürtçe söylediği dönemlerde, şarkıları yasaklanmış ve kendisi gözaltına alınmak istenmiştir. Bu sebeplerden dolayı yaşamını yurt dışında devam ettirdi. Türkiye artık 30 yıl öncesi ülke değil.” diye konuştu.
]]>Kılıçdaroğlu, partisinin Kayseri İl Başkanlığında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gazetecilerin ”Balyoz Planı” iddiaları nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında yaşanan gözaltıları hatırlatması üzerine Kılıçdaroğlu, potansiyel suçluların yargılanmasının doğal karşılanması gerektiğini, ancak, yüzlerce, binlerce kişinin gözaltına alınmasıyla demokrasi gelmeyeceğini belirtti.
Hukuk devletinde, hukukun üstünlüğünün esas olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
”Son yapılanlar, hukukla bağdaşan uygulamalar değildir. Bir kişiyi sabahın 4′ünde gözaltına alıp 3 gün emniyette tutuyorsunuz. 4. gün sorgusunun ardından serbest bırakıyorsunuz. Başbakan veya bakanlar böyle bir uygulamanın herhangi bir ülkede olduğunu bana söylesin. Hukuk, herkes için geçerlidir. Sayın Başbakan için de geçerlidir. Sayın Başbakan ‘Herkesin dokunulmazlığı kalksın, bizim dokunulmazlığımız da kalksın’ diyordu. Şimdi yeni bir tablo ortaya çıktı. Demek ki herkes gözaltına alındığına göre, yargı karşısına çıktığına göre, milletvekilleri dışında kimsenin dokunulmazlığı yok. İhaleye fesat karıştıranın, kalpazanlık yapanların parlamentoda ne işi var. Sayın Başbakan milletvekili dışında kimsenin dokunulmazlığı olmadığını ortaya koymuş oldu. O zaman yüreğiniz yetiyorsa, temiz siyaset istiyorsanız, milletvekili dokunulmazlığını da kaldırın.”
SIRRI SAKIK’IN AÇIKLAMALARI
Bir soru üzerine BDP Milletvekili Sırrı Sakık’ın iddiaları ile ilgili tartışmaların ”Bir kaşık suda fırtına koparmak” anlamına geldiğini savunan Kılıçdaroğlu, tartışmalara ilişkin olarak ”militan” sözcüğünün doğru olmadığını, Ahmet Türk’ün de kendisini doğruladığını kaydetti.
Yaşananların, AK Parti ile BDP’nin işbirliğinin sonucu olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
”Bir milletvekilinin Başbakanın kulağına bir şeyler anlatması, Sayın Sakık’a söz verilmemesi, içtüzükte yasak olmasına rağmen ara verilmesinden sonra tekrar söz verilmesi ve Sayın Başbakan’ın o saatten sonraki keyfi işbirliğini gösteriyor. Bir ayarlama olduğu kesin. Adalet ve Kalkınma Partisi bir ayarlama partisidir. Yağdan kıl çeker gibi su üstüne çıkmak onların maharetlerini gösteriyor. Sayın İçişleri Bakanı, Başbakan Silopi’deki manzara için parlamentoya hesap verdi mi? Hukuk devletinde potansiyel suçlular yargıcın karşısına çıkarılır. Silopi’de devletin hakimi ve savcısı suçlunun karşısına çıkarıldı. Bu olaydan sıyrılmak için Sırrı Sakık’ın 1999′daki olaylarla ilgili iddiaları ortaya çıktı. Sayın Baykal’ın CHP’nin ilkesi tutumu bellidir. Hangi siyasal parti militan ister? Hakimleri ayarlayanlar, mecliste bir başka ayar daha yaptılar. Bu ayarlamanın karşılığı AK Parti ve BDP o önergenin gündeme alınmaması için işbirliği yaptılar. Ama yandaş medya bunun üstüne gitmiyor.”
”CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın terör örgütü PKK’nın Avrupa sorumlusu ile görüştüğü” iddialarının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, o tarihte siyaset yapmadığını ve böyle bir görüşme olup olmadığını bilmediğini, iddialar üzerine siyaset yapılamayacağını ifade etti.
Kayseri’de de bazı yolsuzluklar olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, il milletvekillerinin konuşmasını beklediklerini, onların konuşması durumunda bazı dosyalar gündeme getirebileceklerini söyledi.
]]>