Şub 16 2010

İspanyol Oscar’ları dağıtıldı

Category: Dünya,Kültür & Sanat & Sinemaadmin @ 00:56

İspanyol sinemasının en itibarlı ödülleri olan “Goya”, dün akşam düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

Yönetmenliğini Daniel Monzon’un yaptığı “Celda 211″ 2009′un en iyi filmi seçildi. Film, en iyi yönetmen ve en iyi erkek oyuncu dahil toplam 8 dalda ödül aldı.

Penelope Cruz ve Javier Bardem gibi Hollywood’da da ün yapmış İspanyol sanatçıların katıldığı gecenin süprizini, yönetmen Pedro Almodovar yaptı. İspanyol Film Akademisi ile arasındaki görüş farklılığından ve ödül törenlerini sevmediğinden uzun bir süredir “Goya” ödüllerine katılmayan Almodovar, en iyi film ödülünü vermek için sahneye geldiğinde büyük alkış aldı.

“Los Brazos Rotos” adlı filmiyle Goya’da 5 dalda aday olan Pedro Almodovar,
sadece “En iyi orijinal müzik” dalında ödül kazanırken, filmdeki rolüyle
“En iyi kadın oyuncu” adayı olan Penelope Cruz geceyi ödülsüz kapattı.

24. “Goya” Ödüllerinin sahipleri şunlar:

En iyi film: “Celda 211″

En iyi yönetmen: Daniel Monzon (Celda 211)

En iyi genç yönetmen: Mar Coll (Tres dias con la familia)

En iyi erkek oyuncu: Luis Tosar (Celda 211)

En iyi kadın oyuncu: Lola Duenas (Yo, tambien)

En iyi yardımcı erkek oyuncu: Raul Arevalo (Gordos)

En iyi yardımcı kadın oyuncu: Marta Etura (Celda 211)

En iyi çıkış yapan erkek oyuncu: Alberto Ammann (Celda 211)

En iyi çıkış yapan kadın oyuncu: Soledad Villaamil (El Secreto de su ojos)

En iyi orijinal senaryo: Mateo Gil ve Alejandro Amenabar (Agora)

En iyi uyarlama senaryo: Daniel Monzon ve Jorge Garricaechevarria (Celda 211)

En iyi orijinal müzik: Alberto Iglesias (Los Abrazos Rotos)

En iyi orijinal şarkı: Guille Milkyway, Yo tambien (Yo, tambien)

En iyi yapımcı: Jose Luis Escolar (Agora)

En iyi fotoğraf: Xavi Gimenez (Agora)

En iyi montaj: Mapa Pastor (Celda 211)

En iyi sanat yönetmeni: Guy HEndrix Dyas (Agora)

En iyi kostüm: Gabriella Pescucci (Agora)

En iyi makyaj: Jan Sevell, Susan Suzann ve Stokes Munton (Agora)

En iyi ses: Sergio Burmann, Jaime Fernandez ve Carlos Farauolo (Celda 211)

En iyi özel efekt: Cris Reynolds ve Felix Berges (Agora)

En iyi animasyon filmi: “Planet 51″

En iyi belgesel: (Garbo, el hombre que salvo el mundo)

En iyi İberya-Amerikan filmi: (El Secreto de sus ojos)

En iyi Avrupa filmi: (Slumdog Millionaire)

En iyi kısa metraj: (Dime que yo)

En iyi kısa metraj animasyon: (La dama y la muerte)

En iyi kısa metraj belgesel: (Flores de Ruanda)

Goya onur ödülü: Antonio Mercero.

Etiketler: , , , , ,


Oca 31 2010

Avatar’a bu kez ‘Kara’ ödül

Category: Dünya,Kültür & Sanat & Sinemaadmin @ 03:01

James Cameron’un son filmi Avatar, dünya genelinde yaklaşık 2 milyar dolar gelir elde ederek gişe rekoru kırarken, filmin siyasi ve teolojik mesajları tartışılmaya devam ediyor.

Ancak, Amerika’da en fazla gürültü koparan unsurlardan biri, filmde Sigourney Weaver’in oynadığı karakterin sigara içiyor olması. Tüm dünyada gişe rekorları kıran, birçok ödül toplayan ve verdiği mesajlarla tartışılmaya devam eden Avatar filmi, Amerika’da büyük bir tartışmanın daha parçası oldu. Filmde Sigourney Weaver’in oynadığı karakterin sürekli sigara içiyor olması, sigara karşıtı gruplar tarafından ciddi bir halk sağlığı tehdidi olarak görülüyor. Sigara karşıtı gruplara göre sorun, Amerika’da ve dünyada milyonlarca çocuğun bilet almak için sinema salonlarına koşarak gittiği PG-13 reytingli filmin, çocuklar ve gençler için yapılmış bir film kategorisinde olmasından kaynaklanıyor.
Filmin yönetmeni James Cameron ise konuyla ilgili eleştirilere, Weaver’in gençler için ‘özenilecek bir rol modeli’ olarak yaratılmadığı, bu sebeple oynadığı bilim kadını karakterinin sigara içmesinin yadırganmaması gerektiğini öne sürerek cevap verdi. Cameron, Weaver karakterini şu sözlerle anlattı:

“O kaba biri, küfür ediyor, içki içiyor ve sigara içiyor. Filmde, kendi insan bedenini umursamadığını göstermek istedik. Bu da yine gerçek dünyamızda internette ve video oyunlarında avatarlarının içinde yaşayan insanlara olumsuz bir gönderme. Ayrıca, bir filmde kimsenin sigara içmemesi türünden dogmatik fikirlere inanmıyorum, filmler gerçeği yansıtmalı.”
Beyaz perde de içilen sigaranın gençlerin sigara kullanımını arttırdığına ilişkin güçlü bilimsel kanıtlar sunan saygın tıp dergilerinde yayınlanmış çok sayıda makalesi bulunan Kaliforniya Üniversitesi, San Francisco Tütün Kontrolü Araştırma ve Eğitim Merkezi Direktörü Stanton A. Glantz ise konuyla ilgili olarak Cameron’a şu sözlerle yanıt verdi:

“Bu kişi sanki su kaynağına bir avuç plütonyum atan birine benziyor, Filmde çevre bilimcisi karakteri oynayan Weaver bir yandan sigarasını zevkle tüttürüyor, bir yandan da 22′inci yüzyılda Pandora gezegenini kurtarmak için çalışıyor. Cameron ya ahlaksız ya da aptal olmalı. Çünkü eğer tütün şirketlerinin 1920′lerden beri Hollywood ile anlaşarak filmlere para akıtmalarının bir parçası olarak tütün şirketleri ile bir anlaşma yaptıysa buna ahlaksızlık demek gerekir. Yok, anlaşma yapmadan sigara şirketlerine
50 milyon dolarlık reklamı bedavadan verdiyse o zaman aptal olarak nitelemekten başka çare yok. Sigourney Weaver karakterine ilişkin Cameron’un söyledikleri de saçmalıktan başka bir şey değil. Bu film bir kurgu dünyada geçen fantezi bir hikaye. Ben çok sayıda bilim insanı tanıyorum. Kendim de bilimciyim. Bir sürü de çevre bilimcisi biliyorum. Bir teki bile sigara içmiyor. Olumsuz bir karakter yaratmak için 22′inci yüzyılda sigara içen bir bilim insanı yaratmak sadece saçmalık. Eğer James Cameron Sigourney
Weaver’a illa ki sigara içirmek istiyorsa, bence bunu yapmak için ancak filmi R reyting kategorisine almalı, yani çocuklar için tasarlanmış bir film olmamalı.”

Glantz, “Eğer bir yapımcı sanatsal veya ticari nedenlerle filminde sigara imgesi kullanmak istiyorsa, varsın kullansın, ancak nasıl şiddet, cinsellik, uyuşturucu kullanımı veya küfürlü dil içeren filmler R reytingi alıyorsa, bu film de “R reytingi” alsın, film çocuklar ve gençlere satılmasın,” diyor. Bu kapsamda sadece Winston Churchill gibi tarihi karakterler ile sigaranın sağlık etkilerini gerçekten gösteren sahnelerin istisna olarak kabul edilebileceğini belirten Glantz sözlerine şöyle devam ediyor:
“Eğer reyting kurulu çocuklarımızı uyuşturucu kullanma veya hızlı araba kullanmaya karşı korumak için ebeveynlere tavsiyede bulunuyorsa, neden çocuklarımızı her yıl yüz binlerce insanı bağımlı yapan, hasta eden ve öldüren ölümcül bir ürüne karşı özellikle korumayalım?” dedi.

Avatar filminde yapılan sigara reklamına ilişkin Facebook’da tartışma başlatan Sakarya Üniversitesi Tütün Kontrolü Koordinasyon Kurulu Başkanı Dr. Pınar Pazarlı ise, “Filmde, günümüzden iki yüz yıl sonra, insanlık bilimin doruğuna ulaşmışken, hala sigara olacakmış ve hatta; bir bilim kadını tarafından hem de kapalı alanlarda ve laboratuarda içilebilecekmiş gibi bir izlenim yaratılmaya çalışılmış. Bugünkü bilimsel veriler ışığında; dünyada tamamen dumansız kapalı alanlar yaratmak çabası hakimken ve sigara
içimi konusunda önemli bir değişim rüzgarı başlamışken, sizce bu bir tesadüf mü? Bence değil. Sohbetlerim sırasında bu durumdan bahsettiğim neredeyse hemen herkesin Sigourney Weaver’ın sigaralı sahnesini net olarak hatırlaması oldukça enterasan… Bu hem sevindirici hem de üzücü bir durum. Sevindirici bir durum çünkü sigara içmenin normalize edilmiş bir davranış olması durumu artık değişiyor, beyinler artık o sahne içinde birinin sigara içiyor olmasını anormal ya da farklı bir durum olarak algılıyor ve
dikkatlerini çekiyor. Ayrıca bu sahne, filmin bütün akışı içinde o kadar göze batıyor ve o kadar rahatsız ediyor ki, bu durum bana sigara endüstrisinin ürün yerleştirme tekniklerinde beceriksizleştiğini düşündürüyor. Ama yine de; sigara içiciliği yani nikotin bağımlılığı; pek çok genç ve çocuğun bilinçaltına, hala bu tür görüntülerle bilinçli olarak bulaştırılıyor” diye konuştu.

Etiketler: , , , ,


Oca 28 2010

Türk filmleri arttı, seyircisi azaldı

Category: Kültür & Sanat & Sinemaadmin @ 05:09

Türkiye’de, 2008 yılında vizyona giren 51 Türk filmini 22 milyon 809 bin 744 kişi izlerken, geçen yıl vizyona giren 70 yerli film 18 milyon 847 bin 167 seyirciye ulaşabildi.

Türkiye’de 2009 yılında toplam 36,8 milyon kişi biletli olarak sinemalarda film izledi, toplam 307,9 milyon TL gişe hasılatı elde edildi. 2009 yılı, seyirci rakamlarının düzenli olarak toplanmaya başladığı 1990 yılından bu yana 2008′in ardından en çok bilet satılan ikinci yıl oldu.

2005 yılında Türkiye’de vizyona giren 223 filmi 27 milyon 784 bin 623 kişi izlerken, 2008′de gösterilen 266 film 38 milyon 419 bin 229 izleyici sayısına ulaştı.

Sinema sektöründe hasılat ve seyirci rakamları üzerine yayın yapan bir internet sitesinin sahibi Tolga Akıncı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2009 yılının, Türk sineması için çok bereketli olması beklenirken, bu bereketin sadece film sayısında yaşandığını söyledi.

Yabancı filmler hiç olmadığı kadar yüksek seyirci sayısı rakamlarına ulaşarak, sektör çalışanlarını şaşırttığını ifade eden Akıncı, şöyle konuştu:

”2009 yılının aralık ayına gelene kadar aslında her şey güzeldi. Seyirci sayısı 33 milyona ulaşmış, önceki yıla göre yüzde 9′luk artış mevcuttu. Ama Aralık ayında, 2008 yılının aynı döneminde vizyona giren Muro ve A.R.O.G. filmleri gibi yüksek seyirci sayılarına ulaşacak filmlerin vizyona girmemesi, ayrıca bayramın Kasım ayına denk gelmesi, 2009 yılının 2008′e göre düşük seyirci sayısı oluşturmasında önemli etkenler oldu.”

Akıncı, 2009 yılında Türk sinemasındaki film bolluğundan dolayı vizyona giren yabancı film sayısında ciddi bir azalma yaşandığına dikkati çekerek, ”Geçen yıla göre yüzde 15 oranında azalan film sayısı, aynı zamanda son beş yılın en düşük sayısına geriledi. Buna rağmen yabancı filme yüzde 14 oranında bir ilgi oluştu ve bu yıl 3 film bir milyon barajını geçti. Avatar, bir hafta daha önce vizyona girse bu rakam 4 olacaktı” diye konuştu.

Tolga Akıncı, 2005′te 194, 2006′da 202, 2007′de 213, 2008′de 215 ve 2009′da ise 184 yabancı filmin izlenime sunulduğunu belirterek, bu filmlerin 2005′te 16 milyon 327 bin 593, 2006′da 16 milyon 779 bin 587, 2007′de 18 milyon 973 bin 941, 2008′de 15 milyon 609 bin 485, geçen yıl da 18 milyon 50 bin 745 kişi tarafından izlendiğini kaydetti.

”Recep İvedik 2”, ”Güneşi Gördüm”, ”Nefes: Vatan Sağolsun”, ”2012”, ”Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı”, ”Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay”, ”Neşeli Hayat”, ”Kurtlar Vadisi: Gladio”, ”Avatar” ve ”Melekler ve Şeytanlar” filminin 2009 yılında en çok seyirci toplayan ilk 10 film olduğunu bildirdi.

Etiketler: , , , ,


Oca 25 2010

Türk sinemasında iki büyük kayıp

Category: Haberler,Kültür & Sanat & Sinemaadmin @ 14:23

Türk sineması iki önemli ismini kaybetti. Bizimkiler dizisinde Ergun Bey karakterini canlandıran  Erdinç Dinçer Enmutlu ile kamuoyunda daha çok Olacak O Kadar’daki tiplemeleriyle tanınan Nedim Doğan yaşamını yitirdi.

Milliyet’in haberine göre Bizimkiler dizisinde muhasebeci Ergun rolünü canlandıran Erdinç Dinçer Enmutlu (66), 1.5 aydır akciğer kanseri nedeniyle tedavi gördüğü Şişli Etfal Hastanesi’nde dün yaşama veda etti. Enmutlu’nun oğlu Mustafa Enmutlu, “Babama 5 yıl önce Şişli Etfal Hastanesi’nde alkol ve sigara nedeniyle siroz teşhisi konuldu. Doktor ‘İçkiyi bırakırsan 10 yıl, bırakmazsan 5 yıl yaşarsın’ dedi. Babam içkiyi bırakmadı ve 5 yıl sonra aramızdan ayrıldı.  Hastanede akciğer kanseri teşhisi konulmuştu, tedavi görüyordu” dedi. Enmutlu, bugün ikindide kılınacak cenaze namazının ardından Edirnekapı Tokmaktepe Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

NEDİM DOĞAN’I DA KAYBETTİK…

Türk Sineması’nın önemli isimlerinden Nedim Doğan da uzun süredir tedavi gördüğü hastalığının pençesinden kurtulamayarak hayata gözlerini yumdu.
Bugüne kadar birçok film, dizi ve parodide rol alan tecrübeli sanatçı, son olarak Olacak O Kadar ekibinde görev yapmıştı. Doğan, yaklaşık 3 yıl önce yakalandığı lenf kanserinden kurtulabilmek için tedavi görüyordu.
Doğan, hastalığı sırasında bir magazin programına verdiği röportajında, en büyük isteğinin iyileştikten sonra yeniden sahnelere dönmek olduğunu da dile getirmişti.

44 YILLIK SANAT GEÇMİŞİ

1945 yılında doğan Nedim Doğan, 1966 yılında Bakırköy Halkevi’nde tiyatroya başladı. 1982 yılına kadar öğretmenlikle tiyatroyu bir arada yürüttü. 1982 yılında öğretmenlikten istifa ederek Ercan Yazgan – Bülent Kayabaş tiyatrosunda profesyonel oldu. Çevre Tiyatrosu, Nokta Tiyatrosu, Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, Yasemin Yalçın Tiyatrosu çalıştığı tiyatrolardır.

Etiketler: , , , , ,


Oca 22 2010

İnternetten bedava film

Category: Kültür & Sanat & Sinemaadmin @ 21:04

Doğa Can Anafarta ve ekibi, yeni gerçekleştirdiği Kilis adlı uzun metraj filmi internetten bedava yayınladı.

Mezuniyet sinema filmi ile “Türkiye’nin en genç yönetmeni ve ekibi” ünvanını kazanan Doğa Can Anafarta ve ekibi, yeni gerçekleştirdiği Kilis adlı uzun metraj filmi internetten bedava yayınladı. Film ilk 8 günde 45.000 kez izlendi. Maddi karşılık beklenmeden yapılan ve sahasında öncü olan filme benzer uygulamaların yayılması bekleniyor.

Etiketler: , , , , ,


Oca 21 2010

Olay film yine rekor kırdı!

Category: Dünya,Kültür & Sanat & Sinemaadmin @ 05:21

Yönetmenliğini James Cameron’un yaptığı, üç boyutlu olarak da izlenebilen bilim kurgu filmi “Avatar”, Çin’de gösterime girdiği 4 Ocaktan bu yana 540 milyon yüen (yaklaşık 116 milyon 234 bin TL) gişe hasılatı yaparak rekor kırdı.

Şinhua ajansının haberine göre Çin Devlet Radyo, Film ve Televizyon İdaresi Başkanı Tong Gang, “Avatar”ın, 2009 yılında “2012″ adlı felaket filminin 460 milyon yüen (yaklaşık 99 milyon TL) olan hasılatını geçerek ülkedeki yeni gişe rekorunun sahibi olduğunu açıkladı.

Ayrıca “Avatar” filminin 2 boyutlu versiyonuna talebin az olması nedeniyle bu versiyonun gösterimden kaldırılacağını belirten yetkililer, filmin 3 boyutlu versiyonunun gösterildiği salonların dolu olduğunu söyledi.

Yetkililer, “Avatar” filminin ay takvimine göre Çin yeni yılı olan 14 Şubata kadar gösterimde kalmasını beklediklerini ve filmin kendi kendisiyle yarıştığını ifade etti.

Etiketler: , , , ,


Oca 21 2010

Oyun endüstrisi sinemayı solladı

Category: Kültür & Sanat & Sinema,Teknolojiadmin @ 05:06

“Sinemada hiç bir şey eskisi gibi olmayacak” sloganıyla vizyona giren 3D teknolojili Avatar, tüm zamanlarda en yüksek gişe hasılatı yapan filmlerden biri olmaya aday. Listenin ilk sırasını Avatar’ın yönetmeni James Cameron’ın bir başka filmi, Titanic, 1.8 milyar dolarla işgal ediyor.

Sinema sanayiinin bu dehşet verici hasılat gelirleri tüm basında yer bulurken, henüz çok söz edilmeyen ama eğlence sektöründe hızla payını artıran bir alt sektör yakında birincilik koltuğuna oturabilir. Farklı platformlarda ‘artırılmış gerçeklik’ uygulamaları artan oranda kullanılan bilgisayar oyunları, pek çoğuna göreyse çoktan sinema sektörünü geride bırakmış durumda.

Bu gidişe en iyi örnek, geçtiğimiz Kasım ayında piyasaya sürülen Call of Duty: Modern warfare 2 adlı savaş oyunu. Piyasaya çıktıktan sonra 3 gün içinde 550 milyon dolar, bugüne kadar geçen 2.5 ay içinde de 1 milyar 50 milyon dolar satış gelirine ulaşan MW2, şimdiden gelmiş geçmiş en çok gişe hasılatı yapan dördüncü sinema filmini geride bıraktı.
Haberin devamı ↓reklam

En çok satan oyunlar listesinde birinci ve ikinci sırayı paylaşan Guitar Hero III ve World of Warcraft, halihazırda film listesinin üçüncü sırasındaki Karayip Korsanları: Ölü Adamın Sandığı’nı (1,07 milyon dolar) geçmiş durumda.

Bilhassa World of Warcraft’in, yarattığı reklam geliriyle de Titanic’in gieş hasılatını çoktan geçtiği söyleniyor. Gişe sıralamasında 1.12 milyar dolar gelirle ikinci olan Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü de büyük ihtimalle her üç oyunun da gerisinde kalacak.

Bilgisayar oyun sektöründeki bu satış patlaması, özellikle batıda ailelerin oyun oynamayı televizyon izlemek kadar ‘olağan’ bir ev eğlencesi olarak kabullenmesinden kaynaklanıyor. Yakında 3D teknolojili televizyonların evlere gitmesi ve PlayStation3, Xbox360 ve Nintendo Wii gibi önde gelen oyun konsollarının 3D uyumlu hale getirilmesi bu sanayiiyi daha da büyütecek gibi görünüyor.

Gelirlerdeki yükseliş, ayrıca oyunların en az 30-40 dolar gibi bedellerle satılması, geliştirmek için binlerce kişinin çalıştığı sinemaya kıyasla çok küçük ekiplerin yeterli olması ve oyunların içine bolca reklam yerleştirilebilmesi gibi etkenlere de bağlı.

Bilgisayar ve konsol oyunları sektörünün 2008’de dünyayı etkilemeye başlayan ekonomik durgunluğa rağmen büyümeyi sürdüren ender sektörlerden olduğunu da hatırlatalım.

1 milyar dolar satış rakamını aşan oyunlar:

World of Warcraft – 2 milyar dolar
Guitar Hero III – 1,4 milyar dolar
Call of Duty: Modern Warfare 2 – 1,05 milyar dolar

1 milyar dolar gişe rakamını aşan filmler:

Titanic – 1.8 milyar dolar
The Lord of the Rings: The Return of the King – 1.12 milyar dolar
Avatar – 1.1 milyar dolar  (8 Ocak 2010 itibarıyla)
Pirates of the Carribean: Dead Man’s Chest – 1,07 milyar dolar

Etiketler: , , , ,


« Önceki SayfaSonraki Sayfa »