May 02 2010

Obama nın Yasak Aşk Skandalı

Category: Dünya,Haberleradmin @ 17:45

Obama’nın altı yıl önceki senato seçimlerinde eşini aldattığı, kaçamağın gizli kameralara yakalandığı öne sürüldü. Obama’nın Afrika kökenli 29 yaşındaki Vera ile bir gece geçirdiği iddiası ABD basınında yer aldı. Başkan’ın eşi henüz bu iddiaya bir yorum yapmadı.

ABD’de Bill Clinton’dan sonra bir şok edici seks skandalı daha öne sürüldü. National Enquirer dergisinin kapak yaptığı iddiaya göre Amerikan Başkanı Barack Obama, 2004 senato seçimleri kampanyası sırasında Vera Baker isimli bir kadınla aşk yaşadı. Dergi, şu anda 35 yaşında olan Baker ile Obama arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için Obama karşıtlarının görgü tanıklarına 1 milyon dolar para vaat ettiğini, Vera’yı otele getiren şoförün de sonunda konuştuğunu dile getirdi.

İsmi açıklanmayan şoför, o sıralar 29 yaşında olan Obama’nın Afrika kökenli kampanya direktörü Vera’yı akşam saat 10:30 civarında Washington’da bulunan The George Oteli’ne bıraktığını, Obama’nın da kendisini otelin lobisinde karşıladığını dile getirdi. İddiaya göre kadın otelde üzerini değiştirdi. Ancak Vera’nın otelde bir odası bile bulunmuyordu. Elbisesini değiştirdikten sonra Vera ve Obama’yı limuzinle seçim bölgelerinde dolaştıran şoför daha sonra ikiliyi yine aynı otele bıraktı. Vera o gece otelden hiç ayrılmadı. İkili gece boyunca otelde kaldı. Derginin iddiasına göre Obama’nın kaçamağı otelin güvenlik kameralarından da saniye saniye görüntülendi. Şimdi bu görüntülerin ortaya çıkması durumunda Obama’nın başkanlığının büyük bir tehlikeye gireceği belirtiliyor.

Obama nın Eşi henüz bu olay hakkında bir yorum yapmadı.

Etiketler: , , , , , , ,


Nis 14 2010

Diyetten Para Kazanacaklar

Category: Magazinadmin @ 04:51

Ünlü Oyuncu Ek Gelir Peşine Düştü… Yazının devamı “Diyetten Para Kazanacaklar”

Etiketler: , , , ,


Mar 29 2010

Youtube’dan Zengin Olanlar Ne Kazandı?

Category: Geneladmin @ 19:33

Youtube’un Viacom ile olan mahkemesinde pek çok yasal belge ortaya çıktı.

Bunlardan birisi çok ilginçti, Google’un Youtube’u satın alma sürecinde kim, ne kadar kazandı ortaya koyuyordu.

Youtube’un kurucularından Chad Hurley, 2006 yılında gerçekleşen 1.65 milyar dolarlık satıştan 334 milyon Dolar kazanmış. Diğer kuruculardan Steve Chen 301 milyon Dolar kazanırken, Jawed Karim 66 milyon Dolar almış. Youtube’un arayüzünü tasarlayan Christina Brodbeck 9.09 milyon Dolar almış.

Elbette bu paralar, Google hissesi olarak verilmiş; Google hisseleri ise büyük kazanç sağlamış. Youtube’a fon sağlayan Sequoia Capital’in 9 milyon dolarlık yatırımı ise ona 516 milyon Dolar olarak geri dönmüş. Arts Capital’in de 3 milyonluk yatırımını ona 85 milyon Dolar olarak dönmüş.

Etiketler: , , , , ,


Mar 16 2010

PFDK’dan Beşiktaş’a para cezası

Category: Sporadmin @ 18:20

Kurul, bugün yaptığı toplantıda, Turkcell Süper Lig’de 10 Mart’ta oynanan Beşiktaş-İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle Beşiktaş’ı cezalandırdı.

PFDK’nın verdiği öteki cezalar şöyle:

3 maç: Recep Berk Elitez (Fenerbahçe A2)

2 maç: Taner Yılmaz (Trabzonspor A2 teknik direktörü)

1 maç: Ömer Kalebayır (Kartalspor A2 Teknik Direktörü), Gökhan Bölükbaşı (Sivasspor A2 Teknik Direktörü)

Etiketler: , , ,


Şub 14 2010

Hiddink ışığı gördü

Category: Dünya,Sporadmin @ 12:52

Çok daha fazla para kazanabilecekken futbol potansiyelimize tav olan Hiddink, yeni bir mucizenin peşinde…

Ve geri sayım başladı. Türkiye Futbol Federasyonu’nun uzun süre önce el sıkıştığı ve salı günü takımın başına geçtiği resmen açıklanacak olan Guus Hiddink, tüm dünya basınına Rusya’dan ayrılmak üzere olduğunu söyledi. 3 Mart’ta Honduras’la yapacağımız hazırlık karşılaşmasında takımın başında olması beklenen Hollandalı teknik adamın Türkiye’yi tercih etmesinin arka planındaki gerçekler de ortaya çıktı.

Türkiye Futbol Federasyonu’yla yaptığı toplantılarda kendisine sonsuz güven duyulması çok hoşuna giden futbol sihirbazı, Özgener ve ekibiyle gerçekleştirdiği üç toplantıda anlatılan plan ve programlardan da çok etkilenince kesin kararını verdi. Türk Milli Takımı’nın başında yıllık 3.5-4 milyon Euro arasında bir ücret alacak olan Hiddink’in, Ay-Yıldızlılar’ın başına geçmesindeki ana etken ise sahip olduğumuz kadro kalitesinin şampiyonalarda final bile oynayabilecek düzeyde olduğuna inanması. TFF yönetimine EURO 2008 boyunca maçlarımızı büyük bir heyecanla izlediğini belirten teknik adam, takımda büyük ışık gördüğünü ifade ederek bu ekiple önemli dereceler elde etmeyi hayal ettiğini söyledi.

Birçok kişiye göre dünyanın en çok istenen teknik direktörü olarak gösterilen Guus Hiddink, Liverpool ve Juventus gibi dev takımlar tarafından istenmesine ve buralarda TFF’nin kendisine ödeyeceği paradan çok daha fazlasını kazanabilecek olmasına rağmen ‘geri dönüşün kralları’yla çalışmayı tercih etti.

ZORU BAŞARIYOR
Geçtiğimiz sezon Chelsea’yi yarım sezon çalıştırıp bu takımla Federasyon Kupası’nı alan, Şampiyonlar Ligi’nde yarı finalde Barcelona’ya Iniesta’nın son dakika golüyle kaybeden Hiddink, İngiliz ekibinin tüm oyuncularının hayranlığını kazanmıştı. Frank Lampard, hocası için şu yorumu yapmıştı: Ne yapması gerektiğini çok iyi biliyor. Çok fazla konuşan teknik direktörlerden biri değil. Kafanızı 100 tane taktikle doldurmuyor. Sadece önemli şeyleri söylüyor. Olaya onun kadar basit yaklaşan birini görmemiştim.

İLK MACERA KISA SÜRMÜŞTÜ
Türkiye, Hiddink’in teknik direktörlük kariyerinde önemli bir köşe başı olma anlamı taşıyor. 1990 yılında PSV’den 250 bin Mark alırken, Fenerbahçe’nin önerdiği 800 bin Mark karşısında Sarı-Lacivertli takımın teklifini kabul eden çalıştırıcı, pek iyi günler geçirmemişti.

Sezona 6-1’lik Aydınspor yenilgisiyle başlayan Fenerbahçe’de işler bir türlü yoluna girmemiş, spor basınıyla aynı dili konuşamayan Hiddink magazin basınının da manşetlerini süslemeye başlayınca, İspanyol ekibi Valencia’dan gelen teklifi kabul ederek 22 haftalık Türkiye macerasına son vermişti. Hollandalı, kitabında Türkiye günleri hakkında, “Her yöneticinin favori bir oyuncusu vardı. Hepsi yanıma gelip ‘Şu futbolcu neden oynamıyor?’ diye sormaya başladılar. Sigara kutusuna tercih etmem gereken 11’i yazanlar bile vardı. İstanbul’a geldiğimde ilk öğrendiğim kelime toplantıydı. Hep
toplantı yapardık ama toplantıda hiçbir şey adam gibi konuşulmazdı” gibi ifadeler kullanmıştı.

“OĞUZ’U İSTİYORUM”
Yanında Hollandalı bir vatandaşını getirecek olan Hiddink’in teknik ekibindeki diğer isimler ise Oğuz Çetin ve Engin İpekoğlu olacak.

İpekoğlu sadece kaleci antrenörlüğü yapmayıp teknik heyetin de bir parçası olurken, Oğuz Çetin ise kıdemli yardımcılığı üstlenecek.

Fatih Terim’in istifasıyla birlikte federasyondaki görevinden ayrılması gündeme gelen Oğuz Çetin’in A Milli Takım teknik heyeti içinde kalmasını sağlayan isim ise Guus Hiddink oldu. Fenerbahçe’yi çalıştırdığı 1990-91 sezonunda öğrencisi olan Çetin’in futbol bilgisini ve kişiliğini takdir eden Hollandalı çalıştırıcı, bu ismin yardımcısı olarak göreve devam etmesi konusunda ısrarcı oldu.

RIJKAARD VE NEESKENS’LE ÇALIŞTI
Hiddink, Türkiye’de sadece Oğuz Çetin’le değil başka eski dostlarla da çalışacak. 1994’te Hollanda Milli Takımı’nın başına geçtikten sonra yardımcı olarak Frank Rijkaard, Johan Neeskens ve Ronald Koeman’ı seçen usta isim, Galatasaray’ın şu anki teknik direktörünü ilk kez yedek kulübesine oturtan isim olmuştu. Neeskens ise Hiddink’in Avustralya’nın başında olduğu dönemde yardımcılığını üstlenmişti.

ADINA MÜZE KURULDU
Hiddink’in adına doğduğu Varsseveld kasabasında Guuseum isimli bir müze bile kuruldu. Bu müze, ait olduğu bina yıkılıncaya kadar tam 4 bin Güney Koreli tarafından ziyaret edilmişti.

BAŞARILARI
Şampiyon Kulüpler Kupası Şampiyonluğu: 1988 (PSV)
- Kıtalararası Kupa: 1998 (Real Madrid)
- İngiltere Federasyon Kupası: 2009 (Chelsea)
- Hollanda Ligi Şampiyonluğu: 1986/87, 1987/88, 1988/89,
2002/03, 2004/05, 2005/06 (PSV)
- Hollanda Kupası: 1988, 1989, 1990, 2005 (PSV)

MİLLİ TAKIMLARDA
- Dünya Kupası’nda yarı final: 1998 (Hollanda), 2002 (Güney Kore)
- Avrupa Şampiyonası’nda yarı final: 2008 (Rusya)
- Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek final: 1996 (Hollanda)
- Dünya Kupası’nda 2. tur: 2006 (Avustralya)

GÖBEK ADI DİSİPLİN
A Milli Takım’ın yeni hocasının en önemli özelliklerinden biri ise çalıştırdığı takımlarda tek patronun kendisi olduğunu ilk günden hissettirmesi ve otoritesini sorgulayan hiçbir girişime izin vermemesi.

Bu uğurda en önemli oyuncusunu bile gözden çıkaracak bir isim olan Hollandalı’nın bu disiplin takıntısındaki ana unsur, egosunun büyüklüğü değil takım ruhunu koruyabilme çabası. EURO 96 öncesi takımdaki beyaz oyuncuları eleştiren Edgar Davids’i kadronun dışında bırakan çalıştırıcının Güney Kore’yi devraldıktan sonra yaptığı ilk iş ise takımdaki hiyerarşiyi ortadan kaldırmak olmuştu. Bu uğurda, yemek salonunda farklı masalara oturan tecrübeli ve genç oyuncuların bu davranış şeklini değiştirerek karma bir şekilde oturulması kuralını getirmişti. Hiddink’in takım çalıştırırken egosuna yenik düşmediğinin en güzel örneği ise kanlı bıçaklı olduğu Edgar Davids’i ‘cezasını çektiğine’ kanaat getirdikten sonra takıma yeniden dahil etmesiydi.

O BİR EFSANE
Güney Koreliler için bir halk kahramanı olan teknik adam, 2002 Dünya Kupası için inşa edilen Gwangju Stadyumu’nun ismini Guus Hiddink Stadı olarak değiştirtmişti.

BABASI SAVAŞ KAHRAMANI
Usta hocanın babası Gert Hiddink, İkinci Dünya Savaşı sırasında uçakları düşen İngiliz ve Amerikalı pilotları güvenli bir bölgeye götürdüğü için daha sonra madalya almış bir isim.

Etiketler: , , , , ,