Nis 23 2010

Morgta Hayata Döndü

Category: Sağlık & Diyetadmin @ 14:06

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde ”öldü” denilen 2 yaşındaki çocuk, pratisyen hekimin 45 dakika süren müdahalesiyle yaşama döndü.

İlçeye 22 kilometre uzaklıktaki Subeşiği köyünde yaşayan 2 yaşındaki Samet Aydemir, önceki gün evlerinin yakınlarında bulunan derenin kenarında oynadığı sırada, dengesini kaybederek suya düştü.

Samet’in dereye düştüğünü gören baba Oktay Aydemir ve çevredeki vatandaşlar, bir süre sürüklenen çocuğu, sudan çıkararak Doğubayazıt Devlet Hastanesine götürdü.

Küçük Samet’in, hastanedeki müdahaleye rağmen yaşamsal fonksiyonlarını kaybettiğinin anlaşılması üzerine, doktorlar acı haberi aileye bildirdi.

OTOPSİ İÇİN HAZIRLIĞA BAŞLADILAR ANCAK…
Hastane polisinin, otopsi için Nöbetçi Cumhuriyet Savcısına bilgi vermesinin ardından Dr. Nurettin Kurt, hemşireler Safiye Çelep ve Kader Eyyüpoğlu ile sağlık memuru Özgür Çiftçi, Samet’in bekletildiği müşahede odasında, otopsi için hazırlığa başladı.

Dr. Kurt’un, ”Arkadaşlar bir kez daha kontrol edelim. İçimde çocuğun yaşadığına dair bir his var” demesinin ardından çocuğa kalp masajı ve suni teneffüs yapıldı. Kurt’un yaklaşık 45 dakika süren müdahalesinin ardından Samet Aydemir, yaşama döndü.

Doğubayazıt Devlet Hastanesinde 3 ay önce pratisyen hekim olarak göreve başladığını anlatan Dr. Kurt, AA muhabirine, gece nöbeti sırasında Subeşiği köyünden hastanelerine, ”suda boğulma” vakası geldiğini belirtti.

Çocuğun hastaneye getirildiğinde yaşamsal solunum ve dolaşım belirtisinin mevcut olmadığını vurgulayan Kurt, şöyle konuştu:

”45 dakika süresince hiç ara vermeden arkadaşlarımla birlikte müdahalede bulunduk ve bir süre sonra kalp atışlarını hissetmeye başladım. Yaptığımız müdahaleden sonra çocuğu Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesine sevk ettik. Hastanın genel durumuna bakarak, insani yönden müdahalemi yaptım. İçimde hastanın yaşadığına dair bir his vardı. Yaşadığı için çok mutluyum.”

Doğubayazıt Devlet Hastanesindeki müdahaleyle yaşama döndürüldükten sonra Van’a sevk edilen Samet Aydemir, YYÜ Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındı.

İlk geldiğinde hayati tehlikesi bulunan çocuğun, tedavinin ardından hayati tehlikeyi atlattığını belirten Araştırma Hastanesinde görevli doktorlar, Aydemir’in sağlık durumunun iyi olduğunu bildirdi.

ANNE AYDEMİR
Hastanede çocuğunun başından ayrılmayan anne Darçın Aydemir ise olayı şöyle anlattı:

”Oğlum evin önünde oynadığı sırada komşularımız dereye düştüğünü görmüşler. Komşuların yardımıyla çocuğu dereden çıkardık. Nefes alıp veremiyordu ve çevredekiler öldüğünü söylediler. Vakit kaybetmeden Doğubayazıt Devlet Hastanesi Acil Servisine götürdük. Orada yapılan müdahaleden sonra ‘çocuğunuz ölmüş’ dediler. Yarım saat geçtikten sonra ‘çocuk ‘yaşıyor’ dediler. Ambulansla Van’a getirdik. Hemen yoğun bakıma aldılar. Tedavileri yapıldıktan sonra şimdi çocuğumun durumu iyi. Doktorlar da ‘hayati tehlikeyi atlattı’ diyorlar. Oğlum yaşadığı için çok mutluyum.”

Etiketler: , , , , ,


Nis 17 2010

Teröristler Bir Bir Avlandı.

Category: Genel,Haberleradmin @ 17:57

Şırnak ta teröristlerce askeri araca saldırı düzenlenmesinden sonra kıstırılan terör örgütü mensupları teker teker öldürüldü.

14 Nisan 2010 Çarşamba günü Milli’den Şırnak’a gelmekte olan askeri personel taşıyan sivil minibüs aracına PKK/Kongre-Gel terör örgütü mensuplarınca Balveren-Araköy arasında düzenlenen saldırıda 3 askeri personel yaralanmıştı. Akabinde bölgede başlatılan operasyon ve ısrarlı takip sonrasında 16 Nisan 2010 günü sabaha karşı, araca saldırı yapılan bölgeye 5 km. mesafedeki arazi kesiminde çıkan çatışma sonucunda 1 terörist ölü, 1 terörist ağır yaralı olarak silah ve teçhizatıyla birlikte ele geçirildi.Bölgede askeri helikopterlerin belirlenen hedeflere düzenrlediği saldırı kameraya böyle yansıdı.

Etiketler: , , , , ,


Nis 06 2010

Hamileyim Dedi Ve…

Category: Aşk & Evlilik,Genel,Haberleradmin @ 11:09

Mersin de yaşanan olayda bir süre birlikteliği olan çift, hamilelik konusunda çıkan tartışmada kurşunlar konuştu.

Edinilen bilgiye göre olay, sabaha karşı saat 03.00 sıralarında Güneykent Mahallesi Mersin Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi civarında meydana geldi.

İddiaya göre, sanayi sitesinde madeni yağ satış işi yapan evli ve 2 çocuk babası F.T. (39), bir süredir birlikte olduğu sevgilisi A.Y. (25) ile buluştu. Otomobil ile dolaşmaya çıkan 2 sevgili, bir süre sonra ‘hamilelik’ meselesi yüzünden tartışmaya başladı.

Tartışma sırasında F.T., otomobilin içinde, üzerinde taşıdığı tabanca ile sevgilisi A.Y.’yi vurarak öldürdü. Sevgilisine 7 kurşun sıkan F.T., cesedi yol kenarına attıktan sonra Mersin Emniyet Müdürlüğü’ne giderek teslim oldu.

F.T.’nin ifadesi doğrultusunda cesedin bulunduğu yere giden polis ekipleri, olay yerinde inceleme yaptı. Yapılan incelemede cesedin yanında boş bira şişesi de bulundu. İncelemenin ardından ceset, otopsi için Mersin Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.Bu arada F.T.’nin emniyetteki ilk ifadesinde, cinayeti, sevgilisinin kendisine hamile olduğunu söylediği için işlediğini söylediği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma sürerken, Mersin Devlet Hastanesi’nde otopsisi yapılan A.Y.’nin cesedi, hamile olup olmadığının belirlenmesi amacıyla Adana Adli Tıp Kurumu’na yollandı.

Etiketler: , , , ,


Mar 24 2010

Ölümden böyle çekip kurtardı

Category: Haberleradmin @ 15:55

Yeşilırmak’a atlayan genç kızı kahraman bir inşaat işçisi kurtardı.

Amasya’da sevgilisinden ayrıldığı için Yeşilırmak’a atlayarak ölmek isteyen 23 yaşındaki T.Z. adlı kız, akıntıya kapılıp kaybolmak üzereyken suya atlayan inşaat işçisi 28 yaşındaki Ali Gülcü tarafından kurtarıldı.

Olay dün akşam saatlerinde meydana geldi. Yeşilırmak kenarındaki banka oturup ağlayan T.Z., çevredekilerin şaşkın bakışları arasında köprünün korkuluk demirlerine çıktı. Ardından “Çok seviyordum” diye bağırarak, kendisini 10 metreden serin sulara bıraktı.

Akıntıya kapılan genç kızın sürüklendiğini gören inşaat işçisi Ali Gülcü de T.Z.’nin ardından suya atladı. T.Z.’yi yakalamayı başaran Gülcü, yaklaşık 200 metre sürüklendikten sonra bir ağacın suya değen dalına tutundu. Yaklaşık 15 dakika bu şekilde bekleyen 2 genci olay yerine gelen itfaiye ve polis ekipleri sudan çıkardı.

T.Z.’yi kurtaran Ali Gülcü, genç kızın kendisine suyun içinde kendisine zorluk çıkardığını belirterek, “Bir ara beni de dibe çekecekti” dedi.

Etiketler: , , ,


Mar 16 2010

Sık Kullanılan Romatizmal Ağrı Kesici İlaçları Ülser ve Ölüm Riskini Artırıyor

Category: Genel,Haberler,Sağlık & Diyet,Yaşamadmin @ 07:02

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. M.Enver Dolar, özellikle eklem ağrılarında sık kullanılan romatizmal ağrı kesicilerin, ülser oluşumu ve komplikasyon (kanama, perforasyon ve ölüm) riskini artırdığını kaydetti.

Eklem ağrıları en sık doktora başvuru sebeplerinden biri. Bu nedenle semptomatik iyileşme sağlayan non-steroid anti-inflamatuar (romatizmal ağrı kesiciler) ilaçlar en sık reçete edilen ilaçlar arasında yeralıyor. Amerika’da yılda yaklaşık 100 milyon non-steroid anti-inflamatuar ilaç reçetesi yazıldığını ve 40 milyar tablet aspirin kullanıldığını belirten Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıklar Ana Bilim Dalı Gastraenteroloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. M.Enver Dolar, dünyada 300 ve ABD’de 14 milyondan fazla hastanın düzenli non-steroid anti-inflamatuar ilaç kullandığını söyledi. Prof Dr. Dolar, Non-steroid anti-inflamatuar ilaç kullananlarda ülser oluşumu ve komplikasyon (kanama, perforasyon ve ölüm) riski arttığını ifade etti.

Non-steroid anti-inflamatuar ilaç kullananların yaklaşık yüzde 25′inde gastrointestinal sisteme ait yan etkiler görüldüğünü vurgulayan Prof. Dolar, bu grup ilaçların alt gastrointestinal sistemde de ülserasyon, kanama, striktür, kolitis ve inflamatuar barsak hastalıklarının alevlenmesine yol açabildiğini dile getirdi.

Gastrointestinal yan etkiler nedeni ile hastaların yüzde 10′unda ilaçların kesilmesi gerektiğini anlatan Prof. Dr. Dolar, “Sürekli non-steroid anti-inflamatuar ilaç kullananların yüzde 10-15′inde gastro-duodenal ülserasyonlar meydana gelir. Bu grubun da yaklaşık yşüzde 3′ünde kanama veya perforasyon ortaya çıkar. Non-steroid anti-inflamatuar ilaç kullananlarda mukozal hasar oluşma riski yaklaşık 4 kat, gastrointestinal kanama riski 3 kat, perforasyon riski 6 kat artmıştır. Non-steroid anti-inflamatuar ilaç kullananların endoskopik takiplerinde gastrik erozyonların duodenal olanlardan 2 kat daha fazla olduğu saptanır. Üst gastrointestinal kanaması geçirenlerin yaklaşık yüzde 50-60′ında son 1 hafta içinde non-steroid anti-inflamatuar ilaç kullanımı vardır. Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar alt gastrointestinal sistemde de ülserasyon, kanama, striktür, kolitis ve inflamatuar barsak hastalıklarının alevlenmesine yol açabilirler.” dedi.

Yaşlılarda, özellikle tipik ülser semptomları olmadığını vurgulayan Prof. Dr. M.Enver Dolar, Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlara bağlı ülserlerin yüzde 50′sinden fazlasında ilk belirti kanama olduğunu, hayatı tehdit eden ülser hastalığı olanların yüzde 60′ında non-steroid anti-inflamatuar ilaç kullanımına rastlanhdığını açıkladı. Non-steroid anti-inflamatuar ilaçların peptik ülser gelişme riskini de artırdığını belirten Dolar, bu ilaçları düzenli alanların yüzde 30′unda aktif ülserasyon olduğunu, uzun süre steroid kullanımının, özellikle daha önce ülser hikayesi olanlarda riski artırdığını, ancak bu riskin pekçok non-steroid anti-inflamatuar ilaçdan daha az gerçekleştiğini söyledi.

Suda eriyen non-steroid anti-inflamatuar ilaçların (aspirin) topikal etkilerinin daha güçlü olduğuna dikkat çeken Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. M.Enver Dolar, çoğu non-steroid anti-inflamatuar ilacın zayıf asit olduğunu ve midenin asidik ortamında iyonize olamadığını söylyedi. Sık kullanılan aspirin, ağrı kesiciler ve özellikle antiromatizmal ilaçların mide zarına zarar vererek ülser oluşumunu kolaylaştırdığına vurgu yapan Prof. Dr. Dolar, şöyle devam etti:

“Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar sistemik olarak kullanıldıklarında da klinik olarak derin ülserler oluşturabilirler. Prostaglandinler non-steroid anti-inflamatuar ilaçların ülser yapıcı etkilerini önlerler. Prostaglandin antikorlarının ülser oluşturması ve prostaglandin anologlarının non-steroid anti-inflamatuar ilaç ülserlerini önlemede H2 blokerlerinden daha üstün olması bunu destekleyen kanıtlardır. Non-steroid anti-inflamatuar ilaçların akut etkileri mukozada yüzeyel erezyonlar ve kanamadır. Tipik olarak hasar hemen ortaya çıkar ve takip eden 5 gün içinde mukozal bütünlük sağlanır. Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar alınmaya devam edilirse adaptasyon mekanizması devreye girerek gastrik mukozal hasarı ortadan kaldırır. Mukozal hücre çoğalmasının artması ve gastrik kan akımındaki düzelme ile bu adaptasyon fenomeni meydana gelir. Eğer bu adaptif olay yetersiz ise bazı hastalarda klinik olarak ülser ortaya çıkar.”

Etiketler: , , , , , , ,


Oca 20 2010

“Love Story”nin yazarı öldü

Category: Dünya,Kültür & Sanat & Sinemaadmin @ 05:28

Trajik bir aşk öyküsünü konu alan ünlü ”Love Story-Aşk Hikayesi” romanının yazarı Erich Segal, 72 yaşında öldü.

Yazarın kızı Francesca Segal, babasının, kalp krizi sonucu pazar günü yaşamını yitirdiğini söyledi.

Edebiyat profesörü olan Segal’in 32 yaşında kaleme aldığı ”Love Story”, 1970 yılında yine aynı adla beyazperdeye yansımıştı.

Arthur Hiller’in yönettiği ve Ali MacGraw, Ryan O’Neal, Ray Milland ile Tommy Lee Jones’un rol aldığı, ”Aşk asla pişman olduğunu söylememektir” sloganıyla gösterime giren film, pek çok ülkede izlenme rekorları kırmıştı. Filmin unutulmaz tema müziğini besteleyen Francis Lai, 1971′de En İyi Orijinal Müzik Akademi Ödülünü almıştı.

Etiketler: , , ,


Oca 17 2010

Doğumlar ölümleri ikiye katladı

Category: Sağlık & Diyet,Yaşamadmin @ 10:28

Amasya Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü verilerine göre, il genelinde 2009 yılında 4 bin 587 bebek dünyaya gelirken, 2 bin 206 vatandaş da hayatını kaybetti.

Etiketler: , , ,


« Önceki Sayfa