May 05 2010

Sanat Dünyasından İntihar

Category: Dünya,Haberleradmin @ 11:52

Uluslararası sanat piyasasında Altın Türk olarak bilinen Sotheby’s’in 37 yaşındaki kıdemli başkan yardımcısı Ali Can Ertuğ, pazartesi akşamı New York’ta intihar etti.

Ertuğ, uluslararası sanat piyasasının Altın Türk’ü diye anılıyordu.

Müzayede evi Sotheby’s’in kıdemli başkan yardımcısı Ali Can Ertuğ, pazartesi akşamı New York’ta 37 yaşında intihar etti. Uluslararası sanat piyasasının Altın Türk’ü diye anılan Ertuğ, şirkette Ortadoğu pazarı ve oryantalist ressamlar konularından sorumluydu. Ayrıca Türk sanatçıların uluslararası sanat piyasasına açılmasını sağlayan Türk müzayedelerinin yaratıcısıydı.

TÜRK ALICILARLA PARLADI

Ertuğ, Türkiye’de doğdu ve Alman Lisesi’nde okudu. Liseden sonra 1992’de Amerika’nın en iyi okullarından Vassar Üniversitesi’nde sanat tarihi okumaya başladı. Mezuniyetin ardından da Sotheby’s’e girdi. 1996’dan 1999’a kadar, 19. yüzyıl resimleri departmanında, Osmanlı temalı resim uzmanı olarak çalıştı.

Türk alıcıların uluslararası sanat piyasasında ağırlığı arttıkça Ertuğ’un adı da parladı. İlk sıçramasını Sotheby’s ile birlikte dünyanın en büyük iki müzayede evinden biri olan Christie’s’e geçerek yaptı. 1999’da direkt başkan yardımcısı oldu ve 9 yıl boyunca 19. Yüzyıl Avrupa Sanatı’na baktı. Türkiye piyasası yine onun kontrolündeydi. Christie’s’de yapmak istediklerini tamamlayınca 2008’de ilk başladığı yer olan Sotheby’s’e döndü. Ancak uzman olarak ayrılmışken, bu sefer kıdemli başkan yardımcısı olarak görevine başladı.

SİLİNMEYECEK BİR İZ BIRAKTI

New York’ta yaşıyan Ertuğ, sürekli dünyayı dolaşıyordu. Londra, İstanbul, Doha, Kahire… Saat dilimlerine bölünmüş, bir günün hiçbir zaman 24 saat olmadığı bir yaşam sürüyordu. Az uyuyordu ve New York’ta yaşarken Avrupa saatini de yakalamaya çalışıyordu. Ertuğ, bütün bu koşuşturmayı bir pazartesi günü bitirmek istedi ve Manhattan’da yaşamına son verdi. Sotheby’s müzayede evi ise bir açıklama gönderdi. İki paragraflık metinde şöyle deniliyordu: “Meslektaşımız ve dostumuz Ali Can Ertuğ’un Manhattan’da aniden öldüğünü üzülerek bildiririz. Çok kısa bir zamanda ve gencecik bir yaşta, silinemeyecek bir iz bırakarak ayrıldı.”

35. KATTAN ATLADI

New York polisi, Central Park yakınında bir binanın 35. katından atlayarak yaşamına son veren Ertuğ’un ölümünde bir suç unsuru olmadığını söyledi.

Etiketler: , , , , ,


May 02 2010

Oyun İçin Abisini Öldürdü

Category: Dünya,Haberleradmin @ 17:52

Şili de yaşanan olayda 16 yaşındaki bir genç oyun konsolu için kendinden 2 yaş büyük olan abisi ile tartıştı ve 18 yaşındaki gencin hayatını kaybetmesine sebep oldu.

Polis, 18 yaşındaki kardeşin oyun konsolunu izinsiz almasına öfkelenen 16 yaşındaki çocuğun bir bıçak alıp kardeşine sapladığını açıkladı.
Polise, ‘herşeyin bir anda kontrolden çıktığını’ anlatan 16 yaşındaki çocuk tutuklandı.
Yetkililer, iki kardeşin anneleri tarafından terk edildiğini ve 10 yıl yetimhanelerde yaşadıklarını, dana sonra Valerie Michael adındaki Belçikalı bir kadının kardeşleri aldığını belirtti. Olay sırasında kadının Belçika’da bulunduğu kaydedildi.

Etiketler: , , , , , , ,


Nis 30 2010

Karabulut cinayetinde şok tahliye

Category: Genel,Haberleradmin @ 20:16

Başı kesilerek öldürüldükten sonra cesedi Etiler’de bir çöp konteynerine atılan Münevver Karabulut cinayeti duruşmasına devam ediliyor.

Münevver Karabulut davasında tutuklu bulunan Cem Garipoğlu’nun babası Mehmet Nida Garipoğlu ile Habip Kurt, Mehmet Karakayalı ve Ahmet Batur taburcu edildi.

İstanbul Bahçeşehir’de öldürüldükten sonra cesedi Etiler’de bir çöp konteynırına atılan Münevver Karabulut’un katil zanlısı Cem Garipoğluve babası Nida Garipoğlu, bugün yeniden hakim karşısına çıktı. Garipoğlu’nun delilleri karartmakla suçlanan annesi de hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini söyledi.

Münevver Karabulut cinayetine ilişkin, Cem Garipoğlu, babası Mehmet Nida Garipoğlu ve annesi Tülay Makbule Garipoğlu’nun da aralarında bulunduğu 7 sanığın yargılandığı davanın 2. duruşmasına başlandı.

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Habib Kurt, Mehmet Karakayalı, Ahmet Batur ile tutuksuz sanıklar Tülay Makbule Garipoğlu ve Hayyam Garipoğlu katıldı.

HAYYAM GARİPOĞLU: “HİÇBİR İLGİM YOK”

Savunmasını yapmaya başlayan Hayyam Garipoğlu, Cem Garipoğlu’nun kaçırılmasında ve saklanmasında hiçbir ilgisinin olmadığını söyledi.

Olayı sabaha karşı kız kardeşi Handan Güleç’in kendisini aramasıyla öğrendiğini ifade eden Garipoğlu, olayı öğrendikten sonra Cem’in teslim olması için emniyetle işbirliği yaptığını ve kardeşi Mehmet Nida Garipoğlu’na da telkinlerde bulunduğunu söyledi.

Garipoğlu, hukukçu bir aileden geldiklerini, suç işleyenin cezasınıçekmesi gerektiğine inandıklarını kaydetti.Davanın tutuklu sanıklarından Ahmet Batur’un olay gecesi kendisinigördüğüne dair beyanının doğru olmadığını, neden böyle söylediğini bilmediğini ifade eden Garipoğlu, şirketlerinde 400 araç bulunduğunu, şoförün kendisini içinde gördüğünü söylediği araçtan da en az 10 tane bulunduğunu anlattı.

Hayyam Garipoğlu, “Ahmet Batur ya yanlış ya da hayal gördü ya da ticari rakiplerimizle ilişkisi var. Bana zarar veriyor” diye konuştu.

ANNE GARİPOĞLU: “SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM”
Cem Garipoğlu’nun annesi Tülay Makbule Garipoğlu da hakkındaki suçlamayı kabul etmediğini bildirdi.

Olay günü evde gördüğü kusmuğa benzer lekenin duvarla süpürgelik arasında olduğunu, hiçbir şekilde, herhangi bir leke silmediğini, zaten daha önce silinmiş olduğunu anlatan Tülay Makbule Garipoğlu, diğer lekeleri kendisine polislerin gösterdiğini söyledi.

Tülay Makbule Garipoğlu, evin hiçbir yerinde kan lekesi fark etmediğini anlattı. Olay günü saat 12.00 gibi, kızlarıyla birlikte evden çıktığını, akşamsaat 19.00 sıralarında da yine kızları ve büyük kızının İngilizce öğretmeniyle birlikte eve girdiğini belirten Tülay Makbule Garipoğlu, eve geldiklerinde oğlu Cem’i görmediğini ifade etti.

Kızı, öğretmenden ders alırken, kendisinin de diğer kızıyla birlikte başka bir odada oturduğunu, orada çok sayıda telefon görüşmesi yaptığını dile getiren Tülay Makbule Garipoğlu, oğlu Cem’i saat 21.00 sıralarında öğretmeni yolcu ederken, orta katta oturma odasının önünde gördüğünü anlattı.

Mahkeme Heyeti Başkanı’nın “Olay günü Cem Garipoğlu ile kaç kere telefonla görüştünüz?” sorusu üzerine anne Garipoğlu, evden çıktıktan sonra 5 kere görüştüklerini, ilk arayışında Cem’in kendisine karnının acıktığını ve evde yemek olup olmadığını sorduğunu, son olarak da eve geldiğinde Cem’i aradığını, o zaman açmayan oğlunun, ikinci arayışında cevap vererek, eve gelmekte olduğunu söylediğini kaydetti.Tülay Makbule Garipoğlu, “Cem ben eve geldikten sonra gelmiş. Kapıaçılınca bir alarm sesi olur ama ben duymadım. Kaçta geldiğini bilmiyorum. Saat21.00 sıralarında evde gördüm” diye konuştu.

“TESTEREDEN HABERİM YOKTU”

Garipoğlu, oğlu Cem Garipoğlu’nun testere aldığına dair bir bilgisi bulunmadığını, kuru sıkı tabancası olduğunu da polisler bulduktan sonra öğrendiğini anlatarak, şöyle konuştu:

“Ben, olaydan sonra 40 gün bekledim. Sürekli gazete ve televizyonlardabu olaydan bahsediliyordu. O yapmamıştır, çıkar gelir diye evi kapamadım. Bazenannemde, bazen görümcemin yanında kalıyordum. Her yerde bu olaylar konuşuluyor. Bu olaylar soruluyordu. O nedenle kızları bile okula gönderemiyordum. Kızları uzaklaştırmak için Rusya’ya gittim. Rusya’ya gitmeden öncede polis ifadeye çağırmıştı. Orada, Rusya’ya büyük oğlumun yanına gideceğimi söyledim. Bana yurtdışına çıkış yasağım olmadığını söylediler. Rusya’ya 20 günlük vizemiz vardı. 20 günün ardından oradan ABD’ye geçtik. Oradaki konsolosluğa telefonumu ve adresimi bıraktım. Bu duruşmaya da ifade vermek için ABD’den geldim. 13 yaşındaki kızımın ABD’deki okulunun bitmesine 1.5 ay kalmıştı. Bir şeylerle oyalanmamız lazımdı. Yoksa ben çıldırırdım.”

KARNI AĞRIDI REVİRE GÖNDERİLDİ

Tutuklu sanık Cem Garipoğlu, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya gecikmeli olarak getirildi.

Amcası Hayyam Garipoğlu ile annesi Tülay Makbule Garipoğlu’nun ifadelerinin alınmasının ardından bir diyeceği olup olmadığı sorulan Cem Garipoğlu, cezaevinden duruşmaya rahatsızlığı nediyle geç getirildiğini söyledi.

Garipoğlu, “Biraz rahatsızım, karnım ağrıyor, revire gitmek istiyorum” dedi. Bunun üzerine Cem Garipoğlu’nun Bakırköy Adliyesindeki Adli Tabibe gönderilmesine karar veren mahkeme heyeti başkanı, duruşmaya öğle arası verdi.

Duruşmaya, tanıkların dinlenilmesiyle devam edileceği öğrenildi.

CEM’İN ANNESİ AĞLADI, MÜNEVVER’İN ANNESİ TEPKİ GÖSTERDİ

Tülay Garipoğlu duruşmaya öğlen arası verildiği sırada gözyaşlarına boğuldu. Hıçkırarak ağlayan Tülay Makbule Garipoğlu’na, Münevver Karabulut’un annesi Nagehan Karabulut, “Neden ağlıyorsun, benim ağlamam lazım” diye bağırdı.

İDDİANAMEDEN…

Dava iddianamesinde, katil zanlısı Cem Garipoğlu’nun babası Mehmet Nida Garipoğlu’nun, “Tasarlayarak, çocuğu veya beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak etmek”ten ağırlaştırılmış müebbet, Hayyam Garipoğlu, Habib Kurt, Mehmet Karakayalı ve Ahmet Batur’un “suçluyu kayırmak”, anne Tülay Makbule Garipoğlu’nun da “suç delillerini yok etmek, gizlemek veya değiştirmek” suçundan 6 aydan 5′er yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları isteniyor.

Yaş küçüklüğü dikkate alınarak hakkında, “Tasarlayarak, çocuğu veya beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmek” suçundan 18 ile 24 yıl arasında hapis cezası istemiyle Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılan Cem Garipoğlu’nun dosyası da 11 Şubatta yapılan ilk duruşmada, aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu gerekçesiyle bu davayla birleştirilmişti.

“Delilleri karartma ve değiştirme” suçlaması ile 6 yıla kadar hapsi istenen Tülay Makbule Garipoğlu, 13 aydır yurtışındaydı.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye dönen anne Garipoğlu, “Keşke benim oğlum ölseydi de bunlar yaşanmasaydı” şeklinde açıklama yapmıştı.

Bir önceki duruşmada anne Garipoğlu ile Hayyam Garipoğlu için mahkemeye zorla getirilme kararı çıkarılmıştı.

Münevver Karabulut’un ailesinin avukatı dün mahkemeye bir dilekçe vererek Tülay Makbule Garipoğlu ile Cem Garipoğlu’nun amcası Hayyam Garipoğlu’nun tutuklanmasını istedi.

Etiketler: , , , , , , ,


Nis 28 2010

Ericsson Şirketinin Yöneticileri Kazada Öldü.

Category: Yaşamadmin @ 19:45

Bolu da meydana gelen kazada otomobilde bulunan Ericsson şirketi yöneticilerinden 3 kişi önde seyir halinde gitmekte olan TIR a çarpmaları sonucu hayatlarını kaybettiler.

Feci kazada lüks otomobilin üst kısmı yok olurken, cesetler parçalandı. Kaza saat 10.10′da TEM’in Gerede Cankurtaran Mevkii’nde meydana geldi.

İstanbul’dan Ankara yönüne giden Ericsson Türkiye Kurumsal Satış Müdürü, 37 yaşındaki Bekir Volkan Köksal yönetimindeki 34 GV 6218 plakalı Mercedes marka otomobil, önünde giden 45 yaşındaki Ahmet Gün yönetimindeki 20 V 0947 plakalı TIR’a arkadan çarptı.

BAŞ VE KOLLARI KOPTU

Kazada, TIR’ın altına giren otomobilin üst kısmı parçalanırken, araçta bulunan Ericsson’un Kurumsal Satış Müdürü Bekir Volkan Köksal ile birlikte, İş Geliştirme yöneticisi 37 yaşındaki Bahadır Asar ile hesap yöneticisi Ali Uncu feci biçimde yaşamlarını yitirdi. Şirketin üst düzey yöneticilerinin kafa ve kolları koparken, olay yerine gelen trafik, jandarma ve Gerede Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri cesetlere bakmakta güçlük çekti. Jandarma cesetlerden yola dağılan uzuvları topladı. İtfaiyeci ve jandarmalar, araçtan cesetleri çıkararak cenaze aracına koydular. Cesetler Gerede Devlet Hastanesi’nin morguna kaldırıldı. Kazayı görerek olay yerinde duran adını vermek istemeyen bir sürücü, “Büyük bir gürültü koptu. Baktığımda otomobil TIR’ın altına girmişti. Aracı park ederek olay yerine gittiğimizde 3 kişinin öldüğünü gördüm” dedi. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, TIR sürücüsü Ahmet Gün ifadesi alınmak üzere İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldü.

Etiketler: , , , , , , , ,


Nis 27 2010

Vadi’de ölüm var

Category: Genel,Haberleradmin @ 21:37

Kurtlar Vadisi Pusu’da macera kaldığı yerden son hızıyla devam ediyor.

Solukları kesecek 88. bölüm, 29 Nisan Perşembe akşamı Star TV ekranlarında olacak. Yine nefesler tutulacak, tüm Türkiye Star TV ekranlarına kilitlenecek.

* Polat Alemdar’a emanet ettiği kızının öldürüldüğünü öğrenen İskender Büyük, ne yapacak? Kızının intikamını almakta kararlı olan İskender, cezaevinden nasıl çıkacak?

* Funda’yı vuran Kazım’ın, ihtiyarların adamını da öldürdüğünü öğrenen Polat Alemdar, ne yapacak?

* Polat, Memati ve Kazım’ı İskender’den korumak için hangi önlemleri alacak?

* Abdülhey’in hastaneden çıkmasının ardından bütün ekip nerede toplanacak? Polat’ın planı ne olacak?

* Polat ve İskender nerede karşı karşıya gelecek? İskender, Polat’tan ne isteyecek?

Tüm bu soruların yanıtları ve çok daha fazlası, Kurtlar Vadisi Pusu’nun heyecan dolu yepyeni bölümüyle 29 Nisan akşamında Star TV ekranlarında olacak…

88. Bölüm

Yapım: Pana Film
Yapımcı: Raci Şaşmaz
Senaryo: Raci Şaşmaz – Bahadır Özdener – Cüneyt Aysan
Yönetmen: Sadullah Şentürk
Oyuncular: Necati Şaşmaz – Hatice Şendil – Gürkan Uygun
Kenan Çoban – Erhan Ufak – Erdem Ergüney – Emin Olcay – Serpil Tamur
Musa Uzunlar – Osman Wöber
Ali Sürmeli – Hüseyin Avni Danyal – Can Gürzap

Etiketler: , , , , , , ,


Nis 24 2010

Dilekçeli Ölüm

Category: Haberleradmin @ 05:05

5 Çocuk Annesi Azize’nin, İnternette Tanıştıgı Birini Eve Almasıyla Başlayan Hikayesi, Yerde Son Buldu.

Bu tuhaf trajedi Diyarbakır’da yaşandı. Azize Tekdemir   internet aşkı K.T.’yi gece eve aldı. Yan odadaki kocası uyanınca sevgilisiyle 3. kattan atladı. Azize branda sayesinde yaralı kurtuldu.  Sevgilisi ise komaya girdi. Yazının devamı “Dilekçeli Ölüm”

Etiketler: , , , , , ,


Nis 24 2010

Ölüm Anını Telden Dinledi

Category: Aşk & Evlilik,Haberleradmin @ 03:25

Esra Kaya nın öldürülme anının ailesi tarafından cep telefonundan saniye saniye dinlediği ortaya çıktı.

Sevdiği erkek uğruna Şanlıurfa’dan töreye karşı koyarak Ağrı’ya kaçan ve burada nikahla evlenen Esra Kaya’nın (Ekinci) bıçaklanarak öldürülme olayını ailenin cep telefonunu ile Şanlıurfa’dan saniye saniye dinlediği ortaya çıktı.

Bir aylık hamile olan gelin Esra’nın cesedi, otopsi yapılmak üzere Trabzon Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Ağrı’nın Diyadin ilçesi nüfusuna kayıtlı olan Elmas ve Mehmet Salih’in oğlu Cihan Nur Kaya (23), Şanlıurfa’da askerlik görevini yaptığı sırada gönlünü Zeliha- Hacı Ekinci’nin kızları Esra’ya kaptırdı. Sürücü ehliyeti almak için Şanlıurfa Halk Eğitim Merkezinde açılan kursa katılan Cihan Nur Kaya, burada biçki- dikiş kursuna giden Esra Ekinci ile tanıştı. Birbirlerine olan ilgi ve sevgisini ailesine bildiren Kaya, Esra’yı istemek için yola çıktı ama Ekinci ailesi bu evliliğe izin vermedi. Bunun üzerine beş ay kadar önce terhis olan Cihan Nur Kaya, Esra’yı kaçırarak Ağrı’ya getirdi. Ağrı’da babaevine yerleşen iki genç nikah işlemlerini yaptı ve ardından düğünle dünyaevine girdi.
CEP TELEFONU İLE DİNLEDİ
Esra’nın Şanlıurfa’da bulunan 19 yaşındaki kardeşi Ferhat Ekinci, bir süre önce Mehmet Salih Kaya’nın Yavuz Mahallesi, 420′nci sokaktaki evine konuk geldi. Esra ve Cihan Nur Kaya’nın yaşadığı evde 4 gün kadar kalan Ferhat Ekinci, memlekete döneceğini belirterek ablasına banyoyu hazırlamasını istedi. Banyo hazırlanırken içeri giren Ferhat Ekinci, “Namusumuzu kirlettin” diyerek ablası Esra’yı bıçaklamaya başladı. Esra’nın feryat ve yardım isteklerine koşan kayın pederi Salih Kaya’yı da bıçaklayan Ferhat Ekinci, iddiaya göre ablasının feryatlarını cep telefonuyla ailesine dinletti. Aile meclisi kararı ile töreye kurban giden Esra Kaya, banyoda hayata veda ederken, kayın peder ambulansla Devlet hastanesine kaldırıldı. Kaçmaya çalışan Ferhat Ekinci ise komşular tarafından yakalanarak polise teslim edildİ.

Hastanede bir süre tedavi edildikten sonra tabuncu edilen cinayetin canlı tanığı Mehmet Salih Kaya ise korkunç bir iddia da bulundu. Ferhat’ın ablasını bıçakladığı sırada diğer elinde cep telefonunu tutarak ağabeyisi Ahmet Ekinci’ye onun feryatlarını dinlettiğini bildirdi. Mehmet Salih Kaya, “Onlara düğün yaptım. Esra benim kızımdan farksızdı. Ferhat, bize güven vererek evime geldi ve kızımı benim evimde öldürdü” diyerek ağladı.
“BEN ŞİMDİ ESRA’SIZ NASIL YAŞARIM?”
Esra Kaya’nın cenazesi otopsi için Trabzon Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilirken olaydan sonra yakalanan Ferhat Ekinci’nin Emniyet Müdürlüğünde sorgusu sürüyor. Severek evlendiği eşinin ailesine ateş püsküren Cihan Nur Kaya, Ağrı’da kahvecilik yaparak geçimini sağladığını bildirdi. Cihan Nur Kaya, “Ailesi Esra’ya olan aşkımı ve sevgimi biliyordu. Onunla Şanlıurfa Halk EĞitim Merkezinde tanıştık ve birbirimize ölünceye kadar sevmeye söz verdik. Kayın biraderim olacak Ferhat Ekinci bana defalarca, ‘Ablamı öldürmem için aile meclisi çok baskı yapıyor. Ama ben Esra’yı asla öldüremem’ diyordu. Beş gün önce kapımı açtım. Ama o Ferhat, hayatımızı söndürdü. Ben şimdi Esra’sız nasıl yaşarım? Bu aile meclisi kararıymış. Ferhat Ekinci bize gelerek önce güven verdi. Sonrada bu cinayeti işledi. Onları Allah’a havale ediyorum” diye konuştu.

Etiketler: , , , , , , ,


Sonraki Sayfa »