Mar 28 2010

Audı’ye Bir Sarı Melek Daha

Category: Teknolojiadmin @ 10:24

Audi bir kez daha ADAC AutoMarxX imaj ve marka çalışmasında “En iyi Marka” seçilerek ‘Yellow Angel’ ödülüne layık görüldü. Audi, otomotiv sektörünün en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilen ve adını ADAC’ın yolda kalan araçlara yardım için gezen sarı renkli yol devriyelerinden alan ‘Yellow Angel’ı daha önce de iki kez almıştı.

Yılın en önemli 8 yeniliğinden biri Audi Yol Bilgisayarı
Tüm dünyayı etkisi altına alan kriz dönemi süresince başarılı bir yol izleyerek durumunu güçlendiren Audi ayrıca, imaj kategorisinde de birinci sırayı aldı. Audi A4 ve A5 modellerinde bulunan verimliliği ölçen yol bilgisayarı, ADAC jürisi tarafından yılın en önemli 8 yeniliğinden biri seçildi.

Değerlendirmenin etkinlik ve kalite kategorilerinde de birinciliğe aday gösterilen Audi, bu yılın puanlamalarının bir bölümünü oluşturan Dekra Raporu’nın üst sıralarında yer aldı ve ADAC Güvenlik Kontrol’ünde de en yüksek puanları aldı.

Etiketler: , , ,


Mar 10 2010

Kanal 24′ün spor programlarına iki ödül

Category: Geneladmin @ 22:15

Türkiye Spor Yazarları Derneği – Ülker Spor Yazarları Armağanı Yarışması’na 24 Spor Servisi adeta damgasını vurdu.

TV spor eserleri dalında birincilik ve ikincilik ödülleri Okay Karacan yönetimindeki 24 Spor Servisi’nin çok sevilen 2 programı Güzel Oyun ve Spor Laboratuvarı’na verildi. Evren Göz ve Fatih Çevik’in hazırladığı “Güzel Oyun” TV Spor Eserleri dalında “Eskişehir Belgeseli” ile birinciliğe layık görüldü.

Derya Oruçoğlu ile Fatih Çevik’in hazırladığı Spor Laboratuvarı programı da “Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı” ile yaptığı söyleşiyle aynı dalda ikinciliği elde etti.

TV Eserleri dalında birincilik ve ikicilik sırasını kapatan 24 Spor Servisi ödüllerini Mayıs ayı içinde İstanbul’da düzenlenecek ödül gecesinde alacak.

Etiketler: , , , , , , ,


Oca 31 2010

Avatar’a bu kez ‘Kara’ ödül

Category: Dünya,Kültür & Sanat & Sinemaadmin @ 03:01

James Cameron’un son filmi Avatar, dünya genelinde yaklaşık 2 milyar dolar gelir elde ederek gişe rekoru kırarken, filmin siyasi ve teolojik mesajları tartışılmaya devam ediyor.

Ancak, Amerika’da en fazla gürültü koparan unsurlardan biri, filmde Sigourney Weaver’in oynadığı karakterin sigara içiyor olması. Tüm dünyada gişe rekorları kıran, birçok ödül toplayan ve verdiği mesajlarla tartışılmaya devam eden Avatar filmi, Amerika’da büyük bir tartışmanın daha parçası oldu. Filmde Sigourney Weaver’in oynadığı karakterin sürekli sigara içiyor olması, sigara karşıtı gruplar tarafından ciddi bir halk sağlığı tehdidi olarak görülüyor. Sigara karşıtı gruplara göre sorun, Amerika’da ve dünyada milyonlarca çocuğun bilet almak için sinema salonlarına koşarak gittiği PG-13 reytingli filmin, çocuklar ve gençler için yapılmış bir film kategorisinde olmasından kaynaklanıyor.
Filmin yönetmeni James Cameron ise konuyla ilgili eleştirilere, Weaver’in gençler için ‘özenilecek bir rol modeli’ olarak yaratılmadığı, bu sebeple oynadığı bilim kadını karakterinin sigara içmesinin yadırganmaması gerektiğini öne sürerek cevap verdi. Cameron, Weaver karakterini şu sözlerle anlattı:

“O kaba biri, küfür ediyor, içki içiyor ve sigara içiyor. Filmde, kendi insan bedenini umursamadığını göstermek istedik. Bu da yine gerçek dünyamızda internette ve video oyunlarında avatarlarının içinde yaşayan insanlara olumsuz bir gönderme. Ayrıca, bir filmde kimsenin sigara içmemesi türünden dogmatik fikirlere inanmıyorum, filmler gerçeği yansıtmalı.”
Beyaz perde de içilen sigaranın gençlerin sigara kullanımını arttırdığına ilişkin güçlü bilimsel kanıtlar sunan saygın tıp dergilerinde yayınlanmış çok sayıda makalesi bulunan Kaliforniya Üniversitesi, San Francisco Tütün Kontrolü Araştırma ve Eğitim Merkezi Direktörü Stanton A. Glantz ise konuyla ilgili olarak Cameron’a şu sözlerle yanıt verdi:

“Bu kişi sanki su kaynağına bir avuç plütonyum atan birine benziyor, Filmde çevre bilimcisi karakteri oynayan Weaver bir yandan sigarasını zevkle tüttürüyor, bir yandan da 22′inci yüzyılda Pandora gezegenini kurtarmak için çalışıyor. Cameron ya ahlaksız ya da aptal olmalı. Çünkü eğer tütün şirketlerinin 1920′lerden beri Hollywood ile anlaşarak filmlere para akıtmalarının bir parçası olarak tütün şirketleri ile bir anlaşma yaptıysa buna ahlaksızlık demek gerekir. Yok, anlaşma yapmadan sigara şirketlerine
50 milyon dolarlık reklamı bedavadan verdiyse o zaman aptal olarak nitelemekten başka çare yok. Sigourney Weaver karakterine ilişkin Cameron’un söyledikleri de saçmalıktan başka bir şey değil. Bu film bir kurgu dünyada geçen fantezi bir hikaye. Ben çok sayıda bilim insanı tanıyorum. Kendim de bilimciyim. Bir sürü de çevre bilimcisi biliyorum. Bir teki bile sigara içmiyor. Olumsuz bir karakter yaratmak için 22′inci yüzyılda sigara içen bir bilim insanı yaratmak sadece saçmalık. Eğer James Cameron Sigourney
Weaver’a illa ki sigara içirmek istiyorsa, bence bunu yapmak için ancak filmi R reyting kategorisine almalı, yani çocuklar için tasarlanmış bir film olmamalı.”

Glantz, “Eğer bir yapımcı sanatsal veya ticari nedenlerle filminde sigara imgesi kullanmak istiyorsa, varsın kullansın, ancak nasıl şiddet, cinsellik, uyuşturucu kullanımı veya küfürlü dil içeren filmler R reytingi alıyorsa, bu film de “R reytingi” alsın, film çocuklar ve gençlere satılmasın,” diyor. Bu kapsamda sadece Winston Churchill gibi tarihi karakterler ile sigaranın sağlık etkilerini gerçekten gösteren sahnelerin istisna olarak kabul edilebileceğini belirten Glantz sözlerine şöyle devam ediyor:
“Eğer reyting kurulu çocuklarımızı uyuşturucu kullanma veya hızlı araba kullanmaya karşı korumak için ebeveynlere tavsiyede bulunuyorsa, neden çocuklarımızı her yıl yüz binlerce insanı bağımlı yapan, hasta eden ve öldüren ölümcül bir ürüne karşı özellikle korumayalım?” dedi.

Avatar filminde yapılan sigara reklamına ilişkin Facebook’da tartışma başlatan Sakarya Üniversitesi Tütün Kontrolü Koordinasyon Kurulu Başkanı Dr. Pınar Pazarlı ise, “Filmde, günümüzden iki yüz yıl sonra, insanlık bilimin doruğuna ulaşmışken, hala sigara olacakmış ve hatta; bir bilim kadını tarafından hem de kapalı alanlarda ve laboratuarda içilebilecekmiş gibi bir izlenim yaratılmaya çalışılmış. Bugünkü bilimsel veriler ışığında; dünyada tamamen dumansız kapalı alanlar yaratmak çabası hakimken ve sigara
içimi konusunda önemli bir değişim rüzgarı başlamışken, sizce bu bir tesadüf mü? Bence değil. Sohbetlerim sırasında bu durumdan bahsettiğim neredeyse hemen herkesin Sigourney Weaver’ın sigaralı sahnesini net olarak hatırlaması oldukça enterasan… Bu hem sevindirici hem de üzücü bir durum. Sevindirici bir durum çünkü sigara içmenin normalize edilmiş bir davranış olması durumu artık değişiyor, beyinler artık o sahne içinde birinin sigara içiyor olmasını anormal ya da farklı bir durum olarak algılıyor ve
dikkatlerini çekiyor. Ayrıca bu sahne, filmin bütün akışı içinde o kadar göze batıyor ve o kadar rahatsız ediyor ki, bu durum bana sigara endüstrisinin ürün yerleştirme tekniklerinde beceriksizleştiğini düşündürüyor. Ama yine de; sigara içiciliği yani nikotin bağımlılığı; pek çok genç ve çocuğun bilinçaltına, hala bu tür görüntülerle bilinçli olarak bulaştırılıyor” diye konuştu.

Etiketler: , , , ,