Nis 25 2010

Bahçeli, Obama’ya sert çıktı

Category: Haberler,Siyasetadmin @ 22:15

MHP Lideri, ABD Başkanı’nın 24 Nisan konuşmasına “Haksız ifadeler” diyerek kızdı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “ABD
Başkanı’nın ecdadımızı soykırımcı olarak suçlamayı sürdürdüğü ve Türk milletine
yönelik olumsuz bakışını devam ettirdiği anlaşılmaktadır. Kelimelerle oynaması bu
durumu değiştirmemekte, Türk milletine yönelik suçlamalarında ısrarlı olduğu bir
kez daha ortaya çıkmaktadır” dedi.

Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, ABD Başkanı Obama’nın, 1915
olaylarına ilişkin sözlerini eleştirdi.

Devlet Bahçeli, şunları kaydetti:
“ABD Başkanı Obama, ABD başkanları tarafından Türk milletine
saygısızlığın ve iftiranın açıkça ilanı anlamına gelen sözde Ermeni soykırım
iddialarına ilişkin açıklamasını bu yıl da yapmıştır.

ABD Başkanı mesajında, 1915 olayları ile ilgili olarak geçen seneki
kavramlarını kullanmış, soykırım kelimesinin İngilizcesi yerine Ermenice bir
tanım olan ‘Büyük felaket’ tanımını tekrarlamıştır. Bu açıklama ile ABD
Başkanı’nın ecdadımızı soykırımcı olarak suçlamayı sürdürdüğü ve Türk milletine
yönelik olumsuz bakışını devam ettirdiği anlaşılmaktadır. Kelimelerle oynaması bu
durumu değiştirmemekte, Türk milletine yönelik suçlamalarında ısrarlı olduğu bir
kez daha ortaya çıkmaktadır.”
Açıklamasında, Türk tarihini karalayan ve haksız ifadelerle suçlayan bu
açıklamaların milletimizin nezdinde bir değeri olmayacağına işaret eden Bahçeli,
hangi dille olursa olsun yapılacak soykırım suçlamasının hiçbir şart altında
kabul edilmeyeceğini bildirdi.

Bahçeli, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bu açıklamada, ‘soykırım’ kelimesi yerine büyük felaket ibaresi
kullanıldığı gerekçesiyle Obama’nın ülkemizi dikkate aldığına dair garabet bir
sonuç çıkartmak ise ancak AKP kadrolarının saklanacağı bahane olacaktır. Başbakan
Erdoğan’ın, bu yılki açıklamayı olumlu bulan yorumu ve Obama’nın
hassasiyetlerimizi iyi bildiğini iddia etmesi, bir devlet adamı için utanç verici
olmuştur. Dışişleri Bakanlığı ise aksi görüş bildirerek Başbakanı yalanlama ve
düzeltme durumunda kalmıştır. Obama’nın baştan sona kadar Türk milletini
karalayan mesajında Başbakan Erdoğan’ın hassasiyetimize uygun olarak gördüğü
kavramların neler olduğu ise anlaşılamamıştır.

Kamuoyu Erdoğan’ı haklı olarak Obama’nın hangi sözlerinden olumlu
sonuçlar çıkardığını öğrenmek istemektedir. Ecdadımız için İngilizcesi yerine
Ermenicesinin kullanıldığı soykırım suçlaması mı olumludur? Osmanlı
İmparatorluğu’nun son günlerinde 1.5 milyon Ermeni katledildiğine ve ölüme
yürüdüğüne dair iddiaları mı hassasiyetimize uygundur? Obama’nın, ’1915′te
olanlarla ilgili görüşlerimi defalarca dile getirdim ve bu görüşlerimde herhangi
bir değişiklik olmadı’ şeklindeki açıklaması mı kabule şayandır? Yoksa,
Başbakan’a yönelik olarak, ‘gerçeklerin tam, açık ve adil bir şekilde
anlaşıldığını görmek hepimizin çıkarınadır’ yönündeki soykırımı tanıması için
yaptığı tavsiyeler mi desteklenmektedir?
Başbakan Erdoğan bu suçlama, karalama ve iddialardan hangisini
hassasiyetlerimize uygun bulmuştur? Başbakan’ın bu yorumu en az Obama’nın sözleri
kadar vahimdir ve asıl ciddiye alınması gereken de bu boyun eğen yaklaşımın
ülkemizde hükümet ediyor olmasıdır.”

“ÇARESİZLİK VE TESLİMİYET”

Açıklamasında, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşma yapan
Obama’nın, ‘geçmişimizle barışma’ adına 1915 olaylarını hatırlatan sözlerini
hararetle alkışlayan Adalet ve Kalkınma Partisi, bu tehlikeli süreci kendi
elleriyle aralamıştır” görüşüne yer veren Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın konuyla
ilgili değerlendirmesinin ise “içine düştüğü çaresizliğin ve teslimiyeti
göstermesi bakımından ibret verici” olduğunu savundu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, açıklamasında şunlara yer verdi:
“Bu yorumu ile ilk kez bir Türk Başbakanı, Türk devleti ve milletine
yönelik ‘soykırım’, ‘işkence’, ‘katliam’, ‘sürgün’ ve ‘tehcir’ gibi suçlamaların
kaynağı olan Ermeni diasporası ile ceddimize hakaret etme noktasında benzer
fikirleri paylaşmış ve aynı noktada buluşmuştur.

Bu gelişme ile bugüne kadar Ermenistan’la yürütülen sürecin sakatlık ve
yanlışlıklarına ilişkin tespitlerimiz maalesef bütünüyle bir kez daha
doğrulanmıştır. Uyarılarımıza duyarsız kalan AKP hükümeti Türkiye’yi çok
tehlikeli bir yola sokmuştur. Dayatmalara boyun eğerek Ermenistan’la imzalanan
protokollerin TBMM’den çekilmemesi halinde Başbakan ve arkadaşları tarih ve
millet önünde ağır vebal altına gireceklerdir.

Hiç değilse bu son gelişmelerden ders ve ibret alabildiği takdirde
hükümet; Ermenistan’la imzalanan protokolleri onay için sevk ettiği Türkiye Büyük
Millet Meclisi’nden derhal geri çekmelidir. Protokollerin Türkiye bakımından
geçersiz ve hükümsüz olduğunu resmen açıklamalıdır ve büyük Türk milletinden
acilen özür dilemelidir. Bunu yapmadığı takdirde AKP hükümeti Türkiye’nin
onurunu, itibarını, haysiyetini ve milli çıkarlarını bilerek ayaklar altına alan
bir hükümet olarak tarihe geçecek ve Türk milleti kendisine bu zilleti layık
görenleri asla affetmeyecektir.”

Etiketler: , , , , , ,


Nis 25 2010

Türkiye’yi Kaybetmek İstemedi

Category: Genel,Haberleradmin @ 01:41

ABD Başkanı Barack Obama, 1915 olayları için, geçen yıl olduğu gibi “büyük felaket” nitelemesini kullandı.

AA


ABD Başkanı Obama, 24 Nisan başkanlık açıklamasında, 1915 olayları için, geçen yıl olduğu gibi, Türkçe’ye “büyük felaket” olarak çevrilen Ermenice “Meds Yeghern” sözüne yer verdi.

Etiketler: , , , , ,


Nis 25 2010

Obama’nın Konuşması Kabineyi Böldü

Category: Genel,Haberleradmin @ 01:40

Başbakan Erdoğan ‘olumlu’ bulurken Dışişleri Bakanı Davutoğlu sert çıktı: Kabul edilebilir değil.

ABD Başkanı Barack Obama’nın her yıl 24 Nisan’da sözde “Ermeni soykırımı” tasarısıyla ilgili olarak yaptığı ve “Büyük felaket” dediği açıklamasıyla ilgili olarak iktidardan iki farklı bakış geldi.

BAŞBAKAN ERDOĞAN OLUMLU BULDU

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ABD Başkanı Barack Obama’nın “soykırım’ yerine Ermenice “Büyük felaket’ ifadesini kullanmasının hatırlatılması üzerine “Bazı mahfillerin bu konuyla ilgili beklentileri çok farklıydı. Bu beklentilere Sayın Obama, bizim hassasiyetimizi de gayet iyi bildiği için bu istikamette bir açıklama yapmadı. Ve bu açıklama şu andaki ABD yönetiminin bu konudaki bakışının ne kadar hassasiyet içinde kaleme alındığını göstermektedir. Süreci bizler de tabi ki hep hassasiyetle takip ettik” dedi.

DIŞİŞLERİ BAKANI DAVUTOĞLU: DOĞRU BULMUYORUZ

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise şunları kaydetti:
Hep vurguladığımız bir husus, biz tarihin herhangi bir şekilde
siyasallaştırılarak değerlendirilmesine karşıyız. Tarihin ancak ve ancak
tarihçiler tarafından araştırılabileceğine ve bu tür tarihi olayların, o tarihi
olaylarla doğrudan ilgili ülkeler, toplumlar arasında konuşulabileceğine
inanıyoruz. Bunun siyasi boyutu olmamalı. Bu açıdan Sayın Obama’nın açıklamasını
doğru bulmuyoruz, kabul edilebilir değildir. Hiçbir şekilde ne yürütme, ne de
parlamentoların bu tür açıklamalarla tarihi yargılarda bulunması kabul edilebilir
bir durum değildir ve tarihi tek taraflı okuma çabaları da bir tür başka bir
adaletsizlik doğurmaktadır.

Etiketler: , , , , ,


Mar 22 2010

Tarihi Oylamada ‘Obama’ Zaferi

Category: Dünya,Geneladmin @ 12:17

Obama’nın Büyük Önem Verdiği Sağlık Reformu, Tarihi Oylamada Çok Az Oy Farkıyla Onaylandı.
ABD Başkanı Barack Obama’nın iç politikadaki en önemli önceliklerinin başında gelen Sağlık Reformu Tasarısı, Temsilciler Meclisi’ndeki tarihi oylamada çok az oy farkıyla onaylandı.

Temsilciler Meclisi’nde, Senato tarafından geçen aralık ayında kabul edilen reform paketi, oylamaya sunuldu. Kongre’de gün boyu süren konuşmaların ardından, kapanış konuşması Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi tarafından yapıldı. Pelosi, sık sık alkışlarla kesilen konuşmasında, ”Bugün toplumumuzun tamamlanmamış önemli bir işini tamamlama fırsatına sahibiz” dedi.

Ardından oylamaya geçildi. Çok çekişmeli geçen oylamada tasarı, 212′ye karşı 219 oyla kabul edildi. Oylamada Cumhuriyetçilerin tamamı, Demokratların ise 34′ü “hayır” oyu kullandı.

Tasarının geçmesi için gereken 216 oya ulaşılmasıyla salondan Demokratların alkış sesleri ve ”evet yapabiliriz” şeklindeki sloganları duyuldu.

Oylamanın ardından Cumhuriyetçiler, tasarıyı öldürmeye yönelik son bir girişimde bulunarak, kürtaj konusundaki ifadelerin değiştirilmesi istemiyle bir önerge sundu, ancak bu önerge, oylanarak reddedildi.

ABD’deki sağlık sigortası sisteminde son 40 yılın en büyük değişikliklerini içeren tarihi önemdeki tasarı, ABD Başkanı Barack Obama’nın imzalamasının ardından yasalaşarak yürürlüğe girecek.

Obama’nın, oylamayı ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ve ekibinden 40 kadar kişiyle birlikte Beyaz Saray’daki Roosevelt Odasında izlediği ve tasarıya “evet” oyları 216′ya ulaşınca odada büyük bir sevinç gösterisi olduğu ifade ediliyor.

-DEĞİŞİKLİKLER PAKETİ DE ONAYLANDI-

Temsilciler Meclisi Genel Kurulu ayrıca, Senato’nun kabul ettiği tasarıya ilişkin, Demokratların istekleri doğrultusunda birtakım değişiklikler yapılmasını içeren bir tasarıyı oyladı. Bu tasarı da 211′e karşı 220 oyla kabul edildi. Oylamada yine Cumhuriyetçilerin tamamı karşı oy kullanırken, 33 Demokrat milletvekili de “hayır” dedi. Değişiklikler paketi, şimdi hafta içinde Senato tarafından ele alınarak oylamaya sunulacak.

-TARTIŞMALI YÖNTEM-

Çoğunluktaki Demokratların, geçmiş yönetimlerce de Kongre’de zaman zaman kullanılan “Bütçe Uzlaşma Yönetmeliği” adlı yönteme başvurması nedeniyle, değişiklikler paketinin 100 üyeli Senato’dan geçmesi için, normalde gereken 60 oy yerine, salt çoğunluğun, yani 51 senatörün oyunu alması yeterli olacak.

Bu yöntemin uygulanmasının nedeni ise Demokratların, Massachusetts eyaletinde geçen ocak ayında yapılan senato seçimini Cumhuriyetçi adayın kazanmasıyla, Senato’daki 60 sandalyelik nitelikli çoğunluğu kaybetmeleri. Değişiklikler öngören tasarı, Senato’da da aynı şekilde onaylanırsa Obama’nın imzasına gidecek, Senato’da kabul görmemesi ya da üzerinde değişikliğe gidilmesi durumundaysa, Temsilciler Meclisi’ne geri gönderilecek.

-DEMOKRATLARIN YOĞUN ÇABASI-

Sağlık Reformu Tasarısının Temsilciler Meclisi’nde onaylanabilmesi için gereken 216 oya ulaşılıp ulaşılmayacağına ilişkin belirsizlik, reforma hayati önem atfeden Başkan Obama’nın da devreye girerek, özellikle kararsız Demokrat milletvekillerini sıkı markaj altına alınmasına yol açtı. Hatta son gün, başkanlığı döneminde kendisi de sağlık reformunu hayata geçirme yönünde çaba gösteren eski başkanlardan Bill Clinton da kararsız milletvekillerini ikna çabalarına dahil olarak, telefon trafiği yürüttü.

Tasarı üzerindeki çalışmalara yoğunlaşabilmek için Endonezya, Guam ve Avustralya’ya yapacağı ziyaretleri erteleyen Obama, Seçim kampanyası dönemini aratmayacak şekilde, çeşitli eyaletlerde konuşmalar yaparak Amerikan halkına sağlık reformunu anlattı. Obama, son gün de Kongre’de Demokrat milletvekilleriyle bir araya gelerek, tasarıya olumlu oy vermeleri için güçlü çağrıda bulundu ve son ana kadar konuyla ilgili telefon trafiğini sürdürdü.

OBAMA: AMERİKAN HALKI İÇİN ZAFER

ABD Başkanı Barack Obama, sağlık reformu paketinin Temsilciler Meclisi’nde onaylanmasının herhangi bir parti için değil, Amerikan halkı için bir zafer olduğunu söyledi.

Oylamanın ardından Beyaz Saray’da, yanında Başkan Yardımcısı Joe Biden ile birlikte gazetecilere açıklama yapan Obama, tasarıyı onaylamalarından ötürü milletvekillerine teşekkür etti.

Bunun kolay bir oylama olmadığını bildiğini, ancak ”doğru oylama” olduğunu ifade eden Obama, reform planının sağlık sistemindeki tüm yanlışları düzeltmeyeceğini, ancak ”kendilerini kararlı biçimde doğru yöne taşıyacağını” belirtti.

AMERİKALININ DUALARINI KARŞILIYOR

Obama, ”Bugünkü oylama, sigorta şirketlerine değil, sıradan insanlara hizmet veren bir sağlık sistemi için birşeyler yapılmasını umut eden her bir Amerikalının dualarını karşılıyor” dedi.

Oylamayı ”Amerikan rüyasının temeline döşenen yeni bir taş” olarak niteleyen Obama, reform paketinin sağlık sigortası bulunmayanlara sigorta kapsamına girmeleri için yardımcı olmanın yanı sıra, sigortası olanlara da katkı sunacağını kaydetti.

Obama, reformun sağlık sigortası olanlara, ülke tarihinin en sıkı tüketici hakları sayesinde sağlık sigortası endüstrisinin suiistimallerini ve aşırılıklarını önlemede daha fazla kontrol sağlayacağını söyledi.

-SAĞLIK REFORMU NELER GETİRİYOR?-

Üzerinde 9 aydır siyasi mücadeleler verilen Sağlık Reformu Tasarısının yasalaşmasıyla 32 milyon sigortasızın sigorta kapsamına alınması ve böylece Amerikalıların yüzde 95′inin sigortalı olması öngörülüyor.

Sağlık Reformu Paketi, sigorta şirketlerinin, daha önceki sağlık koşullarını gerekçe göstererek insanları sigortalamayı reddetmesini ya da sigortayı keyfi olarak iptal etmesini yasaklıyor.

Paket, bünyesinde 50′den fazla işçi çalıştıran şirketlerin de çalışanlarını sigortalatmasını zorunlu tutuyor. Ayrıca velilerin, çocuklarını 26 yaşına kadar kendi sigorta kapsamlarında tutabilmelerini de içeriyor.

Partiler üstü bir organ olan Kongre Bütçe Dairesi, paketin ilk 10 yılda 940 milyon dolara mal olacağı, ancak aynı dönemde bütçe açığını 138 milyar dolar azaltacağı tahmininde bulunundu. Demokrat liderler, ikinci on yılda ise bütçe açığının 1,2 trilyon dolar azalacağını dile getiriyor.

Etiketler: , ,