Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/sohbetod/public_html/blog/wp-config.php:1) in /home/sohbetod/public_html/blog/wp-includes/feed-rss2.php on line 8
Sohbet Odaları - Sohbetodalari.org » Magazin http://www.sohbetodalari.org/blog www.Sohbetodalari.org/blog Sohbet odaları Sun, 23 Jan 2011 17:42:22 +0000 en hourly 1 http://wordpress.org/?v=3.0.1 Erkeklere göre kadınlarda daha fazla! http://www.sohbetodalari.org/blog/erkeklere-gore-kadinlarda-daha-fazla/ http://www.sohbetodalari.org/blog/erkeklere-gore-kadinlarda-daha-fazla/#comments Thu, 16 Sep 2010 18:29:59 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=2090 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yasemin Balcı, yaptıkları bir araştırmadan bıçak gibi kesici ve delici alet kullanılan cinayetlerde kadınların erkeklere göre daha fazla darbe ile hayatlarını kaybettiği sonucunun çıktığını açıkladı. Balcı, “55 kesici aletli cinayette erkeklerde yara sayısı en fazla 58, kadında ise 86″ dedi.

Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri, Prof. Dr. Yasemin Balcı başkanlığında “kesici-delici alet yaralanması nedeniyle ölenlerdeki yara sayısının kadına yönelik şiddet açısından değerlendirilmesi” konulu bir çalışma yaptı.

Çalışmayla ilgili bilgi veren Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yasemin Balcı kesici-delici aletlerle yaralanma ve ölümlerin adli tıp pratiğinde önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Uygulamada, ölümlü olgularda kadınlardaki yara sayısının fazlalığı dikkati çekmiştir. Kesici-delici alet yaralanmasının demografik özellikleriyle ilgili pek çok çalışma yapılmış olmakla birlikte cinsiyete göre yara sayısının karşılaştırılmadığı görülmüştür. Bu çalışmada, ölümlü kesici delici alet yaralanmasında cinsiyete göre yara sayısının değerlendirilmesi amaçlanmıştır” diye konuştu.

Çalışmanın 2000-2009 yılları arasında yapıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Yasemin Balcı, “10 yıllık sürede otopsisi gerçekleştirilen adli olguların 55′i kesici delici alet kullanılan olgulardır. Erkeklerde yara sayısı en fazla 58, kadınlarda 86′dır. Erkeklerde yara sayısı ortalama 6 iken, kadınlarda 24′dür. Diğer bir deyişle erkeklerin yüzde 51.2′sinde tek bir vücut bölgesinde yaralar mevcut iken kadınlarda bu oran yüzde 21.4′dür” dedi.

Eskişehirli bilim adamlarının yaptığı bu çalışma 14-17 Ekim tarihleri arasında İzmir’de yapılacak Adli Bilimler Kongresi’nde sunulacak.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/erkeklere-gore-kadinlarda-daha-fazla/feed/ 0
Kaynını öldürüp jandarmaya sığındı http://www.sohbetodalari.org/blog/kaynini-oldurup-jandarmaya-sigindi/ http://www.sohbetodalari.org/blog/kaynini-oldurup-jandarmaya-sigindi/#comments Thu, 16 Sep 2010 18:29:02 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=2088  Kırşehir’de, kendisini sürekli dövdüğünü iddia eden bir kişi, kaynını tabanca ile vurarak öldürdü.

Olay Kırşehir’in Kaman İlçesine bağlı Aydınlar kasabasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Aydınlar kasabası çıkışında, yol ortasında koşan Canan S’nin jandarma tarafından koruma altına alındığı öğrenildi. Jandarma ekiplerinin yaptığı soruşturma sonrasında, 31 yaşındaki Canan S’nin 24 yaşındaki kaynı Arif S’yi öldürdüğünü tespit etti.

Yapılan soruşturmada, Canan S’nin kendisine sorekli dayak attığını iddia ettiği Arif S’nin bakkal dükkanına gelerek tartıştığı belirlendi. Yetkililer, Tartışma sırasında Canan S’nin yanındaki tabanca ile Arif S’yi kurşunladığı ve Arif S’nin olay yerinde hayatını kaybettiğini bildirdi.

Tabanca satın almak için bileziklerini bozdurduğu öğrenilen Canan S. yapılan soruşturma sonrasında çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Katil zanlısı Canan S’nin kocasının Aksaray ilinde çalıştığı öğrenildi.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/kaynini-oldurup-jandarmaya-sigindi/feed/ 0
İki ileri bir geri değilmiş! http://www.sohbetodalari.org/blog/iki-ileri-bir-geri-degilmis/ http://www.sohbetodalari.org/blog/iki-ileri-bir-geri-degilmis/#comments Thu, 16 Sep 2010 18:27:44 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=2086 İlk Türk Devleti Hunlar zamanındaki adı “Tuğ” olan ve vurmalı ve nefesli sazlardan oluşan askeri mızıka okulunun ismi Osmanlı Devleti Padişahı Fatih Sultan Mehmet döneminden sonra Mehter Takımı olarak değiştirildi. Türk savaş tekniğinin vazgeçilmez unsuru olan askeri müziğin amacı, çok uzaklardan duyulan ve gitgide yaklaşan gök gürültüsüne benzer yabancı bir müzmin sesiyle düşmanın moralini bozup savaşacak güç bırakmamak, düşmanı teslim almak suretiyle harbi en kısa zamanda bitirmek ve böylece bir bakıma insan kıyımını önlemektir.

Yüzlerce yıllık mehter geleneği Anadolu’nun birçok bölgesinde olduğu gibi Çorum Belediyesi Mehter Takımıyla yaşatılarak geleceğe aktarılıyor. Uzun yıllardır Mehterbaşı olarak görev yapan Çorum Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Komiser Yardımcısı Mehterbaşı Selahattin Delice, 30 kişinin yer aldığı mehter takımına seçilen kişilerin nota ve makam bilgisi olmasına özen gösterdiklerini belirtti. Delice, mehter takımının uzun yılların birikimini taşıdığını, bu nedenle çok önemli olduğunu dile getirdi.

“RAHİMALLAH VE KERİMALLAH” YÜRÜYÜŞÜ
Mehter takımı olarak kendilerini en çok rahatsız eden konulardan birinin “Mehter adımı”nın yanlış anlaşılması olduğunu ifade eden Delice, mehter geleneğinde “iki ileri, bir geri” diye bir adımın olmadığını ileri sürdü. Delice, Mehter takımı yürüyüşünü “Yürüyüşlere daima ‘besmele’ ve sağ ayakla başlanır. Yürüyüş yapılırken her üç adımda sağa ve sola dönülüp selam verilir. Bu mehter takımının sağa ve sola ‘Rahimallah ve Kerimallah’ manasına gelen selamlama yürüyüşüdür. Yürüyüşlerde geri adım atılmaz, daima ileri gidilir” şeklinde tanımladı.

Mehter takımında tab (davul), kös, nakkare, zil, trompet ve zurnanın yer aldığını anlatan Delice, mehter takımı enstrümanlarının “kaç katlı” olduklarına göre değiştiğini söyledi. Belediyenin mehter takımının üç katlı olduğunu ifade eden Delice, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Mehteran Bölüğü’nün ise dokuz katlı olduğunu ve Türkiye’nin en büyük mehteran bölüğü unvanına sahip olduğunu kaydetti.
Delice, repertuvarlarında 20’nin üzerinde eserin yer aldığını ve bunların arasında Türk halk ve sanat müziği eserlerinin de olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/iki-ileri-bir-geri-degilmis/feed/ 0
Gökçek’ten CHP ile ilgili ilginç iddia http://www.sohbetodalari.org/blog/gokcekten-chp-ile-ilgili-ilginc-iddia/ http://www.sohbetodalari.org/blog/gokcekten-chp-ile-ilgili-ilginc-iddia/#comments Thu, 16 Sep 2010 18:26:21 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=2084 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı  Melih Gökçek’e göre seçimden önce Önder Sav Kılıçdaroğlu’nu öne sürüp Baykal’ı yediyse, bu sefer Baykal Kılıçdaroğlu’nu öne sürüp Sav’ı yemek istiyor…

Gökçek, Halep Belediye Başkanı Maan Shibiy ve beraberindeki heyeti makamında kabul etti. Kabulde gazetecilerin, ‘CHP uzmanı olduğunuzu iddia ediyorsunuz. Sayın Baykal bugün bir gazetede, ‘CHP kurultayı toplanmalıdır’ dedi. Nasıl değerlendiriyorsunuz?’ şeklindeki sorusu üzerine Gökçek, şunları söyledi:

“Sayın Baykal şimdilik aday değilim dedi. Ama seçimden önce Önder Sav Kılıçdaroğlu’nu öne sürüp Baykal’ı yediyse, bu sefer Baykal Kılıçdaroğlu’nu öne sürüp Sav’ı yemek istiyor. Bu süreçte Gürsel Tekin’den de faydalanacak. Şu anda 35-40 tane Baykal’a yakın olan milletvekili var. Önümüzdeki dönem milletvekili olma şansı sıfır. Bunun için yeniden yönetimi ele geçirmesi isteniyor. Sayın Baykal önce Sav’ı bitirecek, daha sonra fırsat bulursa genel başkan olacak, olamazsa seçimi bekleyecek. Nasıl olsa Kılıçdaroğlu yıpranmış bir şekilde olacak. Oylarının yüzde 30′lara çıkacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, yüzde 24 oy almıştır. Büyük bir ihtimalle yüzde 20′lere kadar inecek. Daha sonra Baykal nerede kalmıştık diye gelecek. Bunları bir CHP uzmanı olarak söylüyorum.”

“Adil Gür ile girilen iddialar üzerine hediyeleri aldınız mı?” sorusuna ise Gökçek, “Sayın Gür hediyeleri almadı. Galiba telefon açıp söyleyeceğim” dedi.

Daha sonra Gökçek ile Halep Belediye Başkanı Shibiy, Ankara’daki parkları gezdi

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/gokcekten-chp-ile-ilgili-ilginc-iddia/feed/ 0
Askerler topluca terhis edilebilir! http://www.sohbetodalari.org/blog/askerler-topluca-terhis-edilebilir/ http://www.sohbetodalari.org/blog/askerler-topluca-terhis-edilebilir/#comments Thu, 16 Sep 2010 18:25:13 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=2082 Bedelli askerlik tartışmaları sürerken gündem “Tek tip”e kilitlendi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan önceki gün Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ile bir araya geldi. Bu sırada Koşaner, Başbakan Erdoğan’a bir dosya sundu. O dosyada “Tek tip” askerlikle ilgili çalışmaların bulunduğu öne sürüldü. İşte o dosyayla ilgili bilgiye ulaşıldı. Genelkurmay Başkanlığı, askerliğin 9 aylık sürede “Tek tip” olarak yapılmasını öngören çalışmayı tamamladı. Genelkurmay’ın taslağı Başbakanlık’ta yapılacak çalışmaya göre işleyecek. Başbakanlık, konunun ilgilendirdiği kurumlarla temasa geçerek Genelkurmay’ın yazdığı metne son şeklini verecek.

İLK MADDELER ARASINDA
Hükümet tasarısı olarak hazırlanacak metin, öncelikle Bakanlar Kurulu’nda tartışmaya açılacak. Bakanlar Kurulu’nun imzasının ardından da TBMM’ye sunulacak. Tasarı, önümüzdeki haftalar içinde tamamlanırsa, 1 Ekim’de yeni yasama yılına başlayacak olan TBMM’nin öncelikleri arasında bulunacak.

ERKEN TERHiS
“Tek tip” askerlik, kısa ve uzun dönemi ortadan kaldıracak. Yasa çıkarsa herkes 9 ay askerlik yapacak. Uzun dönem yapanların süreleri 15 aydan 9 aya inecek. Ancak 6 ay olarak görev yapan üniversite mezunları 3 ay daha kışlada kalacak. Yedek subaylar ise görevlerine devam edecek. Yasa çıkar çıkmaz, yüzlerce asker de erken terhis olacak.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/askerler-topluca-terhis-edilebilir/feed/ 0
“Hayır deme özgürlüğü yoktu” http://www.sohbetodalari.org/blog/hayir-deme-ozgurlugu-yoktu/ http://www.sohbetodalari.org/blog/hayir-deme-ozgurlugu-yoktu/#comments Thu, 16 Sep 2010 18:23:15 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=2080 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’de 12 Eylül’de yapılan halk oylamasında “evet” deme özgürlüğü olduğunu, fakat “hayır” deme özgürlüğünün pek olmadığını savundu.

Düşünce kuruluşu Avrupa Politika Merkezi’nde konuşan Kılıçdaroğlu, anayasa paketi konusunda üniversitelerin konuşamadığını ileri sürerek, şunları kaydetti:

“(Halk oylamasında) ‘evet’ demenin özgürlüğü vardı ama ‘hayır’ demenin pek yoktu. Antalya’da 2 kadın ‘hayır’ dedikleri için bir geceyi nezarette geçirdiler. Gaziantep’te bir genç ‘hayır’ tişörtü giydiği için gözaltına alındı. Buna benzer çok örnek verebiliriz. Bütün bilbordlarda ‘evet’ vardı, bütün afişler ‘evet’ idi. Bütün gazetelerde tam sayfa ‘evet’ ilanları vardı. Acaba Avrupalı dostlarımız niçin gazetelerde ‘hayır’ ilanı çıkmadı diye sordular mı?

Saydamlık demokrasilerde çok önemlidir. ‘Evet’ kampanyasının maliyetini kim biliyor ? ‘Hayır’ kampanyasının, bizim kampanyamızın maliyeti belli: 2 milyon 600 bin lira. Ama AK Parti’nin kampanyasının maliyetini açıklaması lazım.”

Kılıçdaroğlu, “Bazı köşe yazarları referandum öncesi zorunlu izin alıyorsa, bunlara zorunlu izin veriliyorsa, kimse bana (halk oylaması özgür ortamda yapıldı) demesin. Hükümeti hiçbir işadamı eleştiremez. Çünkü ‘biz tarafsızız’ diyen işadamlarını bile Sayın Başbakan eleştirirken, ‘tarafsız olan bertaraf olur’ dedi. Yani ‘tarafsız olan yok olur’. Bunu bir ülkenin başbakanı söylüyor. Reform yaptığı söylenen bir başbakan söylüyor” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, kabul edilen anayasa değişikliğiyle ilgili “Aynı maddeleri kendi ülkenizde uygulayabilirseniz biz de bunu kabul edeceğiz. Eminim hiçbir AB üyesi böyle bir yargı bağımsızlığını asla kabul etmez” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, aşırı dinci akımlar konusundaki bir soru üzerine, şu ifadeleri kullandı:

“Aşırı dinci akımlar konusunda Batı’da oluşan bir kuşku var. Biz inançların özgürce yerine getirildiği, dinin siyasallaşmadığı bir ortamda CHP’nin bu konuda güvence olduğu kanısındayız. İnançlar siyasallaştığı zaman doğal olarak radikal akımlar çıkabiliyor. Tarih de bunu böyle gösteriyor. Ama insanların inançlarını özgürce yerine getirebildikleri bir ortamda Türkiye’de aşıdı dinci akımların yer bulmayacağı kanısındayız.”

-ERMENİSTAN-
Kılıçdaroğlu, Ermenistan’la ilişkiler konusunda görüşlerinin sorulması üzerine, şunları kaydetti:

“Biz bütün komşularımızla barış içinde yaşamak isteriz. Türkiye’nin geleneğinde Mustafa Kemal’den gelen ‘yurtta barış dünyada barış’ sözü var.

Ermenistan’la da çok iyi ilişkiler kurmak isteriz. İki tarafın arşivleri açılsın, biz açtık. Tarihçiler biraraya gelip bu konuyu araştırsın, orada da tereddüt yok. Geçmişte ciddi dramatik olayların yaşandığını biz de biliyoruz ama onları kin ve intikam üzerine kurgulamamalıyız.

Geleceğe, çocuklarımıza güzel bir dünya bırakmak zorundayız. Geçmişin acılarını geleceğe taşımak hiçbir topluma yarar getirmez. Geçmişteki acıları tümüyle unutalım mı ? Hayır, ama objektif yazmamız, doğruları yazmamız lazım. Arşivleri açalım, tartışalım. Doğrular yansısın. Hiçbir tereddütümüz yok ama geçmişte yaşanmış acılar bugün bizlerin biraraya gelip dostça söylemler geliştirmemize engel olmamalı. Geçmişin hataları gelecek kuşaklara fatura edilmemeli. Herşey insan sevgisi üzerine kurgulanmalı.”

-KIBRIS-
Kılıçdaroğlu, Kıbrıs sorunu konusundaki bir soruya da “Biz AB’nin (KKTC’ye) verdiği sözün arkasında durmasını bekliyoruz. Çözüm için gerekli katkı Türk tarafınca yapılmıştır. Annan Planı’na ‘evet’ denmiştir. Üstelik uluslararası kuruluşların da isteği doğrultusunda bu gerçekleşmiştir. BM’nin hazırladığı bir plandır. Ama kabul etmeyenlerin ödüllendirilmesi gibi bir sonuç ortaya çıkmıştır. Bu açıdan biz, AB’nin daha duyarlı davranmasını bekliyoruz” cevabını verdi.

-AB İLE EŞGÜDÜMLÜ DIŞ POLİTİKA-
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, hükümetin dış politikasını değerlendirirken, şu ifadeleri kullandı:

“AK Parti hükümeti, Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede, ‘öncü ve arabulucu’ bir rol üstlenme iddiasında bulunurken, Avrupa Birliği sürecinin gerektirdiği demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan haklarına saygı gibi evrensel değerleri bölge ülkelerine yayma konusunda irade ortaya koymamaktadır.

Oysa CHP, Avrupa Birliği üyeliğine aday olan Türkiye’nin başta İran ve İsrail olmak üzere komşu ülkelere yönelik politikasında, Avrupa Birliği ile eşgüdüm içerisinde olmayı çok önemli görmektedir.”

Kılıçdaroğlu, daha sonra Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu’nun Avrupa Parlamentosu (AP) kanadı üyeleriyle basına kapalı toplantı yaptı.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/hayir-deme-ozgurlugu-yoktu/feed/ 0
Huysuz Virjin Artık Yok http://www.sohbetodalari.org/blog/huysuz-virjin-artik-yok/ http://www.sohbetodalari.org/blog/huysuz-virjin-artik-yok/#comments Sat, 17 Apr 2010 10:59:44 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=1685 Seyfi Dursunoğlu, ’Laf Aramızda’ programında meslek hayatıyla ilgili önemli kararlarını açıkladı

Huysuz Virjin karakteriyle sevilen ünlü sanatçı Seyfi Dursunoğlu, Bilal Özcan’ın ’Laf Aramızda’ programında meslek hayatıyla ilgili önemli kararları açıkladı: “Her komedi yapan kadın kılığına giriyor. Nedense RTÜK’e benimki ters geldi, diğer kadın kılığına girenlerin hepsi benim çocuğum yaşında. Ben 78 yaşındayım. 78 yaşındaki bir adam kadın kılığına girse ne olur, kral kılığına girse ne olur. Ekranları yaşım icabı da bırakmam lazım aslında artık. Sahneyi de bıraktım, çıkmayacağım. Bu bir doyum.”

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/huysuz-virjin-artik-yok/feed/ 0
Helin Avşar ın Tuvalette Seviştiği İddiası http://www.sohbetodalari.org/blog/helin-avsar-in-tuvalette-sevistigi-iddiasi/ http://www.sohbetodalari.org/blog/helin-avsar-in-tuvalette-sevistigi-iddiasi/#comments Sun, 04 Apr 2010 22:43:39 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=1413 Helin Avşar’ın, Arnavutköy’deki bir çorbacının tuvaletinde bir erkekle seviştiği iddiası, 2007 yılının Ağustos ayında magazin gündemine bomba gibi düştü. İddiayı ortaya atanlar fotomodel Berna Arıcı, oryantal Sibel Gökçe ve dansçı Dora Ercan’dı. Avşar, bu üçlüden şikayetçi oldu.

Soruşturma sonunda Arıcı, Gökçe ve Ercan hakkında, “basın yoluyla hakaret” suçundan, 32 aya kadar hapis istemiyle Şişli Sulh Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldı. İkamet adresi nedeniyle 2 mahkeme değiştiren dava, en son Sarıyer 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Şüphelilerden Berna Arıcı ve Dora Ercan, duruşmaya avukatları Muhiddin Yüzüak ile birlikte katıldı. Duruşmada, Avşar’ı ise avukatı Polat Dilli temsil etti. Arıcı’nın, ifadesinde ilginç iddialarda bulunduğu öğrenildi:

“Sabaha karşı 04.00 sıralarında Helin Avşar, dışarıdan yalnız başına içeri girdi. Çok sarhoştu. Hiç oturmadan direkt tuvalete gitti. 5-10 dakika gelmeyince şüphelendik. Başına bir şey gelebileceğini düşündük. Önce Dora, Helin’e bakmak için tuvalete gitti. Kapının altında 20 cm boşluk olduğundan bir erkek ve bir bayan ayakkabısı görünce kapıyı tıklatmış. ‘Helin Abla, iyi misin’ diye sormuş. Helin, ‘Yok bir şey’ demiş. Dora gelmeyince Sibel, o da gelmeyince de ben tuvalete gittim. İçeriden, bir bayanın seks sırasında çıkarabileceği sesleri duydum. Şoke olduk. Bu sesler, kusma ve böğürme sesleri değildi. İçeriden kimin çıkacağını merak ettik, tuvalet kapısı önünde 10 dakika bekledik. Önce 28-30 yaşlarında, çizgili gömlekli, esmer, yakışıklı bir erkek tuvaletten çıkıp gitti. Ondan 10 dakika sonra da Helin çıktı.”

Dora Ercan da “Helin, çorbacıya geldikten 5 dakika sonra, bir Mercedes otomobil geldi. Arabadan inen esmer genç, direkt olarak Helin’in bulunduğu tuvalete yöneldi. Bundan sonra yaşananlar Berna’nın anlattığı gibi oldu” dedi.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/helin-avsar-in-tuvalette-sevistigi-iddiasi/feed/ 0
Selana’dan Yeni Giyim Markası http://www.sohbetodalari.org/blog/selanadan-yeni-giyim-markasi/ http://www.sohbetodalari.org/blog/selanadan-yeni-giyim-markasi/#comments Wed, 31 Mar 2010 00:47:52 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=1357 Selena Gomez, Dream Out Loud By Selena Gomez Adını Taşıyan Giyim Ürünleri ile Karşımızda.

Selena Gomez, Dream Out Loud by Selena Gomez adını taşıyan giyim ürünleri ile karşımızda. Amerika’daki zincir market olan K-Mart ile anlaşan 17 yaşındaki genç yıldız ürünlerin fiyatlarının da oldukça düşük tutulmasını sağlamış. 24 dolardan başlayan ürünler şimdiden büyük ilgi görmeye başladı.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/selanadan-yeni-giyim-markasi/feed/ 0
‘Ekmek alacak param yok’ http://www.sohbetodalari.org/blog/ekmek-alacak-param-yok/ http://www.sohbetodalari.org/blog/ekmek-alacak-param-yok/#comments Sat, 13 Mar 2010 12:55:03 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=895 2004 yılında katıldığı bir evlilik programıyla adını duyuran Caner Toygar,yaşadıklarını “Star” yarışmalarının konu edildiğini “İz Peşinde” adlı programda anlattı: Çok şey vaat ettiler ama hiç birini yerine getirmediler. Şimdi ekmek alacak param kalmadı. Program öncesi attıkları imza nedeniyle şöhret olduğumuz dönemde hiç bir kazancım olmadı. Programlara gidip gelirken bile taksi paramı kendim ödedim. daha sonra parasız kalınca taksicilik yapmaya başladım. Müşteriler çok şaşırıyordu. Kamera şakası falan sanıyorlardı. Bazıları da dalga geçiyordu. Şimdi ekmek alacak param kalmadı” dedi.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/ekmek-alacak-param-yok/feed/ 0