AK Parti Kadıköy İlçe Binası önündeki polis noktasından dün akşam saatlerinde bir polise ait “MP5″ silah kayboldu. Görevli polisin kulübede unutarak ayrılmasından faydalanan bir kişinin silahı aldığı tespit edildi. Alarma geçen polis hemen güvenlik kamerası kayıtlarını inceledi. Yapılan inceleme sonucu içinde 30 mermisi bulunan otomatik silahın “Rambo” lakabıyla tanınan Fenerbahçe taraftarı Okan Güler tarafından çalındığı belirlendi.
“Rambo” lakabıyla tanınan Fenerbahçe taraftarı Okan Güler sonunda Fenerbahçe stadının yakınında Söğütlüçeşme’de kıstırıldı. Polis ekipleri uzun süren çalışmalarının sonucunda Rambo Okan’ı ikna etmeyi başardı.
STAD BİLE ARANDI
Alarma geçen Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri heryeri didik didik aradı. Aramaya yüzlerce polis katıldı.
Aranan yerlerden biri de Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı’ydı. Gece yarısı stadın ışıklarını yakan polis, “Rambo”yu burada da aradı.
Aramaları genişleten polisler otoyol kenarları ve ilçedeki parkları hatta hastane bahçesini dahi aradı.
“RAMBO GÖRÜLDÜ” ALARMI
Gece boyunca yapılan aramalardan sonuç çıkmazken saat 09.00 sıralarında Güler’in stad yakınındaki bir sokakta görüldüğü öne sürüldü.
Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadını çevresinde bekleyen polis hemen hareket geçti. Polis, Söğütlüçeşme Tren İstasyonu’nun arka kısımları ve stadın çevresini abluka altına aldı. Silahlarını çeken polis ekipleri, belirtilen sokakta da didik didik arama yaptı. Ancak yapılan tüm aramalara rağmen yine sonuç alınamadı.
‘RAMBO’ YAKALANDI
Kadıköy polisini alarma geçiren “Rambo” lakaplı Okan Güler, Kadıköy’de bir evin bahçesinde sıkıştırıldı. Köpek kulübesine girdiği belirtilen Güler, elindeki silahla uzun süre polise direndi. Bunun üzerine olay yerine Özel Harekat polisleri çağrıldı. Yaklaşık 1 saatlik çalışma sonucu Güler, önce silahını teslim etti, sonra kendisi teslim oldu. Polis, Rambo Okan’ı gözaltına aldı.
Polis, bugün saat 10.00 sıralarında Kozyatağı’nda Okan Güler’in izine rastladı. Ancak polisin takibinden kurtulan Okan Güler, Söğütlüçeşme’de bir apartmanın bahçesindeki köpek kulübesine girerek saklandı.
Yarım saat sonra Okan Güler’in saklandığı yeri tespit eden polis, geniş güvenlik önlemleri aldı. Sokağa giriş ve çıkışlar kapatıldı. Özel hareket timleri geldi. Bir ambulans hazır bekletildi. Basın mensupları da güvenlik şeridinin dışına alındı.
ALİ KOÇ’U ÇAĞIRDI
Okan Güler, Fenerbahçeli yönetici, işadamı Ali Koç ile arkadaşı Osman Ekmekçi’nin çağrılmasını istedi. Kısa bir süre sonra gelen Osman Ekmekçi polisin ikna çabalarına aracılık etti. Okan Güler bir saat sonra silahla birlikte teslim oldu. Polis, gözaltına aldığı Osman Güler’i İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürdü.
AZİZ YILDIRIM’A KIZMIŞ
Arkadaşı Osman Ekmekçi, “Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’a kızdığı için bunu yapmış. Ali Koç’u çok seviyor. Bu yüzden Ali Koç’un gelmesini istemiş” dedi. Okan Güler, geçen yaz Aziz Yıldırım’ın istifa etmesi için Adana’da intihar girişiminde bulunmuştu.
‘FENERBAHÇELİLİĞİMİ DONDURDUM’
Okan Güler, sağlık kontrolünden sonra Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirildi. Emniyet girişinde basın mensuplarının soruları üzerine Güler, “Silah çalmadım buldum. Fenerium’a girip Aziz Yıldırım’ı protesto edecektim. Çalışan personeli çıkartıp kendimi rehin alacaktım. Amacım Aziz Yıldırım’a gönderme yapmak. Aziz Yıldırım’ı istemiyorum. Aziz Yıldırım gidip Ali Koç başkan olana kadar Fenerbahçeliliğimi dondurdum
]]>CHP lideri Baykal’ın kendini 2. Dünya Savaşı’nda İngiltere Başbakanı Churchill’e, Başbakan Erdoğan’ı da Hitler’e benzetmesiyle ilgili konuşan Erdoğan, İsmet İnönü’yü kast ederek Baykal’a yanıt verdi: ‘Eğer illa Hitler’e benzetecek bir siyasi figür arıyorsa, kendisine milli şef dedirten eski genel başkanlarına baksın’
İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:
KİMSE BİZDE KOPARA KOPARA BİRŞEY ALMADI
1 Mayıs’ı, 1 Mayıs havasında kutladık. Dün Taksim 100 bin kişiyi ağırladı. Tarihi gün yaşandı. 33 yıl aradan sonra böyle bir zemini hazırlamanın mutluluğu içindeyiz. Kimsenin bu iktidardan kopara kopara aldığı bir şey yok.
Kopara kopara alma güçleri varsa 1977′den beri neredeydiler? Türkiye bu bayram manzarası için 32 yıl beklemek zorunda kalmıştır. Türkiye nihayet bunu başarmıştır. Bu, Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesinin bir eseridir. Kirli senaryoların sahiplerine bir kez daha sesleniyorum: Başaramayacaksınız. Hiçbir şey elde edemeyeceksiniz. Karanlık senaryoların tamamı sorgulanıyor, gün yüzüne çıkıyor. Türkiye’nin bu kirli oyunları görmesini istiyorum. Başımızı öne eğmeyeceğiz. Türkiye’nin düşmanlarını sevindirmeyeceğiz. Düşmana inat aydınlık yarınlara yürüyeceğiz.
1 MAYIS TARİHE KAZINACAKTIR
2010 yılı 1 Mayıs’ı tarihteki yerini alacaktır. Türkiye bu bayram havası için 32 yıl beklemek zorunda kalmıştır. Taksim’deki tablo, Türkiye’nin hukuk dışı mücadelelerle, çetelerle mücadelesinin tablosudur. Dün Mehmetçiğe tetik çeken zihniyet ile 1977’de işçinin üzerine kurşun yağdıran zihniyet arasında hiçbir fark yoktur. Çorum’u Kahramanmaraş’ı kana bulayan zihniyet ile Danıştay’da kan döken zihniyet arasında fark yoktur. Bu kirli senaryoların sahiplerine ve tetikçilerine bir kez daha sesleniyorum: Başaramayacaksınız. Başımızı öne eğmeyeceğiz arkadaşlar. Umutsuzluğa kapılmayacağız. Tarih yazan sizleri tebrik ediyorum. Sizler Türkiye’nin bir dünya ülkesi olmasının mimarısınız. Türkiye bugün çetelerle mücadele ediyorsa bu hiç şüphesiz sizin eserinizdir.
EN BOŞ GENSORU ÖNERGESİ
Anayasa değişikliğinin 1. turunda sergilediğiniz o performans çok önemlidir. Sizlerle yorulmak beni ziyadesiyle mutlu etti. Böyle bir partinin üyesi olduğum için Rabbime şükrettim. Ak ile kara anayasa değişiklik maratonunda güneş gibi belirgin olmuştur. Süreci yavaşlatmak için şahsımla ilgili gensoru önergesi verdiler. Ciddiyetle söylüyorum cumhuriyet tarihi boyunca verilmiş en boş gensoru önergesiydi.
KENDİ ARKADAŞLARINIZA GÜVENMİYORSUNUZ
Madem gerekçelerinizde haklısını neden milletvekillerinin hür iradesine ipotek koyuyorsunuz. Neden vekillerin oy kulübesine gidip hayır oyu kullanmasını engelliyorsunuz. Kendi arkadaşlarınıza dahi neden güvenmiyorsunuz. Abdestinden şüphesi olmayan namazından şüphe etmez. Bunlar kendilerinden emin olmadıkları için arkadaşlarına güvenmiyorlar. Kendi hukukçusuna güvenmedikleri için okyanus ötesinden yani hariçten gazel okuyanlara itibar ediyorlar.
SİZ MAHKEMEYE BİZ MİLLETE GİDERİZ
Anayasa Mahkemesi, Ana muhalefet mahkemesi haline geldi. Bunların terörle mücadele dahi tahammülleri yok. Kamu güvenliği müsteşarlığını bile Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Uğurlar olsun. Siz mahkemeye gidersiniz biz ise millete gideriz. Ak Parti ile CHP arasındaki fark da budur.
HİTLER ÖRNEĞİNE, İNÖNÜ’LÜ CEVAP
Sayın Baykal anayasa değişikliği ile her yerde mücadele edileceğini söylerken son derece münasebetsiz bir şekilde Churchill ve Hitler örneğini veriyor. Eğer illa Hitler’e benzetecek bir siyasi figür arıyorlarsa eski genel başkanlarının fotoğraflarına baksınlar. Orada kendisine milli şef dedirten genel başkanlarını göreceklerdir.
FARK BUDUR
Anayasa Mahkemesine gideceklerini söylüyorlar. Artık Anayasa Mahkemesi ana muhalefet mahkemesi haline geldi. Yaptıkları iş bu. Niçin referandumdan korkuyorsunuz? Niçin millete gitmekten korkuyorsunuz. Siz mahkemeye biz millete gideriz. AK Parti ile CHP arasındaki fark budur.
]]>Manisa’nın Alaşehir ilçesinde 14 ve 16 yaşındaki 2 kız çocuğu ile 16 yaşındaki 1 erkek çocuğa fuhuş yaptırıldığı
iddiasıyla düzenlenen operasyonda, bu çocuklara fuhuş yaptırdıkları ve kendileriyle cinsel ilişkiye girdikleri tespit edilen 31 kişi gözaltına alındı.
Alınan bilgiye göre, Alaşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro ekiplerinin bir fuhuş çetesine yönelik olarak uzun süredir yürüttüğü istihbarat çalışması, küçük yaştaki çocukların fuhşa yönlendirildiklerini ortaya çıkardı.
Polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda, çetenin 14 yaşındaki H.G ve 16 yaşındaki D.K adlı kız çocuklarının yanı sıra 16 yaşındaki C.P isimli erkek çocuğunu da para karşılığı fuhuş yaptırdığı belirlendi.
Operasyonda, çocuklara fuhuş yaptırdıkları ve bu çocuklarla cinsel ilişkiye girdikleri iddiasıyla yakalanan 31 kişi gözaltına alındı.
Şüphelilerin olayla ilgili durumu şimdilik mahkemede ve soruşturmanın devam ettiği bildirildi.
]]>Bu teklif bana daha onceden gelmişti,şu anda gelen bir teklif yok.Klubumle Sözleşmemi Uzattım.Önüzmüdeki yılın hazırlıklarını yapmaya basladık bile, diyerek acıkladı.
]]>“Her ne şekilde olursa olsun ve her nereden gelirse gelsin bu şekilde baş gösteren terör olaylarını şiddetle kınıyoruz” diyen Hacıkerimoğlu, şunları kaydetti: “Bugüne kadar barış ve kardeşliğin, birlik ve beraberliğin ilk şehri olan Samsun, 19 Mayıs 1919′da bu unvana imza atmıştır. Ancak son zamanlarda güzel şehrimiz Samsun, birtakım kirli yüzler ve kirli düşünceler tarafından kötü planlara alet edilmek istenmektedir. Bu anlamda, yoğun bir şekilde ülkemizi ve şehrimizi kaos ortamına sokmaya çalışan bu çirkin plan sahipleri, ülkemizin birlik ve beraberliğini hedeflerken, yapılan tüm hain planlar asla amacına
ulaşmayacaktır. Haince saldırıyla şehit düşen iki emniyet mensubuna Allah’tan
rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve sabırlar dilerken, bir süredir ülkemizin ve
şehrimizin birlik ve beraberliğine göz diken hain plan sahiplerini şiddetle
kınıyoruz.”
“AYRILIK TOHUMLARI EKİLEMEZ”
Karadeniz Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (KASİF) Başkanı Osman Reis ise “Birlik, beraberlik ve kurtuluş meşalesinin yakıldığı Samsun’da ayrılık tohumları ekilemez” dedi.
Reis, yayımladığı mesajında, şehitlere Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı dilerken, saldırıyı kınadıklarını bildirdi.
Samsun’da 1919′da birlik, beraberlik ve kurtuluş meşalesinin yakıldığını ifade eden Reis, şunları kaydetti:
“Ahmet Türk’e yapılan saldırı ardından yurt geneline yayılmaya çalışılan şiddet olaylarının ve son olarak dün gece Samsun’un Ladik ilçesinde bir polis aracına düzenlenen hain saldırının, Türk-Kürt kardeşliğini istemeyenlerin, birlik ve beraberliğimizi bozmaya yönelik bir girişimi olduğu açıktır. 1919 yılında birlik, beraberlik ve kurtuluş meşalesinin yakıldığı Samsun’da, huzur ve
refahımızı bozmak için ayrılık meşalesi yakmak isteyen, bunun tohumlarını atmaya çalışan, anarşiden, terörden, kandan ve kaostan beslenen güruh, devletimizin
kararlılığı ve milletimizin sağduyusu sayesinde asla ve asla hedefine
ulaşamayacaktır. Sergilenen oyun aynı, oyuncu aynı, senaryo hep aynı. Sadece yer
ve zaman farklı. Milletimizi birbirine düşüren bu filmi defalarca izledik. Biz
Karadenizliler olarak her zaman olduğu gibi sağduyu içinde hareket ederek,
provokatörlerin oyununa gelmeyecek, ülkeyi kaosa sürüklemek isteyen karanlık güçlerin oyuncağı olmayacağız.”
Samsun Tabip Odası Başkanı Cem Şahan, Atakum Belediye Başkanı Metin Burma, Türkiye Sakatlar Derneği Samsun Şubesi Başkanı Yakup Beyazer de yayımladıkları mesajlarla saldırıyı kınadılar.
Samsun’un Ladik ilçesinde gece polis ekibine düzenlenen silahlı saldırıda şehit olan polis memuru Malik Saykal’ın (36) cenazesi memleketi Amasya’nın Taşova ilçesine getirildi.
Samsun’daki törenin ardından, memleketi Taşova ilçesine bağlı Mercimek köyüne getirilen Saykal’ın Türk bayrağına sarılı cenazesi, köy girişinde çok sayıda kişi tarafından karşılandı.
Şehidin cenazesinin, yarın köy camisinde kılınacak cenaze namazının ardında köy kabristanlığında toprağa verileceği belirtildi. Naaş, köy camisinin morguna kaldırıldı.
Köye gelen Vali Halil İbrahim Daşöz, şehidin yakınlarına taziyelerini sundu. Daşöz, “Hepimizin acısı büyük, ama devletimiz milletimiz büyük, bunlar bizim ne birliğimizi ne bütünlüğümüzü bozabilir, bizi daha da güçlendirir.
Şehitlerimiz zaten Allah’ın katında en yüce mertebedeler. Hepimizin başı sağ olsun” dedi.
Taşova Kaymakamı İbrahim Şivgan, Taşova Belediye Başkanı Özgür Özdemir, İl Emniyet Müdürü Ayhan Acet de köye gelerek şehidin yakınlarına taziyelerini sundular.
Şehit polis memuru Saykal’ın anne ve babasını kaybettiği, Saykal’ın 6 kardeşin en küçüğü olduğu, bir ağabeyinin köyün muhtarı, birinin de kendisi gibi polis memuru olduğu öğrenildi.
]]>Elimizdeki kaynaklar, takımın sahiplerinin Liverpool’u satmak için 500 Milyon sterlik civarında bir parayı isteyeceklerini belirttiler.Liverpool un satılacağı haberi, taraftarları buyuk oranda mutlu etti.