Eyl 16 2010

Erkeklere göre kadınlarda daha fazla!

Category: Sağlık & Diyetadmin @ 21:29

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yasemin Balcı, yaptıkları bir araştırmadan bıçak gibi kesici ve delici alet kullanılan cinayetlerde kadınların erkeklere göre daha fazla darbe ile hayatlarını kaybettiği sonucunun çıktığını açıkladı. Balcı, “55 kesici aletli cinayette erkeklerde yara sayısı en fazla 58, kadında ise 86″ dedi.

Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri, Prof. Dr. Yasemin Balcı başkanlığında “kesici-delici alet yaralanması nedeniyle ölenlerdeki yara sayısının kadına yönelik şiddet açısından değerlendirilmesi” konulu bir çalışma yaptı.

Çalışmayla ilgili bilgi veren Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yasemin Balcı kesici-delici aletlerle yaralanma ve ölümlerin adli tıp pratiğinde önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Uygulamada, ölümlü olgularda kadınlardaki yara sayısının fazlalığı dikkati çekmiştir. Kesici-delici alet yaralanmasının demografik özellikleriyle ilgili pek çok çalışma yapılmış olmakla birlikte cinsiyete göre yara sayısının karşılaştırılmadığı görülmüştür. Bu çalışmada, ölümlü kesici delici alet yaralanmasında cinsiyete göre yara sayısının değerlendirilmesi amaçlanmıştır” diye konuştu.

Çalışmanın 2000-2009 yılları arasında yapıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Yasemin Balcı, “10 yıllık sürede otopsisi gerçekleştirilen adli olguların 55′i kesici delici alet kullanılan olgulardır. Erkeklerde yara sayısı en fazla 58, kadınlarda 86′dır. Erkeklerde yara sayısı ortalama 6 iken, kadınlarda 24′dür. Diğer bir deyişle erkeklerin yüzde 51.2′sinde tek bir vücut bölgesinde yaralar mevcut iken kadınlarda bu oran yüzde 21.4′dür” dedi.

Eskişehirli bilim adamlarının yaptığı bu çalışma 14-17 Ekim tarihleri arasında İzmir’de yapılacak Adli Bilimler Kongresi’nde sunulacak.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,


Mar 20 2010

Arınç’a göre Baykal’ın 2 büyük yanlışı

Category: Siyasetadmin @ 16:00

Baykal’ın Anayasa değişikliğinin içeriğini görmeden peşin hükümlerle hareket ettiğini söyleyen Arınç, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül için kullandığı, “Bu oyuna alet olmayın” sözlerinin de doğru olmadığını söyledi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ürdün’e seyahati öncesi Atatürk Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi. Toplantıda basın mensuplarının soruları üzerine Arınç, CHP Lideri Deniz Baykal’ın bir gazete yayınlanan röportajında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e hitaben “Bu oyuna alet olmayın” sözleri ve Anayasa değişikliği konusundaki açıklamalarını değerlendirdi. CHP Lideri’nin iki yanlış yaptığını söyleyen Arınç, “Bir tanesi henüz anayasa değişikliği paketinde hangi konular olduğunu bilmeden, içinde ne var diye de sormadan. Bu konular üzerinde bir hazırlık yapıp, karşılıklı diyalog ve uzlaşma ortamı içinde bunları konuşmadan, peşinen bu değişikliklere karşı çıkıyor. Bu bir siyasetçi, Anamuhalet Partisi Lideri için fevkalade yanlış bir konu Önce bu pakette hangi konular var. Gelen değişiklik önerileri nelerdir. Bu konular bilinir ondan sonra tartışmaya açılır. Destekleyip, desteklememe konusunda da kendilerinin görüşleri ortaya konmuş olur. Peşinen karşı çıkmak bu anayasa değişikliklerini bu iktidar bu parlamento yapamaz diye konuşmak bence fevkalade yanlış.” ifadelerini kullandı.

Baykal’ın bir gazetede yer alan röportajında Anayasa değişikliği konusunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e hitaben, “Bu oyuna alet olmayın” sözlerini de eleştiren Arınç, “İkincisi bu gün yayınlanan röportajı ben de okudum. Sayın Cumhurbaşkanı için ‘Bu oyuna alet olmayın’ şeklinde bir ifade fevkalade yanlış bir ifadedir. Kimse kimseye akıl vermesin bir, ikincisi bir Cumhurbaşkanına hitap bu şekilde olmaz. Biz biliriz ki Sayın Cumhurbaşkanı ne hiç kimsenin oyununa gelebilecek ne de bir konuda peşin bir hükümlü davranacak bir insan değildir. İleriye sürdüğü tez de hukuken bu güne kadar mümkün olmayan bir uygulamadır. Anayasa’nın 175. Maddesi değişikliklerin hangi yöntemle yapılacağını, bunun için ne gerektiğini, yani hem usul esas bakımından hem de parlamento içinde görüşme yöntemleri bakımından neler getirdiğini hepimiz biliyoruz.” şeklinde konuştu.

Etiketler: , , , , , , ,


Mar 20 2010

Cindoruk’a göre Başbakan’ı seven tek kişi

Category: Siyasetadmin @ 15:51

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, ”Bir başbakan var herkesle dövüşüyor. Orduyla, yargıyla, muhalefet partileriyle, Türkiye’nin temel bilim kurumlarıyla ve basınla dövüşüyor, insanlara hakaret ediyor. Kendisini sarılıp seven bir tek Kibariye kaldı” dedi.

Cindoruk, partisinin Seyhan Otel’de düzenlenen Adana bölge toplantısından önce gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir süredir gündemde olan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ile ilgili iddiaları değerlendiren Cindoruk, Aytaç Durak’ın kökü itibariyle Adalet Partisi’nden geldiğini ve aklanmasını dilediğini belirterek, ”Aklanacağına da inanıyorum. Deneyimli ve 5′nci dönem belediye başkanlığı yapan bir siyasetçi. Bu nedenle yanlış yapacağını sanmıyorum” dedi.

Durak’ın Demokrat Parti’ye geçip geçmeyeceğiyle ilgili soruyu Cindoruk, ”Aklandığı zaman böyle bir teklifimiz olacak. Tabii kendi karar verir” diye yanıtladı.

BÖLGE TOPLANTISI

Cindoruk, daha sonra bölge toplantısında yaptığı konuşmada, Demokrat Parti’nin, halkın istediği, tanıdığı, yanlış yapmayan, yasak koymayan ve yasak kaldıran bir parti olduğunu söyledi.

Konuşmasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilerde bulunan Cindoruk, şöyle konuştu:

”Bir başbakan var herkesle dövüşüyor. Orduyla, yargıyla, muhalefet partileriyle, Türkiye’nin temel bilim kurumlarıyla ve basınla dövüşüyor, insanlara hakaret ediyor. Kendisini sarılıp seven bir tek Kibariye kaldı. Kibariye ‘Sevgili Başbakanım sen ne güzel bir adamsın’ diyor. Şimdi aklıma martılar geldi. Martılar da güzel ama seslerini duydunuz mu? Bağırıp çığlık atıyorlar. Başbakan da martılar gibi bağırıp çığlık atıyor. Doldurmuş bütün basını, televizyonları söylemedik laf bırakmıyor. Bir konuşmasında 5 kuruma taarruz eden, küçümseyen onu hiçe sayan bir başbakan görmedim. Çok başbakanla ihtilaflarımız, davalarımız oldu ama bir başbakan Türkiye’nin temel kurumlarını karşısına alıp da ağzına geleni söyleyip argo konuşabilir mi? Ama bu, başbakan değil, bu yeni rejimin kumandanı. Öyle bir rejim kurmuş ki tamamen etkisi altında bir parti. ‘Bu kardeşimi cumhurbaşkanı seçin’ diyor cumhurbaşkanı seçiliyor, ‘bu kardeşimi meclis başkanı seçin’ diyor meclis başkanı seçiliyor. Bir meclis başkanına dönüp, ‘sen susturamazsan ben sustururum’ diyor. Yani hem başbakan, hem cumhurbaşkanı, hem meclis başkanı, hem de yeteneksiz. İşte Türkiye’nin başına gelen dert bu. Türkiye devleti böylesine sıkıntıya düşmemiştir.”

Etiketler: , , , , ,