Oca 15 2011

Başbakan Erdoğan Sert Çıktı

Category: Siyasetdeccal @ 19:11

Başbakan Erdoğan partisinin il başkanları toplantısında Almanya başbakanı Merkel’e sert sözlerle seslendi ve ‘özür dile’ çağrısı yaptı. Erdoğan satır aralarında AB’ye mesaj vermeyi de ihmal etmedi. Başbakan, son günlerdeki alkol, heykel, yargı ve RTÜK tartışmalarına da değindi. 8 yıldır hangi özgürlüğü kısıtladık? Diye soran Erdoğan’a göre, bu konular Seçim öncesi AK Parti‘yi yıpratma kampanyasının birer ürünü…

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde düzenlenen genişletilmiş il başkanları toplantısında gündemin öne çıkan birçok başlığına değindi.

Yazının devamı “Başbakan Erdoğan Sert Çıktı”

Etiketler: ,


May 02 2010

Herkezi Şaşırtan Benzetme

Category: Genel,Haberleradmin @ 17:06

Recep Tayyip Erdoğan yine gündeme bomba gibi düşecek açıklamalarda bulundu.

CHP lideri Baykal’ın kendini 2. Dünya Savaşı’nda İngiltere Başbakanı Churchill’e, Başbakan Erdoğan’ı da Hitler’e benzetmesiyle ilgili konuşan Erdoğan, İsmet İnönü’yü kast ederek Baykal’a yanıt verdi: ‘Eğer illa Hitler’e benzetecek bir siyasi figür arıyorsa, kendisine milli şef dedirten eski genel başkanlarına baksın’

İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

KİMSE BİZDE KOPARA KOPARA BİRŞEY ALMADI

1 Mayıs’ı, 1 Mayıs havasında kutladık. Dün Taksim 100 bin kişiyi ağırladı. Tarihi gün yaşandı. 33 yıl aradan sonra böyle bir zemini hazırlamanın mutluluğu içindeyiz. Kimsenin bu iktidardan kopara kopara aldığı bir şey yok.

Kopara kopara alma güçleri varsa 1977′den beri neredeydiler? Türkiye bu bayram manzarası için 32 yıl beklemek zorunda kalmıştır. Türkiye nihayet bunu başarmıştır. Bu, Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesinin bir eseridir. Kirli senaryoların sahiplerine bir kez daha sesleniyorum: Başaramayacaksınız. Hiçbir şey elde edemeyeceksiniz. Karanlık senaryoların tamamı sorgulanıyor, gün yüzüne çıkıyor. Türkiye’nin bu kirli oyunları görmesini istiyorum. Başımızı öne eğmeyeceğiz. Türkiye’nin düşmanlarını sevindirmeyeceğiz. Düşmana inat aydınlık yarınlara yürüyeceğiz.

1 MAYIS TARİHE KAZINACAKTIR

2010 yılı 1 Mayıs’ı tarihteki yerini alacaktır. Türkiye bu bayram havası için 32 yıl beklemek zorunda kalmıştır. Taksim’deki tablo, Türkiye’nin hukuk dışı mücadelelerle, çetelerle mücadelesinin tablosudur. Dün Mehmetçiğe tetik çeken zihniyet ile 1977’de işçinin üzerine kurşun yağdıran zihniyet arasında hiçbir fark yoktur. Çorum’u Kahramanmaraş’ı kana bulayan zihniyet ile Danıştay’da kan döken zihniyet arasında fark yoktur. Bu kirli senaryoların sahiplerine ve tetikçilerine bir kez daha sesleniyorum: Başaramayacaksınız. Başımızı öne eğmeyeceğiz arkadaşlar. Umutsuzluğa kapılmayacağız. Tarih yazan sizleri tebrik ediyorum. Sizler Türkiye’nin bir dünya ülkesi olmasının mimarısınız. Türkiye bugün çetelerle mücadele ediyorsa bu hiç şüphesiz sizin eserinizdir.

EN BOŞ GENSORU ÖNERGESİ

Anayasa değişikliğinin 1. turunda sergilediğiniz o performans çok önemlidir. Sizlerle yorulmak beni ziyadesiyle mutlu etti. Böyle bir partinin üyesi olduğum için Rabbime şükrettim. Ak ile kara anayasa değişiklik maratonunda güneş gibi belirgin olmuştur. Süreci yavaşlatmak için şahsımla ilgili gensoru önergesi verdiler. Ciddiyetle söylüyorum cumhuriyet tarihi boyunca verilmiş en boş gensoru önergesiydi.

KENDİ ARKADAŞLARINIZA GÜVENMİYORSUNUZ

Madem gerekçelerinizde haklısını neden milletvekillerinin hür iradesine ipotek koyuyorsunuz. Neden vekillerin oy kulübesine gidip hayır oyu kullanmasını engelliyorsunuz. Kendi arkadaşlarınıza dahi neden güvenmiyorsunuz. Abdestinden şüphesi olmayan namazından şüphe etmez. Bunlar kendilerinden emin olmadıkları için arkadaşlarına güvenmiyorlar. Kendi hukukçusuna güvenmedikleri için okyanus ötesinden yani hariçten gazel okuyanlara itibar ediyorlar.

SİZ MAHKEMEYE BİZ MİLLETE GİDERİZ

Anayasa Mahkemesi, Ana muhalefet mahkemesi haline geldi. Bunların terörle mücadele dahi tahammülleri yok. Kamu güvenliği müsteşarlığını bile Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Uğurlar olsun. Siz mahkemeye gidersiniz biz ise millete gideriz. Ak Parti ile CHP arasındaki fark da budur.

HİTLER ÖRNEĞİNE, İNÖNÜ’LÜ CEVAP

Sayın Baykal anayasa değişikliği ile her yerde mücadele edileceğini söylerken son derece münasebetsiz bir şekilde Churchill ve Hitler örneğini veriyor. Eğer illa Hitler’e benzetecek bir siyasi figür arıyorlarsa eski genel başkanlarının fotoğraflarına baksınlar. Orada kendisine milli şef dedirten genel başkanlarını göreceklerdir.

FARK BUDUR

Anayasa Mahkemesine gideceklerini söylüyorlar. Artık Anayasa Mahkemesi ana muhalefet mahkemesi haline geldi. Yaptıkları iş bu. Niçin referandumdan korkuyorsunuz? Niçin millete gitmekten korkuyorsunuz. Siz mahkemeye biz millete gideriz. AK Parti ile CHP arasındaki fark budur.

Etiketler: , , , , ,


Nis 25 2010

Obama’nın Konuşması Kabineyi Böldü

Category: Genel,Haberleradmin @ 01:40

Başbakan Erdoğan ‘olumlu’ bulurken Dışişleri Bakanı Davutoğlu sert çıktı: Kabul edilebilir değil.

ABD Başkanı Barack Obama’nın her yıl 24 Nisan’da sözde “Ermeni soykırımı” tasarısıyla ilgili olarak yaptığı ve “Büyük felaket” dediği açıklamasıyla ilgili olarak iktidardan iki farklı bakış geldi.

BAŞBAKAN ERDOĞAN OLUMLU BULDU

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ABD Başkanı Barack Obama’nın “soykırım’ yerine Ermenice “Büyük felaket’ ifadesini kullanmasının hatırlatılması üzerine “Bazı mahfillerin bu konuyla ilgili beklentileri çok farklıydı. Bu beklentilere Sayın Obama, bizim hassasiyetimizi de gayet iyi bildiği için bu istikamette bir açıklama yapmadı. Ve bu açıklama şu andaki ABD yönetiminin bu konudaki bakışının ne kadar hassasiyet içinde kaleme alındığını göstermektedir. Süreci bizler de tabi ki hep hassasiyetle takip ettik” dedi.

DIŞİŞLERİ BAKANI DAVUTOĞLU: DOĞRU BULMUYORUZ

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise şunları kaydetti:
Hep vurguladığımız bir husus, biz tarihin herhangi bir şekilde
siyasallaştırılarak değerlendirilmesine karşıyız. Tarihin ancak ve ancak
tarihçiler tarafından araştırılabileceğine ve bu tür tarihi olayların, o tarihi
olaylarla doğrudan ilgili ülkeler, toplumlar arasında konuşulabileceğine
inanıyoruz. Bunun siyasi boyutu olmamalı. Bu açıdan Sayın Obama’nın açıklamasını
doğru bulmuyoruz, kabul edilebilir değildir. Hiçbir şekilde ne yürütme, ne de
parlamentoların bu tür açıklamalarla tarihi yargılarda bulunması kabul edilebilir
bir durum değildir ve tarihi tek taraflı okuma çabaları da bir tür başka bir
adaletsizlik doğurmaktadır.

Etiketler: , , , , ,


Nis 06 2010

Deniz BAYKAL’a Yumurta fırlatanlar AKP’li çıktılar!

Category: Haberler,Siyasetadmin @ 15:29

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, parti genel toplantısında kendisine yumurta saldırısı yapanları resimlerini gösterim isimlerini açıkladı.

Baykal, yumurtalı saldırıyı yapanlarla ilgili şunları söyledi:

Olayı merkez ilçe yönetim kurulu üyesi, il başkan yardımcısı, gençlik kolları başkan yardımcısı. Nüfus kayıtları eldeki kişiler bunlar.

Bunları basın toplantısında size sunacaklar. Arkadaşlarımız bunların AKP Genel Başkan Yardımcısı ile akrabalık bağlantılarını size ispat edeceklerdir. Ne diyorduk biz. Bu olay organize. AKP’liler yaptı diyorduk.

Başbakan çıkıp esiyor “Açtırma kutuyu” diye. Ne biliyorsan söyle. Haber ajansının iddiası “Göstericilere para verildi” diyor.

Başbakan diyor ki “Bana da yapıyorlar”. Ama sana CHP’liler yapmıyor. Buradaki olay farklı. Oradaki saldırıları yapanların Van halkıyla ilgisi yoktur. Van halkı böyle bir davranışın parçası olmamıştır.

Van sokaklarından caddelerinden geçtik bir kişiden bile tepki gelmedi. Tam tersine Van halkına yakışan nazik bir ortam içinde kongre salonuna gittik. Orada karşılaştığımız manzara bir avuç insanın örgütlediği bir manzaradır.

Birileri koli koli yumurta almışlar onları atıyorlar. Nereye atıyorlar otobüse atıyorlar. Eğer Van Emniyeti’nin telkinlerini kabul etmiş olsaydık otobüs caddede duracak 100 metrelik mesafeyi yürüyerek geçecektik ve bu saldırı bize olacaktı.

TERTİBİ AKP’LİLER YAPTI

Bu tertibi kim yaptı. Bu konuda hepimiz belli tespitler yaptık ve bu tespitleri ifade ettik. Bu tespitler açıkça bize bu saldırının Van’daki AKP’liler tarafından organize edildiğini çok açık bir şekilde göstermiştir. Oradaki parti, yöneticisi arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. Bugün elimizde bu saldırıyı düzenleyenlerin fotoğrafları kimlikler. Çok net bir şekilde tespit edilmiş şekilde elimizdedir. Bunlardan birisi AKP’nin il başkan yardımcısıdır. Bir diğeri gençlik kolları başkan yardımcısıdır. Elde film çekimleri fotoğraf çekimleri var.

BDP “Bu olayı yanlış buluyoruz ve kınıyoruz” dedi. Çok açıkça görüyoruz ki bu olay karşısında hem oraya katılanların kimlikleri hem oraya katılanların bize tepki gösteriken sarf ettikleri sözler gösteriyor ki bu tümüyle AKP organizasyonudur.

“VAN’DA KENDİNE GÖRE BİR HUKUK VAR”

Peki var mı bir gelişme? Yok çünkü Van’da kendine göre bir hukuk var. Daha önce Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde gördüğümüz olay var. Orada bir çete var. Hukuk dinlemiyor.

Daha önce Diyarbakır’da da buna benzer bir olay başımıza gelmişti. Orada protesto yapanlar organize olmayan bir şekilde tepki gösterdiler. Biz de şikayetçi olmadık. Demokraside olur böyle dedik. Buna rağmen savcılık harekete geçti ve mahkum etti.

Burada olay belli. Başbakan ‘Çok üzüldüm gereken yapılacaktır’ diyemiyor. Bize masal anlatıyor. Sen masalı bırak fotoğrafların gereğini yap.

Bu Van olayı bir iktidar partisi tarafından ana muhalefet partisine yönelik düzenlenmiş uzun bir süreden buyana ortaya çıkmış bir sokak hareketidir.

“BAŞBAKAN TESPİT DEĞİL, TEHDİT EDİYOR”

Uzun zamandır bir iktidar partisi muhalefet partisini böyle bir tepki gösterme aczi içine düşmemiştir.

Bu olay sebebiyle Van halkına karşı hiçbir kırgınlık duymadım aksine tam bir tezat gördüm. Bu olayın Van’la hiçbir ilgisi yoktur.

Oradaki üç beş çapulcu Van halkını temsil edemez.

Başbakan ikide bir “Sivas’ın ötesine gidemezler” diyordu. Yanlış da olsa bir tespit yaptığını düşünüyordum. Meğer tespit değil tehdit ediyormuş. Meğer giderseniz size gösteririz diyormuş.

Eskiden 1 gidiyorsak şimdi 3 gideceğiz. Elinden geleni de arkana koyma. ” dedi.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,


Mar 23 2010

Erdoğan: TBMM olmazsa millete gideriz

Category: Siyasetadmin @ 16:58
 

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğa, partisinin grup toplantısında gündemdeki gelişmeler değerlendirdi.

TBMM’nin Anayasa değişikliklerini gerçekleştirmesini umduğunu belirten Erdoğan, eğer bu olmazsa karar milletindir der ve referenduma gideriz’ dedi.

İşte Erdoğan’ın açııklamalarından satır başları: İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

- Biz hiçbir zaman kendimizi birilerine kabule ettirmenin gayreti içinde olmadık. Millet bizi beğensin, takdir etsin, o bize yeter dedik. Siyaset milletle yapılır dedik. O ilkeden hiç sapmamanın gayreti içinde olmadık.

- Biz nasıl bizim gibi düşünmeyenlerin de düşüncelerine önem veriyor ve saygı duyuyorsak, bizim gibi düşünmeyenlerden de aynı hassasiyeti bekliyoruz.

CANAYDIN ÖRNEK BİR İNSANDI

- Dün gece gerçekten çok sevdiğim değerli dostum kardeşim, Özhan Canaydın’ı kaybettik. Gerçekten spor dünyasında bir beyefendiydi. Örnek bir insandı. Kendisini tanıdığım andan itibaren karşılıklı dostluğumuz, görüşmelerdeki beyefendilik, kelimeleri seçerken oradaki tarzı her türlü takdirin üstündeydi.

- Ama geçirdiği önemli rahatsızlık ki, ilk dönemde kendisini ziyaret etmiştim. Son dönemde de yine bir telefon görüşmem olmuştu. Ama bu gelişmelerde tabiî ki kaderi ilahi neyse, hepimiz bunun tadacağız göreceğiz. Ben kendisine Allah’tan rahmet diliyorum.

- Hafta sonu Cumartesi günü İstanbul’da sinema ve tiyatro sanatçılarıyla, ardından da radyocularla bir araya geldik. Bunlar bu tür kapsamlı görüşmeler, Türkiye’de ilk kez yaşanan olaylar. İlk kez bir hükümet toplumun farklı kesimleriyle düzenli olarak bir araya geliyor. Biz sanatın ve sanatçının görülemeyeni gördüğüne, söyleyemeyeni söylediğine inanıyor ve ülkenin geleceği için, can yakıcı meseleleri için onların katkılarının hayati derecede önemli olduğuna inanıyoruz.

DUVARLARI AŞAMADI

- Yaşanan acılar yaşanan dramlar, sinema televizyon ve tiyatro diliyle açıkça ortaya kondu. Ülkenin yakıcı sorunları sinema ve tiyatroların duvarlarını aşamadı.

- Bugün bizim çabamız mücadelemiz işte budur. Biz bu kesimlerin, o sorunların ciddiyetle ele alınmasını istiyoruz.

- 21 Mart’ta, yeni bir baharı coşkuyla karşıladık. Ben buradan bir kez daha Nevruz bayramını kutluyorum. Cuma günü biz bu Nevruz’u farklı yaşamak istiyoruz, baharı bahar gibi yaşamak istiyoruz, temennimi dile getirmiştim. Pazar günü ciddi bir asayiş sorunu ortaya çıkmadan kutlanmasından büyük bir memnuniyet duydum.

MANZARALARI İYİ DEĞERLENDİRİN

- Kimi törenlerde haddi aşan ifadeler kullanıldığını, pankart ve resimlerin açıldığını, sinevizyon gösterilerinin yapıldığını da ne yazık ki müşaade ettik. Bu çirkin söylem ve tavırlar, Türkiye geneline hakim olan bayram coşkusunu gölgelemeye karalamaya yetmemiştir. Sorumluluk mevkiinde olanların, kimi siyasi partilerin 2010 nevruzundaki manzaraları iyi değerlendirmelerini, oradan gerekli mesajı çıkartmalarını ve özgür ve demokratik siyaset zeminine doğru yol almalarını diliyorum.

KENDİLERİNE ÖZ ELEŞTİRİ YAPSINLAR

- Olumsuz örneklerden yola çıkarak, milli birlik ve kardeşlik sürecini eleştirenler, önce kendi öz eleştirilerini yapsınlar

- Yıllarca milletin üzerinde tehdit gibi tutulan korkuların yersiz olduğu bugün daha iyi anlaşılıyor. Açılımla ilgili fırtınaların yersiz olduğu daha iyi anlaşılıyor. Türkiye sanal korkuların baskısından kurtuldukça, kardeşliğini pekiştiriyor.

- Açılımın durduğunu, hız kestiğini iddia edenler, Türkiye’nin nasıl değiştiğini daha iyi görmelidirler. 7 Mart’ta Şanlıurfa’da hem dünya kadınlar gününü kutladık, hemde açılışlar yaptık. GAP’ın nasıl bir umut kapısı araladığını, bölgeyi nasıl değiştirdiğini ve buna devam ettiğini yerinde gördüm.

- SODES’le hayatları değişen çocuklarla tanıştığım çocuklar oldu. Tinerci olan çocuklarımızın nasıl topluma yeniden kazandırıldığını gördüm. İlk kez köyünden çıkan, bulunduğu ili gezen, sinemaya ilk defa giden çocuk gördüm. Şimdi SODES’i Türkiye geneline hitap eden bir programa dönüştürüyoruz.

TARİH KARŞISINDA SORUMLU OLACAKLAR

- Sürecin karşısında duran her türlü kişi de tarih karşısında sorumlu olacaktır.

- Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nın üye yapısı da evrensel normlar çerçevesinde değişiyor. Ben bazı şeylere şaşıyorum. Metni mi okumadılar? Parlamento HSYK’yı düzenleyemez. HSYK’nın içinde parlamentonun onayıyla oraya gelecek bir tane üye yok. Kim var? Sadece bugüne kadar olduğu gibi, AB normlarında olduğu gibi Adalet Bakanı ve müsteşar var. Bu dün de vardı, bugün de var.

- Şimdi yapılan yeni düzenlemede ise, birinci derecedeki mahkemelerden de burada yine onlar seçecek.

- Burada yüksek yargının rahatsız olduğu bir konu var. Sadece ben diyorlar, biz diyorlar. Olmaz böyle bir şey diyorlar. Bunu ancak biz belirleriz diyorlar. Birinci derecedeki savcı hakimlerin sizden farkı ne? Dünya bunu zaten böyle yapıyor. AB ülkelerinin çoğunda bunu göreceksin. İlginç olan da şudur, oralarda bunun seçimini parlamento yapıyor.

MANTIKLA HAZIRLANDI

- Hep batı batı batı diyorsunuz, onlar böyle yapıyor bunu. Hepsinde durum bu. Şu anda taslak metinle, geçici 15. madde Anayasa’dan çıkarılıyor. Bu ve benzeri düzenlemelerle, Türkiye Cumhuriyet Anayasa’sı yeniden ele alınmış oluyor. Bu taslak kişisel beklentilerle politik hesapların değil, mantıkla hazırlanmıştır.

- Gerilim olsun istemiyoruz. Bundan bile rahatsız oldular. Düşünebiliyor musunuz? Yargı kendi içindeki ilk dereceli mahkemeleri hazmedemiyor. Bak İtalya’ya. Onlar seçimini yapıp oraya getiriyor.

KAPILARI ÇALAN YİNE BİZİZ

- Bu taslak güçlü bir ülkenin önünü açacak bir taslaktır. Yasaları ve Anayasa’yı siyasi partiler yada hükümetler değil TBMM yapar. Uzlaşma komisyonunda bir taslak hazırlanmadığı için, hazırlanamadığı için Ak Parti olarak biz hazırladık ve bunu TBMM’nin gündemine taşıyoruz. Peki taşıyanlar kim? Milletvekilleri. Uzlaşmaya yanaşmadıklarına yönelik elimizde belgeler var. Biz yine de diyoruz ki uzlaşma diyoruz. Gelin uzlaşalım, gelin katkınızı verin diyoruz. Kapıları çalan yine biziz. Olur ki diyoruz onlar da buna katkı verirler.

- Şimdi ne diyorlar. Daha okumadan. Bu tasarı niçin Meclis’te hazırlanmadı? Başbakanlık’ta, Ak Parti Genel Merkezi’

- Başbakanlık dediğiniz nedir? Neresidir? Türkiye’nin dışında bir yer mi? Adalet Bakanlığı’nın her türlü bakanlığın bağlı olduğu makam. Benim bu tür bir çalışmayı yapmamdan daha doğal ne olabilir? Ayrıca ben ve arkadaşlarım milletvekili değil miyiz? Sen bunu nasıl görmezden gelirsin? Uzlaşma komisyonu kendilerinden eleman ister vermezler.

- İnceleyeceğiz ama biz bu işi seçimden sonra düşünüyoruz diyorlar. Hepsi ipe un seriyor. Ama bizim ne ipe un sermeye, ne de bu kadar uzun süreye tahammülümüz yok.

BU BİR TASARI DEĞİLDİR TASLAKTIR

- Bu bir taslaktır, tasarı değildir. Daha önce siyasi partilerce, STK’larca, farklı kesimlerce dile getirilen hususlar dikkate alınmış raporlar ve çalışmalardan yararlanılmıştır.

- Bunun içinde aslında CHP’nin, MHP’nin, STK’ların söyledikleri de var bunun içinde.

ELEŞTİRİLERE AÇIĞIZ

- Her türlü eleştiriye, katkıya, ilavelerine  hafta sonuna kadar biz açığız ve hazırız. İstiyoruz ki daha ne önerdiğimiz belli olmadan, toptancı bir şekilde bu çalışmaya karşı tavır takınılmasın. Ama dün gördük, verilir verilmez buna başlandı.

HERKESE GİDİYORUZ

- Arkadaşlarım dün bu turlara başladılar. Arkadaşlarım hepsini ziyaret ediyor. Daha ne yapacağız arkadaşlar? Milletvekili olsun olmasın, bu ülkede bu Anayasa’ya katkısı olabilecek herkese gidiyoruz. İstiyoruz ki katılımcı bir Anayasa’yı ortaya koyalım.

- Dün akşam medyanın Ankara temsilcileriyle, 41 medya temsilcisi dün akşamki toplantıya katılmışlardı. İstiyoruz ki her kesim bilgi sahibi olsun. Siyaset bugün bir kez daha samimiyet sınavındadır.

- Anayasa’nın değişmesini her zaman vurgulayanların katkılarını bekliyorum. Bu Meclis anayasa yapamaz demek, Meclis’i ve kendisini inkarıdır. Anayasa değişikliğini belirsiz bir tarihe ertelemek Türkiye’ye zarar verir.

KAPILAR HENÜZ KAPANMADI

- Muhalefetin ve muhalefet partilerinin yaptığı ilk açıklamaları aceleci gördüğümü ifade etmek, kapıların henüz kapanmadığına ben inanmak istiyorum.

- Biz kişisel düzenlemeler yapmıyoruz. Kendi taslağımızı dayatmıyoruz. Hiç kimseyi, hiçbir kurumu etki altına almaya çalışmıyoruz. Böyle bir şey asla söz konusu olamaz.

- AB’de ne tür standartlar varsa Türkiye’de de bunlar olmalıdır. Biz Türk milletini imtiyazlı hale getirmeye, Türk milletinin hukukunu korumaya çalışıyoruz. Her fırsatta kendilerini siyasi taraf haline getiren, hukuki değil siyasi yaklaşımlar içinde olan bir kısım yüksek yargı organının kuvvetler ayrılığı ilkesine uymalıdır.

 

YARGI YÜRÜTMEYE MÜDAHALE ETMEKTEN VAZGEÇMELİ

- Yargı, yürütme ve yasama alanına müdahale etmekten, bu organların yetkilerini ele geçirmeye çalışmaktan vazgeçmelidirler. Hele hele yargıyla dalga geçiyorlar gibi, nezaketten uzak, bulunduğu konumdan uzak, milli iradeyi hafife alan açıklamalar, bu açıklamayı yapanlar adına, ben onları talihsiz bir açıklama olarak değerlendirdim. Tanıdıklarımdan bu yaklaşımı görmek beni üzdü. Almanya’da Fransa’da İtalya’da İspanya’da bir çok Avrupa ülkesinde, Anayasa Mahkemesi’ni Meclis’ler, konseyler seçecek, Türkiye’de Meclis’e öcü diye bakılacak. Böyle bir anlayış olabilir mi?

 

- Gösterilen tahammülsüzlük AK Partiye yönelik değildir, bu millet iradesinedir, demokrasiyedir. Türkiye’de değişimin önünü kimse kesemez.

 

- Ben bir referanduma gerek kalmadan, TBMM’nin bu değişiklikleri gerçekleştirmesini umut ediyorum. Yok eğer bu gerçekleşmezse, karar sahibi millettir der ve aziz milletimizin takdirine meseleyi sunarız.

 

Etiketler: , ,


Mar 16 2010

Erdoğan, Gordon Brown ile görüşüyor

Category: Dünyaadmin @ 18:26

İngiltere’nin başkenti Londra’ya bir çalışma ziyareti gerçekleştiren Başbakan Erdoğan, mevkidaşı Brown ile Downing Street 10 numaradaki Başbakanlık Konutu’nda bir araya geldi.

İngiltere Başbakanı Brown ve Erdoğan, konutun kapısında basın mensuplarına tokalaşarak görüntü verdikten sonra görüşmeye geçti.

Etiketler: , , , ,


Mar 04 2010

Talat: Erdoğan’ın mesajı Rumları rahatsız etti

Category: Dünyaadmin @ 18:35

Talat’ın, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hritofyas’la Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde yaptığı görüşme sona erdi. Talat, görüşmenin ardından makamına dönüşünde yaptığı açıklamada, “Ekonomi” konusunu görüştüklerini, özel temsilcilerinin ve uzmanların bu konuyu çeşitli yönleriyle ele aldığını ve aynı konuyu gelecek günlerde de görüşmeyi sürdüreceklerini kaydetti.

Hristofyas’la baş başa yaptıkları görüşmede ise “Ekonomi” dahil olmak üzere çeşitli konuları ele aldıklarını belirten Talat, Kıbrıs sorununun çeşitli yönleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunduklarını söyledi.

Talat, 16 Martta yapılacak görüşmede de “Ekonomi” konusunu görüşeceklerini, 30 Marttaki görüşmede ise “AB konularına” geçeceklerini açıkladı.

-”FEDERAL BİR YAPI OLUŞTURMA PEŞİNDEYİZ”-

Rum basınında çıkan, “Türk tarafının ekonomiyle ilgili tezlerinde üniter yapıya doğru bir gidişat olduğu” yönündeki yorumlarla ilgili soru Talat, “üniter devletin söz konusu olmadığını” belirterek şöyle konuştu:

“Olur mu öyle şey? Biz federal bir yapı oluşturma peşindeyiz. Federal yapılarda olması gereken neyse bu çerçevede müzakereleri sürdürüyoruz. Üniter devlet tabii ki söz konusu değil, ama tabii ki çeşitli unsurların, sonuçta bütçenin bütünündeki faaliyetleri koordine edecek şekilde düzenlenmesi federal kapsamda da mümkün olmaktadır. Dolayısıyla elbette ki merkezi yapılar da söz konusudur. Bütün yapılar kurucu devletlere ait olmayacaktır, federal düzeyde de yapılar olacaktır. Ekonomide de olacaktır bu. En azından koordinasyon maksatlı dahi olsa bu tür yapılar olacaktır. Bunu üniter devlete bir geçiş olarak algılamak son derece yanlış olur.”

Talat, başka bir soru üzerine, belirlenen görüşme tarihlerine ek görüşme günlerinin belirlenmediğini ifade ederek, görüşmelerin kesilmesi diye bir şeyin söz konusu olmadığını, 30 Marta kadar görüşmelerin devam edeceğini söyledi.

-ERDOĞAN VE BAĞIŞ’IN RUM BASININA AÇIKLAMALARI-

KKTC Cumhurbaşkanı Talat, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın Rum gazetecilere yaptıkları açıklamaların Hristofyas’la görüşmesinde gündeme gelip gelmediğinin sorulmasına karşılık, bu açıklamalara Rumların son derece olumsuz tutum takındığına işaret ederek, Rum tarafında gösterilen tepkilerden duydukları rahatsızlığı Hristofyas’a ilettiğini açıkladı.

Rum tarafında, “Türkiye sözleri bir tarafa bıraksın. İmaj yaratmaya çalışıyor” gibi yakışlıkız ifadelerde bulunulduğunu anımsatan Talat, “Bu konudaki rahatsızlığımızı ilettik” dedi.

-”MESAJLAR OLUMLU, TEPKİLER RAHATSIZ EDİCİ”-

Başbakan Erdoğan ve Bağış’ın, “çok açık bir şekilde görüşme sürecine verdiği desteği ve Türkiye’nin iki halkın kabul edeceği bir çözümü destekleyeceğini, Kıbrıs Rum halkına herhangi bir husumetleri olmadığını, tam tersine Kıbrıs’ı Kıbrıslı Türkler ve Rumlar olarak kucaklamak hedefinde olduğunu ortaya koyduklarına” işaret eden Talat şöyle devam etti:

“(Erdoğan ve Bağış) ‘Eskilere takılmayalım, önümüze bakalım, bir an önce bu sorunu çözelim, sorun çözüldüğü zaman her şey normalleşecek’ dediler. Çözüm süresine verdikleri desteği ifade ettiler, bundan daha net destek ne olabilirdi? Kaldı ki biz bunu bugüne kadar sürekli olarak söylüyorduk, anlatıyorduk. Buna inanmıyorlar, inanmadıklarını ifade ediyorlardı.

İlk kez bir Türkiye başbakanı Rum gazetecilere doğrudan açıklamalar yaptı. Bu Türkiye’nin Rum halkını önemsediğini de gösteriyor. İlk defa oluyor. Sonuçta o halka mesajlar vermek istiyor, o mesajlar da son derece olumlu mesajlar olmuştur. Ama tepki öyle olmamıştır, bu bizi rahatsız etmiştir. Bu konudaki rahatsızlığımızı kendilerine ilettik.”

Talat ve Hristofyas, müzakereler çerçevesindeki bir sonraki görüşmeyi 16 Martta yapacak.

Etiketler: , , , , , , ,


Sonraki Sayfa »