Eyl 16 2010

“Hayır deme özgürlüğü yoktu”

Category: Haberler,Siyasetadmin @ 21:23

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’de 12 Eylül’de yapılan halk oylamasında “evet” deme özgürlüğü olduğunu, fakat “hayır” deme özgürlüğünün pek olmadığını savundu.

Düşünce kuruluşu Avrupa Politika Merkezi’nde konuşan Kılıçdaroğlu, anayasa paketi konusunda üniversitelerin konuşamadığını ileri sürerek, şunları kaydetti:

“(Halk oylamasında) ‘evet’ demenin özgürlüğü vardı ama ‘hayır’ demenin pek yoktu. Antalya’da 2 kadın ‘hayır’ dedikleri için bir geceyi nezarette geçirdiler. Gaziantep’te bir genç ‘hayır’ tişörtü giydiği için gözaltına alındı. Buna benzer çok örnek verebiliriz. Bütün bilbordlarda ‘evet’ vardı, bütün afişler ‘evet’ idi. Bütün gazetelerde tam sayfa ‘evet’ ilanları vardı. Acaba Avrupalı dostlarımız niçin gazetelerde ‘hayır’ ilanı çıkmadı diye sordular mı?

Saydamlık demokrasilerde çok önemlidir. ‘Evet’ kampanyasının maliyetini kim biliyor ? ‘Hayır’ kampanyasının, bizim kampanyamızın maliyeti belli: 2 milyon 600 bin lira. Ama AK Parti’nin kampanyasının maliyetini açıklaması lazım.”

Kılıçdaroğlu, “Bazı köşe yazarları referandum öncesi zorunlu izin alıyorsa, bunlara zorunlu izin veriliyorsa, kimse bana (halk oylaması özgür ortamda yapıldı) demesin. Hükümeti hiçbir işadamı eleştiremez. Çünkü ‘biz tarafsızız’ diyen işadamlarını bile Sayın Başbakan eleştirirken, ‘tarafsız olan bertaraf olur’ dedi. Yani ‘tarafsız olan yok olur’. Bunu bir ülkenin başbakanı söylüyor. Reform yaptığı söylenen bir başbakan söylüyor” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, kabul edilen anayasa değişikliğiyle ilgili “Aynı maddeleri kendi ülkenizde uygulayabilirseniz biz de bunu kabul edeceğiz. Eminim hiçbir AB üyesi böyle bir yargı bağımsızlığını asla kabul etmez” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, aşırı dinci akımlar konusundaki bir soru üzerine, şu ifadeleri kullandı:

“Aşırı dinci akımlar konusunda Batı’da oluşan bir kuşku var. Biz inançların özgürce yerine getirildiği, dinin siyasallaşmadığı bir ortamda CHP’nin bu konuda güvence olduğu kanısındayız. İnançlar siyasallaştığı zaman doğal olarak radikal akımlar çıkabiliyor. Tarih de bunu böyle gösteriyor. Ama insanların inançlarını özgürce yerine getirebildikleri bir ortamda Türkiye’de aşıdı dinci akımların yer bulmayacağı kanısındayız.”

-ERMENİSTAN-
Kılıçdaroğlu, Ermenistan’la ilişkiler konusunda görüşlerinin sorulması üzerine, şunları kaydetti:

“Biz bütün komşularımızla barış içinde yaşamak isteriz. Türkiye’nin geleneğinde Mustafa Kemal’den gelen ‘yurtta barış dünyada barış’ sözü var.

Ermenistan’la da çok iyi ilişkiler kurmak isteriz. İki tarafın arşivleri açılsın, biz açtık. Tarihçiler biraraya gelip bu konuyu araştırsın, orada da tereddüt yok. Geçmişte ciddi dramatik olayların yaşandığını biz de biliyoruz ama onları kin ve intikam üzerine kurgulamamalıyız.

Geleceğe, çocuklarımıza güzel bir dünya bırakmak zorundayız. Geçmişin acılarını geleceğe taşımak hiçbir topluma yarar getirmez. Geçmişteki acıları tümüyle unutalım mı ? Hayır, ama objektif yazmamız, doğruları yazmamız lazım. Arşivleri açalım, tartışalım. Doğrular yansısın. Hiçbir tereddütümüz yok ama geçmişte yaşanmış acılar bugün bizlerin biraraya gelip dostça söylemler geliştirmemize engel olmamalı. Geçmişin hataları gelecek kuşaklara fatura edilmemeli. Herşey insan sevgisi üzerine kurgulanmalı.”

-KIBRIS-
Kılıçdaroğlu, Kıbrıs sorunu konusundaki bir soruya da “Biz AB’nin (KKTC’ye) verdiği sözün arkasında durmasını bekliyoruz. Çözüm için gerekli katkı Türk tarafınca yapılmıştır. Annan Planı’na ‘evet’ denmiştir. Üstelik uluslararası kuruluşların da isteği doğrultusunda bu gerçekleşmiştir. BM’nin hazırladığı bir plandır. Ama kabul etmeyenlerin ödüllendirilmesi gibi bir sonuç ortaya çıkmıştır. Bu açıdan biz, AB’nin daha duyarlı davranmasını bekliyoruz” cevabını verdi.

-AB İLE EŞGÜDÜMLÜ DIŞ POLİTİKA-
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, hükümetin dış politikasını değerlendirirken, şu ifadeleri kullandı:

“AK Parti hükümeti, Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede, ‘öncü ve arabulucu’ bir rol üstlenme iddiasında bulunurken, Avrupa Birliği sürecinin gerektirdiği demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan haklarına saygı gibi evrensel değerleri bölge ülkelerine yayma konusunda irade ortaya koymamaktadır.

Oysa CHP, Avrupa Birliği üyeliğine aday olan Türkiye’nin başta İran ve İsrail olmak üzere komşu ülkelere yönelik politikasında, Avrupa Birliği ile eşgüdüm içerisinde olmayı çok önemli görmektedir.”

Kılıçdaroğlu, daha sonra Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu’nun Avrupa Parlamentosu (AP) kanadı üyeleriyle basına kapalı toplantı yaptı.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,


Mar 31 2010

“Büyük Çarpışma” Gerçekleşti

Category: Dünya,Haberleradmin @ 03:39

Dünyanın en büyük atom altı parçacık çarpıştırıcısı olan Büyük Hadron Çarpıştırıcısında iki proton ışını rekor hıza ulaştırılarak çarpıştırıldı. Bugüne kadarki en büyük enerji açığa çıkarıldı.

Cenevre’deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezinde (CERN), yerin 100 metre altındaki 27 kilometrelik oval tünelde iki proton huzmesi 3,5 Tera elektron volt (3,5 trilyon elektron volt- TeV) enerjiyle, ışık hızına (saniyede 300 bin kilometre) çok yakın bir hızla çarpıştırıldı.

İsviçre-Fransa sınırındaki CERN’in kontrol odasındaki bilim adamları, ilk çarpışmaları alkışlarla karşıladı.

Açığa çıkan enerji, bugüne kadar Avrupa ve ABD’deki çarpıştırıcılarda kaydedilen en yüksek enerji düzeyi oldu.

CERN sözcüsü, bilim adamı Paola Catapano, “Bu yeni bir çağın başlangıcıdır” dedi.

Bilim adamları, “büyük patlama” deneyinde, evrenin doğasını kavramaya yarayacak yeni parçacıklar görmeyi umuyor. Çarpışmada, temel element parçacıkları, atom çekirdeklerini oluşturmak için birleşmeye başlamadan önce meydana gelen “büyük patlama” anındaki koşulların oluşturulması öngörülüyordu.

Etiketler: , , , , , ,


Mar 20 2010

Talat: Ben cennet vaat edemem ama!

Category: Dünyaadmin @ 21:36

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bağımsız aday olan Talat, seçim çalışmaları çerçevesinde Girne bölgesi köylerini ziyaret ederek halkla sohbet etti.

Talat, ziyaretlerinde yaptığı konuşmada, Kıbrıslı Türklerin 2004 yılından itibaren benimsedikleri barış, çözüm ve dünya ile uyum politikaları sayesinde, dünyanın da Kıbrıslı Türklere bakışının değiştiğini, Kıbrıslı Türklerin artık dünya tarafından kabul gördüğünü belirtti.

Dünyayla uyum politikasının asla birilerine teslim olmak anlamına gelmediğini ifade eden Talat, aksine, bunun, Kıbrıslı Türklerin kendi karakterini, kendi kapasitesini, kendi anlayışını, haklarını ve hukukunu dünya ile ilişkilendirmek ve dünyalı yapmak demek olduğunu söyledi.

Talat, ”Son zamanlarda elde edilen kazanımların doğru dünyalılaşma politikaları sayesinde gerçekleştiğini” belirterek, ”Dünyaya olumlu mesajlar verdik. Dünyalı olduğumuz mesajları verdik. Barış istediğimiz, dünyanın değerleriyle uyuştuğumuz mesajını verdik ve bunun içindir ki dünya bize ilgi gösterdi” dedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) son kararıyla, KKTC Taşınmaz Mal Komisyonu’nun yeterli iç hukuk üretebileceğini ilan ettiğini ve bunun devrim niteliğinde bir karar olduğunu belirten Talat, ”AİHM kararı, Kıbrıslı Türklerin tarihinde elde edilen en büyük başarıdır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Talat, ”Geçmişte KKTC’de dünya ile bütünleşme politikası değil, dünyaya meydan okuma politikalarının izlendiğini, dünyaya meydan okudukça da Kıbrıslı Türklerin aleyhine kararlar çıktığını” ifade ederek, ”Ne zaman ki politika değiştirdik ve dünyayla uyumlu hale getirdik politikalarımızı, dünya da bize daha sıcak bakmaya başladı” dedi.

-”HAKLARDAN TAVİZ VERMEDİK”-

Talat, ”bu süre içinde Kıbrıslı Türklerin haklarından bir milimetre taviz verilmediğini, tam aksine, Kıbrıslı Türklerin artık Kıbrıs’ta daha sağlam bir zemine bastığını” kaydetti.

Talat, ”Kıbrıslı Türklerin bu doğru politikaları sayesinde, dünyanın Türkiye’ye de bakışının değiştiğini” söyledi.

”Kim olursa olsun, kim kazanırsa kazansın görüşme masasından kalkmayacak, görüşmeler devam edecek” gibi yaklaşımların içinin boş olduğunu kaydeden Talat, Kıbrıs görüşme zemininin, genel hatlarıyla Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından tarif edildiğini, kimsenin bu çerçeveyi değiştiremeyeceğini, böyle bir şeyi dile getirdiği anda da masadan uzaklaştırılacağını söyledi.

”AB’nin tüm kurumlarının Kıbrıslı Türklerin haklılığını gördüğünü, teslim ettiğini ve yanlışlığa düşmeden bu politikanın sürdürülmesi gerektiğini” ifade den Talat, şöyle devam etti:

”Biz şunu diyoruz; haklıyız, alacaklıyız. Eskiden verecekliydik. Şimdi öyle değil. Biz haklıyız. Biz haklı olduğumuzu ispat ettik. Biz alacaklıyız. Alacağımızı istiyoruz. Ben cennet vaat edemem. Ama bunu vaat edebilirim. Alacaklı olmaya devam edeceğiz. Hakkımızı alacağız. Bugün bunun sonucunu alamayabiliriz. Yarın alacağız. Bunun sonucunu mutlaka alacağız.”

-HRİSTOFYAS’A ELEŞTİRİ-

KKTC Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas’ın, Türkiye, Yunanistan, İngiltere, ”Kıbrıs Cumhuriyeti” ve Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının bir araya gelerek uluslararası bir konferans yapılması önerisine de eleştirerek, ”Kıbrıs cumhuriyeti”ne karşılık Kıbrıslı Türklerin toplum olarak katılacakları bir toplantı önerisinin kabul edilemeyeceğini bildirdi.

Talat, ”Onlar eğer ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ olarak katılacaksa biz de KKTC olarak katılmalıyız. Biz nerede, onlar ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ biz de Kıbrıs Türk toplumu olarak masaya oturduk?” dedi.

-”VATANDAŞLARIMIZI PAZARLIK KONUSU YAPMAYIZ”-

”Çözüm olması halinde, Türkiye kökenli KKTC vatandaşlarının kişilerin geri gönderileceği” yönünde dedikoduların dolaştığını söyleyen Talat, ”Böyle bir şeye inanabileceğinizi düşünmüyorum. Biz vatandaşlarımız arasında ayırım yapmayız. Vatandaşlarımızı pazarlık konusu yapmayız” dedi. Talat halktan bu yalanlara inanmamasını istedi.

Kıbrıslı Türklerin tarihi bir dönüm noktasında olduğunu ifade eden Talat, Kıbrıs Türk halkının bu seçimlerde düne mi döneceğine yoksa dünyaya mı yöneleceğine karar vereceğini anlattı. Talat, ”Dünyaya meydan okuyan zihniyetin tekrar iktidar olması, Kıbrıslı Türkleri tekrar o eski karanlık günlere götürecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bugün ayrıca, Tepebaşı Kültür, Sanat ve Doğayı Koruma Derneği tarafından Tepebaşı İlkokulu’nda düzenlenen Tepebaşı Lale Festivali’nin açılış törenine katıldı.

Etiketler: , , , , , , ,


Mar 20 2010

Küba’da 5.6 şiddetinde deprem

Category: Dünyaadmin @ 21:29

Amerikan Jeolojik Araştırmalar Merkezi, 5,6 şiddetindeki depremin Guantanamo’nun 43 kilometre güneybatısında, yerin 22 kilometre altında meydana geldiğini açıkladı.

Etiketler: , , , , ,


Mar 17 2010

Dünya kupası açılışında dev organizasyon

Category: Sporadmin @ 19:14

FIFA’nın açıklamasına göre Dünya Kupası konserlerinde, Güney Afrikalı folk şarkıcısı Vusi Mahlasela, Malili sanatçılar Amadou ve Mariam, Güney Afrikalı rock grupları BLK JKS ve The Parlotones de sahne alacak.

Johannesburg’un güneyindeki Soweto’da 30 bin seyirci kapasiteli Orlando stadındaki konserlere futbol dünyasının önemli isimleri de katılacak. Televizyondan canlı olarak da yayımlanacak konserlerden elde edilecek gelir FIFA’nın Dünya Kupası için başlattığı ”2010 için 20 Merkez” adlı yardım kampanyasına aktarılacak. Konserlerde bilet fiyatları 45-113 Avro olarak belirlendi.

FIFA Genel Sekreteri Jerome Valcke, bu konserlerle, ”futbol ve müziğin evrensel ve birleştirici gücünün gösterileceğini” söyledi.

Güney Afrika Cumhuriyeti, Dünya Kupası’nın düzenlendiği ilk Afrika ülkesi olacak. 2010 Dünya Kupası 11 Haziran’da Güney Afrika-Meksika maçıyla başlayacak, 11 Temmuz’daki finalle sona erecek.

Etiketler: , , , ,


Mar 04 2010

Talat: Erdoğan’ın mesajı Rumları rahatsız etti

Category: Dünyaadmin @ 18:35

Talat’ın, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hritofyas’la Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde yaptığı görüşme sona erdi. Talat, görüşmenin ardından makamına dönüşünde yaptığı açıklamada, “Ekonomi” konusunu görüştüklerini, özel temsilcilerinin ve uzmanların bu konuyu çeşitli yönleriyle ele aldığını ve aynı konuyu gelecek günlerde de görüşmeyi sürdüreceklerini kaydetti.

Hristofyas’la baş başa yaptıkları görüşmede ise “Ekonomi” dahil olmak üzere çeşitli konuları ele aldıklarını belirten Talat, Kıbrıs sorununun çeşitli yönleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunduklarını söyledi.

Talat, 16 Martta yapılacak görüşmede de “Ekonomi” konusunu görüşeceklerini, 30 Marttaki görüşmede ise “AB konularına” geçeceklerini açıkladı.

-”FEDERAL BİR YAPI OLUŞTURMA PEŞİNDEYİZ”-

Rum basınında çıkan, “Türk tarafının ekonomiyle ilgili tezlerinde üniter yapıya doğru bir gidişat olduğu” yönündeki yorumlarla ilgili soru Talat, “üniter devletin söz konusu olmadığını” belirterek şöyle konuştu:

“Olur mu öyle şey? Biz federal bir yapı oluşturma peşindeyiz. Federal yapılarda olması gereken neyse bu çerçevede müzakereleri sürdürüyoruz. Üniter devlet tabii ki söz konusu değil, ama tabii ki çeşitli unsurların, sonuçta bütçenin bütünündeki faaliyetleri koordine edecek şekilde düzenlenmesi federal kapsamda da mümkün olmaktadır. Dolayısıyla elbette ki merkezi yapılar da söz konusudur. Bütün yapılar kurucu devletlere ait olmayacaktır, federal düzeyde de yapılar olacaktır. Ekonomide de olacaktır bu. En azından koordinasyon maksatlı dahi olsa bu tür yapılar olacaktır. Bunu üniter devlete bir geçiş olarak algılamak son derece yanlış olur.”

Talat, başka bir soru üzerine, belirlenen görüşme tarihlerine ek görüşme günlerinin belirlenmediğini ifade ederek, görüşmelerin kesilmesi diye bir şeyin söz konusu olmadığını, 30 Marta kadar görüşmelerin devam edeceğini söyledi.

-ERDOĞAN VE BAĞIŞ’IN RUM BASININA AÇIKLAMALARI-

KKTC Cumhurbaşkanı Talat, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın Rum gazetecilere yaptıkları açıklamaların Hristofyas’la görüşmesinde gündeme gelip gelmediğinin sorulmasına karşılık, bu açıklamalara Rumların son derece olumsuz tutum takındığına işaret ederek, Rum tarafında gösterilen tepkilerden duydukları rahatsızlığı Hristofyas’a ilettiğini açıkladı.

Rum tarafında, “Türkiye sözleri bir tarafa bıraksın. İmaj yaratmaya çalışıyor” gibi yakışlıkız ifadelerde bulunulduğunu anımsatan Talat, “Bu konudaki rahatsızlığımızı ilettik” dedi.

-”MESAJLAR OLUMLU, TEPKİLER RAHATSIZ EDİCİ”-

Başbakan Erdoğan ve Bağış’ın, “çok açık bir şekilde görüşme sürecine verdiği desteği ve Türkiye’nin iki halkın kabul edeceği bir çözümü destekleyeceğini, Kıbrıs Rum halkına herhangi bir husumetleri olmadığını, tam tersine Kıbrıs’ı Kıbrıslı Türkler ve Rumlar olarak kucaklamak hedefinde olduğunu ortaya koyduklarına” işaret eden Talat şöyle devam etti:

“(Erdoğan ve Bağış) ‘Eskilere takılmayalım, önümüze bakalım, bir an önce bu sorunu çözelim, sorun çözüldüğü zaman her şey normalleşecek’ dediler. Çözüm süresine verdikleri desteği ifade ettiler, bundan daha net destek ne olabilirdi? Kaldı ki biz bunu bugüne kadar sürekli olarak söylüyorduk, anlatıyorduk. Buna inanmıyorlar, inanmadıklarını ifade ediyorlardı.

İlk kez bir Türkiye başbakanı Rum gazetecilere doğrudan açıklamalar yaptı. Bu Türkiye’nin Rum halkını önemsediğini de gösteriyor. İlk defa oluyor. Sonuçta o halka mesajlar vermek istiyor, o mesajlar da son derece olumlu mesajlar olmuştur. Ama tepki öyle olmamıştır, bu bizi rahatsız etmiştir. Bu konudaki rahatsızlığımızı kendilerine ilettik.”

Talat ve Hristofyas, müzakereler çerçevesindeki bir sonraki görüşmeyi 16 Martta yapacak.

Etiketler: , , , , , , ,


Oca 27 2010

Avea ve THY dünyada bir ilke imza attı

Category: Haberler,Teknolojiadmin @ 14:09

Avea CEO’su Erkan Akdemir, THY ile düzenlene ortak mil programıyla ilgili Bloomberg HT’ye önemli açıklamalarda bulundu. “Bizim için heyecanlı bir gün sizin için de heyecanlı önemli bir gün, Bloomberg’e yayının başladığı bugün başarılar diliyorum” diyen Akdemir, yeni projeyle ilgili şu belgileri verdi: “Bu proje THY ile ortak geliştirdiğimiz bir proje. THY yolcuları mil kartlarıyla kazandığı puanlarla ilave dakika alabiliyorlar. Ayrıca Avea ile iletişim yapanlar da ekstra mil kazanacaklar. Bu açıdan hem Türkiye’de, hem de dünyada bir ilk projeye imza attık.”
2010 yılında Avea’nın yeni ürünler ve paketlerle ismini duyuracağını belirten Erkan Akdemir, özellikle büyük şehirlerle ilgili özel projeler hazırladıklarını belirtti.

Etiketler: , , , , ,


« Önceki SayfaSonraki Sayfa »