Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/sohbetod/public_html/blog/wp-config.php:1) in /home/sohbetod/public_html/blog/wp-includes/feed-rss2.php on line 8
Sohbet Odaları - Sohbetodalari.org » başbakan http://www.sohbetodalari.org/blog www.Sohbetodalari.org/blog Sohbet odaları Sun, 23 Jan 2011 17:42:22 +0000 en hourly 1 http://wordpress.org/?v=3.0.1 Herkezi Şaşırtan Benzetme http://www.sohbetodalari.org/blog/herkezi-sasirtan-benzetme/ http://www.sohbetodalari.org/blog/herkezi-sasirtan-benzetme/#comments Sun, 02 May 2010 14:06:54 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=2038 Recep Tayyip Erdoğan yine gündeme bomba gibi düşecek açıklamalarda bulundu.

CHP lideri Baykal’ın kendini 2. Dünya Savaşı’nda İngiltere Başbakanı Churchill’e, Başbakan Erdoğan’ı da Hitler’e benzetmesiyle ilgili konuşan Erdoğan, İsmet İnönü’yü kast ederek Baykal’a yanıt verdi: ‘Eğer illa Hitler’e benzetecek bir siyasi figür arıyorsa, kendisine milli şef dedirten eski genel başkanlarına baksın’

İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

KİMSE BİZDE KOPARA KOPARA BİRŞEY ALMADI

1 Mayıs’ı, 1 Mayıs havasında kutladık. Dün Taksim 100 bin kişiyi ağırladı. Tarihi gün yaşandı. 33 yıl aradan sonra böyle bir zemini hazırlamanın mutluluğu içindeyiz. Kimsenin bu iktidardan kopara kopara aldığı bir şey yok.

Kopara kopara alma güçleri varsa 1977′den beri neredeydiler? Türkiye bu bayram manzarası için 32 yıl beklemek zorunda kalmıştır. Türkiye nihayet bunu başarmıştır. Bu, Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesinin bir eseridir. Kirli senaryoların sahiplerine bir kez daha sesleniyorum: Başaramayacaksınız. Hiçbir şey elde edemeyeceksiniz. Karanlık senaryoların tamamı sorgulanıyor, gün yüzüne çıkıyor. Türkiye’nin bu kirli oyunları görmesini istiyorum. Başımızı öne eğmeyeceğiz. Türkiye’nin düşmanlarını sevindirmeyeceğiz. Düşmana inat aydınlık yarınlara yürüyeceğiz.

1 MAYIS TARİHE KAZINACAKTIR

2010 yılı 1 Mayıs’ı tarihteki yerini alacaktır. Türkiye bu bayram havası için 32 yıl beklemek zorunda kalmıştır. Taksim’deki tablo, Türkiye’nin hukuk dışı mücadelelerle, çetelerle mücadelesinin tablosudur. Dün Mehmetçiğe tetik çeken zihniyet ile 1977’de işçinin üzerine kurşun yağdıran zihniyet arasında hiçbir fark yoktur. Çorum’u Kahramanmaraş’ı kana bulayan zihniyet ile Danıştay’da kan döken zihniyet arasında fark yoktur. Bu kirli senaryoların sahiplerine ve tetikçilerine bir kez daha sesleniyorum: Başaramayacaksınız. Başımızı öne eğmeyeceğiz arkadaşlar. Umutsuzluğa kapılmayacağız. Tarih yazan sizleri tebrik ediyorum. Sizler Türkiye’nin bir dünya ülkesi olmasının mimarısınız. Türkiye bugün çetelerle mücadele ediyorsa bu hiç şüphesiz sizin eserinizdir.

EN BOŞ GENSORU ÖNERGESİ

Anayasa değişikliğinin 1. turunda sergilediğiniz o performans çok önemlidir. Sizlerle yorulmak beni ziyadesiyle mutlu etti. Böyle bir partinin üyesi olduğum için Rabbime şükrettim. Ak ile kara anayasa değişiklik maratonunda güneş gibi belirgin olmuştur. Süreci yavaşlatmak için şahsımla ilgili gensoru önergesi verdiler. Ciddiyetle söylüyorum cumhuriyet tarihi boyunca verilmiş en boş gensoru önergesiydi.

KENDİ ARKADAŞLARINIZA GÜVENMİYORSUNUZ

Madem gerekçelerinizde haklısını neden milletvekillerinin hür iradesine ipotek koyuyorsunuz. Neden vekillerin oy kulübesine gidip hayır oyu kullanmasını engelliyorsunuz. Kendi arkadaşlarınıza dahi neden güvenmiyorsunuz. Abdestinden şüphesi olmayan namazından şüphe etmez. Bunlar kendilerinden emin olmadıkları için arkadaşlarına güvenmiyorlar. Kendi hukukçusuna güvenmedikleri için okyanus ötesinden yani hariçten gazel okuyanlara itibar ediyorlar.

SİZ MAHKEMEYE BİZ MİLLETE GİDERİZ

Anayasa Mahkemesi, Ana muhalefet mahkemesi haline geldi. Bunların terörle mücadele dahi tahammülleri yok. Kamu güvenliği müsteşarlığını bile Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Uğurlar olsun. Siz mahkemeye gidersiniz biz ise millete gideriz. Ak Parti ile CHP arasındaki fark da budur.

HİTLER ÖRNEĞİNE, İNÖNÜ’LÜ CEVAP

Sayın Baykal anayasa değişikliği ile her yerde mücadele edileceğini söylerken son derece münasebetsiz bir şekilde Churchill ve Hitler örneğini veriyor. Eğer illa Hitler’e benzetecek bir siyasi figür arıyorlarsa eski genel başkanlarının fotoğraflarına baksınlar. Orada kendisine milli şef dedirten genel başkanlarını göreceklerdir.

FARK BUDUR

Anayasa Mahkemesine gideceklerini söylüyorlar. Artık Anayasa Mahkemesi ana muhalefet mahkemesi haline geldi. Yaptıkları iş bu. Niçin referandumdan korkuyorsunuz? Niçin millete gitmekten korkuyorsunuz. Siz mahkemeye biz millete gideriz. AK Parti ile CHP arasındaki fark budur.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/herkezi-sasirtan-benzetme/feed/ 0
Türkiye’yi Kaybetmek İstemedi http://www.sohbetodalari.org/blog/turkiyeyi-kaybetmek-istemedi/ http://www.sohbetodalari.org/blog/turkiyeyi-kaybetmek-istemedi/#comments Sat, 24 Apr 2010 22:41:05 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=1900 ABD Başkanı Barack Obama, 1915 olayları için, geçen yıl olduğu gibi “büyük felaket” nitelemesini kullandı.

AA


ABD Başkanı Obama, 24 Nisan başkanlık açıklamasında, 1915 olayları için, geçen yıl olduğu gibi, Türkçe’ye “büyük felaket” olarak çevrilen Ermenice “Meds Yeghern” sözüne yer verdi.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/turkiyeyi-kaybetmek-istemedi/feed/ 0
Obama’nın Konuşması Kabineyi Böldü http://www.sohbetodalari.org/blog/obamanin-konusmasi-kabineyi-boldu/ http://www.sohbetodalari.org/blog/obamanin-konusmasi-kabineyi-boldu/#comments Sat, 24 Apr 2010 22:40:11 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=1898 Başbakan Erdoğan ‘olumlu’ bulurken Dışişleri Bakanı Davutoğlu sert çıktı: Kabul edilebilir değil.

ABD Başkanı Barack Obama’nın her yıl 24 Nisan’da sözde “Ermeni soykırımı” tasarısıyla ilgili olarak yaptığı ve “Büyük felaket” dediği açıklamasıyla ilgili olarak iktidardan iki farklı bakış geldi.

BAŞBAKAN ERDOĞAN OLUMLU BULDU

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ABD Başkanı Barack Obama’nın “soykırım’ yerine Ermenice “Büyük felaket’ ifadesini kullanmasının hatırlatılması üzerine “Bazı mahfillerin bu konuyla ilgili beklentileri çok farklıydı. Bu beklentilere Sayın Obama, bizim hassasiyetimizi de gayet iyi bildiği için bu istikamette bir açıklama yapmadı. Ve bu açıklama şu andaki ABD yönetiminin bu konudaki bakışının ne kadar hassasiyet içinde kaleme alındığını göstermektedir. Süreci bizler de tabi ki hep hassasiyetle takip ettik” dedi.

DIŞİŞLERİ BAKANI DAVUTOĞLU: DOĞRU BULMUYORUZ

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise şunları kaydetti:
Hep vurguladığımız bir husus, biz tarihin herhangi bir şekilde
siyasallaştırılarak değerlendirilmesine karşıyız. Tarihin ancak ve ancak
tarihçiler tarafından araştırılabileceğine ve bu tür tarihi olayların, o tarihi
olaylarla doğrudan ilgili ülkeler, toplumlar arasında konuşulabileceğine
inanıyoruz. Bunun siyasi boyutu olmamalı. Bu açıdan Sayın Obama’nın açıklamasını
doğru bulmuyoruz, kabul edilebilir değildir. Hiçbir şekilde ne yürütme, ne de
parlamentoların bu tür açıklamalarla tarihi yargılarda bulunması kabul edilebilir
bir durum değildir ve tarihi tek taraflı okuma çabaları da bir tür başka bir
adaletsizlik doğurmaktadır.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/obamanin-konusmasi-kabineyi-boldu/feed/ 0
Erdoğan, Bedelli Uygulaması Olabilir… http://www.sohbetodalari.org/blog/erdogan-bedelli-uygulamasi-olabilir/ http://www.sohbetodalari.org/blog/erdogan-bedelli-uygulamasi-olabilir/#comments Wed, 21 Apr 2010 17:44:22 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=1823 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bedelli askerlik için Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile görüşeceğini belirterek, “Şartlar uygun olursa bakar, değerlendirme yaparız” dedi.

Erdoğan, Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtladı. Danıştay’ın, katsayı kararını değerlendiren Erdoğan, “Kesinleşmiş değil. İnanıyorum ki büyük beklentiler içinde olan gençlerimizi bu karar rahatlatmıştır. Nihayi noktada sürecin aynı şekilde tecellisi gençlerimizi rahatlatacaktır. Süreci takip etmekle yetiniyoruz” diye konuştu.

Erdoğan, Bedelli askerlik ile ilgili bir soruyu, “Yarın yoğunluk var. Yeni Zelanda Başbakanı’nın ziyareti var. Programlayabilirsem Genelkurmay Başkanı ile bir araya geleceğim olmazsa ertesi gün. Şartlar uygun olursa bakar değerlendirme yaparız” şeklinde yanıtladı.

İtalya gezisinin ertelenmesine karşı muhalefetin eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Başbakan, “Muhalefet bir çok konuda kendine göre deyimler üretebiliyor. Olayın ne kadar önemli olmasını göstermesi açısından bizim için önemli. 15-20 gün sonra aynı zirveyi yapma şansımız var. Bir tek ben gitmiyorum, 7 -8 bakan arkadaşımız da gidecekti. Onlar uyurken biç çalışıyoruz” dedi.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/erdogan-bedelli-uygulamasi-olabilir/feed/ 0
Başbakan’ın özel albümünden kareler http://www.sohbetodalari.org/blog/basbakanin-ozel-albumunden-kareler/ http://www.sohbetodalari.org/blog/basbakanin-ozel-albumunden-kareler/#comments Fri, 16 Apr 2010 18:04:20 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=1667 Başbakan Erdoğan, kişisel internet sitesine fotoğraf albümünden kendi seçtiği fotoğrafları koydu.
İnternet sitesinde, Erdoğan hakkında merak edilenler, fotoğraf galerisi, videolar, hakkında çıkan haberler, Ulusa Sesleniş konuşmaları ve iletişim kurma yolları bulunuyor.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/basbakanin-ozel-albumunden-kareler/feed/ 0
Abant Gölünün Son Durumu http://www.sohbetodalari.org/blog/abant-golunun-son-durumu/ http://www.sohbetodalari.org/blog/abant-golunun-son-durumu/#comments Fri, 16 Apr 2010 14:08:44 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=1654 Abant’ta doğal dengenin bozulmasına neden olan çalışmanın altındaki plan ortaya çıktı.

Abant’ta suyun yükselmesine, doğal dengenin ve görünümün bozulmasına neden olan yol çalışmalarının altından otel planları çıktı. Hürriyet’in haberine göre; Ağaçların kesildiği bölgede otel yapılabilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İl Çevre Orman Müdürlüğü yazışıyor. Bolu Valiliği, Abant Tabiat Parkı’nda tepki çeken yol açma çalışmaları ile bölgede yapılması planlanan oteller arasında bağlantı bulunmadığını açıklarken, belgeler bu iddianın doğru olmadığını ortaya koyuyor.

Göl etrafındaki çalışmalar başlamadan, 26 Ocak 2010 tarihinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan Bolu Valiliği İl Özel İdare Genel Sekreterliği’ne bir yazı geliyor. Bakan adına Genel Müdür Yardımcısı A. Sedat Sert imzalı yazıda, Abant Gölü ve Yakın Çevresi Çevre Düzenleme Planı’nda talep edilen değişikliğe ilişkin sürecin valilikçe sonuçlandırılmasını takiben Turizm Bakanlığı’na iletilmesi halinde anılan yerin turizm amaçlı değerlendirilmesine yönelik çalışmalarının başlatılabileceği belirtiliyor.

2 Mart 2010

2 Mart 2010’da da, Bolu İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğü’nden, İl Çevre Ve Orman Müdürlüğü’ne bir yazı gönderiliyor. Vali adına Genel Sekreter Tahsin Akduman imzasını taşıyan yazının konusu; “Turizm Merkezi ve Turizm Tesis Alanı.”

Yazıda Abant Gölü Tabiat Parkı yakın çevresinde turizm tesisi yapılması ve turizm merkezi ilan edilmesi düşünülen alanların tabiat parkı içinde kaldığından söz ediliyor. Projenin hayata geçirilebilmesi, ulaşımın park içinden sağlanabilmesi için Uzun Devreli Gelişme Planı ile Abant Gölü ve Yakın Çevresi Çevre Düzenleme Planı’nda düzenleme yapılması gerektiği vurgulanıyor. Turizm ve Kültür Bakanlığı’ndan planı değiştirmek için izin isteniyor.

Plan da yazışmada

Bu arada Bolu Valiliği, otel ve turizm tesisi yapmayı düşündüğü alanlar için bölgenin 1/25 binlik planlarını da bu yazışmalara ekliyor. Bu plana göre, Abant Gölü’nün güneyinde kalan ve göle hakim tepedeki muhteşem manzaralı alanda otel için 9 hektar ayrıldı. Öte yandan yine aynı planda, son düzenlemelerle oluşturulan “Suni yavru Abant Gölü”ne hakim 75 hektarlık bir başka alan da turizm merkezi ilan edilecek.

Soru önergesi ve suç duyurusu

CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk Abant’taki doğa katliamı için TBMM Başkanlığı’na başvurarak yazılı soru önergesi verdi, sorularına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yazılı olarak yanıt vermesini talep etti. TMMOB Orman Mühendisleri Odası eski Genel Başkanı Salih Sönmezışık da Bolu Cumhuriyet Savcılığı’na başvurarak Abant Milli Parkı’nda yapılanların 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’na göre suç olduğunu belirtti, tahribata neden olanların cezalandırılması istedi.

Zarar 2. evrede

Bolu Batı Karadeniz Ormancılık Araştırma Müdürlüğü’nde 12 Nisan’da “Korunan Alanlarda Yönetim ve Planlanma” konulu bir konferans yapıldı. Orman Yüksek Mühendisi Mehmet Tokcan, konferanstaki sunumunda turizmin üç evrede geliştiğini hatırlattı. Bolu’daki korunan alanların başlangıç ve gelişme aşamasını geride bıraktığını belirtti. Son aşamanın, yani doğa yıkımının yaşanmaması için önlemler alınmasını, ikinci evrenin uzatılmasını önerdi. “Üçüncü evreye ait yapılacak yatırım ve atılacak adımlar, doğal alanın daha hızlı bir şekilde tahrip olmasına yol açacaktır” dedi.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/abant-golunun-son-durumu/feed/ 0
Deniz BAYKAL’a Yumurta fırlatanlar AKP’li çıktılar! http://www.sohbetodalari.org/blog/deniz-baykala-yumurta-firlatanlar-akpli-ciktilar/ http://www.sohbetodalari.org/blog/deniz-baykala-yumurta-firlatanlar-akpli-ciktilar/#comments Tue, 06 Apr 2010 12:29:04 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=1518 CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, parti genel toplantısında kendisine yumurta saldırısı yapanları resimlerini gösterim isimlerini açıkladı.

Baykal, yumurtalı saldırıyı yapanlarla ilgili şunları söyledi:

Olayı merkez ilçe yönetim kurulu üyesi, il başkan yardımcısı, gençlik kolları başkan yardımcısı. Nüfus kayıtları eldeki kişiler bunlar.

Bunları basın toplantısında size sunacaklar. Arkadaşlarımız bunların AKP Genel Başkan Yardımcısı ile akrabalık bağlantılarını size ispat edeceklerdir. Ne diyorduk biz. Bu olay organize. AKP’liler yaptı diyorduk.

Başbakan çıkıp esiyor “Açtırma kutuyu” diye. Ne biliyorsan söyle. Haber ajansının iddiası “Göstericilere para verildi” diyor.

Başbakan diyor ki “Bana da yapıyorlar”. Ama sana CHP’liler yapmıyor. Buradaki olay farklı. Oradaki saldırıları yapanların Van halkıyla ilgisi yoktur. Van halkı böyle bir davranışın parçası olmamıştır.

Van sokaklarından caddelerinden geçtik bir kişiden bile tepki gelmedi. Tam tersine Van halkına yakışan nazik bir ortam içinde kongre salonuna gittik. Orada karşılaştığımız manzara bir avuç insanın örgütlediği bir manzaradır.

Birileri koli koli yumurta almışlar onları atıyorlar. Nereye atıyorlar otobüse atıyorlar. Eğer Van Emniyeti’nin telkinlerini kabul etmiş olsaydık otobüs caddede duracak 100 metrelik mesafeyi yürüyerek geçecektik ve bu saldırı bize olacaktı.

TERTİBİ AKP’LİLER YAPTI

Bu tertibi kim yaptı. Bu konuda hepimiz belli tespitler yaptık ve bu tespitleri ifade ettik. Bu tespitler açıkça bize bu saldırının Van’daki AKP’liler tarafından organize edildiğini çok açık bir şekilde göstermiştir. Oradaki parti, yöneticisi arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. Bugün elimizde bu saldırıyı düzenleyenlerin fotoğrafları kimlikler. Çok net bir şekilde tespit edilmiş şekilde elimizdedir. Bunlardan birisi AKP’nin il başkan yardımcısıdır. Bir diğeri gençlik kolları başkan yardımcısıdır. Elde film çekimleri fotoğraf çekimleri var.

BDP “Bu olayı yanlış buluyoruz ve kınıyoruz” dedi. Çok açıkça görüyoruz ki bu olay karşısında hem oraya katılanların kimlikleri hem oraya katılanların bize tepki gösteriken sarf ettikleri sözler gösteriyor ki bu tümüyle AKP organizasyonudur.

“VAN’DA KENDİNE GÖRE BİR HUKUK VAR”

Peki var mı bir gelişme? Yok çünkü Van’da kendine göre bir hukuk var. Daha önce Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde gördüğümüz olay var. Orada bir çete var. Hukuk dinlemiyor.

Daha önce Diyarbakır’da da buna benzer bir olay başımıza gelmişti. Orada protesto yapanlar organize olmayan bir şekilde tepki gösterdiler. Biz de şikayetçi olmadık. Demokraside olur böyle dedik. Buna rağmen savcılık harekete geçti ve mahkum etti.

Burada olay belli. Başbakan ‘Çok üzüldüm gereken yapılacaktır’ diyemiyor. Bize masal anlatıyor. Sen masalı bırak fotoğrafların gereğini yap.

Bu Van olayı bir iktidar partisi tarafından ana muhalefet partisine yönelik düzenlenmiş uzun bir süreden buyana ortaya çıkmış bir sokak hareketidir.

“BAŞBAKAN TESPİT DEĞİL, TEHDİT EDİYOR”

Uzun zamandır bir iktidar partisi muhalefet partisini böyle bir tepki gösterme aczi içine düşmemiştir.

Bu olay sebebiyle Van halkına karşı hiçbir kırgınlık duymadım aksine tam bir tezat gördüm. Bu olayın Van’la hiçbir ilgisi yoktur.

Oradaki üç beş çapulcu Van halkını temsil edemez.

Başbakan ikide bir “Sivas’ın ötesine gidemezler” diyordu. Yanlış da olsa bir tespit yaptığını düşünüyordum. Meğer tespit değil tehdit ediyormuş. Meğer giderseniz size gösteririz diyormuş.

Eskiden 1 gidiyorsak şimdi 3 gideceğiz. Elinden geleni de arkana koyma. ” dedi.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/deniz-baykala-yumurta-firlatanlar-akpli-ciktilar/feed/ 0
Erdoğan’a Güvercin Getirdi http://www.sohbetodalari.org/blog/erdogana-guvercin-getirdi/ http://www.sohbetodalari.org/blog/erdogana-guvercin-getirdi/#comments Mon, 29 Mar 2010 16:28:35 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=1348 Almanya Başbakanı Angela Merkel, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la gerçekleştirdiği görüşmenin başında Lara isimli dokuz yaşındaki öğrencinin yaptığı ”beyaz barış güvercini” biblosu hediye etti.

Başbakan Erdoğan ile Almanya Başbakanı Merkel, resmi karşılama töreninin ardından baş başa görüşmeye geçtiler.

Angela Merkel, görüşmenin başında Lara isimli öğrencinin gönderdiği ”beyaz barış güvercini” ni Başbakan Erdoğan’a hediye etti ve öğrencinin şu mesajını iletti:

”Merhaba!

Bu güvercin sana geldi. Onu Unna şehrinde Katharinenschule’de okuyan Lara adında dokuz yaşındaki bir çocuk yaptı.

Güvercin ‘barış’ın sembolü. Birkaç gün ona baktıktan sonra onu bu yazı ile dünya barışını devam ettirmek için bir kişi veya kuruluşa gönder. Bize de hemen, mümkünse çektiğin bir resim ile birlikte bir mail yolla. Böylece biz de güvercinin ‘barış yolu’nu takip edebiliriz. Bununla sen de Margaretenhöhe Essen’deki ilkokullarının, Hattingen’deki Franziskusschule’nin, Unna’daki Katharinenschule’nin, ayrıca İstanbul ve Pecs’deki okulların barış hareketine katkıda bulunmuş olacaksın’.

Angela Merkel, Başbakan Erdoğan’a Katharinenscuhule’nin mail adresini de verdi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye’nin de Almanya’da okulları olabileceğini belirterek, “Fakat bu, Almanya’da yaşayan Türkler için Almanca öğrenmemek için bir bahane olmamalı.” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Almanya Başbakanı Angela Merkel, baş başa görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Erdoğan konuşmasının başında, Moskova’da meydana gelen terör saldırısından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, “Terörün herhangi bir fayda getirmeyeceği açıktır.” ifadesini kullandı. Türkiye’nin teröre karşı ortak mücadele platformu içinde her zaman olacağını söyleyen Erdoğan, “Bu mücadelenin ulusal bazdan çıkarılarak, uluslararası bazda devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz.” diye konuştu.

Almanya’da yaşayan Türk vatandaşlarının durumu ile Türkiye’nin AB’ye giriş sürecinin ele alındığını aktaran Erdoğan, “AB’ye tam üyelik konusunda sağlam adımlarla ilerliyoruz.” sözlerini kaydetti. Erdoğan şöyle devam etti: “Özellikle Türk-Alman ilişkilerinin köklü tarihinden de yararlanarak, Almanya’nın diğer AB ülkelerine de örnek olacak şekilde, bu sürece yönelik eğitim alanında, ki yarın Türk-Alman üniversitesinin Parlamento’muzdan geçeceğine inanıyorum. Bu arada Anadolu yakasında, Beykoz tarafında da üniversitenin yapımına yönelik altyapı çalışmalarını bitirdik. Ülkemizde gerek Alman Lisesi, gerek Avusturya Lisesi, gerek İstanbul Erkek Lisesi gibi liselerimiz Almanca eğitim veren liselerimiz. Anadolu liselerimizde Almanca öğrenmek mümkün. Normal liselerde aynı şeklide bunlar var. Türkiye’deki bu atılan adım, Türkiye-Almanya arasında, özellikle gençlerimizin Almancayı öğrenmesi noktasında çok önemli, onlarca yıl önce atılmış bir adım. Aynı statüde adımların, Almanya’da atılabileceği noktasında da Bayan Merkel’den bunu duymak beni ayrıca mutlu etti. Bunu ifade etmek isterim.”

“TÜRKİYE’NİN DE ALMANYA’DA OKULU OLABİLİR”

Almanya Başbakanı Angela Merkel de konuşmasına Rusya’ya başsağlığı dileyerek başladı. 4 yıl aradan sonra Türkiye’de olmaktan mutluluk duyduğunu dile getiren Merkel, Türkiye ile Almanya arasında yakın bir ilişki olduğunu kaydetti.

Almanya’da 3 milyondan fazla Türk’ün yaşadığına dikkat çeken Merkel, “Türkiye’de sürekli olarak yaşayan Almanlar da var. Ortak hedefimiz ilişkileri geliştirmek.” dedi. Türk-Alman üniversitesi konusundaki adımın kendisini mutlu ettiğini belirten Merkel, “Bu projenin gerçekleşmesinden dolayı büyük mutluluk duymaktayım. Hem İstanbul’da, hem Almanya’da iz bırakacaktır.” diye konuştu.

Almanya’da çok sayıda Türk-Alman okulu ve Türk öğretmen bulunduğunu ifade eden Merkel, şöyle devam etti: “Fakat bizim üzerinde durduğumuz husus, Almanya’da Almanca bilmeyen kimsenin yaşaması uygun olmaz. Çünkü içinde yaşadıkları ülkenin dilini bilmeleri, entegrasyon açısından ön koşul. Burada söz konusu olan asimilasyon değil. Herkesin köklerini, kültürünü korumasını istiyoruz, fakat üçüncü, dördüncü kuşakta Almanya’da yaşayan insanların toplumsal yaşama katılmalarını istiyoruz. Gelecek kuşaklarda insanların sadece işçi olarak değil, işadamı olarak, öğretmen olarak, bilim adamı olarak çalışmalarını istiyoruz. Geçmişlerini, geleneklerini unutmadan elbette. Almanya’nın yurt dışında okulları varsa, Türkiye’nin de yurt dışında, Almanya’da okulları olabilir. Fakat Almanya’da yaşayan Türkler için bu Almanca öğrenmemek için bir bahane olmamalı.”

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/erdogana-guvercin-getirdi/feed/ 0
ERDOĞAN ROMANLAR’A SESLENDİ http://www.sohbetodalari.org/blog/erdogan-romanlara-seslendi/ http://www.sohbetodalari.org/blog/erdogan-romanlara-seslendi/#comments Mon, 15 Mar 2010 01:18:27 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=972 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ‘Roman Açılımı’ kapsamında İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu’nda Roman vatandaşlarla bir araya geldi. Erdoğan, burada bir konuşma yaptı. Başbakan Erdoğan, dört Roman vatandaşa sahnede nikah cüzdanı verdi. Bu arada Roman vatandaşlar “Tayyip Baba” diyerek tezahuratlarda bulundular.

FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN

İşte Erdoğan’ın konuşmasından bazı notlar:

“En çok da müziğiniz, eğlenceniz daim olsun, bahtınız her daim açık olsun. Ben Kasımpaşa Kulaksız’da siz değerli kardeşlerimizle büyüdüm. Sizlere şopar derler, elekçi, apdal, mırtip, bala, paşa, gurbet, aşık, cano, şigan da derler cipsi de derler. Kimileri cingan der kimileri de çingene der. Kim ne derse desin. Ne lakap takarsa sizler dostsunuz, yani insansınız. Sizler cansınız. Benim Roman kardeşlerimsiniz. Hangi çocuk, hangi şopar, annesinden babasından dolayı dışlanabilir. Meyve ne kadar koyu renkliyse o kadar olgundur. Romanlar Fatih Sultan Mehmet’in fermanıyla İstanbul’da koruma altına alınmıştır. Sultan Selim’in fermanıyla Romanlar’dan vergi alınmamıştır.

Bunlar eski haller. Roman kardeşlerimin nerelerde yaşadıklarını gösteriyor, şimdi de nerelerde yaşayacaklarını gösteriyor. Eskisi ve yenisi.  Benim Roman kardeşlerim böyle eski yerlerde yaşamaya mı layık? Değil. Yeni düzende alışveriş yerleri de olacak. Bunları peşinatsız, ayda 100-120 TL taksitle 20 yıl gibi bir vadeyle vereceğiz. Halkımın önündeki engelleri kaldıracağız. Ben de insanım insanca yaşama hakkımdır diyene hakkını vereceğiz. Bu bir lütuf değildir, bu AK Parti iktidarı olarak hakkını kendisine vermektir. Biz halkımızın efendisi değiliz. Biz halkımızın hizmetkarıyız. Bizim farkımız bu. Bu yola bunun için çıktık. Hiçbir zaman bu hizmetkarlığımız bize farklılık getirmeyecek. Süratle bu çalışmaları başlatıyoruz. Bir yılla 16 ay arasında konutların teslimine başlayacağız.

Tüm bunlar kardeşliğimizi artıracak. Yıllardır talepleri gündeme gelmeyen vatandaşlarımızın sorunları bizim meselemizdir dedik. Onun için İçişleri, Milli Eğitim Bakanım, tüm Gümrüklerden Sorumlu Bakanım, İstanbul Belediye Başkanım, Valim burada. Bu taşın altına vücudumuzu koyduk. Bunları beraber halledeceğiz. Roman vatandaşlarımızın meselesi bizim meselemizdir dedik. Bu kardeşiniz Kasımpaşa’da, Dolapdere’de Romanlarla bir arada büyüdü. Birlikte futbol oynadık, çamuru beraber taradık, acıyı da hüznü de hep birlikte yaşadık. Bugün burada bir kez daha ifade ediyorum, sizin meseleniz benim de meselemdir. Şimdi menzile ulaşmak için yola çıktık. Artık menzilin bir parçasıyız.

El ele vereceğiz. Hemen projelendirip yapalım. Şu güzel evleri bitirelim. Yoksulluğu, eğitimsizliği bitireceğiz. Devletin kadrolarında Roman vatandaşlarımıza yer yok diyen ilkel zihniyeti ayaklar altına aldık ve alıyoruz. O zaman yol almakla kalmayacak, menzillere ulaşacağız. Geleceği de sizlerle inşaa edeceğiz. Bu projeyi de sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz. Hıdırellez hepinize kutlu olsun. Nefesiniz, sesiniz, neşeniz, coşkunuz, heyecanınız bu gök kubbeden asla eksilmesin. Evlerinize, illerinize, ilçelerinize sağ selamet dönmeniz nedeniyle hepinize teşekkür ediyorum. Türkiye’nin her yerindeki Roman arkadaşlarımıza selamlarımızı iletiyoruz.”

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/erdogan-romanlara-seslendi/feed/ 0
Şivan Perwer Türkiye’ye geliyor http://www.sohbetodalari.org/blog/sivan-perwer-turkiyeye-geliyor/ http://www.sohbetodalari.org/blog/sivan-perwer-turkiyeye-geliyor/#comments Sun, 28 Feb 2010 12:23:48 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=683 AK Parti Van Milletvekili Gülşen Orhan, Şivan Perwer’in mayıs ya da haziranda Türkiye’ye geleceğini söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın grup toplantısında Türkiye’nin değerleri arasında saydığı Şivan Perwer Türkiye’ye geliyor. AK Parti Van Milletvekili Gülşen Orhan, Şivan Perwer’in mayıs veya haziran ayında İstanbul ya da Diyarbakır’da konser vereceğini söyledi. Orhan, “Kısa süre sonra Şivan Türkiye’ye gelecek, umut ediyoruz ki mayısta gelecek. Gelmesi için hazırlıklar devam ediyor, eğer hazırlıklar yetişmezse büyük bir ihtimalle haziranda geleceğini tahmin ediyorum.” dedi.

İstanbul ya da Diyarbakır hiç fark etmez nerede olursa olsun Kürtlerin onun güzel şarkılarını dinleyeceklerini belirten Orhan, Şivan Perwer’in Kürt müziğinde önemli bir yeri olduğunu Türkiye’ye gelmesi halinde onu büyük bir zevkle dinleyeceklerini söyledi. Şivan Perwer’i Türkiye’ye davet eden AK Partili milletvekillerinden biri olduğuna dikkat çeken Gülşen Orhan, onun özgürlük ve barış için halkının içine gelmesi gerektiğine inandıklarını vurguladı. Orhan, “Özgürlük ve barış içinde şarkılarını söylemelidir ve halkını memnun etmelidir. Türkiye’de yaşarken Kürtçe söylediği dönemlerde, şarkıları yasaklanmış ve kendisi gözaltına alınmak istenmiştir. Bu sebeplerden dolayı yaşamını yurt dışında devam ettirdi. Türkiye artık 30 yıl öncesi ülke değil.” diye konuştu.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/sivan-perwer-turkiyeye-geliyor/feed/ 0