May 01 2010

Nasa Yine Yapacağını Yaptı!

Category: Haberler,Teknolojiadmin @ 18:54

Araştırma sırasında Mars gezegeninde buz kütlelerine rastlayan Nasa daha geniş çaplı bir araştırma yapmak için ödüllü yönetmeni buldu.

Amerikan uzay kurumu NASA, Mars’a gönderilecek tekerlekli robota 3 boyutlu kamera eklenmesi için Avatar filminin yönetmeni James Cameron’dan yardım alacak.

Kızıl Gezegen’e gelecek yıl gönderilecek yeni Rover Curiosity’ye, Cameron’ın NASA Başkanı Charles Bolden’ı yüksek çözünürlüklü 3 boyutlu renkli filmin, uzay çalışmalarını destekleyeceği ve kamuoyunu heyecanlandıracağı yönünde ikna etmesiyle stereoskopik kamera takılacak.

Bunun üzerine robot için başta satın aldığı normal kameralardan vazgeçen NASA,1,5 milyar dolarlık bu projenin parçası olarak 3 boyutlu kameralar için onay verdi.

3 boyutlu kameranın kum fırtınaları gibi dramatik görüntüleri daha iyi kaydedeceğini düşünen 55 yaşındaki yönetmen Cameron, projenin bir parçası olmanın heyecan verici olduğunu söyledi.

Geçtiğimiz günlerde Mars araştırmalarında NASA’yı heyecanlandıran bir gelişme yaianmış, gezegende bulunan buz kütlesiyle birlikte Mars’ta hayat olabileceğine ilişkin beklentiler iyiyden iyiye artmıştı.

ABD Başkanı Barack Obama’nın da araştırmaları derinleştirn talimatı vermesinin ardından NASA oldukça ilginç bir adım attı ve Avatar’ın Oscar ödüllü yönetmeni James Cameron’a bir teklifte bulundu. Teklif Mars’a gönderilecek olan 3 boyutlu kameraların hazırlanması işlerinin tamamen James Cameron’a verilmesiydi.

Cameron’ın görevi 2011 yılında Mars görevi için fırlatılacak olan Curiosity isimli mekiğin yüksek çözünürlüklü ve 3 boyutlu kameralarının göreve hazırlanması.

Bu iş için Cameron’ın belirlenmesinin sebebi ise Mars görevinin halka daha ilgi çekici ve daha anlaşılır şekilde anlatılması.

cameron teklifi kabul etmekte düşünmedi bile hemen o işe koyulup hazırlıklarını yapmaya başladı. Gelen bilgiler Cameron’ın San-Diego’daki Malin Space Science Systems isimli şirketler 3 boyutlu özel kameraların hazırlığına başladığı yönünde.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,


Nis 12 2010

Formda mı kalmak istiyorsunuz?

Category: Dünya,Haberler,Sağlık & DiyetRuh @ 22:08

       Bilim adamlarınca yapılan araştırmaya göre kahvaltıda yumurta tüketmek  iştah dolayısıyla kilo kontrolüne yardımcı olmakta.

İtalyan La Stampa gazetesinde çıkan habere göre, ABD’deki Connecticut Üniversitesinde görev yapan bilim adamları, 21 erkek katılımcıyı rastgele iki gruba ayırarak, ilk gruptakilere çırpılmış 3 yumurta ve bir buçuk dilim beyaz ekmekten oluşan protein açısından zengin bir kahvaltı sundu.

“Nutrition Research”de yayımlanan araştırmada, ikinci gruba ise bagel ekmek (simit ekmek), yarım kaşık yağsız krem peynir ve 170 gram yağsız yoğurt içeren karbonhidratlar açısından zengin bir kahvaltı verildi.

Her iki kahvaltının içerdiği kalori miktarının eşit olduğunu belirten bilim adamları, öğle yemeğinde ise katılımcılardan açık büfenin keyfini çıkarmalarını istedi.

Araştırmanın ilk gününde, protein bakımından zengin olan yumurtalı kahvaltıyı tüketenlerin, diğerlerine göre öğle yemeğinde 112, ikinci gününde ise 400 kalori daha az aldıkları gözlemlendi.

Araştırma ekibinin başındaki Maria Luz Fernandez, araştırmanın sonuçlarının protein bakımından zengin bir kahvaltı yapmanın iştahı kontrol altında tuttuğunu ortaya koyduğunu söyledi.

Etiketler: , , , , , , ,


Nis 06 2010

Okyanustaki Esrarengiz Canlı

Category: Dünya,Haberler,Yaşamadmin @ 11:03

Okyanuslarda yaşayan bu esrarengiz canlı petrol şirketlerinin kullandığı bir denizaltından görüldü.

Dünyanın petrol devi şirketlerinden Shell, bundan yaklaşık üç yıl önce derin okyanusların en nadir görüntülerinden birini bilim dünyasına kazandırdı. 11 Kasım 2007 tarihinde, Meksika Körfezi’nde bulunan dünyanın en derin doğalgaz ve petrol noktalarından Perdido bölgesinde, okyanusların en az rastlanan canlılarından biri kameralara yakalandı.

ABD’nin Teksas eyaleti kıyılarının 320 km açığında bulunan Perdido bölgesindeki kuyuları gözetleyen Shell firmasına ait kumandalı denizaltı aracı (ROV), karşısında uzaylıya benzer bir deniz yaratığı buldu.

Denizaltının elde ettiği görüntüler, aylarca şirketin e-mail hesaplarında dolaştıktan sonra, National Geographic ilk kez 1998 yılında keşfedilen ve ne olduğu birçokları tarafından bilinmeyen deniz canlısına ait videonun bilgisine ulaştı.

Görüntülerde, okyanusun 2 bin 500 metre derinliğindeki denizaltı aracının zaman ve konum bilgilerini içeren ekranında bir anda dev yüzgeçleri bir filin kulakları gibi dalgalanan Magnapinna mürekkepbalığını beliriyor.

ÇOK AZ GÖRÜNTÜLENDİ

İlk defa görüntülenmesinin üzerinden 12 yıl geçen Magnapinna mürekkep balığı, bugüne kadar petrol şirketlerinin kullandığı kumandalı denizaltı araçları tarafından Basra Körfezi, Pasifik, Atlantik ve Hint Okyanusu’nda bir kaç defa görüntülendi.

Okyanusların en esrarengiz canlılarından birinin bugüne kadar sadece ROV araçları tarafından görüntülenmesi, bilim ve sanayi dünyasında bu araçların kullanımı üzerinde bir tartışma da başlattı. Bazı biyologlar, National Geographic’te yayınlanan görüntüler ardından ROV’lerin çektikleri görüntüleri paylaşmak için petrol şirketleriyle ortaklık yaptı.

İlk olarak 24 Kasım 2008 tarihinde National Geographic’in haberinde yayınlanan görüntüler, bilim dünyasında büyük yankı uyandırmıştı. Esrarengiz mürekkepbalığı hakkındaki ilk raporu yazan Washington’daki Ulusal Okyanus ve Atmosfer Bilimleri Yönetimi uzmanı Michael Vecchione, “Magnapinna mürekkep balığına yeni bir familyada yer vermek zorunda kaldım” dedi.

DİRSEKLERİ SAYESİNDE BESLENİYOR

Magnapinna mürekkepbalığı okyanusların 1.200 metre ve daha derin noktalarında yaşıyor. 2007’e kadar yapılan keşiflerle, bugüne dek dört alt türü belirlenen dev mürekkepbalığının uzunluğu 1.5 ile 7 metre arasında değişiyor.

Eşit uzunlukta görülen 10 uzantıya sahip olan Magnapinna’nın en büyük özelliği uzantılarının bağlı olduğu dirsekler. ABD’nin Kaliforniya eyaletinde bulunan Monterey Körfezi Akvaryum Araştırma Merkezi uzmanı Bruce Robinson, dirsekleri sayesinde Magnapinna’nın kollarının birbirine dolanması gibi bir risk taşımadığını ve canlının büyük olasılıkla deniz yüzeyinde dirsekleri üzerinde sürüklenirken yiyeceklerini yakaladığını açıkladı.

Etiketler: , , , , , , ,


Nis 05 2010

Yüzdeki sivilcelenmenin nedenleri arasında

Category: Sağlık & DiyetRuh @ 16:13

Güzelliğe giden yolun sağlıklı beslenmekten geçtiğini belirten uzmanlara göre, derideki yağ üretiminde, akne oluşumuna yol açan hormon bozukluklarında çinko önemli rol oynuyor. Çinko eksikliğini gidermek için de kabak çekirdeği, zencefil, yulaf, yumurta ve badem tüketilmesi öneriliyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Ferin Batman, pek çok kişinin cildindeki sorunları, losyonlar, tonikler ve kremler gibi yüzeysel kozmetiklerle çözmeye çalıştığını, ancak bunların göstereceği etkilerin hafif ve geçici olduğunu bildirdi.

Sorunun köküne inmeden, beslenme alışkanlığının düzeltmeden, toksin alımını durdurmadan sorunun çözülemeyeceğini vurgulayan Batman, ”Cildimizin yenilenmesi ve yaşlanmanın geciktirilmesi, bağışıklık sisteminin dengesine bağlıdır. Doğru besinler seçildiğinde, bağışıklık sistemi korunur ve cildin  yaşlanması ertelenir” dedi.

Batman, son yapılan araştırmaların özellikle bazı vitamin, mineral ve antioksidanlardan yeterli ve dengeli alındığında cildin daha genç ve sağlıklı olacağını gösterdiğini belirterek, cildi içerden dışarıya beslemenin önemli olduğunu söyledi.

Yapılan araştırmalar sonucunda akne şikayeti olanlarda çinko eksikliğine rastlandığını belirten Batman, ”Çinko, sağlıklı cildin en önemli bileşenlerinden biridir. Çinko bilindiği gibi bağışıklık sistemi üzerinde etkilidir. Derideki yağ üretiminde, akne ye neden olan hormon bozukluklarında da çinko çok önemli rol oynar” dedi. Batman, kabak çekirdeği, zencefil, yulaf, yumurta ve badem de bol miktarda çinko bulunduğunu kaydetti.

Etiketler: , , , , , , ,


Nis 05 2010

Tiryakilere Duyuru…

Category: Haberler,Sağlık & Diyetadmin @ 01:53

İsrail de yapılan bir araştırmada sigara içenlerin IQ oranı içmeyenlere göre daha düşük olduğu tespit edildi.

Sheba Sağlık Merkezi’nin yaklaşık 20 bin kişi üzerinde yaptığı araştırma, sigara içenlerin ve içmeyenlerin IQ ortalamalarını ortaya koydu. Araştırmaya göre, bir kişi ne kadar çok sigara içerse IQ seviyesi de o kadar düşük çıkıyor.

Sonuçlara göre:

Hiç sigara içmeyenlerin IQ ortalaması 101,

Sigara içenlerin IQ ortalaması ise 94,

Günde bir paket ya da daha fazla sigara içenlerin IQ ortalaması 90,

Günde 1-5 sigara içenlerin IQ ortalaması 98,

Sigaraya 18′inden sonra başlayanların IQ ortalaması 97

“DÜŞÜK IQ SEVİYESİ OKUL ÇAĞINDA BELİRLENMELİ”

Araştırma sonuçlarını değerlendiren Tel-Aviv Üniversitesi Psikiyatri Bölümü öğretim üyesi Profesör Mark Weiser, bu sonuçlardan yola çıkarak, düşük IQ seviyesine sahip olanların okul çağlarında belirlenmesi gerektiğini söyledi. Weiser, IQ seviyesi belirlenen kişilerin sigara karşıtı kampanyalarla sigaraya başlamasının engellenebileceğini de kaydetti.

Etiketler: , , , ,


Oca 31 2010

Önemli karar almadan önce mutlaka için

Category: Sağlık & Diyetadmin @ 02:25

ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, önemli bir karar almak, örneğin maaşa zam istemek için görüşmeden önce şekerli bir içeceğin büyük faydası var.

Güney Dakota Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, kandaki yüksek şeker seviyesi doğru karar almaya yardımcı olurken, kandaki glükoz eksikliğinin tersi bir duruma yol açtığı belirlendi.

Araştırmacılar, deneklere, bir gün sonra bir miktar ve daha yüksek ama daha sonraki bir tarihte bir miktar para arasında seçim yapmalarını gerektiren bir dizi soru yönelttiler.

Katılımcıların yarısı sorulara aç karnına yanıt verirken, diğer yarısı soruları şekerli veya aspartamla tatlandırılmış bir meşrubat içtikten sonra yanıtladı.

Psychological Science dergisinde bu hafta yayımlanan araştırmanın başındaki psikologlardan Şiao-Tina Vang, şekerli bir meşrubat içtikten sonra deneklerin, daha yüksek ama daha ileride verilecek parayı tercih ettiklerini söyledi.

Amerikalı araştırmacı, “Bu aynı yemek yerkenki gibi. Eğer kandaki şeker seviyeniz yüksekse, yemek için daha uzun süre bekleyebilirsiniz” dedi.

Yapay tatlandırıcılı meşrubat içenlerinse içtepisel davranmaya daha meyilli oldukları ve daha az olsa da ödülü hemen almak istedikleri görüldü.

Araştırmacı, makalesinde, “Light içecek vücuda, enerji krizi olduğuna dair mesaj yolluyor. Buna mukabil, vücut da elde erişilebilir ne varsa hemen ele geçirmeye çalışıyor. Light içeceklerin içtepiselliği arttırıcı bir etkisi var” diye yazdı.

Etiketler: , , , , ,