Nis 06 2010

Deniz BAYKAL’a Yumurta fırlatanlar AKP’li çıktılar!

Category: Haberler,Siyasetadmin @ 15:29

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, parti genel toplantısında kendisine yumurta saldırısı yapanları resimlerini gösterim isimlerini açıkladı.

Baykal, yumurtalı saldırıyı yapanlarla ilgili şunları söyledi:

Olayı merkez ilçe yönetim kurulu üyesi, il başkan yardımcısı, gençlik kolları başkan yardımcısı. Nüfus kayıtları eldeki kişiler bunlar.

Bunları basın toplantısında size sunacaklar. Arkadaşlarımız bunların AKP Genel Başkan Yardımcısı ile akrabalık bağlantılarını size ispat edeceklerdir. Ne diyorduk biz. Bu olay organize. AKP’liler yaptı diyorduk.

Başbakan çıkıp esiyor “Açtırma kutuyu” diye. Ne biliyorsan söyle. Haber ajansının iddiası “Göstericilere para verildi” diyor.

Başbakan diyor ki “Bana da yapıyorlar”. Ama sana CHP’liler yapmıyor. Buradaki olay farklı. Oradaki saldırıları yapanların Van halkıyla ilgisi yoktur. Van halkı böyle bir davranışın parçası olmamıştır.

Van sokaklarından caddelerinden geçtik bir kişiden bile tepki gelmedi. Tam tersine Van halkına yakışan nazik bir ortam içinde kongre salonuna gittik. Orada karşılaştığımız manzara bir avuç insanın örgütlediği bir manzaradır.

Birileri koli koli yumurta almışlar onları atıyorlar. Nereye atıyorlar otobüse atıyorlar. Eğer Van Emniyeti’nin telkinlerini kabul etmiş olsaydık otobüs caddede duracak 100 metrelik mesafeyi yürüyerek geçecektik ve bu saldırı bize olacaktı.

TERTİBİ AKP’LİLER YAPTI

Bu tertibi kim yaptı. Bu konuda hepimiz belli tespitler yaptık ve bu tespitleri ifade ettik. Bu tespitler açıkça bize bu saldırının Van’daki AKP’liler tarafından organize edildiğini çok açık bir şekilde göstermiştir. Oradaki parti, yöneticisi arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. Bugün elimizde bu saldırıyı düzenleyenlerin fotoğrafları kimlikler. Çok net bir şekilde tespit edilmiş şekilde elimizdedir. Bunlardan birisi AKP’nin il başkan yardımcısıdır. Bir diğeri gençlik kolları başkan yardımcısıdır. Elde film çekimleri fotoğraf çekimleri var.

BDP “Bu olayı yanlış buluyoruz ve kınıyoruz” dedi. Çok açıkça görüyoruz ki bu olay karşısında hem oraya katılanların kimlikleri hem oraya katılanların bize tepki gösteriken sarf ettikleri sözler gösteriyor ki bu tümüyle AKP organizasyonudur.

“VAN’DA KENDİNE GÖRE BİR HUKUK VAR”

Peki var mı bir gelişme? Yok çünkü Van’da kendine göre bir hukuk var. Daha önce Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde gördüğümüz olay var. Orada bir çete var. Hukuk dinlemiyor.

Daha önce Diyarbakır’da da buna benzer bir olay başımıza gelmişti. Orada protesto yapanlar organize olmayan bir şekilde tepki gösterdiler. Biz de şikayetçi olmadık. Demokraside olur böyle dedik. Buna rağmen savcılık harekete geçti ve mahkum etti.

Burada olay belli. Başbakan ‘Çok üzüldüm gereken yapılacaktır’ diyemiyor. Bize masal anlatıyor. Sen masalı bırak fotoğrafların gereğini yap.

Bu Van olayı bir iktidar partisi tarafından ana muhalefet partisine yönelik düzenlenmiş uzun bir süreden buyana ortaya çıkmış bir sokak hareketidir.

“BAŞBAKAN TESPİT DEĞİL, TEHDİT EDİYOR”

Uzun zamandır bir iktidar partisi muhalefet partisini böyle bir tepki gösterme aczi içine düşmemiştir.

Bu olay sebebiyle Van halkına karşı hiçbir kırgınlık duymadım aksine tam bir tezat gördüm. Bu olayın Van’la hiçbir ilgisi yoktur.

Oradaki üç beş çapulcu Van halkını temsil edemez.

Başbakan ikide bir “Sivas’ın ötesine gidemezler” diyordu. Yanlış da olsa bir tespit yaptığını düşünüyordum. Meğer tespit değil tehdit ediyormuş. Meğer giderseniz size gösteririz diyormuş.

Eskiden 1 gidiyorsak şimdi 3 gideceğiz. Elinden geleni de arkana koyma. ” dedi.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,


Mar 23 2010

Erdoğan: TBMM olmazsa millete gideriz

Category: Siyasetadmin @ 16:58
 

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğa, partisinin grup toplantısında gündemdeki gelişmeler değerlendirdi.

TBMM’nin Anayasa değişikliklerini gerçekleştirmesini umduğunu belirten Erdoğan, eğer bu olmazsa karar milletindir der ve referenduma gideriz’ dedi.

İşte Erdoğan’ın açııklamalarından satır başları: İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

- Biz hiçbir zaman kendimizi birilerine kabule ettirmenin gayreti içinde olmadık. Millet bizi beğensin, takdir etsin, o bize yeter dedik. Siyaset milletle yapılır dedik. O ilkeden hiç sapmamanın gayreti içinde olmadık.

- Biz nasıl bizim gibi düşünmeyenlerin de düşüncelerine önem veriyor ve saygı duyuyorsak, bizim gibi düşünmeyenlerden de aynı hassasiyeti bekliyoruz.

CANAYDIN ÖRNEK BİR İNSANDI

- Dün gece gerçekten çok sevdiğim değerli dostum kardeşim, Özhan Canaydın’ı kaybettik. Gerçekten spor dünyasında bir beyefendiydi. Örnek bir insandı. Kendisini tanıdığım andan itibaren karşılıklı dostluğumuz, görüşmelerdeki beyefendilik, kelimeleri seçerken oradaki tarzı her türlü takdirin üstündeydi.

- Ama geçirdiği önemli rahatsızlık ki, ilk dönemde kendisini ziyaret etmiştim. Son dönemde de yine bir telefon görüşmem olmuştu. Ama bu gelişmelerde tabiî ki kaderi ilahi neyse, hepimiz bunun tadacağız göreceğiz. Ben kendisine Allah’tan rahmet diliyorum.

- Hafta sonu Cumartesi günü İstanbul’da sinema ve tiyatro sanatçılarıyla, ardından da radyocularla bir araya geldik. Bunlar bu tür kapsamlı görüşmeler, Türkiye’de ilk kez yaşanan olaylar. İlk kez bir hükümet toplumun farklı kesimleriyle düzenli olarak bir araya geliyor. Biz sanatın ve sanatçının görülemeyeni gördüğüne, söyleyemeyeni söylediğine inanıyor ve ülkenin geleceği için, can yakıcı meseleleri için onların katkılarının hayati derecede önemli olduğuna inanıyoruz.

DUVARLARI AŞAMADI

- Yaşanan acılar yaşanan dramlar, sinema televizyon ve tiyatro diliyle açıkça ortaya kondu. Ülkenin yakıcı sorunları sinema ve tiyatroların duvarlarını aşamadı.

- Bugün bizim çabamız mücadelemiz işte budur. Biz bu kesimlerin, o sorunların ciddiyetle ele alınmasını istiyoruz.

- 21 Mart’ta, yeni bir baharı coşkuyla karşıladık. Ben buradan bir kez daha Nevruz bayramını kutluyorum. Cuma günü biz bu Nevruz’u farklı yaşamak istiyoruz, baharı bahar gibi yaşamak istiyoruz, temennimi dile getirmiştim. Pazar günü ciddi bir asayiş sorunu ortaya çıkmadan kutlanmasından büyük bir memnuniyet duydum.

MANZARALARI İYİ DEĞERLENDİRİN

- Kimi törenlerde haddi aşan ifadeler kullanıldığını, pankart ve resimlerin açıldığını, sinevizyon gösterilerinin yapıldığını da ne yazık ki müşaade ettik. Bu çirkin söylem ve tavırlar, Türkiye geneline hakim olan bayram coşkusunu gölgelemeye karalamaya yetmemiştir. Sorumluluk mevkiinde olanların, kimi siyasi partilerin 2010 nevruzundaki manzaraları iyi değerlendirmelerini, oradan gerekli mesajı çıkartmalarını ve özgür ve demokratik siyaset zeminine doğru yol almalarını diliyorum.

KENDİLERİNE ÖZ ELEŞTİRİ YAPSINLAR

- Olumsuz örneklerden yola çıkarak, milli birlik ve kardeşlik sürecini eleştirenler, önce kendi öz eleştirilerini yapsınlar

- Yıllarca milletin üzerinde tehdit gibi tutulan korkuların yersiz olduğu bugün daha iyi anlaşılıyor. Açılımla ilgili fırtınaların yersiz olduğu daha iyi anlaşılıyor. Türkiye sanal korkuların baskısından kurtuldukça, kardeşliğini pekiştiriyor.

- Açılımın durduğunu, hız kestiğini iddia edenler, Türkiye’nin nasıl değiştiğini daha iyi görmelidirler. 7 Mart’ta Şanlıurfa’da hem dünya kadınlar gününü kutladık, hemde açılışlar yaptık. GAP’ın nasıl bir umut kapısı araladığını, bölgeyi nasıl değiştirdiğini ve buna devam ettiğini yerinde gördüm.

- SODES’le hayatları değişen çocuklarla tanıştığım çocuklar oldu. Tinerci olan çocuklarımızın nasıl topluma yeniden kazandırıldığını gördüm. İlk kez köyünden çıkan, bulunduğu ili gezen, sinemaya ilk defa giden çocuk gördüm. Şimdi SODES’i Türkiye geneline hitap eden bir programa dönüştürüyoruz.

TARİH KARŞISINDA SORUMLU OLACAKLAR

- Sürecin karşısında duran her türlü kişi de tarih karşısında sorumlu olacaktır.

- Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nın üye yapısı da evrensel normlar çerçevesinde değişiyor. Ben bazı şeylere şaşıyorum. Metni mi okumadılar? Parlamento HSYK’yı düzenleyemez. HSYK’nın içinde parlamentonun onayıyla oraya gelecek bir tane üye yok. Kim var? Sadece bugüne kadar olduğu gibi, AB normlarında olduğu gibi Adalet Bakanı ve müsteşar var. Bu dün de vardı, bugün de var.

- Şimdi yapılan yeni düzenlemede ise, birinci derecedeki mahkemelerden de burada yine onlar seçecek.

- Burada yüksek yargının rahatsız olduğu bir konu var. Sadece ben diyorlar, biz diyorlar. Olmaz böyle bir şey diyorlar. Bunu ancak biz belirleriz diyorlar. Birinci derecedeki savcı hakimlerin sizden farkı ne? Dünya bunu zaten böyle yapıyor. AB ülkelerinin çoğunda bunu göreceksin. İlginç olan da şudur, oralarda bunun seçimini parlamento yapıyor.

MANTIKLA HAZIRLANDI

- Hep batı batı batı diyorsunuz, onlar böyle yapıyor bunu. Hepsinde durum bu. Şu anda taslak metinle, geçici 15. madde Anayasa’dan çıkarılıyor. Bu ve benzeri düzenlemelerle, Türkiye Cumhuriyet Anayasa’sı yeniden ele alınmış oluyor. Bu taslak kişisel beklentilerle politik hesapların değil, mantıkla hazırlanmıştır.

- Gerilim olsun istemiyoruz. Bundan bile rahatsız oldular. Düşünebiliyor musunuz? Yargı kendi içindeki ilk dereceli mahkemeleri hazmedemiyor. Bak İtalya’ya. Onlar seçimini yapıp oraya getiriyor.

KAPILARI ÇALAN YİNE BİZİZ

- Bu taslak güçlü bir ülkenin önünü açacak bir taslaktır. Yasaları ve Anayasa’yı siyasi partiler yada hükümetler değil TBMM yapar. Uzlaşma komisyonunda bir taslak hazırlanmadığı için, hazırlanamadığı için Ak Parti olarak biz hazırladık ve bunu TBMM’nin gündemine taşıyoruz. Peki taşıyanlar kim? Milletvekilleri. Uzlaşmaya yanaşmadıklarına yönelik elimizde belgeler var. Biz yine de diyoruz ki uzlaşma diyoruz. Gelin uzlaşalım, gelin katkınızı verin diyoruz. Kapıları çalan yine biziz. Olur ki diyoruz onlar da buna katkı verirler.

- Şimdi ne diyorlar. Daha okumadan. Bu tasarı niçin Meclis’te hazırlanmadı? Başbakanlık’ta, Ak Parti Genel Merkezi’

- Başbakanlık dediğiniz nedir? Neresidir? Türkiye’nin dışında bir yer mi? Adalet Bakanlığı’nın her türlü bakanlığın bağlı olduğu makam. Benim bu tür bir çalışmayı yapmamdan daha doğal ne olabilir? Ayrıca ben ve arkadaşlarım milletvekili değil miyiz? Sen bunu nasıl görmezden gelirsin? Uzlaşma komisyonu kendilerinden eleman ister vermezler.

- İnceleyeceğiz ama biz bu işi seçimden sonra düşünüyoruz diyorlar. Hepsi ipe un seriyor. Ama bizim ne ipe un sermeye, ne de bu kadar uzun süreye tahammülümüz yok.

BU BİR TASARI DEĞİLDİR TASLAKTIR

- Bu bir taslaktır, tasarı değildir. Daha önce siyasi partilerce, STK’larca, farklı kesimlerce dile getirilen hususlar dikkate alınmış raporlar ve çalışmalardan yararlanılmıştır.

- Bunun içinde aslında CHP’nin, MHP’nin, STK’ların söyledikleri de var bunun içinde.

ELEŞTİRİLERE AÇIĞIZ

- Her türlü eleştiriye, katkıya, ilavelerine  hafta sonuna kadar biz açığız ve hazırız. İstiyoruz ki daha ne önerdiğimiz belli olmadan, toptancı bir şekilde bu çalışmaya karşı tavır takınılmasın. Ama dün gördük, verilir verilmez buna başlandı.

HERKESE GİDİYORUZ

- Arkadaşlarım dün bu turlara başladılar. Arkadaşlarım hepsini ziyaret ediyor. Daha ne yapacağız arkadaşlar? Milletvekili olsun olmasın, bu ülkede bu Anayasa’ya katkısı olabilecek herkese gidiyoruz. İstiyoruz ki katılımcı bir Anayasa’yı ortaya koyalım.

- Dün akşam medyanın Ankara temsilcileriyle, 41 medya temsilcisi dün akşamki toplantıya katılmışlardı. İstiyoruz ki her kesim bilgi sahibi olsun. Siyaset bugün bir kez daha samimiyet sınavındadır.

- Anayasa’nın değişmesini her zaman vurgulayanların katkılarını bekliyorum. Bu Meclis anayasa yapamaz demek, Meclis’i ve kendisini inkarıdır. Anayasa değişikliğini belirsiz bir tarihe ertelemek Türkiye’ye zarar verir.

KAPILAR HENÜZ KAPANMADI

- Muhalefetin ve muhalefet partilerinin yaptığı ilk açıklamaları aceleci gördüğümü ifade etmek, kapıların henüz kapanmadığına ben inanmak istiyorum.

- Biz kişisel düzenlemeler yapmıyoruz. Kendi taslağımızı dayatmıyoruz. Hiç kimseyi, hiçbir kurumu etki altına almaya çalışmıyoruz. Böyle bir şey asla söz konusu olamaz.

- AB’de ne tür standartlar varsa Türkiye’de de bunlar olmalıdır. Biz Türk milletini imtiyazlı hale getirmeye, Türk milletinin hukukunu korumaya çalışıyoruz. Her fırsatta kendilerini siyasi taraf haline getiren, hukuki değil siyasi yaklaşımlar içinde olan bir kısım yüksek yargı organının kuvvetler ayrılığı ilkesine uymalıdır.

 

YARGI YÜRÜTMEYE MÜDAHALE ETMEKTEN VAZGEÇMELİ

- Yargı, yürütme ve yasama alanına müdahale etmekten, bu organların yetkilerini ele geçirmeye çalışmaktan vazgeçmelidirler. Hele hele yargıyla dalga geçiyorlar gibi, nezaketten uzak, bulunduğu konumdan uzak, milli iradeyi hafife alan açıklamalar, bu açıklamayı yapanlar adına, ben onları talihsiz bir açıklama olarak değerlendirdim. Tanıdıklarımdan bu yaklaşımı görmek beni üzdü. Almanya’da Fransa’da İtalya’da İspanya’da bir çok Avrupa ülkesinde, Anayasa Mahkemesi’ni Meclis’ler, konseyler seçecek, Türkiye’de Meclis’e öcü diye bakılacak. Böyle bir anlayış olabilir mi?

 

- Gösterilen tahammülsüzlük AK Partiye yönelik değildir, bu millet iradesinedir, demokrasiyedir. Türkiye’de değişimin önünü kimse kesemez.

 

- Ben bir referanduma gerek kalmadan, TBMM’nin bu değişiklikleri gerçekleştirmesini umut ediyorum. Yok eğer bu gerçekleşmezse, karar sahibi millettir der ve aziz milletimizin takdirine meseleyi sunarız.

 

Etiketler: , ,


Oca 22 2010

ERDOĞAN’DAN ‘BALYOZ’A İLK TEPKİ

Category: Haberler,Siyasetadmin @ 20:53

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Biz, Ankara’nın karanlık tünellerine girmedik, girmiyoruz, girmeyeceğiz. Bizi paçamızdan oralara çekmek istiyorlar. Bütün bu kirli senaryolara, kirli oyunlara, kirli ilişkilere, hukuk dışı girişimlere karşı boynumuzu hiçbir zaman bükmedik, bundan sonra da bükmeyeceğiz” dedi.

Millet iradesinin üzerinde hiçbir güç olamayacağının altını çizen Erdoğan, ”Millet iradesine el uzatanlar karşısında hukuku ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğimizi, bu uğurda her türlü sıkıntıyı göğüsleyeceğimizi buradan açık açık ifade ediyorum” diye konuştu.

Erdoğan, parti genel merkezinde düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmaya, ”Toplantının ülkemize, milletimize ve demokrasimize hayırlı olmasını diliyorum” diyerek başladı.

Çalışmalarına azim ve gayretle devam ettiklerini belirten Erdoğan, millete hizmet için bugüne kadar elde ettikleri deneyimi ortaya koyarak, gece gündüz demeden koşturduklarını söyledi.

Son dönemde açılışı yapılan tesisler ve hizmetleri anlatan, dış politikada özellikle vizelerin kaldırılmasına yönelik adımlar hakkında bilgi veren Erdoğan, ”İstanbul ile Şam yeniden buluşuyor, Ankara ile Amman yeniden kucaklaşıyor, İzmir ile Beyrut hasret gideriyor. Asırlar içinde oluşmuş dostluklar, kardeşlikler hatta akrabalıklar bugün yeniden hayat buluyor. İşte bu AK Parti iktidarının dış politikadaki başarısının en güzel ispatıdır” diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye’nin büyük, güçlü, yürekli bir devlet olarak tarih sahnesindeki haklı yerini aldığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

”Türkiye hiç çekinmeden, korkmadan, eğilmeden, bükülmeden Haiti’de insanlığı, Gazze’de vicdanı, Gürcistan’da hukuku, Afganistan’da huzuru, Irak’ta istikrarı, Avrupa’da medeniyetler ittifakını, Birleşmiş Milletler’de küresel barışı savunuyor. Bizim farkımız bu.

Türkiye’nin ulaştığı bu seviyelerin, sahip olduğu bu yeni vizyonun mimarları sizlersiniz. Sizleri yürekten kutluyorum. Sizin emekleriniz, gayretleriniz, sizin hayır dualarınız ülkeyi bu günlere taşıdı. Bu hayır duaları sadece Türkiye’de değil, Türkiye’nin dışından sizinkilerle bütünleşiyor. Türkiye’ye çok daha büyük sevinçleri yaşatacağız.”

Erdoğan, Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneğinden ”Dünya Barışına Katkı” ödülü ile Orta Doğu’nun Nobeli olarak bilinen Kral Faysal ödülüne layık görüldüğünü anımsatarak, ”Her iki ödül de şahsımdan çok ülkeme, milletime verilmiştir; demokrasi için, özgürlük için, barış, huzur ve istikrar için yılmadan gayret gösteren ekibime ve teşkilatıma verilmiştir” dedi.

-”KİRLİ SENARYOLARA KARŞI BOYNUMUZU BÜKMEYECEĞİZ”-

AK Parti’nin siyasi gerilimin içine girmeyeceğini, barışta, sevgide ve hizmette var olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

”Bizi dedikoduların, söylentilerin, iftiraların, ithamların, karanlık ve kirli senaryoların peşine takılıp gidenlerin arasında bulamazsınız. Bizi millete efendi olmak değil, hizmetkar olmak yolunda bulabilirsiniz.

Biz Elmadağ’da ölüm virajlarına neşter vuruyoruz, Sakarya’da yollar inşa ediyoruz. Yolları hayatla buluşturuyoruz. İstanbul’u kültürün başkenti yapıyoruz. Biz okul açıyoruz, hastaneler inşa ediyoruz, yurtlar bina ediyoruz, konutlar üretiyoruz, milletin derdine çare bulmak için gecemizi gündüzümüze katıyoruz.

Biz, Ankara’nın karanlık tünellerine girmedik, girmiyoruz, girmeyeceğiz. Bizi paçamızdan oralara çekmek istiyorlar. Bizi, millete hiçbir faydası olmayan senaryolarına ortak etmek istiyorlar. Bizi, gerilim siyasetlerine alet etmek istiyorlar. Biz bunlarda yokuz ve olmayacağız. Bütün bu kirli senaryolara, kirli oyunlara, kirli ilişkilere, hukuk dışı girişimlere karşı boynumuzu hiçbir zaman bükmedik, bundan sonra da bükmeyeceğiz.

7 yıl boyunca aziz milletimizin bize yüklediği emanete gölge düşürmek isteyenlere fırsat vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Ülke adına, gelecek adına, demokrasi ve özgürlük adına her türlü senaryo ve girişimin karşısında dimdik durduk, bundan sonra da aynı şekilde dimdik durmaya da devam edeceğiz. Anlamak ya da kavramak istemeyen herkese bir kez daha sesleniyorum: Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Demokrasilerde iktidarlar seçimle gelir, seçimle gider. Millet iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur, olamaz. Kendisini TBMM ve millet iradesinin üzerinde görenler, kendisinde böyle bir yetkiyi vehmedenler apaçık gaflet ve dalalet içinde olurlar.

(Bugün nasıl olsa benim elimde güç var…) Unutma; yarın bu güç elinden gidebilir. Bu güç elinden gittiği zaman halk nezdinde nasıl yargılanacaksın, bunun hesabını şimdiden yap. Bu hepimiz için geçerlidir.

Hükümet olarak, AK Parti olarak, millet iradesine el uzatanlar karşısında hukuku ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğimizi, bu uğurda her türlü sıkıntıyı göğüsleyeceğimizi buradan açık açık ifade ediyorum.

Merhum Özal’a suikast girişiminde bulundular. Birkaç dakika sonra yaralı haliyle kürsüye çıktı ve şu tarihi sözü söyledi: ‘Allah’ın verdiği ömrü ondan başka alacak yoktur’. Biz de O’na teslim olduk. Mesele budur.”

AA

Etiketler: , , , ,


Oca 20 2010

REFERANDUM SÜRESİ

Category: Haberler,Siyasetadmin @ 05:17

Anayasa değişikliklerinin halkoylamasına sunulma süresini 60 güne indiren düzenleme, TBMM Anayasa Komisyonunda kabul edildi.

AK Parti Grup Başkanvekili ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ’ın, Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yasa Teklifi, TBMM Anayasa Komisyonunda görüşüldü. Referandum süresinin 120 günden 45 güne, yabancı ülkelerdeki vatandaşların halk oylamasından 40 gün önce başlayan oy verme süresinin ise 15 güne indirilmesini öngören teklifin görüşmelerinde, Anayasa değişikliği konusu tartışıldı.

Teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçilmeden önce, Yüksek Seçim Kurulu’nun; ”referandum süresinin 60 güne, yurtdışındaki vatandaşların oy kullanma süresinin ise 20 güne indirilmesi”ni içeren yazısı, Komisyonun bilgisine sunuldu.

Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından AK Parti Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün’ün verdiği önergenin kabul edilmesiyle, teklifte değişiklik yapıldı. Buna göre, Anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulma süresi 60, yurtdışındaki vatandaşların halkoylamasından 20 gün önce başlaması benimsendi.

Etiketler: , ,


Oca 18 2010

Erdoğan Abu Dabi’de

Category: Dünya,Haberleradmin @ 03:57

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, özel uçak ”Ana” ile TSİ 22.25′de Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Başkenti Abu Dabi’ye geldi.

Başbakan Erdoğan’ı, Cumhurbaşkanlığı Havaalanında, BAE Ekonomi Bakanı Sultan Bin Sayid El Mansuri ve Türkiye’nin BAE Büyükelçisi Vural Altay karşıladı.

Erdoğan ile birlikte eşi Emine Erdoğan, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da Abu Dabi’ye geldi.

Etiketler: , , ,


Oca 17 2010

CHP ve AK Parti korku senaryoları üretiyor

Category: Haberler,Siyasetadmin @ 10:31

Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, ”CHP ve AK Parti sürekli korku senaryoları üretiyor” dedi.

Kurtulmuş, ”Saadet Türkiye Buluşmaları” programı kapsamında Aymendo Tesisleri’nde partililerle biraraya geldi.

Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada, Saadet Partisi’nin artık sözü dinlenen ve takip edilen bir parti durumuna geldiğini, partilerinin her zaman doğruları dile getirdiğini söyledi.

Kurtulmuş, artık sadece doğruları söyleyen değil, doğruları iktidarda uygulayan bir parti olmak istediklerinden partinin il, ilçe, gençlik ve kadın kolları başkanlıklarının büyük bir çaba ve çalışma içerisine girmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye’de insanların geleceğe ilişkin umutlarını kaybettiğini öne süren Kurtulmuş, şöyle konuştu:

”CHP ve AK Parti aylardır kavga ediyorlar. Yok Ergenekon’du, yok kuru imzaydı, yok yaş imzaydı, yok kozmik odaydı, yok kozmetik odaydı diye… Bu tartışmalarla milletimizin vaktini alıyor, gündem değiştiriyorlar. Halkımızı bu tartışmalarla kutuplaştırmaya, cepheleştirmeye çalışıyorlar. Birisi, ‘bizi seçmezseniz CHP gelir’ diye, diğeri de ‘bizi seçmezseniz irtica gelir’ diye korkutuyor. CHP ve AK Parti sürekli korku senaryoları üretiyor. Artık bu tartışmalar halkımızı ilgilendirmiyor.”

IMF’nin ilmiğinin artık Türkiye’nin boğazına geçirildiğini savunan Kurtulmuş, ”Sayın Başbakan, Saadet Partisi’ni iyi takip eder. Saadet Partisi’nin her gün adımlarını sıklaştırdığını iyi görüyor. Onu için biz ‘IMF ile anlaşmayın’ dedikçe ‘ya biz zaten IMF ile anlaşmayacaktık’ dedi. Şimdi de anlaşma yapmış olmasına karşın Saadet Partisi’nin korkusundan yaptığı anlaşmayı kamuoyuna açıklayamıyor” dedi.

Etiketler: , , ,


Oca 06 2010

Arınç: Mermiler de çikolata mı?

Category: Haberler,Siyasetadmin @ 11:11

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığındaki arama ve soruşturmayı sürdüren hakim ve cumhuriyet savcısına kargoyla mermi gönderilmesine ilişkin, ”Bunu vahim buluyorum, araştırılması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Arınç, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın dünkü grup toplantısında olayı değerlendirirken “kozmik odadan, kozmik patates çıktı” sözlerini Arınç, ”Sayın Baykal’ı hemen bulun, kendisine sorun… Eminim size ‘bunlar da aslında mermi falan değildir, bunlar aslında çikolatadır mermi şekline sokulmuştur, yeni yıl hediyesi olarak savcı ve hakime gönderilmiştir’ bunu söylemesi gerekir” diyerek eleştirdi.

Bülent Arınç ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi ”Kemik Transplantasyon Ünitesi”nin açılışını yaptı.

Arınç, hastane çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ”Seferberlik Bölge Başkanlığı’ndaki aramalarla ilgili olarak mahkemenin verdiği sınırlama kararını nasıl değerlendirdiğinin” sorulması üzerine, yargı sürecinin devam ettiğini ve sonucunun beklenmesi gerektiğini ifade etti.

Bülent Arınç, şunları kaydetti:

”Türkiye bir hukuk devleti. Bu hukuk devleti içerisinde savcıların hakimlerin verdiği kararlar, elbette hepimizin kabul etmesi gereken kararlardır. Bunları basının önünde basın ağzıyla, diliyle yorumlamak çok da doğru değildir. Yani bir hukuki kararın ne anlama geldiğini bizim burada oturup da bir hastahane bahçesinde değerlendirmemiz ne kadar doğru olabilir?

Benim hoşuma gider veya gitmez ama yargı süreci devam ettiriyor. Bu süreç içerisinde de hep hukuki olaylar yaşıyoruz. Bundan daha tabii hiçbir şey olamaz. Benim söylemek istediğim; böyle adli konuların, yargılama konusu olacak birtakım olayların enine boyuna yargı tarafından incelenmesi ve araştırılmasıdır. Çıkacak sonuca da hepimizin razı olması gerekir. Saygı duymak mecburiyetinde olduğumuz bir kararı beklerken günlük spekülasyonlar yapmanın, olayı karikatürize etmenin, başka mecralara çekmenin alemi yok.”

-”70 MİLYON BAYKAL’A GÜLÜYOR”

Bir gazetecinin, ”Şahsınıza yönelik suikast iddialarını soruşturan hakime ve savcıya tehdit içerikli paket yollandı. Paketlerin içinde de sekiz adet kurşun çıktı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine, ”Böyle güzel bir soruyu bulmuşken benim tüm basın mensuplarından bir isteğim var” diyerek, şöyle konuştu:

”Kendi düşüncemi söyledim. Bunu vahim buluyorum, araştırılması gerektiğini düşünüyorum. Olayla ilgili tüm belgeler, bilgiler, bulgular en ince şekilde araştırılmalı ve sonucu ulaştırılmalıdır diyorum.

Tüm basın mensuplarından ricam şu dur, bana sorduğunuz bu soruyu Sayın Baykal’a da sorun. Sayın Kılıçdaroğlu’na da, Sayın Şahin Mengü ve arkadaşlarına da sorun. Çünkü bu olayı başından beri, ‘komik’ bulduklarını, ‘safsata’ olarak gördüklerini söyleyenler bu şahıslardır. Sayın Baykal, dünkü grup toplantısında hepimizin yüzünü kızartacak biçimde, 70 milyonun önünde, ‘kozmik odadan, kozmik patates çıktı’ şeklinde olayı karikatürize etmeye çalışıyor. Bir deneyimli siyasetçinin yapabileceği en büyük hatayı yapıyor. Mesela, Sayın Baykal’ı hemen bulun, kendisine sorun deyin ki, ’8 tane kaleşnikof mermisi gönderilmiş, şu kadarı savcıya, şu kadarı hakime, Sayın Baykal, bu konuda ne düşünüyorsunuz?’ Eminim size çizgisi düzgün bir siyasetçi ise yanlış olduğunu bile bile söylemesi lazım; kozmik odadan kozmik patates çıkıyorsa ‘bunlar da aslında mermi falan değildir, bunlar aslında çikolatadır mermi şekline sokulmuştur, yeni yıl hediyesi olarak savcı ve hakime gönderilmiştir’ bunu söylemesi gerekir. O da olayı vahim görüyorsa bizim çizgimize gelmiş demektir.”

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu’na da aynı sorunun yöneltilmesini isteyen Arınç, şöyle devam etti:

”Sayın Kılıçdaroğlu’na bunun bir mizah konusu olup olmadığını sorun. Bir kargo vasıtasıyla savcı ve hakime gönderildiği iddia edilen ve gerçek mermi olarak çıkan bunun ne anlama geldiğini herhalde söyleyecektir. Utanıyorum ve üzülüyorum. Böyle bir konuda Ergenekon iddiasıyla açılmış bir dava için iki senedir işi sulandırmak, boyutlarını küçültmek için çaba sarfeden bu siyasetçiler, şimdi şahsımla ilgili olduğu söylenen ama bağlantıları itibariyle belki başka olayların habercisi olacak konu üzerinde yine aynı görevi yapmaya çalışıyorlar. Bir siyasetçi kozmik odadan kozmik patates çıktı der mi? Milleti güldürdüğünü zannediyor. Emin olun 70 milyon Sayın Baykal’a gülüyor. Böyle bir olayın enine boyuna tartışılması gerekirken, yargı olaya el koymuşken, savcı ve hakime mermi gönderildiği iddiası gündemde iken, nasıl olur da Türkiye’de siyaset yapan bir insan bunlardan uzak kalabilir, herkesi gözleri kör, görmeyen insan zannedebilir? Lütfen beni buldunuz ben her zaman içinizdeyim ama Sayın Baykal’a 3-4 gün geçmeden bu soruyu sorun lütfen.”

ERKEN SEÇİM İDDİALARI

”Devlet Bahçeli, dün grup toplantısında erken seçimin olabileceğini söyledi 2010 yılında. AK Parti’nin gündeminde var mı?” sorusuna, ”Hayır öyle söylemedi. ‘Sayın Bahçeli, milletin iradesine müracaat etmenin zamanı geliyor’ şeklinde bir cümle söyledi” yanıtını verdi.

Bahçeli’yi her zaman dikkatle takip ettiğini ve çok saygı duyduğu bir siyasetçi olduğunu ifade eden Arınç, şunları kaydetti:

”(Açıkça erken seçim olmalıdır ve tarihi de şu) dese ona bir cevap veririm. Çünkü 2002 seçimlerinde Temmuz ayında Sayın Bahçeli, ‘Kasım ayında seçim olmalıdır’ demiş ve ortaklarını ikna etmişti. Şimdi biraz kısık ve hafif sesle artık, ‘millet iradesine müracaat etmenin zamanı geliyor’ şeklinde çok zarif bir cümle kullandı. Seçim, dün Sayın Başbakan grup konuşmasında bu konuda fevkalade açıklayıcı bir bilgiler verdi. Sayın Bahçeli’nin de Sayın Baykal’ın da bu konuşmayı takip ettiğini düşünüyorum.”

AA

Etiketler: , , ,