Eyl 17 2010

Dişten yapılan psikoterapi!

Category: Sağlık & Diyetadmin @ 20:01

Artık dış estetiklerle birlikte ‘diş estetiği’ de önem kazandı. Rahatlıkla kahkaha atmak isteyenler, dişleriyle göz kamaştırmayı amaçlayanlar bu yola başvuruyor. Ancak bu estetik öyle bildiğiniz türden değil. Uzmanlarına göre estetikten sağlık fışkırıyor, kişilerin özgüveni yerine geliyor; yaptıranlar pozitif enerjilerini herkese veriyor.

Estetik Diş Hekimliği Akademisi (EDAD), 14. Uluslararası Estetik Diş Hekimliği Kongresi öncesinde Ulus 29′da bir yemek düzenledi. EDAD’ın düzenlediği geceye üst düzey akademisyenler ve yabancı konuklar da katıldı.

Bu kadar önemli diş hekimlerini birarada görmüşken son günlerde önem kazanan “Diş estetiği” konusunda EDAD Basın Yayın Halkla İlişkiler Komitesi Başkanı Diş Hekimi Ayşegül Demirağ ile kısa bir söyleşi yaptık…

EN TREND PORSELEN LAMİNALAR

Diş estetiğinde son trendler nelerdir?

Eskiden yapılan porselen kaplamaların yerine dişlere hiç dokunmadan ön diş estetiğinde porselen laminalar yapıyoruz. Bu laminaların estetik üstünlüğü muhteşem. Doğal bir diş gibi duruyor. Tabii  hekim burada bir tasarımcı gibi çalışıyor.

OLMAZSA OLMAZ İKİ KURAL

“Tasarımcı” derken?

Hekim hastasının gülüşünü tasarlarken, biz buna “Smile Design” diyoruz, onun karakterini, psikolojik yapısını, mesleğini, yaşını kısacası herşeyini göz önünde bulunduruyor. Bunu doğal olması için yapıyoruz. Diş estetiğinde ve genelde estetikte olmazsa olmaz iki kural vardır.

Nedir bu kurallar?

Bunlardan birincisi doğal olması. Doğal olmayan hiçbir şeyden estetik olarak bahsedemeyiz. İkincisi de yapılan estetikten sağlık fışkırması.

Estetik olacak derken sağlığı göz ardı etmek olmaz tabii ki…

Evet… Sağlıklı olması derken de dişlerin olması gerektiği kadar beyazlatılması anlamına geliyor. Hastaya uyabilecek bir beyazlık olmalı. Diş etlerinin de sağlıklı bir görünümle güzel gülüşlere destek vermesi lazım.

DİŞ ETLERİ AŞIRI GÖRÜNENLERE DE ESTETİK YAPILIYOR

Diş eti dediniz de bu konuda da estetik operasyonlar yapılıyor. Bahsedebilir misiniz?

Çok güzel dişleri olan kişilerin dişlerini ellemiyoruz. Diş eti seviyesindeki değişiklikler veya güldüğümüz zaman aşırı görünen diş etleri gibi durumlarda estetik yapıyoruz. Dişleri ön plana çıkarıp, diş etlerine estetik veriyoruz.

Diş estetiğini daha çok erkekler mi kadınlar mı tercih ediyor?

İkisi birden geliyorlar. İkisi de birbirini yakalıyor. Çünkü bu bir dış estetik değil. Diş estetiği bir iç estetik. Kahkaha içimizden taşan bir duygu ve doğal bir refleks. Bizim kahkahamıza doğal dişler ve estetik diş etleri eşlik ederse değmeyin keyfimize. Sizi izleyenlerin hayranlık dolu bakışlarıyla o kadar motive oluyorsunuz ki kendinizle barışıyorsunuz. Kendisiyle barışık olan insanlar çok daha mutlu oluyorlar ve çevresindekileri de mutlu ediyorlar. Pozitif olaylar mutluluğu getiriyor.

ACISIZ, AĞRISIZ TEDAVİ: BİRKAÇ GÜN İÇİNDE SONUÇ

Porselen lamina tedavisine takıldım. Ne kadar sürede estetik bir görünüme sahip olabiliyoruz?

Birkaç gün içerisinde harika dişlere kavuşuyorsunuz… Üstelik ağrı ya da acı hissedilmiyor…

Diş estetiği demişken, beyazlık önemli biliyorsunuz. Reklâmları çıkan diş beyazlatıcılar var. “10 dakikada mükemmel beyazlık” olarak biliniyorlar. İnanabilir miyiz?

Biz o ürünlerin hekim kontrolünde kullanılması gerektiğine inanıyoruz.

HEKİME DANIŞIN

Biber hapları gibi internetten sipariş veriyor insanlar…

Buna kesinlikle sıcak bakmıyoruz. Hekim kontrolünde yapılmadığında sağlıksız oluyor. Bu ürünlerden kullanıp, yan etkilerine maruz kalan hastalarımız bize geliyor. Mine yapısını bozabiliyor bu ürünler. Hekime danışmadan kullanmamak gerekiyor.

Diş beyazlatmak için bu ürünleri geçtim diş fırçasının üzerine karbonat döküp de dişlerini fırçalayanlar da var…

Çok yanlış bir uygulama. Kesinlikle yapılmaması gerekiyor. Diş minelerinin yapısını bozuyor. Üstelik karbonatla diş fırçalandıktan sonra içilen çay, kahve ve sigara dişlerde daha çok leke bırakıyor, daha çok sararmaya neden oluyor.

‘PEMBE VE BEYAZ’IN DANSI

Bu yıl ‘Pembe ve Beyazın Dansı’ teması çerçevesinde gerçekleştirilecek olan 14. Uluslararası Estetik Diş Hekimliği Kongresi*’nde, her yıl olduğu gibi dünyanın en başarılı estetik diş hekimleri alanlarındaki son gelişmeleri kongre katılımcıları ile
paylaşacaklar. Bugün başlayan kongre 19 Eylül 2010 günü sona erecek

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Eyl 17 2010

Dünyaca ünlü doktoru bile şaşırttı!

Category: Sağlık & Diyetadmin @ 19:58

Dünyada ilk yüz naklini gerçekleştiren Dr. Laurent Lantieri, Irak ve Afganistan’daki savaşlar sonrası yaralanan ve yüz nakli gereken ABD’li asker hastaların sayısının 400 tane olduğunu tahmin ettiklerini söyledi.

Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği tarafından organize edilen 32. Ulusal Estetik ve Plastik Cerrahi Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Prof. Dr. Osman Turan Kongre Merkezi’nde yapıldı. KTÜ’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan kongre, dünyanın en önemli cerrahlarını bir araya getirdi. Bunlardan biri de Fransa’da ilk yüz naklini gerçekleştiren Laurent Lantieri oldu. Lantieri, Türk Plastik cerrahlarla yüz nakli konusundaki tecrübelerini paylaştı.

Beraberinde Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği üyesi Prof. Dr. Murat Topalan ve Prof. Dr. Sühan Ayhan ile birlikte bir basın toplantısı düzenleyen Laurent Lantieri, ilk yüz naklini Fransa’da gerçekleştirirken pek çok yasal sorunla karşılaştıklarını söyledi.

“Sadece Fransa’da değil, tüm dünyada aynı şey geçerli. Biz ilk yüz naklini gerçekleştirirken yıllar sonra izin alabildik” diyen Lantieri, “Bu hastaların hepsi nakil öncesi toplum içine çıkmakta zorluk yaşıyor. Yüzlerindeki deformasyon onların hem iş hem sosyal hayatını etkiliyor. Ama nakil sonrası bu hastalar rahatlıkla toplum içine çıkabiliyor. Hasta nakil sonrası toplum içine rahat çıkabiliyorsa nakil başarılı oldu demektir” dedi.

Türkiye’nin tıp alanında oldukça ileri düzeyde olduğunu Türk Plastik Cerrahları’nın da, dünyadaki Plastik Cerrahisi camiası içinde çok ön planda olduğunu ifade eden Lantieri “Türk Plastik Cerrahlar’ın yüz nakli konusunda deneysel gelişiminde ve temellerinin atılmasında çok büyük rolü var. İleride Türkiye’de de yüz nakli gerçekleşebilir. Bugüne kadar dünyada 13 yüz nakli yapıldı, Bunun 5′i bana ait ve Fransa’da gerçekleşti. Bu uzun süreli bir soluk oldu. 2001 yılında başlandı bunun izinlerinin alınması, yetkilerinin belirlenmesi ve protokollerinin oluşturulması. 2006 yılında ilk vakalar başladı ve en son vaka yaklaşık 2 ay önce gerçekleştirdik. Burada amaç şu, çeşitli sebeblerden dolayı kaza, yanık, ateşli silah yaralanması gibi sebeblerden dolayı yüzü tamamen bozulmuş bir insanın toplumla tekrar bütünleşmesi için, başka şansı olmayan bir hastanın tekrar toplumla bütünleşmesi için atılmış bir adımdır yüz nakli. Yüz naklini gerçekleştirirken diğer organ nakillerinde olduğu gibi en önce etik kurallara kesin olarak uymak kesin olarak saygı göstermek lazım. Her ne kadar verici bulmak kolay değilse de Fransa’da kabul görmüş durumda. Vericinin rızası olmadan böyle bir şeyin gerçekleştirilmesi mümkün değil” diye konuştu.
Dünyada yüz nakli bekleyen hastalarla ilgili de konuşan Lantieri “Sayı hakkında bir tahminim olmayacak ancak Fransa’da ön gördüğümüz yılda 15 kadar yüz nakli yapılabileceği tabi bu sayı verici bulabilmek zor olduğu için şimdilik bu durumda. Özellikle Irak ve Afganistan’daki savaşlar sonrası yaralanan ve yüz nakli gereken ABD’li asker hastaların sayısının 400 tane olduğunu tahmin ediyoruz” şeklinde konuştu.

Dernek yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Topalan da yüz naklinin dünyada bu aşamaya gelmesinde Türk doktorların büyük payı olduğunu söyledi.
Topalan “Türk Plastik Cerrahisi, gerek bilim insani gerekse teknoloji anlamında yüz naklini gerçekleştirmeye hazırdır. Genç Türk Plastik Cerrahlar, dünyada bu konu ile ilgili yapılan bütün deneysel çalışmalarda ve araştırmalarda fikrin ortaya konulması ve geliştirilmesi gibi her aşamasında yer almışlardır” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de yüz naklinin gerçekleştirilmesi ve mevcut yasal düzenlemelerin yapılması ve sosyal- ekonomik bazı problemlerin çözülmesinin beklendiğini ifade eden Topalan, bu amaçla Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği olarak gerekli hazırlıkların yürütüldüğünü kaydetti.

Öte yandan, uzun burnu ile Guiness Rekorlar Kitabı’na giren Artvinli Mehmet Özyürek’in gazetede yer alan, 8.8 cm uzunluğunda ve 9 cm genişliğindeki burnunu gösteren ve “Bu burnu nasıl düzeltirsin?” diye soran basın mensubuna Lantieri “Benim için çok zor” cevabını verdi.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Eyl 16 2010

Erkeklere göre kadınlarda daha fazla!

Category: Sağlık & Diyetadmin @ 21:29

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yasemin Balcı, yaptıkları bir araştırmadan bıçak gibi kesici ve delici alet kullanılan cinayetlerde kadınların erkeklere göre daha fazla darbe ile hayatlarını kaybettiği sonucunun çıktığını açıkladı. Balcı, “55 kesici aletli cinayette erkeklerde yara sayısı en fazla 58, kadında ise 86″ dedi.

Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri, Prof. Dr. Yasemin Balcı başkanlığında “kesici-delici alet yaralanması nedeniyle ölenlerdeki yara sayısının kadına yönelik şiddet açısından değerlendirilmesi” konulu bir çalışma yaptı.

Çalışmayla ilgili bilgi veren Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yasemin Balcı kesici-delici aletlerle yaralanma ve ölümlerin adli tıp pratiğinde önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Uygulamada, ölümlü olgularda kadınlardaki yara sayısının fazlalığı dikkati çekmiştir. Kesici-delici alet yaralanmasının demografik özellikleriyle ilgili pek çok çalışma yapılmış olmakla birlikte cinsiyete göre yara sayısının karşılaştırılmadığı görülmüştür. Bu çalışmada, ölümlü kesici delici alet yaralanmasında cinsiyete göre yara sayısının değerlendirilmesi amaçlanmıştır” diye konuştu.

Çalışmanın 2000-2009 yılları arasında yapıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Yasemin Balcı, “10 yıllık sürede otopsisi gerçekleştirilen adli olguların 55′i kesici delici alet kullanılan olgulardır. Erkeklerde yara sayısı en fazla 58, kadınlarda 86′dır. Erkeklerde yara sayısı ortalama 6 iken, kadınlarda 24′dür. Diğer bir deyişle erkeklerin yüzde 51.2′sinde tek bir vücut bölgesinde yaralar mevcut iken kadınlarda bu oran yüzde 21.4′dür” dedi.

Eskişehirli bilim adamlarının yaptığı bu çalışma 14-17 Ekim tarihleri arasında İzmir’de yapılacak Adli Bilimler Kongresi’nde sunulacak.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,


May 03 2010

Kadınlar vajinusmus olduğunun farkında bile değil

Category: Sağlık & Diyetadmin @ 23:22

Türkiye’de özellikle cinselliğin ayıp diye bastırıldığı bölgelerimizde en büyük kadın rahatsızlığı vajinusmus. Yazının devamı “Kadınlar vajinusmus olduğunun farkında bile değil”

Etiketler: , , , ,


Nis 30 2010

Limon Kabuğu Kanseri Önlüyor

Category: Sağlık & Diyetadmin @ 04:23

Prof. Mehmet Öz limon kabuklarının cilt kanserine karşı bir kalkan oluşturduğunu, cildi güzelleştirip, sinirleri yatıştırdığını açıkladı. İşte Prof. Öz’den limon kabuğu mucizesi… Yazının devamı “Limon Kabuğu Kanseri Önlüyor”

Etiketler: , , ,


Nis 23 2010

Yüz Nakli Gerçek Oldu

Category: Sağlık & Diyetadmin @ 14:07

Bugüne kadar hep kısmi nakillerin yapıldığı yüz naklinde ilk kez tam yüz nakli yapıldı.

Geçirdiği bir travmaya bağlı olarak yutkunmak, nefes almak ve konuşmakta güçlük çeken genç bir hastaya tam yüzlü nakli yapıldı…
İspanya’da geçirdiği bir travmaya bağlı olarak yutkunmak, nefes almak ve konuşmakta güçlük çeken genç bir hastaya tam yüzlü nakli yapıldığı açıklandı.

Barcelona’daki Vall d’Hebron Hastanesi, 5 yıldır deforme olmuş yüzüyle yaşayan, adı açıklanmayan gence Mart ayında nakil yapıldığını belirtirken, bu ameliyatın dünyadaki ilk tam yüz nakli olduğu iddiasında bulundu.

Bugüne kadar yapılan 11 yüz nakli ameliyatının ”kısmi nakiller” olduğunu ileri süren hastane açılamasında, 22 saat süren ameliyata 30 kadar doktorun girdiği, hastaya bütün deri, yüz kasları, burun, dudak, diş ek çene kemiği, elmacık kemiği, damak ve alt çene nakledildiği belirtildi.

Genç adamın ameliyattan bir hafta sonra ayna istediği, önümüzdeki haftalarda da hastanın konuşmaya ve yemek yemeğe başlayacağı açıklandı.

Etiketler: ,


Nis 23 2010

Morgta Hayata Döndü

Category: Sağlık & Diyetadmin @ 14:06

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde ”öldü” denilen 2 yaşındaki çocuk, pratisyen hekimin 45 dakika süren müdahalesiyle yaşama döndü.

İlçeye 22 kilometre uzaklıktaki Subeşiği köyünde yaşayan 2 yaşındaki Samet Aydemir, önceki gün evlerinin yakınlarında bulunan derenin kenarında oynadığı sırada, dengesini kaybederek suya düştü.

Samet’in dereye düştüğünü gören baba Oktay Aydemir ve çevredeki vatandaşlar, bir süre sürüklenen çocuğu, sudan çıkararak Doğubayazıt Devlet Hastanesine götürdü.

Küçük Samet’in, hastanedeki müdahaleye rağmen yaşamsal fonksiyonlarını kaybettiğinin anlaşılması üzerine, doktorlar acı haberi aileye bildirdi.

OTOPSİ İÇİN HAZIRLIĞA BAŞLADILAR ANCAK…
Hastane polisinin, otopsi için Nöbetçi Cumhuriyet Savcısına bilgi vermesinin ardından Dr. Nurettin Kurt, hemşireler Safiye Çelep ve Kader Eyyüpoğlu ile sağlık memuru Özgür Çiftçi, Samet’in bekletildiği müşahede odasında, otopsi için hazırlığa başladı.

Dr. Kurt’un, ”Arkadaşlar bir kez daha kontrol edelim. İçimde çocuğun yaşadığına dair bir his var” demesinin ardından çocuğa kalp masajı ve suni teneffüs yapıldı. Kurt’un yaklaşık 45 dakika süren müdahalesinin ardından Samet Aydemir, yaşama döndü.

Doğubayazıt Devlet Hastanesinde 3 ay önce pratisyen hekim olarak göreve başladığını anlatan Dr. Kurt, AA muhabirine, gece nöbeti sırasında Subeşiği köyünden hastanelerine, ”suda boğulma” vakası geldiğini belirtti.

Çocuğun hastaneye getirildiğinde yaşamsal solunum ve dolaşım belirtisinin mevcut olmadığını vurgulayan Kurt, şöyle konuştu:

”45 dakika süresince hiç ara vermeden arkadaşlarımla birlikte müdahalede bulunduk ve bir süre sonra kalp atışlarını hissetmeye başladım. Yaptığımız müdahaleden sonra çocuğu Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesine sevk ettik. Hastanın genel durumuna bakarak, insani yönden müdahalemi yaptım. İçimde hastanın yaşadığına dair bir his vardı. Yaşadığı için çok mutluyum.”

Doğubayazıt Devlet Hastanesindeki müdahaleyle yaşama döndürüldükten sonra Van’a sevk edilen Samet Aydemir, YYÜ Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındı.

İlk geldiğinde hayati tehlikesi bulunan çocuğun, tedavinin ardından hayati tehlikeyi atlattığını belirten Araştırma Hastanesinde görevli doktorlar, Aydemir’in sağlık durumunun iyi olduğunu bildirdi.

ANNE AYDEMİR
Hastanede çocuğunun başından ayrılmayan anne Darçın Aydemir ise olayı şöyle anlattı:

”Oğlum evin önünde oynadığı sırada komşularımız dereye düştüğünü görmüşler. Komşuların yardımıyla çocuğu dereden çıkardık. Nefes alıp veremiyordu ve çevredekiler öldüğünü söylediler. Vakit kaybetmeden Doğubayazıt Devlet Hastanesi Acil Servisine götürdük. Orada yapılan müdahaleden sonra ‘çocuğunuz ölmüş’ dediler. Yarım saat geçtikten sonra ‘çocuk ‘yaşıyor’ dediler. Ambulansla Van’a getirdik. Hemen yoğun bakıma aldılar. Tedavileri yapıldıktan sonra şimdi çocuğumun durumu iyi. Doktorlar da ‘hayati tehlikeyi atlattı’ diyorlar. Oğlum yaşadığı için çok mutluyum.”

Etiketler: , , , , ,


« Önceki SayfaSonraki Sayfa »