Mar 11 2010

TRAMVAY ÖĞRENCİLERE ÇARPTI

Category: Erkekler,Genel,Haberler,Kadınlar,TV,Yaşamadmin @ 20:38

İstanbul Merter’de, Bahçelievler Kemal Hasoğlu Lisesi öğrencisi, ikisi kız 3 öğrenci, okul çıkışında karşıdan karşıya geçerken, Bağcılar-Zeytinburnu seferini yapan tramvayın altında kaldılar.

25 metre sürüklenen ve üçü de ağır yaralanan öğrenciler çevreden gelen ambulanslarla İstanbul Hizmet, Bakırköy ve Bağcılar Devlet Hastanelerine kaldırıldılar.

Öğrencilerden birinin adının İrem Dinçsoy olduğu belirlenirken diğer iki öğrencinin isimleri henüz belirlenemedi.

Kaza sonrasında görgü tanıkları ilk belirlemelere göre, öğrencilerin dikkatsizce tramvay yolu üzerinden geçtiğini öne sürdüler.

Etiketler: , , , ,


Mar 11 2010

DİŞ BAKIMINDA DOĞRU BİLİNEN 30 YANLIŞ

Category: Erkekler,Genel,Haberler,Kadınlar,Sağlık & Diyetadmin @ 20:31

 Diş deyip geçmeyin…. Kalpten beyne öyle hastalıkların tetikleyicisi olabilir ki hayatı size zehir eder. Siz siz olun ağız ve diş sağlığı konusunda tedbiri elden bırakmayın. Halk arasında sıkça rastlanan ve doğru bilinen yanlışlara da sakın ola kanmayın…

Diş Hekimi Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu, ağız ve diş bakımında doğru bildiğimiz yanlışlar ya da yanlış bildiğimiz doğruları şöyle sıraladı:
1- Sert diş fırçası daha iyi temizler. (YANLIŞ)

Dişleri iyi fırçalamak; fırçanın sertliğiyle değil, fırçalama tekniğiyle ilgilidir. Genellikle orta sertlikte diş fırçaların kullanılması uygundur. Çok sert fırçalar, dişleri aşındırabilir. 

 

Bastırarak fırçalamak; dişleri temizlemek yerine, “fırça çürüğü” dediğimiz aşınmalara neden olur. Dişlerin mine tabakası aşındığı için, alttaki sarı tabaka ortaya çıkar ve dişler daha sarı gözükür. Ayrıca sert fırçalamak, dişlerde hassasiyete ve diş eti çekilmesine neden olur.

 

Diş beyazlaştırıcı olarak piyasada satılan macunlar aslında dişleri beyazlatmaz. Ayrıca antitartar veya sigara içenlere yönelik üretilen diş macunlarında da yoğun miktarda aşındırıcı maddeler olduğu için uzun süreli kullanımda diş minesine kalıcı zararlar verebiliyor.

4- Karbonat vetuzla fırçalamak dişleri beyazlatmaz. (DOĞRU)

Karbonat ve tuz, iri granüllü maddeler olduğu için dişin mine tabakalarını çizer ve aşındırır. Bunun sonucunda dişler parlaklığını kaybeder ve yiyip içtiğimiz besinlerle, dişler daha kısa zamanda doğal rengini kaybeder.
 
5- Diş macununu fazla kullanmak dişleri çizer. (YANLIŞ)

Dişlerin mine tabakasının çizilmesi; macunun fazla kullanılmasıyla ilgili değil, kullanılan macunun granüllerinin büyük olmasıyla ilgilidir. O yüzden granülleri büyük olan macunların uzun süreli kullanımından kaçınılmalı. Fırçanın üzerine konulan macunun miktarı ise “mercimek tanesi” büyüklüğünde olmalı.

 

Diş fırçası, fırçalamaya başlamadan önce ıslatılmamalıdır. Çünkü fırça kılları ıslatılınca, sertliğini kaybeder. Macunun köpürmesi için de yeterli sıvı ağızda mevcuttur. 

7-  Dişler kahvaltıdan önce fırçalanır. (YANLIŞ)

Dişler günde en az iki kez, kahvaltı ettikten sonra ve yatmadan önce fırçalanmalı. Dişler fırçalandıktan sonra, dilin üst yüzeyi de yumuşakça dili tahriş etmeden fırçalanmalı.

 

Dişte şekil bozukluğunu düzeltme, dişler ağızda mevcut olduğu sürece her yaşta uygulanabilir. Ortodontik tedavi ya da porselen kaplama (lamina) sayesinde; dişler mevcutsa, her yaşta düzeltme yapılarak, güzel görünen dişlere sahip olunabilir.

 

 

İmplant’ı, eksik olan dişlerin yerine çene kemiğine yerleştirilen yapay diş kökleri olarak tanımlayabiliriz. İmplant uygulaması sadece, yara iyileşmesini etkileyen bir sistemik hastalık ile kontrol altında olmayan kalp ve şeker hastalığı söz konusu ise yapılmaz.

11- Dişleri çamaşır suyu gibi temizlik ürünleri ile fırçalamak dişleri asla beyazlatmaz, çok sağlıksızdır. (DOĞRU)
 Diş beyazlatma işlemi, mutlaka bir diş hekiminden profesyonel yardım alınarak yapılmalıdır. Kulaktan dolma bilgilerle diş beyazlatmaya çalışmak son derece yanlıştır.

12- Beyazlatma (bleaching) dişleri daha da sarartır. (YANLIŞ)

Beyazlatma işlemi, normal diş rengini daha da açmak için yapılır. Beyazlatmanın ilk yapıldığı dönemlerde kahve, çay ve sigara gibi dişleri renklendirecek etkenlerden uzak durmak gerekir. Beyazlatmayı yapacak hekimin tavsiyelerine uyulursa, beyazlatmanın hiçbir yan etkisi yoktur.

 

Diş taşı temizliği, uzman bir hekim tarafından doğru uygulandığı takdirde minenin zedelenmesine neden olmaz. Çünkü diş taşı temizliği işleminde diş dokusuna zarar verilmeden, diş yüzeyine ait olmayan oluşumlar (plak, diş taşı) uzaklaştırılır.

14- Diş taşları temizlendikten sonra daha çok diş taşı oluşur. (YANLIŞ)

Dişleri düzenli ve doğru fırçalamak diş taşı oluşumunu engeller. Altı ayda bir diş hekimi kontrolü sayesinde, iyi fırçalayamadığımız alanlarda oluşan diş taşları, hekim tarafından temizlenmiş olur. Bunun da dişe hiçbir zararı yoktur.

15- Ağız kokusu herkeste olur ve geçmez. (YANLIŞ)

Ağız kokusu; çürük diş, diş eti hastalığı, sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlıklar, sinüzit yahut üst solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanabilir. Bu hastalıkların tedavisi sonucunda ağız kokusu önlenebilir.

16- Diş röntgeni doğada alınan radyasyondan daha azdır. (DOĞRU)
Diş röntgenleriyle alınan radyasyon oldukça azdır. Bu radyasyon doğada alınan radyasyondan daha azdır.

17- Hareketli protezler çamaşır suyuna konursa beyazlar. (YANLIŞ)
Hareketli protezleri çamaşır suyuna koymak zararlıdır. Çamaşır suyu, protezin kırılganlığını artırır, ömrünü azaltır. Protezler için özel temizleme tabletleri vardır ve onlar kullanılmalıdır.

18- Çekilen 20 yaş dişinin yerine diş yaptırmaya gerek yoktur. (DOĞRU)
20 yaş dişi çekildiyse, yerine protez diş yaptırmak gerekmez.

19- Diş fırçalarken diş etlerinin kanaması iyidir. (YANLIŞ)
Diş fırçalarken görülen kanamalar, diş eti iltihabının belirtilerinden biridir. Vakit geçirmeden bir diş hekimine başvurmak gerekir. Diş etlerinin, kanamadan dolayı fırçalanmaması sonucu, mevcut iltihabi durum şiddetlenecektir. Hastalar kanama olan bölgeyi daha iyi fırçalamalı ve diş hekimine tedavi için başvurmalı.

20- Diş ağrıyınca dişin üzerineaspirin,tütün, kolonya, rakı ve tuz koymak ağrıyı keser. (YANLIŞ)
Alkol ve alkol içerikli maddelerin diş ve dişeti bölgesine uygulanması sonucu dişetlerinde “alkol-aspirin yanığı” denilen komplikasyonlara neden olur. Dişlerin üzerine uygulanan diğer maddelerin (tütün, tuz gibi) de ağrı kesici özellikleri yoktur. Ağrı, ancak mevcut sorun giderildiğinde ortadan kalkar
21- Çekim için kullanılan lokal anestezikler morfindir vebağımlılıkyapar. (YANLIŞ)
Diş hekimliğinde kullanılan lokal anestezik maddeler morfin içerikli değildir ve alışkanlık yapmaz. Morfin, tıp alanında sınırlı vakalarda kullanılan bir ilaçtır.

22- Anestezi yurtdışından gelen morfinle yapılırsa ağrımaz. (YANLIŞ)
Günümüzdeki lokal anestezik maddeler belli standartlarda üretilmiştir. Avrupa malı olmasına gerek yoktur.

 

24- Süt dişleri daimi dişlere sürme rehberliği yapar, zamanından önce dişler çekilmez. Süt dişleri düşecek de olsa dolgu yapılmalıdır. (DOĞRU)
Süt dişinin erken çekimi, alttan gelen daimi dişlerde çapraşıklığa ve çene kemiği gelişiminde bozulmalara neden olur. Bu nedenle düşecek de olsa dolgu yapılmalıdır. 

25- Hamilelikte dişten kalsiyum çekildiğinden, dişetleri kanar. (YANLIŞ)
Hamilelik dönemindeki diş eti kanaması, dişten kalsiyum çekilmesi nedeniyle olmaz. Kanamanın nedeni, ağız bakımının yeterli sağlanmaması halinde hamilelikteki hormonal değişiklikler sonucu dişeti iltihabının oluşması veya mevcut dişeti iltihabının şiddetlenmesidir.

26- Her hamilelik bir diş götürür. (YANLIŞ)
Her hamilelikte diş kaybının gerçekleşmesi söz konusu değildir. Ağız bakımının tam olarak sağlanamaması, tedavi edilemeyen çürüklerin varlığı ve diş eti hastalıklarının ilerlemesi durumunda diş kayıpları görülür

27- Hamilelikte diş tedavisi bebeğe zarar verir. (YANLIŞ)
Aciliyet gerektiren diş tedavileri, hamileliğin her döneminde yapılabilir. 

28- Çürük diş çekildikten sonra pis kan akıtılmalıdır, çekilen dişin yerini kanatmak iyidir. (YANLIŞ)
Diş çekiminden sonra, çekim boşluğuna hastanın yaptığı müdahaleler sonucu bölgenin sürekli kanatılması ya da pıhtının uzaklaştırılması, diş çekimi yapılan yerin iltihaplanmasına neden olur. Oluşan pıhtı korunmalıdır. 

29- Diş teli sadece çocuklarda değil yetişkinlerde de kullanılır. (DOĞRU)
Ortodonti (tel tedavisi) alanındaki son gelişmeler sayesinde; tel tedavisi sadece çocuklara değil, erişkin hastalar için de uygulanabilir.

30- Ağrıyan dişi çektirip kurtulmak çözüm değildir. Dişi tedavi ederek mümkün olduğunca ağızda tutmak gerekir. (DOĞRU)
Çürük diş için mümkün olan her türlü tedavi uygulanmalı. Çünkü ne fonksiyon, ne de estetik yönünden hiçbir protez kendi dişinizden daha iyi olamaz

Etiketler: ,


Mar 10 2010

‘Soğuk havanın küresel ısınmayla ilgisi yok’

Category: Dünya,Erkekler,Genel,Haberler,Kadınlar,Yaşamadmin @ 17:40

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Coğrafya Bölüm Başkanı ve İklimbilimci Prof. Dr. Murat Türkeş, son günlerde yaşanan soğuk hava ve etkili kar yağışının küresel ısınmayla bir ilgisinin olmadığını söyledi.
izafet.Com – ‘Soğuk havanın küresel ısınmayla ilgisi yok’
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Coğrafya Bölüm Başkanı ve İklimbilimci Prof. Dr. Murat Türkeş, son günlerde yaşanan soğuk hava ve etkili kar yağışının küresel ısınmayla bir ilgisinin olmadığını söyledi.
Türkeş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şu anda yaşanan mevsim değişikliklerinin iklimsel değişiklikle alakalı bir durum olduğunu kaydeden Türkeş, şöyle dedi:
”Yani günlük sıcaklık değişiminden mevsimlik değişimlere, yıllar arası değişimlere, 10 yıllık ve 100 yıllık değişimlere kadar tüm alan, zaman ölçeklerinde mevsimsel değişkenlik var. Örneğin kurak dönemler ve yağışlı dönemler, sıcak ya da kurak, soğuk ya da yağışlı dönemler, aslında iklimin kendi doğal değişkenliğinin sonucudur. Günümüzde bu iklim değişikliği kavramına yeni anlamlar yükledik. Başka türlü yorumlama gereksinimleri ortaya çıktı. Bu da insanın etkisiyle ortaya çıkan iklim değişikliğidir.”
KÜRESEL ISINMA
Prof. Dr. Murat Türkeş, sanayi devriminin devamında, fosil yakıtların yakılması, arazi kullanımı değişikliği ve madencilik etkinlikleri gibi insan etkinlikleri sonucunda atmosfere verilen sera gazlarının etkileşimiyle ortaya çıkan bir iklim değişikliğinin söz konusu olduğunu ifade etti.
Türkeş, şöyle devam etti:
”Bunun en önemli, en algılanabilir sonucu, sıcaklık değişiklikleri, yani bizim popüler dille söylediğimiz haliyle küresel ısınma. Yani bir doğal iklim değişikliği, değişkenliği var. Bir de bunun üzerine, insan kaynaklı iklim değişikliği var. Günümüzde daha çok konuşulan, bu insan kaynaklı değişikliktir, atmosferdeki sera gazlarının ortaya çıkmasına bağlanan, yüzey özelliklerinin bozulması, ormanların tahrip edilmesi, buzulların erimesi gibi.
Doğal iklim değişikliğine ek olarak günümüzde, insanın neden olduğu bir iklim değişikliği daha var. Bunun en büyük özelliği ise sıcaklıkların, yüzey sıcaklıklarının ve altatmosfer sıcaklıklarının artmasıdır. Şiddetli sıcak hava olaylarının artması, deniz yüzeyinin kısmen yükselmesi, kara ve deniz buz ve buzullarının erimesi, özellikle kuzey yarım küredeki buzulların erimesi ve kar örtüsünün giderek azalması. Buna bağlı olarak da yangın riskinin artması gibi bir çok görünür ve doğrudan gözleyebildiğimiz sonuçları var.”
HAVA SOĞUKLUKLARI VE YAĞIŞLAR
Özellikle son bir haftaya kadar yağışlı, ancak ılıman hava koşullarının egemen olduğu bir sonbahar ve kış yaşandığını dile getiren Türkeş, bunun, genel atmosferdeki dolaşımla alakalı olduğunu bildirdi.
Türkiye’nin ve genel olarak Akdeniz Havzası’nın, doğrudan kuzey Atlantik’ten kaynaklanan, Akdeniz Havzası’nı ve Güney Avrupa’yı kullanarak Türkiye’ye gelen, yağış taşıyan orta enlem ve Akdeniz alçak basınçlarının etkisinde kaldığını vurgulayan Türkeş, şunları kaydetti:
”Kuzeyli dolaşım zayıf oldu, güneyli ve güney batılı dolaşım etkili oldu. O yüzden, bu yıl ülkede yağış oldu, ancak kış geç geldi diyebiliriz. Bu durum, klimatolojik takvim beklentilerinin geç gerçekleşmesiyle alakalıdır. Son bir haftada ise tamamen mevsime uygun bir zaman yaşadık. Geçen yılki gibi, bu zamanlarda olması gerektiği şekilde, daha kuzeyli dolaşımın etkisiyle soğuk bir hava kütlesi, Türkiye ve Balkanlar dahil olmak üzere doğu Avrupa, Orta ve Doğu Akdeniz’de etkili oldu. Bu soğuk hava akımı, Doğu Akdeniz’e kadar etkili olduğu için de yüzey sıcaklıkları çok düştü ve bu kez yağış alan yerlerde, kar yağışları şeklinde gerçekleşti. Örneğin Çanakkale ve İstanbul deniz kıyısında olmasına rağmen yüzey sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesi nedeniyle bu bölgelerde de etkili kar yağışı yaşandı. Bu durum bize normal kış şartlarına döndüğümüzü gösterdi. Yani hem sıcaklıklar düştü, hem de bu mevsimde olması gereken yağışları aldık.”
Prof. Dr. Türkeş, iklimbilimcilerin, klimatolojik takvimde aralık, ocak, şubat aylarının kış mevsimi, mart nisan mayıs aylarının ilk bahar mevsimi olarak kabul ettiğini belirterek, şu bilgileri verdi:
”Ancak kimi zamanlarda bu takvim tutmaz ve yaşadığımız bu mevsim dışı gelişmeler olabilir. Bu durumda, ya kışı daha önce yaşamaya başlarız, ya da bu yıl olduğu gibi neredeyse kışın ortasından şubat ayına geçerken yaşadığımız gibi oluşabilir. Hava olayları, yeryüzünün her yerinde beklenen zamanlarında da etkili olabilir, beklenen zamanların dışında olduğu zaman da hava durumuna hazırlıklı değilseniz bu durum sizin için afet bile olabilir. Bugünlerde yaşadığımız olayı, hava olaylarıyla açıklıyoruz, bunun küresel ısınmayla bir ilgisi yok.”

Etiketler: , , ,


Mar 07 2010

Milletçe Neden Bunları Yapıyoruz ..!

Category: Erkekler,Genel,Haberler,Kadınlar,Yaşamadmin @ 15:19

- Neden bozulan otobüsün yolcuları bizim otobüsümüze aktarıldığında onlara mültecilermiş gibi bakarız?

- Neden her gördüğümüz haritada hemen Türkiye’yi bulmaya çalışırız? Millet olarak dünyada kaybolma kompleksimiz mi vardır?

- Neden insanlar birbirlerine sarılınca saga-sola sallanırlar?

- Neden öğrenciler ilköğretimin beşinci sınıfına kadar öğretmene “öğretmenim” diye seslenirken altıncı sınıfta bir anda “hocam” diye seslenmeye başlarlar?

- Neden sınavlarda “4 yanlış bir doğruyu götürür” şeklinde bir uygulama ile öğrenciler cezalandırılırlar da “4 doğru bil, bir doğru da bizden” şeklinde bir kampanya başlatılıp, zekaya ve riske girme cesaretine ödül verilmez?

- Neden insanlar kapalı bir alandan yağmur yağan alana çıkınca kafalarını eğerler? Yağmura duyulan saygıdan mıdır, yoksa ondan tırstığımız için midir?

- Neden dükkanını kapatıp giden esnaf, kapıya “10 dakika sonra dönücem” yazar ve ne zaman gittiğini nasıl anlarız?

- Televizyona çıkan insanlar neden kendilerini Türkiye’deki bütün insanların izlediğini sanırlar?

Örn: “Şu anda 70 milyon bizi izliyor…”

- Neden gözlerinden öperim denir? İnsan vücudunda öpülecek daha uygunsuz bir yer var mıdır? Kimse kimseyi gözünden öpmüş müdür?

- Düğünlerde neden “Dom Dom Kursunu” ile göbek atılmaktadır.”Bir avcı vurdu beni, bin avcı beni yedi” gibi sözler eşliginde kendinden geçen başka milletler var mıdır?

- Neden bazi kızlarımız şirin bir hayvancağız gördüklerinde “inanmıyoruuuum!” derler, inanılmayacak olan nedir?

- Cumartesi ve Pazartesi’nin neden kendi isimleri yoktur?

- Dolmuşlardaki fiyat tarifesinde “en kısa mesafe” neden “indi-bindi” olarak tabir edilir? Önce inilip sonra mı binilir? Bir terslik yok mudur?

- Bir programı kurarken neden “kabul ediyorum” ya da “kabul etmiyorum” seçenekleri vardır? O kadar parayı bayılıp bir bilgisayar programı satın aldıktan sonra “kabul etmiyorum” seçeneğini işaretleyen bir takım saf kişiler mevcut mudur?

- Bulmacalarda boru sesinin karşılığı neden hep “ti”dir? Bulmacaları hazırlayan arkadaşlar hiç “ti” diye ses çıkaran boru görmüşler midir?

- İpana 7 reklamındaki kıza “Ne zamandan beri İpana 7 kullanıyorsun?” diye soran doktor, İpana 7′nin yeni bir ürün olduğunu ve reklamdan sadece bir kaç gün önce piyasaya çıktığını bilmemekte midir?

- Neden futbol takımı olan Ajax “Ayaks” diye okunur da temizlik ürünü Ajax “Ajaks” diye okunur?

- Neden ilanlarda “doktordan temiz araba” diye yazılır? Hipokrat yemininde “arabamı temiz kullanacağım” şeklinde bir madde de mi vardır?


Şub 18 2010

Kadınlar mı daha mutlu erkekler mi?

Category: Erkekler,Kadınlar,Yaşamadmin @ 15:39

Türkiye İstatistik Kurumu, Yaşam Memnuniyeti Araştırması Türkiye’deki kadınların erkeklerden daha mutlu olduğunu ortaya çıkardı. İstatistiklere göre her 100 kadından 58′i mutluyken bu rakam erkeklerde 50. TÜİK 2003 yılından bu yana bireylerin mutluluk algılaması, umut, değerler, kişisel gelişim ve kişisel sağlık, gelir ve çalışma hayatı gibi alanlarındaki memnuniyetlerini ölçüyor. Ayrıca, bireylerin kamu hizmetlerinden memnuniyetleri de ölçülmekte ve bunların zaman içindeki değişimi takip ediliyor. Araştırma 18 ve daha yukarı yaştaki fertleri kapsıyor. Yapılan anket çalışmasında geçen yıl Türkiye’de 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerin yüzde 54,3′ü kendilerini mutlu olarak ifade etti. Yüzde 14,6′sı ise mutsuz olduklarını belirtti. 2008 yılında ise mutluların oranı yüzde 55,8 mutsuzların oranı yüzde 13,9 idi. 1 yılda mutsuz sayısında 1 puanlık artış olurken mutlu birey sayısında da azalma yaşandı. Bunda krizin etkisinin olduğu belirtildi. Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi değişiyor. 18-24 yaş grubundaki bireylerde mutluluk oranı yüzde 57,4 iken, 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde bu oran yüzde 54,3′e düşüyor.

Etiketler: , , , , ,


Oca 22 2010

İlk Sekste Yapılan 5 Hata

Category: Cinsellik,Erkekler,Kadınlaradmin @ 21:08

İlk defa ya da yeni biriyle seks yapmak biraz stresli gibi görünebilir. Keyifli bir seks için aklınızda bulunması gerekenler..

1. İlk defa birlikte olduğunuz kişiyle mükemmel bir seks bekmeleyin. Hayal ettiğiniz birçok şey olabilir ancak önce birbirinizin hoşlandığı ve hoşlanmadığı şeyleri deneyin. Bedenin istekleri kadar ruhun ne istediği de öenmlidir. Acele etmeyin ve hayalinizdeki hemen her şeyi ilk gece yapmaya çalışmayın.

2. Korunmasız birliktelik en büyük hatalardan biridir. Sık partner değiştiren biriyseniz ya da karşınızdaki kişi öyleyse ne olursa olsun korunmadan hareket etmeyin. Evlilik sonrası ilk gecenizde bile hastalıklar, gebelik gibi risklerini aklınızda bulundurun. Yanınızda mutlaka prezervatif bulundurun.

3. Sabah kalktığınızda utangaç davranmak. Ne istediğini bilen biriyseniz sabah uyandığınızda yanlış olan, utanmanızı gerektiren bir şey yok. Kendinizi biraz garip hissedebilirsiniz ancak geceki durumun kendinize olan güveninizi artırması gerekir. Onu öpmekten ve şakalaşmaktan çekinmeyin. Seks sonrası biraz garip hissettiğinizi ona yansıtmayın çünkü hoşunuza gitmediğini düşünüp tedirgin olabilir.

4. Üzerine çok düşmeyin, şımartmayın. İlk defa seks yaptığınız kişinin evindeyseniz ona dışarı çıkmayı teklif edin, akşam daha çok eğlenmek için nedeniniz olacaktır. İlk geceden sonra çiftler de düşünceleriyle başbaşa kalmak, geceyi değerlendirmek isterler. Bu yüzden onlar da kendilerine dışarıda bir program ayarlayabilirler. Birlikte uyumak veya yaşamak demek hayatınızın her anında birlikte olacağınız anlamına gelmez. Birbirinizin üzerine fazla düşmeyin.

5. Birlikte olduğunuz geceden sonra sizi aramazsa kapris yapmayın. Karşınızdakinin her zaman romantik ve istekli olmasını bekleyemezsiniz. Günlük yaşamınıza devam edin, merak ediyorsanız siz arayın. Karşınızdaki kişi sesinizi duyduğu için mutlu olmadıysa ilişkinizi gözden geçirin. İlk gece sonrasında evli çiftler için ise durum daha farklı. Çiftler birbirlerini arayıp, çiçek ve hediyelerle romantizmin ve isteğin devam etmesini sağlayabilir.

Etiketler: , , , ,


Oca 20 2010

Yatakta unutulmaz olun

Category: Cinsellik,Erkekler,Kadınlaradmin @ 05:44

Sahip olduğu en iyi sevgili nasıl olursunuz? Bu konuda usta olmak için yapabileceğiniz birkaç şey var – biraz gizem, bir tutam kendine güven, iyi sohbet, birkaç hareket ve izinizi bırakmak için doğru yolda koşuyorsunuz.

İnleme alanları

Bir kadını kızıştırmak için dokunmanız gereken noktaları biliyor olabilirsiniz ama gerçekten doğru bir noktaya dokunduğunuzda kadın bunu belli eder. Dokunmayla ısınan noktaları vardır her kadının ve bunlara dikkat ederek puan kazanabilirsiniz. Zamanınızı iyi kullanın, gerektiğinde şefkatli olun ve inlemesini sağlayan noktalarını aklınızda tutun. Bunlar hepsi izinizi bırakmanızı sağlamak için bir adım. Bardan yatağa geçmek için AskMen rehberinden size birkaç ipucu.

Araştırmanız gereken birkaç bölge:

* Gözkapağından şakaklara uzanan bölge: Nazikçe ve hafifçe bu alanı öpün ve yolunuzu onun yüzüne doğru yapın.
* Kulaktan boyuna ve boyundan omuzlara: Evet kadınlar boyunlarının öpülmesinden çok hoşlanır.
* Göbeğinden “V” alanına: Arkadasından belini sıkıca tutun, boynunu öperken elinizi kaburgalarından kasık kemiğine doğru olan bölgede gezdirin.
* Kalçadan kalçaya gidin,
* Bütün kadınların ayakları ve diz arkaları ısınma noktaları olarak bilinir.

Unutulmaz olmak için okumaya devam edin…

Vücudun rehberi

Kadınların vücudu biraz karmaşık gibi gözükebilir bazen ama biraz ilgi ile her zaman doğru yolda olabilir ve unutulmaz olursunuz.

* Kulaklarını ve boynunu asla unutmayın. Kulaklarını salya içinde bırakmayın ama hisli bir şekilde kulaklarını ve boynunu öpün ve yalayın.
* Teşekkür ederim demeyin – o bir hayat kadını değil. Memnuniyetinizi başka yollarla dile getirin “Bebeğim çok güzeldi! Bu konuda çok iyisin!” Biraz içtenlik çok şey kazandırabilir.
* Çok erken gelmek ise ayrı bir problem. Onu her zaman havada bırakmak hayal kırıcı ve sıkıcı olabilir, eğer bu sizin probleminizse başa çıkın.

Sizin seksüel şöhretiniz

Kız arkadaşlarını bağırttıklarını söyleyenler çoğunlukla yatakta kötü olanlardır. Yenilikçi, kaynakları olan ve ince biri olun, böylece şöhretiniz zamanla sizi takip eder ve size bilinmeyen ödüller kazandırır.

Sizi hatırlatacak birşey

Normal olarak hepiniz unutulmaz sevgili olamazsınız. Büyük ihtimalle bir sevgiliden daha fazlasına sahip olmuştur bu hayatta, ama biri “hayatının en iyi seksi” olarak anılacaktır. Bunun siz olduğunuzdan emin olun: Kendinizi unutulmaz kılın.

Etiketler: ,


« Önceki SayfaSonraki Sayfa »