Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/sohbetod/public_html/blog/wp-config.php:1) in /home/sohbetod/public_html/blog/wp-includes/feed-rss2.php on line 8
Sohbet Odaları - Sohbetodalari.org » Erkekler http://www.sohbetodalari.org/blog www.Sohbetodalari.org/blog Sohbet odaları Sun, 23 Jan 2011 17:42:22 +0000 en hourly 1 http://wordpress.org/?v=3.0.1 İsveç ” VOLVO ” Sembolünü Çin’e Kaptırdı! http://www.sohbetodalari.org/blog/isvec-volvo-sembolunu-cine-kaptirdi/ http://www.sohbetodalari.org/blog/isvec-volvo-sembolunu-cine-kaptirdi/#comments Mon, 05 Apr 2010 23:30:54 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=1502 Çinli otomotiv üreticisi Geely, İsveç’le özdeşleşmiş olan Volvo’yu 1.8 milyar dolara satın aldı.

Volvo sözcüsü Per-Ake Froberg, Çin’in en büyük özel sektör otomobil şirketi Geely’nin Volvo Cars’ı satın alma anlaşmasına, Geely ve Ford’un İsveç’in Göteborg kentinde imza attığını açıkladı.

Çin Endüstri ve Enformasyon Teknolojisi Bakanı Li Yizhong ve İsveç Yatırım ve Enerji Bakanı Maud Olofsson’un hazır bulunduğu törende, anlaşmayı Geely Başkanı Li Shufu ve Ford Finans Direktörü Lewis Booth imzaladı. “Bugün Geely’nin tarihinde bir dönüm noktasını temsil ediyor” diyen Geely Başkanı Li Shufu, Volvo Cars’ın, yönetim ekibi İsveç’te olmak üzere ayrı bir şirket olarak kalacağını ifade etti. Volvo’nun İsveç ve Belçika’daki tesislerinin çalışmaya devam etmesini amaçladıklarını belirten Li, aynı zamanda Pekin’de, Çinli müşteriler için 300 bin adet Volvo marka araç üretecek bir fabrika kurmayı planladıklarını kaydetti.

Li, “Dünyadaki en büyük otomotiv pazarı olan Çin, Volvo’nun ikinci piyasası olacak. Volvo, hızlı büyüyen Çin pazarındaki fırsatlardan istifade ederek, dünyanın önde gelen markası olarak benzersiz bir konuma kavuşacak” dedi. Ford Finans Direktörü Booth, “Geely’nin yönetiminde Volvo’nun, kendi işini sürdürebileceğine ve kâr etmeye başlayacağına inanıyoruz” diye konuştu. Ford, 1927 yılında kurulan Volvo Cars’ı, 1999 yılında 6.5 milyar dolara satın almıştı. Kaynaklarını Ford, Lincoln ve Mercury markalarına yöneltmek isteyen Ford, Volvo Cars’ı 2008 yılının sonundan bu yana satmaya çalışıyordu. ABD’li şirket 2008 yılında Jaguar ve Land Rover markalarını Hintli Tata Motors’a 1.7 milyar dolara satmıştı.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/isvec-volvo-sembolunu-cine-kaptirdi/feed/ 0
Ece Gürsel’den Erkeklere Tüyolar http://www.sohbetodalari.org/blog/ece-gurselden-erkeklere-tuyolar/ http://www.sohbetodalari.org/blog/ece-gurselden-erkeklere-tuyolar/#comments Sat, 20 Mar 2010 22:36:57 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=1188 Gürsel, Karşılaştığınız her kadının ‘Sex and the City’ kadınları gibi olduğunu zannetmeyin…” diyor

Her kadının hayallerindeki erkek farklıdır. Ancak genellikle kadınlar, seyahat etmeyi seven, esprili, sorumluluk sahibi, maddi gücü olan, aşkı hisseden ve bunu karşı tarafa hissettiren erkeklerden hoşlanır. Çoğumuz, dürüst ve aklı başında erkeklerin hayatımızda olmasını isteriz. Fakat bu tarz erkeklerle karşılaşınca da onlardan kaçar; tercihimizi, serseri ve yaramaz erkeklerden yana kullanırız. Bu tip erkeklere bayılıyor olmamızın altında, mazoşist eğilimlerimiz yatar. Zira bizler, ne olduğu belirsiz ve şüphe uyandıran şeyleri daha çok severiz. Macera yaşayıp, acı çekmek, rutin bir ilişkiden daha fazla zevk verir bize.

EVLiLiK DELiSi OLDUĞUMUZ DOĞRU
Bir erkeğin, bizi sürprizlere boğmasından ve samimi jestler yapmasından hoşlanırız; ancak normalde kaba ve nezaketsiz olan bir adamın, bir günde değişip dünyanın en kibar insanı haline gelmesini, pek de inandırıcı bulmayız. Tutku duyduğumuz ancak bizimle ortak heveslere sahip olmayan bir erkekle olmayı asla tercih etmeyiz. Böyle bir ilişkiye başlasak da bu, kısa süreli olur. Zira aşk, zamanla kaybolur ve yerini dostluk, sevgi ve saygıya bırakır. Dolayısıyla, iyi bir aşık olmayı bildiğiniz kadar, iyi bir dost olmayı da bilmeniz gerekir. Biz kadınların, evlilik delisi olduğu fikri doğrudur, fakat bunun için doğru zamanı beklediğimiz de bir gerçektir. Önce kariyer sahibi olmayı, başarılı işler yapmayı, geleceğimize yatırım yapmayı isteriz. Yani evlilik sonra gelir. Kadınlar, aldatıldıklarını hisseder, ancak o erkeği cezalandırmak için aradan biraz zaman geçmesini bekler. Çünkü o anki şartları, konumunu düşünür; hele bir de o adamdan çocuğu varsa, işi daha bir ciddiyetle ele alır. Anlayacağınız üzere, bu durumda asla fevri davranmaz.

BASKı, AŞKı VE TUTKUYU ÖLDÜRÜR
Kadınlar sevdikleri adamı kolay kolay terk etmez. Ancak ne zaman ki özgürlüklerinin kısıtlandığını, hayatlarına, işlerine, sosyal çevrelerine müdahale edildiğini hissederler, işte o zaman terk etmeye karar verirler. Zira fazla baskı, hem aşkı hem de tutkuyu öldürür. Karşılaştığınız her kadının ‘Sex and the City’ kadınları gibi olduğunu, hayatlarının aşktan ve alışverişten ibaret olduğunu zannetmeyin. Hayatı sadece erkeklerden ya da paradan ibaret görmeyen, daha farklı ilgi alanlarına sahip kadınlar da vardır. Bu gerçeğin farkında olmalı, elmalarla armutları karıştırmamalısınız! Hiçbir kadın sevdiği adamın başka bir kadına aşık olmasını kabul etmez. Kabul ediyor gibi görünse de büyük bir savaşa hazırlanıyordur. Her kıskançlığa inanmamanız, kimi kıskançlıkların yapay olduğunu bilmeniz gerekir.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/ece-gurselden-erkeklere-tuyolar/feed/ 0
Bim’den 1500 Kişiyi İş http://www.sohbetodalari.org/blog/bimden-1500-kisiyi-is/ http://www.sohbetodalari.org/blog/bimden-1500-kisiyi-is/#comments Fri, 19 Mar 2010 23:15:34 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=1118 Dünyanın en büyük 250 perakende kuruluşu arasında yer alan BİM, 2009’da cirosunu yüzde 25 artırdı ve 5.3 milyar liraya çıkardı.
BİM’in kârı da yüzde 86 yükselerek 212.9 milyon liraya ulaştı. 2009’da Fas dahil olmak üzere toplam 133 milyon lira yatırım yapan BİM, mağaza sayısını 2 bin 628’e, çalışan sayısını ise 14 bin 904’e çıkarttı. 2010 yılında Türkiye’de 300 yeni mağaza ve üç yeni bölge deposu, Fas’ta da 40 yeni mağaza açmayı planlayan BİM, bu yatırımları için toplam 140 milyon lira bütçe ayırdı. BİM İcra Kurulu Üyesi Haluk Dortluoğlu, “Bu yıl ciroda yüzde 25 büyüme ve satış alanında yüzde 12 artış bekliyoruz. Yaklaşık 1500 kişilik ek istihdam sağlayacağız” dedi.

Güneydoğu’ya yayılacak

BİM mağazalarından her gün 1.9 milyon tüketicinin alışveriş yaptığını belirten Dortluoğlu, şu bilgileri verdi: “2009’da 343 yeni mağaza açarak 2 bin 628 mağazaya ulaştık. Şu an itibariyle de 2 bin 675 mağazamız bulunuyor. Türkiye’nin en büyük mağaza ağına sahip perakende kuruluşuyuz. Bu yıl 300 yeni mağaza açacağız. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin bütün illerinde olmak istiyoruz. Türkiye genelinde Tunceli, Muş, Bitlis, Siirt, Hakkari, Şırnak, Bingöl ve Batman’da mağazalarımız bulunmuyor.”

Haluk Dortluoğlu, BİM mağazalarının toplam 720 bin metrekare satış alanına ulaştığını hatırlatarak, “2009 yılında özel markalı (private label) ürün satışları toplam satışlardan yüzde 58.4 pay aldı. Türkiye’de BİM modeli çok sevildi. BİM, temel ihtiyaç ürünlerini satışa sunuyor. Düşük fiyat, düşük kalite anlamına gelmiyor. Özel markalı ürünlere odaklanarak, markalı ürünlerin fiyatlarını artaran ilave masraflardan uzak duruluyor. Türkiye’de gıda enflasyonu yüzde 9.26 olarak gerçekleşirken, BİM’in iç enflasyonu bunun her zaman altında kaldı” diye konuştu.

Tasarıdaki yüzde 20 sınırı tüketiciye haksızlık olur

PRİVATE label ürün satışları yüzde 58.4’e çıkan BİM’in İcra Kurulu Üyesi (COO) Galip Aykaç, tartışmaları süren Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazalar Kanun Tasarısı’nda bulunan özel markalı ürün satışına yüzde

20 sınırı konulması hakkında şöyle konuştu: “Özel markalı ürünler kaliteli ürünleri ucuza satma yöntemidir.

Bundan tüketicinin mahrum olmasını istemek haksızlık olur. Eğer tasarı kanunlaşırsa, bizim de bir B planımız

olur. Ancak sektör, kanunun bu şekilde çıkmaması gerektiğinde hemfikir.”

Fas’a 10 milyon lira yatıracak

2010 yılında Fas’ta yatırımlarına devam edeceklerini ifade eden Dortluoğlu, “Fas’ta şu anda 30’a yakın mağazamız bulunuyor. Gayet başarılı bir büyüme gösterdiğimiz Fas’ta 40 yeni mağaza açarak, bu ülkedeki mağaza sayımızı 2010 sonu itibarı ile 65’e çıkarmayı öngörüyoruz. Bunun için 10 milyon lira bütçe ayırdık” dedi. BİM İcra Kurulu Üyesi Galip Aykaç da, Fas dışında yeni ülke arayışlarında olduklarını belirterek, bir kaç yıl içerisinde bu yeni yatırımlarına karar vereceklerini kaydetti.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/bimden-1500-kisiyi-is/feed/ 0
Diyarbakırspor için Karar Verildi http://www.sohbetodalari.org/blog/diyarbakirspor-icin-karar-verildi/ http://www.sohbetodalari.org/blog/diyarbakirspor-icin-karar-verildi/#comments Fri, 19 Mar 2010 09:14:26 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=1102 PFDK, Diyarbakırspor’a taraftarlarının Belediye maçında çıkardığı olaylar nedeniyle bu kez 3 maç sahasında seyircisiz oynama cezası verdi. Ankaragücü’ne de 1 maç seyircisiz oynama cezası öngören kurul, Galatasaray’a da 185 bin liralık fatura kesti

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, İstanbul Büyükşehir Belediyespor karşılaşmasında taraftarlarının çıkardığı olaylar nedeniyle Diyarbakırspor’a bu kez de üç maç kendi sahasında seyircisiz oynama cezası verdi. Kurul, yeşil-kırmızılı kulübe ayrıca 60 bin lira da para cezası kesti. Diyarbakırspor, Bursaspor maçında aldığı 3 maç tarafsız sahada seyircisiz oynama cezasından sonra dünkü kararla bu sezon sahasında seyircisiyle buluşamayacak.

PFDK, Ankaragücü maçında taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat yüzünden söz konusu eylemin ikinci kere tekrarını gözönüne alarak Galatasaray’a 80 bin lira para cezası verdi. Kurul, aynı müsabakada bir taraftarın tribünden atılarak yaralanması ve saha olayları nedeniyle de 100 bin lira cezası öngördü. Yayın yetki belgesi olmayan bir televizyon kuruluşunun stadyumda çekim yapmasından dolayı verilen 5 bin lira ile birlikte sarı-kırmızılı kulübün önüne konulan fatura toplam 185 bin liraya ulaştı.

Bir seyircinin tribünden atılması nedeniyle saha kapatma veya seyircisiz oynama cezası alacağı tartışılan Galatasaray böylece gelecek hafta Fenerbahçe derbisinde söz konusu tehlikeden kurtulmuş oldu.

Disiplin Kurulu, geçtiğimiz hafta Galatasaray maçında taraftarlarının neden olduğu kötü ve çirkin tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içerisinde 4. kez gerçekleştirilmesinden dolayı Ankaragücü’ne bir resmi müsabakayı kendi sahasında seyircisiz oynama ve 80 bin lira para cezası kesti.
Bu arada Beşiktaş, Denizlispor maçında taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle 10 bin lira para cezası aldı.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/diyarbakirspor-icin-karar-verildi/feed/ 0
Güzel Oyuncu Anne Oldu http://www.sohbetodalari.org/blog/guzel-oyuncu-anne-oldu/ http://www.sohbetodalari.org/blog/guzel-oyuncu-anne-oldu/#comments Thu, 18 Mar 2010 09:35:07 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=1089 GORA VE AROG sinema filmlerindeki ‘Ceku’ rolüyle sinemanın aranan oyuncuları arasına giren Özge Özberk bir erkek bebek dünyaya getirdi.

işadamı Hayim Sadioğlu ile evli olan Özberk bebeğinin adını ‘Leo’ koyduklarını söyledi. Özberk, “Benim burcum aslan, eşim Hayim’in burcu da aslan. O da ismiyle aslan olsun istedik” dedi. Ünlü oyuncu çocuğuyla ilgilenebilmek için oyunculuğa bir yıl süreyle ara verdiğini belirtti.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/guzel-oyuncu-anne-oldu/feed/ 0
Günde 1 Yumurta Kilo Verdiriyor http://www.sohbetodalari.org/blog/gunde-1-yumurta-kilo-verdiriyor/ http://www.sohbetodalari.org/blog/gunde-1-yumurta-kilo-verdiriyor/#comments Tue, 16 Mar 2010 04:52:40 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=1024 ABD’deki bir araştırmaya göre, günde bir yumurta yemek, kilo vermeye yardımcı oluyor.

71 kişilik bilim ekibinin araştırma sonuçları, ‘Nutrition and Food Science’ adlı tıp dergisinin haziran sayısında yayımlanacak. Araştırmada, yumurtanın bir miktar kalori içermesine rağmen, muhtevasında bulunan bol miktardaki protein ile D ve B12 vitaminleri sayesinde zayıflamayı da sağladığı saptandı.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/gunde-1-yumurta-kilo-verdiriyor/feed/ 0
Sosyetik çapkınların gözdesi http://www.sohbetodalari.org/blog/sosyetik-capkinlarin-gozdesi/ http://www.sohbetodalari.org/blog/sosyetik-capkinlarin-gozdesi/#comments Mon, 15 Mar 2010 01:13:16 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=970 Yatırımcı Aytek Şevkan’la evlenerek Türkiye’ye yerleşen Brezilyalı güzel Martha Şevkan’ın eşinden ayrılmaya karar vermesinin ardından, sosyetik çapkınların yeni gözdesi haline geldi. Aytek-Martha Şevkan’ın ayrılık haberinin ayyuka çıkmasıyla, sosyetenin gözde çapkınları Martha’yı yakın takibe aldı. İddiaya göre ilk olarak Kaan Boyner, Martha Şevkan’la tanışmak için devreye arkadaşlarını soktu. Ortak arkadaşları sayesinde, Martha Şevkan’ı gittiği hemen her mekanda takip eden Kaan Boyner, önceki gece de Brezilyalı güzelin hemen ardından soluğu Wanna adlı mekanda aldı. Boyner’in mekana geldiğini gören Martha Şevkan ise bir süre sonra geceyi erken bitirerek evinin yolunu tuttu.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/sosyetik-capkinlarin-gozdesi/feed/ 0
TRAMVAY ÖĞRENCİLERE ÇARPTI http://www.sohbetodalari.org/blog/tramvay-ogrencilere-carpti/ http://www.sohbetodalari.org/blog/tramvay-ogrencilere-carpti/#comments Thu, 11 Mar 2010 18:38:22 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=846 İstanbul Merter’de, Bahçelievler Kemal Hasoğlu Lisesi öğrencisi, ikisi kız 3 öğrenci, okul çıkışında karşıdan karşıya geçerken, Bağcılar-Zeytinburnu seferini yapan tramvayın altında kaldılar.

25 metre sürüklenen ve üçü de ağır yaralanan öğrenciler çevreden gelen ambulanslarla İstanbul Hizmet, Bakırköy ve Bağcılar Devlet Hastanelerine kaldırıldılar.

Öğrencilerden birinin adının İrem Dinçsoy olduğu belirlenirken diğer iki öğrencinin isimleri henüz belirlenemedi.

Kaza sonrasında görgü tanıkları ilk belirlemelere göre, öğrencilerin dikkatsizce tramvay yolu üzerinden geçtiğini öne sürdüler.

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/tramvay-ogrencilere-carpti/feed/ 0
DİŞ BAKIMINDA DOĞRU BİLİNEN 30 YANLIŞ http://www.sohbetodalari.org/blog/dis-bakiminda-dogru-bilinen-30-yanlis/ http://www.sohbetodalari.org/blog/dis-bakiminda-dogru-bilinen-30-yanlis/#comments Thu, 11 Mar 2010 18:31:01 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=838  Diş deyip geçmeyin…. Kalpten beyne öyle hastalıkların tetikleyicisi olabilir ki hayatı size zehir eder. Siz siz olun ağız ve diş sağlığı konusunda tedbiri elden bırakmayın. Halk arasında sıkça rastlanan ve doğru bilinen yanlışlara da sakın ola kanmayın…

Diş Hekimi Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu, ağız ve diş bakımında doğru bildiğimiz yanlışlar ya da yanlış bildiğimiz doğruları şöyle sıraladı:
1- Sert diş fırçası daha iyi temizler. (YANLIŞ)

Dişleri iyi fırçalamak; fırçanın sertliğiyle değil, fırçalama tekniğiyle ilgilidir. Genellikle orta sertlikte diş fırçaların kullanılması uygundur. Çok sert fırçalar, dişleri aşındırabilir. 

 

Bastırarak fırçalamak; dişleri temizlemek yerine, “fırça çürüğü” dediğimiz aşınmalara neden olur. Dişlerin mine tabakası aşındığı için, alttaki sarı tabaka ortaya çıkar ve dişler daha sarı gözükür. Ayrıca sert fırçalamak, dişlerde hassasiyete ve diş eti çekilmesine neden olur.

 

Diş beyazlaştırıcı olarak piyasada satılan macunlar aslında dişleri beyazlatmaz. Ayrıca antitartar veya sigara içenlere yönelik üretilen diş macunlarında da yoğun miktarda aşındırıcı maddeler olduğu için uzun süreli kullanımda diş minesine kalıcı zararlar verebiliyor.

4- Karbonat vetuzla fırçalamak dişleri beyazlatmaz. (DOĞRU)

Karbonat ve tuz, iri granüllü maddeler olduğu için dişin mine tabakalarını çizer ve aşındırır. Bunun sonucunda dişler parlaklığını kaybeder ve yiyip içtiğimiz besinlerle, dişler daha kısa zamanda doğal rengini kaybeder.
 
5- Diş macununu fazla kullanmak dişleri çizer. (YANLIŞ)

Dişlerin mine tabakasının çizilmesi; macunun fazla kullanılmasıyla ilgili değil, kullanılan macunun granüllerinin büyük olmasıyla ilgilidir. O yüzden granülleri büyük olan macunların uzun süreli kullanımından kaçınılmalı. Fırçanın üzerine konulan macunun miktarı ise “mercimek tanesi” büyüklüğünde olmalı.

 

Diş fırçası, fırçalamaya başlamadan önce ıslatılmamalıdır. Çünkü fırça kılları ıslatılınca, sertliğini kaybeder. Macunun köpürmesi için de yeterli sıvı ağızda mevcuttur. 

7-  Dişler kahvaltıdan önce fırçalanır. (YANLIŞ)

Dişler günde en az iki kez, kahvaltı ettikten sonra ve yatmadan önce fırçalanmalı. Dişler fırçalandıktan sonra, dilin üst yüzeyi de yumuşakça dili tahriş etmeden fırçalanmalı.

 

Dişte şekil bozukluğunu düzeltme, dişler ağızda mevcut olduğu sürece her yaşta uygulanabilir. Ortodontik tedavi ya da porselen kaplama (lamina) sayesinde; dişler mevcutsa, her yaşta düzeltme yapılarak, güzel görünen dişlere sahip olunabilir.

 

 

İmplant’ı, eksik olan dişlerin yerine çene kemiğine yerleştirilen yapay diş kökleri olarak tanımlayabiliriz. İmplant uygulaması sadece, yara iyileşmesini etkileyen bir sistemik hastalık ile kontrol altında olmayan kalp ve şeker hastalığı söz konusu ise yapılmaz.

11- Dişleri çamaşır suyu gibi temizlik ürünleri ile fırçalamak dişleri asla beyazlatmaz, çok sağlıksızdır. (DOĞRU)
 Diş beyazlatma işlemi, mutlaka bir diş hekiminden profesyonel yardım alınarak yapılmalıdır. Kulaktan dolma bilgilerle diş beyazlatmaya çalışmak son derece yanlıştır.

12- Beyazlatma (bleaching) dişleri daha da sarartır. (YANLIŞ)

Beyazlatma işlemi, normal diş rengini daha da açmak için yapılır. Beyazlatmanın ilk yapıldığı dönemlerde kahve, çay ve sigara gibi dişleri renklendirecek etkenlerden uzak durmak gerekir. Beyazlatmayı yapacak hekimin tavsiyelerine uyulursa, beyazlatmanın hiçbir yan etkisi yoktur.

 

Diş taşı temizliği, uzman bir hekim tarafından doğru uygulandığı takdirde minenin zedelenmesine neden olmaz. Çünkü diş taşı temizliği işleminde diş dokusuna zarar verilmeden, diş yüzeyine ait olmayan oluşumlar (plak, diş taşı) uzaklaştırılır.

14- Diş taşları temizlendikten sonra daha çok diş taşı oluşur. (YANLIŞ)

Dişleri düzenli ve doğru fırçalamak diş taşı oluşumunu engeller. Altı ayda bir diş hekimi kontrolü sayesinde, iyi fırçalayamadığımız alanlarda oluşan diş taşları, hekim tarafından temizlenmiş olur. Bunun da dişe hiçbir zararı yoktur.

15- Ağız kokusu herkeste olur ve geçmez. (YANLIŞ)

Ağız kokusu; çürük diş, diş eti hastalığı, sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlıklar, sinüzit yahut üst solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanabilir. Bu hastalıkların tedavisi sonucunda ağız kokusu önlenebilir.

16- Diş röntgeni doğada alınan radyasyondan daha azdır. (DOĞRU)
Diş röntgenleriyle alınan radyasyon oldukça azdır. Bu radyasyon doğada alınan radyasyondan daha azdır.

17- Hareketli protezler çamaşır suyuna konursa beyazlar. (YANLIŞ)
Hareketli protezleri çamaşır suyuna koymak zararlıdır. Çamaşır suyu, protezin kırılganlığını artırır, ömrünü azaltır. Protezler için özel temizleme tabletleri vardır ve onlar kullanılmalıdır.

18- Çekilen 20 yaş dişinin yerine diş yaptırmaya gerek yoktur. (DOĞRU)
20 yaş dişi çekildiyse, yerine protez diş yaptırmak gerekmez.

19- Diş fırçalarken diş etlerinin kanaması iyidir. (YANLIŞ)
Diş fırçalarken görülen kanamalar, diş eti iltihabının belirtilerinden biridir. Vakit geçirmeden bir diş hekimine başvurmak gerekir. Diş etlerinin, kanamadan dolayı fırçalanmaması sonucu, mevcut iltihabi durum şiddetlenecektir. Hastalar kanama olan bölgeyi daha iyi fırçalamalı ve diş hekimine tedavi için başvurmalı.

20- Diş ağrıyınca dişin üzerineaspirin,tütün, kolonya, rakı ve tuz koymak ağrıyı keser. (YANLIŞ)
Alkol ve alkol içerikli maddelerin diş ve dişeti bölgesine uygulanması sonucu dişetlerinde “alkol-aspirin yanığı” denilen komplikasyonlara neden olur. Dişlerin üzerine uygulanan diğer maddelerin (tütün, tuz gibi) de ağrı kesici özellikleri yoktur. Ağrı, ancak mevcut sorun giderildiğinde ortadan kalkar
21- Çekim için kullanılan lokal anestezikler morfindir vebağımlılıkyapar. (YANLIŞ)
Diş hekimliğinde kullanılan lokal anestezik maddeler morfin içerikli değildir ve alışkanlık yapmaz. Morfin, tıp alanında sınırlı vakalarda kullanılan bir ilaçtır.

22- Anestezi yurtdışından gelen morfinle yapılırsa ağrımaz. (YANLIŞ)
Günümüzdeki lokal anestezik maddeler belli standartlarda üretilmiştir. Avrupa malı olmasına gerek yoktur.

 

24- Süt dişleri daimi dişlere sürme rehberliği yapar, zamanından önce dişler çekilmez. Süt dişleri düşecek de olsa dolgu yapılmalıdır. (DOĞRU)
Süt dişinin erken çekimi, alttan gelen daimi dişlerde çapraşıklığa ve çene kemiği gelişiminde bozulmalara neden olur. Bu nedenle düşecek de olsa dolgu yapılmalıdır. 

25- Hamilelikte dişten kalsiyum çekildiğinden, dişetleri kanar. (YANLIŞ)
Hamilelik dönemindeki diş eti kanaması, dişten kalsiyum çekilmesi nedeniyle olmaz. Kanamanın nedeni, ağız bakımının yeterli sağlanmaması halinde hamilelikteki hormonal değişiklikler sonucu dişeti iltihabının oluşması veya mevcut dişeti iltihabının şiddetlenmesidir.

26- Her hamilelik bir diş götürür. (YANLIŞ)
Her hamilelikte diş kaybının gerçekleşmesi söz konusu değildir. Ağız bakımının tam olarak sağlanamaması, tedavi edilemeyen çürüklerin varlığı ve diş eti hastalıklarının ilerlemesi durumunda diş kayıpları görülür

27- Hamilelikte diş tedavisi bebeğe zarar verir. (YANLIŞ)
Aciliyet gerektiren diş tedavileri, hamileliğin her döneminde yapılabilir. 

28- Çürük diş çekildikten sonra pis kan akıtılmalıdır, çekilen dişin yerini kanatmak iyidir. (YANLIŞ)
Diş çekiminden sonra, çekim boşluğuna hastanın yaptığı müdahaleler sonucu bölgenin sürekli kanatılması ya da pıhtının uzaklaştırılması, diş çekimi yapılan yerin iltihaplanmasına neden olur. Oluşan pıhtı korunmalıdır. 

29- Diş teli sadece çocuklarda değil yetişkinlerde de kullanılır. (DOĞRU)
Ortodonti (tel tedavisi) alanındaki son gelişmeler sayesinde; tel tedavisi sadece çocuklara değil, erişkin hastalar için de uygulanabilir.

30- Ağrıyan dişi çektirip kurtulmak çözüm değildir. Dişi tedavi ederek mümkün olduğunca ağızda tutmak gerekir. (DOĞRU)
Çürük diş için mümkün olan her türlü tedavi uygulanmalı. Çünkü ne fonksiyon, ne de estetik yönünden hiçbir protez kendi dişinizden daha iyi olamaz

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/dis-bakiminda-dogru-bilinen-30-yanlis/feed/ 0
‘Soğuk havanın küresel ısınmayla ilgisi yok’ http://www.sohbetodalari.org/blog/soguk-havanin-kuresel-isinmayla-ilgisi-yok/ http://www.sohbetodalari.org/blog/soguk-havanin-kuresel-isinmayla-ilgisi-yok/#comments Wed, 10 Mar 2010 15:40:11 +0000 admin http://www.sohbetodalari.org/blog/?p=796 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Coğrafya Bölüm Başkanı ve İklimbilimci Prof. Dr. Murat Türkeş, son günlerde yaşanan soğuk hava ve etkili kar yağışının küresel ısınmayla bir ilgisinin olmadığını söyledi.
izafet.Com – ‘Soğuk havanın küresel ısınmayla ilgisi yok’
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Coğrafya Bölüm Başkanı ve İklimbilimci Prof. Dr. Murat Türkeş, son günlerde yaşanan soğuk hava ve etkili kar yağışının küresel ısınmayla bir ilgisinin olmadığını söyledi.
Türkeş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şu anda yaşanan mevsim değişikliklerinin iklimsel değişiklikle alakalı bir durum olduğunu kaydeden Türkeş, şöyle dedi:
”Yani günlük sıcaklık değişiminden mevsimlik değişimlere, yıllar arası değişimlere, 10 yıllık ve 100 yıllık değişimlere kadar tüm alan, zaman ölçeklerinde mevsimsel değişkenlik var. Örneğin kurak dönemler ve yağışlı dönemler, sıcak ya da kurak, soğuk ya da yağışlı dönemler, aslında iklimin kendi doğal değişkenliğinin sonucudur. Günümüzde bu iklim değişikliği kavramına yeni anlamlar yükledik. Başka türlü yorumlama gereksinimleri ortaya çıktı. Bu da insanın etkisiyle ortaya çıkan iklim değişikliğidir.”
KÜRESEL ISINMA
Prof. Dr. Murat Türkeş, sanayi devriminin devamında, fosil yakıtların yakılması, arazi kullanımı değişikliği ve madencilik etkinlikleri gibi insan etkinlikleri sonucunda atmosfere verilen sera gazlarının etkileşimiyle ortaya çıkan bir iklim değişikliğinin söz konusu olduğunu ifade etti.
Türkeş, şöyle devam etti:
”Bunun en önemli, en algılanabilir sonucu, sıcaklık değişiklikleri, yani bizim popüler dille söylediğimiz haliyle küresel ısınma. Yani bir doğal iklim değişikliği, değişkenliği var. Bir de bunun üzerine, insan kaynaklı iklim değişikliği var. Günümüzde daha çok konuşulan, bu insan kaynaklı değişikliktir, atmosferdeki sera gazlarının ortaya çıkmasına bağlanan, yüzey özelliklerinin bozulması, ormanların tahrip edilmesi, buzulların erimesi gibi.
Doğal iklim değişikliğine ek olarak günümüzde, insanın neden olduğu bir iklim değişikliği daha var. Bunun en büyük özelliği ise sıcaklıkların, yüzey sıcaklıklarının ve altatmosfer sıcaklıklarının artmasıdır. Şiddetli sıcak hava olaylarının artması, deniz yüzeyinin kısmen yükselmesi, kara ve deniz buz ve buzullarının erimesi, özellikle kuzey yarım küredeki buzulların erimesi ve kar örtüsünün giderek azalması. Buna bağlı olarak da yangın riskinin artması gibi bir çok görünür ve doğrudan gözleyebildiğimiz sonuçları var.”
HAVA SOĞUKLUKLARI VE YAĞIŞLAR
Özellikle son bir haftaya kadar yağışlı, ancak ılıman hava koşullarının egemen olduğu bir sonbahar ve kış yaşandığını dile getiren Türkeş, bunun, genel atmosferdeki dolaşımla alakalı olduğunu bildirdi.
Türkiye’nin ve genel olarak Akdeniz Havzası’nın, doğrudan kuzey Atlantik’ten kaynaklanan, Akdeniz Havzası’nı ve Güney Avrupa’yı kullanarak Türkiye’ye gelen, yağış taşıyan orta enlem ve Akdeniz alçak basınçlarının etkisinde kaldığını vurgulayan Türkeş, şunları kaydetti:
”Kuzeyli dolaşım zayıf oldu, güneyli ve güney batılı dolaşım etkili oldu. O yüzden, bu yıl ülkede yağış oldu, ancak kış geç geldi diyebiliriz. Bu durum, klimatolojik takvim beklentilerinin geç gerçekleşmesiyle alakalıdır. Son bir haftada ise tamamen mevsime uygun bir zaman yaşadık. Geçen yılki gibi, bu zamanlarda olması gerektiği şekilde, daha kuzeyli dolaşımın etkisiyle soğuk bir hava kütlesi, Türkiye ve Balkanlar dahil olmak üzere doğu Avrupa, Orta ve Doğu Akdeniz’de etkili oldu. Bu soğuk hava akımı, Doğu Akdeniz’e kadar etkili olduğu için de yüzey sıcaklıkları çok düştü ve bu kez yağış alan yerlerde, kar yağışları şeklinde gerçekleşti. Örneğin Çanakkale ve İstanbul deniz kıyısında olmasına rağmen yüzey sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesi nedeniyle bu bölgelerde de etkili kar yağışı yaşandı. Bu durum bize normal kış şartlarına döndüğümüzü gösterdi. Yani hem sıcaklıklar düştü, hem de bu mevsimde olması gereken yağışları aldık.”
Prof. Dr. Türkeş, iklimbilimcilerin, klimatolojik takvimde aralık, ocak, şubat aylarının kış mevsimi, mart nisan mayıs aylarının ilk bahar mevsimi olarak kabul ettiğini belirterek, şu bilgileri verdi:
”Ancak kimi zamanlarda bu takvim tutmaz ve yaşadığımız bu mevsim dışı gelişmeler olabilir. Bu durumda, ya kışı daha önce yaşamaya başlarız, ya da bu yıl olduğu gibi neredeyse kışın ortasından şubat ayına geçerken yaşadığımız gibi oluşabilir. Hava olayları, yeryüzünün her yerinde beklenen zamanlarında da etkili olabilir, beklenen zamanların dışında olduğu zaman da hava durumuna hazırlıklı değilseniz bu durum sizin için afet bile olabilir. Bugünlerde yaşadığımız olayı, hava olaylarıyla açıklıyoruz, bunun küresel ısınmayla bir ilgisi yok.”

]]>
http://www.sohbetodalari.org/blog/soguk-havanin-kuresel-isinmayla-ilgisi-yok/feed/ 0