Volvo sözcüsü Per-Ake Froberg, Çin’in en büyük özel sektör otomobil şirketi Geely’nin Volvo Cars’ı satın alma anlaşmasına, Geely ve Ford’un İsveç’in Göteborg kentinde imza attığını açıkladı.
Çin Endüstri ve Enformasyon Teknolojisi Bakanı Li Yizhong ve İsveç Yatırım ve Enerji Bakanı Maud Olofsson’un hazır bulunduğu törende, anlaşmayı Geely Başkanı Li Shufu ve Ford Finans Direktörü Lewis Booth imzaladı. “Bugün Geely’nin tarihinde bir dönüm noktasını temsil ediyor” diyen Geely Başkanı Li Shufu, Volvo Cars’ın, yönetim ekibi İsveç’te olmak üzere ayrı bir şirket olarak kalacağını ifade etti. Volvo’nun İsveç ve Belçika’daki tesislerinin çalışmaya devam etmesini amaçladıklarını belirten Li, aynı zamanda Pekin’de, Çinli müşteriler için 300 bin adet Volvo marka araç üretecek bir fabrika kurmayı planladıklarını kaydetti.
Li, “Dünyadaki en büyük otomotiv pazarı olan Çin, Volvo’nun ikinci piyasası olacak. Volvo, hızlı büyüyen Çin pazarındaki fırsatlardan istifade ederek, dünyanın önde gelen markası olarak benzersiz bir konuma kavuşacak” dedi. Ford Finans Direktörü Booth, “Geely’nin yönetiminde Volvo’nun, kendi işini sürdürebileceğine ve kâr etmeye başlayacağına inanıyoruz” diye konuştu. Ford, 1927 yılında kurulan Volvo Cars’ı, 1999 yılında 6.5 milyar dolara satın almıştı. Kaynaklarını Ford, Lincoln ve Mercury markalarına yöneltmek isteyen Ford, Volvo Cars’ı 2008 yılının sonundan bu yana satmaya çalışıyordu. ABD’li şirket 2008 yılında Jaguar ve Land Rover markalarını Hintli Tata Motors’a 1.7 milyar dolara satmıştı.
]]>Her kadının hayallerindeki erkek farklıdır. Ancak genellikle kadınlar, seyahat etmeyi seven, esprili, sorumluluk sahibi, maddi gücü olan, aşkı hisseden ve bunu karşı tarafa hissettiren erkeklerden hoşlanır. Çoğumuz, dürüst ve aklı başında erkeklerin hayatımızda olmasını isteriz. Fakat bu tarz erkeklerle karşılaşınca da onlardan kaçar; tercihimizi, serseri ve yaramaz erkeklerden yana kullanırız. Bu tip erkeklere bayılıyor olmamızın altında, mazoşist eğilimlerimiz yatar. Zira bizler, ne olduğu belirsiz ve şüphe uyandıran şeyleri daha çok severiz. Macera yaşayıp, acı çekmek, rutin bir ilişkiden daha fazla zevk verir bize.
EVLiLiK DELiSi OLDUĞUMUZ DOĞRU
Bir erkeğin, bizi sürprizlere boğmasından ve samimi jestler yapmasından hoşlanırız; ancak normalde kaba ve nezaketsiz olan bir adamın, bir günde değişip dünyanın en kibar insanı haline gelmesini, pek de inandırıcı bulmayız. Tutku duyduğumuz ancak bizimle ortak heveslere sahip olmayan bir erkekle olmayı asla tercih etmeyiz. Böyle bir ilişkiye başlasak da bu, kısa süreli olur. Zira aşk, zamanla kaybolur ve yerini dostluk, sevgi ve saygıya bırakır. Dolayısıyla, iyi bir aşık olmayı bildiğiniz kadar, iyi bir dost olmayı da bilmeniz gerekir. Biz kadınların, evlilik delisi olduğu fikri doğrudur, fakat bunun için doğru zamanı beklediğimiz de bir gerçektir. Önce kariyer sahibi olmayı, başarılı işler yapmayı, geleceğimize yatırım yapmayı isteriz. Yani evlilik sonra gelir. Kadınlar, aldatıldıklarını hisseder, ancak o erkeği cezalandırmak için aradan biraz zaman geçmesini bekler. Çünkü o anki şartları, konumunu düşünür; hele bir de o adamdan çocuğu varsa, işi daha bir ciddiyetle ele alır. Anlayacağınız üzere, bu durumda asla fevri davranmaz.
BASKı, AŞKı VE TUTKUYU ÖLDÜRÜR
Kadınlar sevdikleri adamı kolay kolay terk etmez. Ancak ne zaman ki özgürlüklerinin kısıtlandığını, hayatlarına, işlerine, sosyal çevrelerine müdahale edildiğini hissederler, işte o zaman terk etmeye karar verirler. Zira fazla baskı, hem aşkı hem de tutkuyu öldürür. Karşılaştığınız her kadının ‘Sex and the City’ kadınları gibi olduğunu, hayatlarının aşktan ve alışverişten ibaret olduğunu zannetmeyin. Hayatı sadece erkeklerden ya da paradan ibaret görmeyen, daha farklı ilgi alanlarına sahip kadınlar da vardır. Bu gerçeğin farkında olmalı, elmalarla armutları karıştırmamalısınız! Hiçbir kadın sevdiği adamın başka bir kadına aşık olmasını kabul etmez. Kabul ediyor gibi görünse de büyük bir savaşa hazırlanıyordur. Her kıskançlığa inanmamanız, kimi kıskançlıkların yapay olduğunu bilmeniz gerekir.
Güneydoğu’ya yayılacak
BİM mağazalarından her gün 1.9 milyon tüketicinin alışveriş yaptığını belirten Dortluoğlu, şu bilgileri verdi: “2009’da 343 yeni mağaza açarak 2 bin 628 mağazaya ulaştık. Şu an itibariyle de 2 bin 675 mağazamız bulunuyor. Türkiye’nin en büyük mağaza ağına sahip perakende kuruluşuyuz. Bu yıl 300 yeni mağaza açacağız. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin bütün illerinde olmak istiyoruz. Türkiye genelinde Tunceli, Muş, Bitlis, Siirt, Hakkari, Şırnak, Bingöl ve Batman’da mağazalarımız bulunmuyor.”
Haluk Dortluoğlu, BİM mağazalarının toplam 720 bin metrekare satış alanına ulaştığını hatırlatarak, “2009 yılında özel markalı (private label) ürün satışları toplam satışlardan yüzde 58.4 pay aldı. Türkiye’de BİM modeli çok sevildi. BİM, temel ihtiyaç ürünlerini satışa sunuyor. Düşük fiyat, düşük kalite anlamına gelmiyor. Özel markalı ürünlere odaklanarak, markalı ürünlerin fiyatlarını artaran ilave masraflardan uzak duruluyor. Türkiye’de gıda enflasyonu yüzde 9.26 olarak gerçekleşirken, BİM’in iç enflasyonu bunun her zaman altında kaldı” diye konuştu.
Tasarıdaki yüzde 20 sınırı tüketiciye haksızlık olur
PRİVATE label ürün satışları yüzde 58.4’e çıkan BİM’in İcra Kurulu Üyesi (COO) Galip Aykaç, tartışmaları süren Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazalar Kanun Tasarısı’nda bulunan özel markalı ürün satışına yüzde
20 sınırı konulması hakkında şöyle konuştu: “Özel markalı ürünler kaliteli ürünleri ucuza satma yöntemidir.
Bundan tüketicinin mahrum olmasını istemek haksızlık olur. Eğer tasarı kanunlaşırsa, bizim de bir B planımız
olur. Ancak sektör, kanunun bu şekilde çıkmaması gerektiğinde hemfikir.”
Fas’a 10 milyon lira yatıracak
2010 yılında Fas’ta yatırımlarına devam edeceklerini ifade eden Dortluoğlu, “Fas’ta şu anda 30’a yakın mağazamız bulunuyor. Gayet başarılı bir büyüme gösterdiğimiz Fas’ta 40 yeni mağaza açarak, bu ülkedeki mağaza sayımızı 2010 sonu itibarı ile 65’e çıkarmayı öngörüyoruz. Bunun için 10 milyon lira bütçe ayırdık” dedi. BİM İcra Kurulu Üyesi Galip Aykaç da, Fas dışında yeni ülke arayışlarında olduklarını belirterek, bir kaç yıl içerisinde bu yeni yatırımlarına karar vereceklerini kaydetti.
]]>Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, İstanbul Büyükşehir Belediyespor karşılaşmasında taraftarlarının çıkardığı olaylar nedeniyle Diyarbakırspor’a bu kez de üç maç kendi sahasında seyircisiz oynama cezası verdi. Kurul, yeşil-kırmızılı kulübe ayrıca 60 bin lira da para cezası kesti. Diyarbakırspor, Bursaspor maçında aldığı 3 maç tarafsız sahada seyircisiz oynama cezasından sonra dünkü kararla bu sezon sahasında seyircisiyle buluşamayacak.
PFDK, Ankaragücü maçında taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat yüzünden söz konusu eylemin ikinci kere tekrarını gözönüne alarak Galatasaray’a 80 bin lira para cezası verdi. Kurul, aynı müsabakada bir taraftarın tribünden atılarak yaralanması ve saha olayları nedeniyle de 100 bin lira cezası öngördü. Yayın yetki belgesi olmayan bir televizyon kuruluşunun stadyumda çekim yapmasından dolayı verilen 5 bin lira ile birlikte sarı-kırmızılı kulübün önüne konulan fatura toplam 185 bin liraya ulaştı.
Bir seyircinin tribünden atılması nedeniyle saha kapatma veya seyircisiz oynama cezası alacağı tartışılan Galatasaray böylece gelecek hafta Fenerbahçe derbisinde söz konusu tehlikeden kurtulmuş oldu.
Disiplin Kurulu, geçtiğimiz hafta Galatasaray maçında taraftarlarının neden olduğu kötü ve çirkin tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içerisinde 4. kez gerçekleştirilmesinden dolayı Ankaragücü’ne bir resmi müsabakayı kendi sahasında seyircisiz oynama ve 80 bin lira para cezası kesti.
Bu arada Beşiktaş, Denizlispor maçında taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle 10 bin lira para cezası aldı.
işadamı Hayim Sadioğlu ile evli olan Özberk bebeğinin adını ‘Leo’ koyduklarını söyledi. Özberk, “Benim burcum aslan, eşim Hayim’in burcu da aslan. O da ismiyle aslan olsun istedik” dedi. Ünlü oyuncu çocuğuyla ilgilenebilmek için oyunculuğa bir yıl süreyle ara verdiğini belirtti.
]]>71 kişilik bilim ekibinin araştırma sonuçları, ‘Nutrition and Food Science’ adlı tıp dergisinin haziran sayısında yayımlanacak. Araştırmada, yumurtanın bir miktar kalori içermesine rağmen, muhtevasında bulunan bol miktardaki protein ile D ve B12 vitaminleri sayesinde zayıflamayı da sağladığı saptandı.
]]>25 metre sürüklenen ve üçü de ağır yaralanan öğrenciler çevreden gelen ambulanslarla İstanbul Hizmet, Bakırköy ve Bağcılar Devlet Hastanelerine kaldırıldılar.
Öğrencilerden birinin adının İrem Dinçsoy olduğu belirlenirken diğer iki öğrencinin isimleri henüz belirlenemedi.
Kaza sonrasında görgü tanıkları ilk belirlemelere göre, öğrencilerin dikkatsizce tramvay yolu üzerinden geçtiğini öne sürdüler.
]]>Diş Hekimi Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu, ağız ve diş bakımında doğru bildiğimiz yanlışlar ya da yanlış bildiğimiz doğruları şöyle sıraladı:
1- Sert diş fırçası daha iyi temizler. (YANLIŞ)
Dişleri iyi fırçalamak; fırçanın sertliğiyle değil, fırçalama tekniğiyle ilgilidir. Genellikle orta sertlikte diş fırçaların kullanılması uygundur. Çok sert fırçalar, dişleri aşındırabilir.
Bastırarak fırçalamak; dişleri temizlemek yerine, “fırça çürüğü” dediğimiz aşınmalara neden olur. Dişlerin mine tabakası aşındığı için, alttaki sarı tabaka ortaya çıkar ve dişler daha sarı gözükür. Ayrıca sert fırçalamak, dişlerde hassasiyete ve diş eti çekilmesine neden olur.
Diş beyazlaştırıcı olarak piyasada satılan macunlar aslında dişleri beyazlatmaz. Ayrıca antitartar veya sigara içenlere yönelik üretilen diş macunlarında da yoğun miktarda aşındırıcı maddeler olduğu için uzun süreli kullanımda diş minesine kalıcı zararlar verebiliyor.
4- Karbonat vetuzla fırçalamak dişleri beyazlatmaz. (DOĞRU)
Karbonat ve tuz, iri granüllü maddeler olduğu için dişin mine tabakalarını çizer ve aşındırır. Bunun sonucunda dişler parlaklığını kaybeder ve yiyip içtiğimiz besinlerle, dişler daha kısa zamanda doğal rengini kaybeder.
5- Diş macununu fazla kullanmak dişleri çizer. (YANLIŞ)
Dişlerin mine tabakasının çizilmesi; macunun fazla kullanılmasıyla ilgili değil, kullanılan macunun granüllerinin büyük olmasıyla ilgilidir. O yüzden granülleri büyük olan macunların uzun süreli kullanımından kaçınılmalı. Fırçanın üzerine konulan macunun miktarı ise “mercimek tanesi” büyüklüğünde olmalı.
Diş fırçası, fırçalamaya başlamadan önce ıslatılmamalıdır. Çünkü fırça kılları ıslatılınca, sertliğini kaybeder. Macunun köpürmesi için de yeterli sıvı ağızda mevcuttur.
7- Dişler kahvaltıdan önce fırçalanır. (YANLIŞ)
Dişler günde en az iki kez, kahvaltı ettikten sonra ve yatmadan önce fırçalanmalı. Dişler fırçalandıktan sonra, dilin üst yüzeyi de yumuşakça dili tahriş etmeden fırçalanmalı.
Dişte şekil bozukluğunu düzeltme, dişler ağızda mevcut olduğu sürece her yaşta uygulanabilir. Ortodontik tedavi ya da porselen kaplama (lamina) sayesinde; dişler mevcutsa, her yaşta düzeltme yapılarak, güzel görünen dişlere sahip olunabilir.
İmplant’ı, eksik olan dişlerin yerine çene kemiğine yerleştirilen yapay diş kökleri olarak tanımlayabiliriz. İmplant uygulaması sadece, yara iyileşmesini etkileyen bir sistemik hastalık ile kontrol altında olmayan kalp ve şeker hastalığı söz konusu ise yapılmaz.
11- Dişleri çamaşır suyu gibi temizlik ürünleri ile fırçalamak dişleri asla beyazlatmaz, çok sağlıksızdır. (DOĞRU)
Diş beyazlatma işlemi, mutlaka bir diş hekiminden profesyonel yardım alınarak yapılmalıdır. Kulaktan dolma bilgilerle diş beyazlatmaya çalışmak son derece yanlıştır.
12- Beyazlatma (bleaching) dişleri daha da sarartır. (YANLIŞ)
Beyazlatma işlemi, normal diş rengini daha da açmak için yapılır. Beyazlatmanın ilk yapıldığı dönemlerde kahve, çay ve sigara gibi dişleri renklendirecek etkenlerden uzak durmak gerekir. Beyazlatmayı yapacak hekimin tavsiyelerine uyulursa, beyazlatmanın hiçbir yan etkisi yoktur.
Diş taşı temizliği, uzman bir hekim tarafından doğru uygulandığı takdirde minenin zedelenmesine neden olmaz. Çünkü diş taşı temizliği işleminde diş dokusuna zarar verilmeden, diş yüzeyine ait olmayan oluşumlar (plak, diş taşı) uzaklaştırılır.
14- Diş taşları temizlendikten sonra daha çok diş taşı oluşur. (YANLIŞ)
Dişleri düzenli ve doğru fırçalamak diş taşı oluşumunu engeller. Altı ayda bir diş hekimi kontrolü sayesinde, iyi fırçalayamadığımız alanlarda oluşan diş taşları, hekim tarafından temizlenmiş olur. Bunun da dişe hiçbir zararı yoktur.
15- Ağız kokusu herkeste olur ve geçmez. (YANLIŞ)
Ağız kokusu; çürük diş, diş eti hastalığı, sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlıklar, sinüzit yahut üst solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanabilir. Bu hastalıkların tedavisi sonucunda ağız kokusu önlenebilir.
16- Diş röntgeni doğada alınan radyasyondan daha azdır. (DOĞRU)
Diş röntgenleriyle alınan radyasyon oldukça azdır. Bu radyasyon doğada alınan radyasyondan daha azdır.
17- Hareketli protezler çamaşır suyuna konursa beyazlar. (YANLIŞ)
Hareketli protezleri çamaşır suyuna koymak zararlıdır. Çamaşır suyu, protezin kırılganlığını artırır, ömrünü azaltır. Protezler için özel temizleme tabletleri vardır ve onlar kullanılmalıdır.
18- Çekilen 20 yaş dişinin yerine diş yaptırmaya gerek yoktur. (DOĞRU)
20 yaş dişi çekildiyse, yerine protez diş yaptırmak gerekmez.
19- Diş fırçalarken diş etlerinin kanaması iyidir. (YANLIŞ)
Diş fırçalarken görülen kanamalar, diş eti iltihabının belirtilerinden biridir. Vakit geçirmeden bir diş hekimine başvurmak gerekir. Diş etlerinin, kanamadan dolayı fırçalanmaması sonucu, mevcut iltihabi durum şiddetlenecektir. Hastalar kanama olan bölgeyi daha iyi fırçalamalı ve diş hekimine tedavi için başvurmalı.
20- Diş ağrıyınca dişin üzerineaspirin,tütün, kolonya, rakı ve tuz koymak ağrıyı keser. (YANLIŞ)
Alkol ve alkol içerikli maddelerin diş ve dişeti bölgesine uygulanması sonucu dişetlerinde “alkol-aspirin yanığı” denilen komplikasyonlara neden olur. Dişlerin üzerine uygulanan diğer maddelerin (tütün, tuz gibi) de ağrı kesici özellikleri yoktur. Ağrı, ancak mevcut sorun giderildiğinde ortadan kalkar
21- Çekim için kullanılan lokal anestezikler morfindir vebağımlılıkyapar. (YANLIŞ)
Diş hekimliğinde kullanılan lokal anestezik maddeler morfin içerikli değildir ve alışkanlık yapmaz. Morfin, tıp alanında sınırlı vakalarda kullanılan bir ilaçtır.
22- Anestezi yurtdışından gelen morfinle yapılırsa ağrımaz. (YANLIŞ)
Günümüzdeki lokal anestezik maddeler belli standartlarda üretilmiştir. Avrupa malı olmasına gerek yoktur.
24- Süt dişleri daimi dişlere sürme rehberliği yapar, zamanından önce dişler çekilmez. Süt dişleri düşecek de olsa dolgu yapılmalıdır. (DOĞRU)
Süt dişinin erken çekimi, alttan gelen daimi dişlerde çapraşıklığa ve çene kemiği gelişiminde bozulmalara neden olur. Bu nedenle düşecek de olsa dolgu yapılmalıdır.
25- Hamilelikte dişten kalsiyum çekildiğinden, dişetleri kanar. (YANLIŞ)
Hamilelik dönemindeki diş eti kanaması, dişten kalsiyum çekilmesi nedeniyle olmaz. Kanamanın nedeni, ağız bakımının yeterli sağlanmaması halinde hamilelikteki hormonal değişiklikler sonucu dişeti iltihabının oluşması veya mevcut dişeti iltihabının şiddetlenmesidir.
26- Her hamilelik bir diş götürür. (YANLIŞ)
Her hamilelikte diş kaybının gerçekleşmesi söz konusu değildir. Ağız bakımının tam olarak sağlanamaması, tedavi edilemeyen çürüklerin varlığı ve diş eti hastalıklarının ilerlemesi durumunda diş kayıpları görülür
27- Hamilelikte diş tedavisi bebeğe zarar verir. (YANLIŞ)
Aciliyet gerektiren diş tedavileri, hamileliğin her döneminde yapılabilir.
28- Çürük diş çekildikten sonra pis kan akıtılmalıdır, çekilen dişin yerini kanatmak iyidir. (YANLIŞ)
Diş çekiminden sonra, çekim boşluğuna hastanın yaptığı müdahaleler sonucu bölgenin sürekli kanatılması ya da pıhtının uzaklaştırılması, diş çekimi yapılan yerin iltihaplanmasına neden olur. Oluşan pıhtı korunmalıdır.
29- Diş teli sadece çocuklarda değil yetişkinlerde de kullanılır. (DOĞRU)
Ortodonti (tel tedavisi) alanındaki son gelişmeler sayesinde; tel tedavisi sadece çocuklara değil, erişkin hastalar için de uygulanabilir.
30- Ağrıyan dişi çektirip kurtulmak çözüm değildir. Dişi tedavi ederek mümkün olduğunca ağızda tutmak gerekir. (DOĞRU)
Çürük diş için mümkün olan her türlü tedavi uygulanmalı. Çünkü ne fonksiyon, ne de estetik yönünden hiçbir protez kendi dişinizden daha iyi olamaz