Oca 20 2010

Cinsel sorunu olmayan neredeyse yok!

Category: Cinsellik,Erkekler,Kadınlaradmin @ 05:34

HABERTÜRK’te Hülya Avşar Soruyor programına konuk olan Kadın Doğum Uzmanı ve Seks Terapisti Op. Dr. Gökçen Erdoğan, cinsel sağlık konusunda çarpıcı istatistikler verdi. Türkiye’de erkeklerin yüzde 70′inin kadınların da yüzde 80′inin cinsel problemi olduğunu söyleyen Op. Dr. Gökçen Erdoğan, seksin, yeme-içme, uyku kadar önemli olduğunu vurguladı. Erdoğan, “Sekste dokunmaktan hatta düşünmekten orgazma kadar her nokta önemlidir. Bir aşaması olmazsa olmaz.” dedi.

Kadınların yüzde 63′ü orgazm olamıyor

Op. Dr. Gökçen Erdoğan şunları söyledi:

“Erkeklerin yüzde 70′inde problem var. Türkiye’deki kadınların da yüzde 80′i cinsel isteksizlik ve orgazm problemi yaşıyor. Kadınların yüzde 63′ü orgazm olamıyor. Kadın bunu bir görev olarak algılıyor ve bunu ifade edemiyor. Eşi mutlu olacak diye üstünü örtüyor.

Orgazm olamayan kadın

Orgazm olmayan kadın sıkıntılıdır. Agresiftir. Düşünsenize çabalıyorsunuz bir sonuç yok. Cinsel hayatta sorun olduğu için sosyal hayatta başın etini yemeler başlar. İşte bu aşamaya gelmeden bize gelinmeli. Bilgisizlik, özgüven eksikliği, sosyal çevre, eşiyle ilgili bir durum mu, bunları bilirsek bunu aşabiliriz.

Cinsel sorunu olan kişinin eşinde de sorun olabiliyor

Vajinusmus problemi olan kadınların eşinde erken boşalma ve sertleşme sorunları olabiliyor. Ya da tam tersi… Erkekte sertleşme ya da erken boşalma sorunları olanların eşlerinde ileride isteksizlik olabiliyor. ”

Erdoğan, cinsel sorunu olan kadınların geçmişinde, çocukluğunda bazı problemler yaşamış olabileceğini bunların giderilebileceğini de sözlerine ekledi.

İsterseniz yapabilirsiniz

Erken boşalma sorunu yaşayan erkeklerin tarzlarının genelde aynı olduğunu söyleyen Erdoğan, “Çabuk yemek yerler, çabuk sıkılırlar, sinirlidirler, arabayı çabuk kullanırlar.. Bu şekilde belki kritize edilebilir.  Ama öbür problemleri kritize edemeyiz. ” dedi. Erken boşalmanın bir nebze seçim olduğunun altını çizen Erdoğan, “Aslında istiyor ama bilinçaltı istemiyor. Bizim amacımız da hipnozla ya da cinsel terapiyle belki de psikoterapiyle ‘İsterseniz yapabilirsiniz’i vurguluyoruz. ‘İsterseniz normal boşalma dönemini yaşayabilirsiniz. İsterseniz sertleşme problemi yaşamayabilirsiniz.’ diyoruz” şeklinde konuştu.

Etiketler: , , ,


Oca 18 2010

Seks Baş Ağrısına İyi Geliyor!

Category: Cinsellik,Erkekler,Kadınlar,Sağlık & Diyetadmin @ 04:03

Her insan, hayatı boyunca en az 3 kez şiddetli baş ağrısı yaşıyor. Geniş bir hastalık grubuna sahip olan baş ağrılarının nedenleri ve tedavilerinin çok farklı olduğunu belirten Memorial Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Abdullah Özkardeş, cinsel ilişkinin iyi geldiği ağrı tipleri ile ilgili şu bilgileri verdi:

En çok yaşanan baş ağrısı migren
Tüm dünyada baş ağrıları için yılda 13.000 ton aspirin kullanılıyor. Hafif veya 1-2 kez olan ağrılar için insanların pek çoğu, doktora başvuruyor. Bu nedenle baş ağrılarının gerçek sıklığını tahmin edebilmek güç. Baş ağrıları, geniş bir hastalık grubudur ve birçok türü bulunur. Baş ağrısının 13 ana grubu bulunmakta ve bunlar da alt gruplara ayrılmaktadır. Migren ve gerilim tipi baş ağrıları önemli ve sık görülen grupları oluşturur. Seyrek görülen, fakat oldukça rahatsız eden ve bazen hayati önemi de olabilen baş ağrısı türleri de vardır.

Cinsel ilişkiye bağlı baş ağrıları
Cinsel ilişkiye bağlı baş ağrıları, hekimlerin günlük pratikte karşılaşılabilecekleri baş ağrıları arasına girmiştir. Bir diğer ağrı türü cinsel uyarıcı baş ağrılarıdır. AIDS hastaları da baş ağrısı problemleri yaşayabilirler. Ayrıca migren ve diğer tip baş ağrıları için kullanılan ilaç tedavileri, özellikle erkeklerde cinsel fonksiyonları etkileyebilirler.

Orgazm ağrıyı sonlandırabilir
Küme baş ağrıları diye adlandırılan Cluster Baş ağrıları, cinsel ilişki ile rahatlayabilir. Küme baş ağrıları yüzde 1 gibi nadir görülür. Ağrılar kümeler halinde gelir, 1-2 hafta veya ay sürer. Ağrılar şiddetli, fakat kısa sürelidir, genellikle 1-2 saat sürer. Ağrı, bir göz çevresindedir. Bu gözde kanlanma ve aynı tarafta burun akıntısı olabilir. Her gün aynı saatte olur, gece yarısı da olabilir. Sigara ve alkol kullananlar da daha sık yaşanır. Hastalığın neden olduğu kesin olarak bilinemese de, bu hastalıkta, beyinde sempatik denilen sinirlerde fonksiyon azalması ve parasempatik denilen sinirlerde fonksiyon fazlalığı bulguları görülmektedir. Ağrı varken yapılan cinsel ilişki, orgazm zamanında ağrıyı dramatik olarak sonlandırabilmektedir. Cinsel ilişki, sempatik sinirlerin fonksiyonunu artırır. Bu konuda yapılmış olgu sunumlarını içeren yayınlar bulunmakta. Ayrıca yine sempatik sinirlerin fonksiyonu artıran ağır fiziksel egzersizler de küme ağrılarına iyi gelebilir.

Cinsel ilişki baş ağrısını azaltıyor
Genel olarak, cinsel ilişkinin migren ağrıları üzerinde negatif etkisi olduğu söylenebilir. İlişki Baş Ağrıları diye gruplandırılan ağrıların birçoğunun kökeninde migren ağrıları bulunur. Ancak, kökeninde psikolojik streslerin ve gerilimlerin bulunduğu gerilim baş ağrıları, migrenden farklılıklar gösterir. Cinsel ilişki, cinsel doyum, bir tür rahatlama ve gevşeme yöntemleridir. Yoğun sıkıntı ve stres içerisinde yaşayan ve sürekli baş ağrısı çeken, kendine oldukça az zaman ayırabilen günümüz insanında, cinsel ilişkiler rahatlama ve baş ağrılarında azalma yaratabilir.

Etiketler: , ,


Oca 17 2010

Doğru İnsanı Bulma İhtimali 285 Binde 1

Category: Aşk & Evlilik,Cinsellik,Erkekler,Kadınlaradmin @ 10:33

İngiltere’de bir üniversitede matematik öğretmenliği yapan Backus yalnız olmanın bilimini matematiğe döktü. En iyi eşinizi bulmanın olasılığı 285 binde 1′e denk geliyor…

Warwick Üniversitesi’nde matematik öğretmenliği yapan Peter Backus insanların neden yalnız kaldığını bilimle bulmaya çalıştı. Üç yıllık yalnızlığı sonrasında “Neden Bir Kız Arkadaşım Yok” adlı tezin yazan Backus’a göre doğru insanı bulma şansınız 285 binde 1′e denk geliyor.

Backus bu tezinde dünya dışı yaşam arayışında kullanılan Drake Denklemi’nden yararlanmış.

Sonuçlar da İngiliz bekarlar için hiç de umut vaadetmiyormuş. 30 yaşındaki Backus, İngiltere’de yaşayan 30 milyon kadından sadece 26 tanesinin kendisine uygun olduğu sonucuna varmış.

Denklem yaşları 24 ila 34 arasında olan, Londra’da yaşayan, bekar kadınları baz almış. Durum böyle olunca da Backus’un şansı oldukça düşmüş.

Ekonomi uzmanı Backus, “Muhteşem bir ilişki yaşama olasılığım olan sadece 26 kadın var. Bir gece dışarı çıkmamda onlardan biriyle tanışma şansım yüzde 0.0000034. Bu da 285 binde 1′e denk geliyor” dedi.

Backus orijinal denklemi hayalindeki randevu kriterleriyle değiştirdi; kadınların onu çekici bulma olasılığı ve yaşları 24 ila 34 arasında değişen Londralı kızlar gibi kriterleri kullandı.

Backus, “Sonuçlar aşk arayan insanlar için iç karartıcı gözükebilir ama bekarlar iyi yönünden bakmalı; bu sizin suçunuz değil” dedi. Tezin tamamına üniversitenin internet sitesinden ulaşılabilir.


Oca 05 2010

6 Ay Öpüşmek Bağışıklık Sağlıyor

Category: Aşk & Evlilik,Cinsellik,Erkekler,Kadınlaradmin @ 18:07

İngiltere’deki Leeds Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre öpüşmenin insan sağlığı için çok yararlı olduğu da ortaya çıktı. İngiliz araştırmacılara göre, bu alışkanlık özellikle hamilelikte tehlikeli olan bir bakterinin erkekten kadına geçmesine imkân tanıyor.  Tükürük içinde saklanan bakteri ‘Sitomegalovirüs’, normalde çok ciddi bir soruna neden olmuyor.  Ancak kadınlarda hamilelik döneminde tehlike oluşturuyor.

Doğmamış bebeklerin ölümüne sebep oluyor ya da bebekte sağırlık gibi kalıcı hasarlar bırakıyor. Mikrobun yayılmasına aracı olan öpüşme bir yandan bakteriye karşı bağışıklık kazanmaya da yarıyor. Uzun süre aynı insanla öpüşüldüğünde sitomegalovirüsün yarattığı etkilere karşı bağışıklık sağlanıyor.

6 ay öpüşmek bağılıklık sağlıyor
Leeds Üniversitesi’nden Dr. Colin Hendrie, ‘Medikal Hipotez’ dergisinde yayımlanan çalışmasında “Belirli bir erkeğin sitomegalovirüsüne karşı bağışıklık kazanmak yine ağızdan ağıza özellikle de erkeğe göre daha kısa olan kadına tükürük akışı ile gerçekleşir. Altı ay boyunca belli bir insanla öpüşmek bu bakteriye karşı bağışıklık sağlar” diyor.

Kısa bir öpücük sırasında kadına çok küçük oranda bakteri bulaşıyor. Öpüşme uzayınca kadın vücudu bu mikroba bağışıklık kazanıyor. Araştırmacılar öpüşerek, genlerin ipuçlarını taşıyan tükürükle evrimsel bir kalite kontrol mekanizması oluşturulduğunu söylüyor.

Etiketler:


Oca 03 2010

Cinsel Görevden Kaçma

Category: Cinsellikadmin @ 07:38

 Kadının cinselliğinden yararlanmak kocanın hakkı olduğu gibi, erkeğin cinselliğinden yararlanmak da kadının hakkıdır. Erkek de bu hakka riayet etmediği takdirde günahkar olmuş olur.

Cenab-ı Hak buyuruyor:

“Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları bir derece daha fazladır.”
(Bakara Suresi : 228)

Bu ayette bahsedilen bir derece, cinsellik konusunda değildir. Cinsellik konusunda erkek-kadın eşittir. Erkeğin bir derece daha haklı olduğu konu onun kadını gözetmesi, malını koruması, onu idare etmesi, ailenin yükünü çekmesi açısındandır.

Allah Resulu buyuruyor:

“Kadın kocasının izni olmadan (farz oruç dışında) oruç tutar da orucu sebebiyle kocasının arzularını karşılamaktan kaçınırsa Allah ona üç haram işin günahını yükler.”

“Kişi cinsel ilişkide karısını çağırdığı zaman karısı ocak başında yemek pişiriyorsa da kocasının davet cevap versin.”

“Kişi karısını yatağa çağırdığı zaman (bir özrü olmadan) kadın gelmekten kaçınır, kocası da bu sebeple ona kırgın olarak gecelerse, melekler sabaha kadar o kadına lanet ederler.”

“Size cennetlik kadınları tanıtayım mı? Onlar bir hata ettikleri veya kocaları tarafından bir haksızlığz uğratıldıkları zaman kocalarına karşı: “Seni hoşnud etmedikçe uyumayacağım diyebilen kocalarına düşkün kadınlardır.”

“Kadın ocak başında olsa bile kocasının davetine icap etmelidir.”

Aynı şekilde kocanın cinselliğinden yararlanmakda kadını hakkıdır. Bu hakkını almasına yardımcı olmak da kocasının görevidir. Kocanın bu görevini yapmaması, onu suçlu ve günahkar yapar. (3) Hatta koca cinsel görevini yapamadığı zaman kadın mahkemeye başvurup boşanabilinir. bu hak erkeğe de verilmiştir.

Ancak cinsel hakka riayette kadın ile erkek arasında iki fark vardır:

1. Erkek, cinsel hakkını kadından hemen isteyebilirken, kadın bu hakkını hemen isteyememektedir. Erkek, azami dört ayda bir kadının cinsel hakkını vermek zorundadır.

2. Erkek, cinsel hakkını kadından bizzat isterken, kadın ancak mahkeme yoluyla isteyebilmektedir. Hastalık gibi önemli bir mazereti olmaksızın, sırf zarar ve eza vermek amacıyla karısı ile cinsel münasebette bulunmayan erkek hakkında karısı dava açabilir.

Etiketler: ,


Oca 03 2010

Anal İlişki – Livata – İslamda Cinsellik

Category: Cinsellikadmin @ 07:37

Kadına arka organdan temas ne şekilde olursa olsun kesinlikle haramdır. Şayet kadın bu işe razı olacak olursa, o da büyük günaha ortak olur. Eşler arası bile olsa anal ilişki, livata olarak adlandırılmış olup, yasaklanmıştır.
Cenab-ı Hak buyuruyor:

“Ey Muhammed! Sana kadınların ay başı halinden de soruyorlar. De ki: O bir eziyettir Onun için ay başı halinde oldukları zaman kadınlardan çekilin ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. İyice temizlendikleri zaman ise Allah”ın emrettiği yerden onlara varın, yaklaşın Şüphesiz ki Allah çok tövbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever.”
(Bakara,:222)
“Kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Allah”tan korkun ve bilin ki siz mutlaka O”nun huzuruna varacaksınız. Ey Muhammed, müminleri müjdele!”
(Bakara,223)
Cinsel ilişki çocuğun çıktığı yerden olmak şartıyla ister kadının yüzü dönük olsun size, isterse arkası, Cenab-ı Hak (C.C.) helal olan yere ekin tarlası diyor. Yani çocuk yetişen doğum olan yer, bunun dışında herhangi bir yerden varmak haramdır.

Allah Resulu buyuruyor:

Kadınlara arkadan varmayınız.

Kadınlara arkadan yaklaşana lanet edilmiştir.

Allah”ın size emrettiği yerden kadınlara yanaşın.
Erkeğin cinsel organının sünnet kısmı kadının arka organına sokulmasıyla bu haram işlenmiş olur. Karısının tenasül uzvunu bırakıp da livata edenlere, şiddetli tazir lazım olur.

Etiketler: ,


Ara 28 2009

Yatakta başarılı kadınların sırları

Category: Cinsellik,Kadınlaradmin @ 19:50

Yataktaki başarılarıyla övünmek genellikle erkeklere özgüdür. Kaldı ki bu övünmelerin odak noktası da nitelikten çok, niceliktir. Onlar becerilerini sayılarla ifade ededursunlar, kadınlar nedense birbirleriyle cinsel problemlerini paylaşmaya daha yatkındırlar. Bu problemleri arkadaşlarına anlatarak onlardan fikir almak, kendilerininkine benzer deneyimlerden yararlanmak isterler. Fakat eğer bir kadın yatakta harikalar yaratıyorsa ya da mesela kendine özgü bir yöntemle erkekleri çılgına çeviriyorsa, bu bilgiyi kendine saklamayı tercih eder; tıpkı yeni kabanını hangi mağazadan aldığı bilgisini kendine saklamayı tercih ettiği gibi!

Şu da bir gerçek ki, eğer cinselliğin bir tabu olmaktan çıkıp rahatça konuşulan bir konu haline gelmesini istiyorsak, kendimiz de bu konuyu rahatça konuşmaya açık olmalıyız. İşte bazı kadınlar bu gerçeği bizden daha önce anlamış olacaklar ki, yatakta hangi yöntemleri kullandıklarını, ne tür cinsel yetenekleri olduğunu ve bu yetenekleri ne şekilde kullandıklarını hiç çekinmeden anlatmışlar. Amaçları ise kesinlikle övünmek değil, deneyimlerini paylaşmak ve başka kadınların bilgi dağarcığının gelişmesine katkıda bulunmak! Öyleyse gelin, biz de o kadınların cesur açıklamalarına kulak verelim ve sonra da, kendi cinsel becerilerimizin neler olduğunu düşünmeye başlayalım…

‘BİRLİKTE OLDUĞUM HİÇBİR ERKEĞiN CİNSEL GEÇMİŞİNİ YARGILAMIYORUM’

(Ela – 36 yaşında) “Sanırım benim yataktaki yeteneğim aslında yatak dışında, ilişkinin genelinde de işe yarayan bir yetenek. Kadınlar genellikle birlikte oldukları erkeğin cinsel geçmişini öğrenmeye can atarlar ama öğrendikleri anda da o geçmiş hakkında ileri geri konuşmaya, partnerlerini bu konuda iğnelemeye, hatta tartışmalarda bunu kullanarak onlara saldırmaya çalışırlar. Bunun son derece yanlış bir tutum olduğunu düşünüyorum. Böyle davranan bir kadın, kendini gerçek bir yetişkin olarak tanımlayamaz. Ben birlikte olduğum erkeğin cinsel geçmişini ne kadar ayrıntılı biliyor olursam olayım, bu geçmişi kullanarak onu ne yatakta, ne de yatak dışında yargılarım. Aynı şekilde, öğrendiğim hiçbir seks hikâyesini de ‘hata’ olarak görmem. Çünkü yaşananların her biri insan için bir deneyimdir.

Bir keresinde, birlikte olduğum erkeklerden biri bana daha önce eşcinsel bir deneyim yaşadığını söylemişti. Bir başkası ise, birlikte olduğu kadınlardan biriyle ilk üç ay boyunca doğru dürüst cinsel ilişkiye giremediğini itiraf etmişti. Bütün bunları o erkekleri yaralamak için kullanmak ya da onlar hakkında saçma sapan şüphelere kapılmak aklımın ucundan bile geçmedi. Sonuçta hepimizin cinsel tarihinde sivri noktalar ve başarısızlıklar var. Çok iyi biliyorum ki bu esnek bakış açım, benimle beraber olan erkeklere de yansıyor ve onların kendilerini benim yanımda çok daha rahat hissetmelerini, dolayısıyla da karşımda kendilerini hem cinsel, hem de duygusal olarak çok daha fazla açmalarını sağlıyor.”

Yataktaki başarılarıyla övünmek genellikle erkeklere özgüdür. Kaldı ki bu övünmelerin odak noktası da nitelikten çok, niceliktir. Onlar becerilerini sayılarla ifade ededursunlar, kadınlar nedense birbirleriyle cinsel problemlerini paylaşmaya daha yatkındırlar. Bu problemleri arkadaşlarına anlatarak onlardan fikir almak, kendilerininkine benzer deneyimlerden yararlanmak isterler. Fakat eğer bir kadın yatakta harikalar yaratıyorsa ya da mesela kendine özgü bir yöntemle erkekleri çılgına çeviriyorsa, bu bilgiyi kendine saklamayı tercih eder; tıpkı yeni kabanını hangi mağazadan aldığı bilgisini kendine saklamayı tercih ettiği gibi!

Şu da bir gerçek ki, eğer cinselliğin bir tabu olmaktan çıkıp rahatça konuşulan bir konu haline gelmesini istiyorsak, kendimiz de bu konuyu rahatça konuşmaya açık olmalıyız. İşte bazı kadınlar bu gerçeği bizden daha önce anlamış olacaklar ki, yatakta hangi yöntemleri kullandıklarını, ne tür cinsel yetenekleri olduğunu ve bu yetenekleri ne şekilde kullandıklarını hiç çekinmeden anlatmışlar. Amaçları ise kesinlikle övünmek değil, deneyimlerini paylaşmak ve başka kadınların bilgi dağarcığının gelişmesine katkıda bulunmak! Öyleyse gelin, biz de o kadınların cesur açıklamalarına kulak verelim ve sonra da, kendi cinsel becerilerimizin neler olduğunu düşünmeye başlayalım…


« Önceki SayfaSonraki Sayfa »