Nis 30 2010

Katil, Tatbikatta Linç Edildi

Category: Yaşamadmin @ 20:57

Tecavüzcü katil tatbikata getirildi ancak öfkeli halk katil zanlısını polisin elinden alarak linç girişiminde bulundular.

Lübnan’da ikisi çocuk dört kişiyi katleden, 13 yaşında bir kız çocuğuna da tecavüz eden cani, halk tarafından dövülerek öldürüldü. Lübnan insanın kanını donduran bir linç dehşetine sahne oldu.

İki ay önce 13 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz ettiği için aranan 38 yaşındaki Muhammed Muslem, geçtiğimiz günlerde de başkent Beyrut’a 25 kilometre uzaklıkta bulunan Ketermaya kentinde yaşlı bir çiftle onların 7 ile 9 yaşındaki torunlarını öldürdü. Ancak tecavüzcü katil bu kez polisin elinden kaçamadı. Kıskıvrak yakalanan Muslem, polisler tarafından tatbikat için olay yerine götürüldü.

Çok sevilen yaşlı çift ile torunlarının öldürülmesi nedeniyle zaten öfkeli olan halk, polislerin arasında katili görünce galeyana geldi. Yüzlerce kişi bir anda tecavüzcü katilin bulunduğu polis aracına saldırdı. Polislerin çaresiz kaldığı olayda öfkeli kalabalık, katili araçtan dışarı çıkardı. Muslem, yüzlerce kişinin tekme, yumruk, taş ve sopa darbeleriyle acımasızca dövüldü. Kanlar içinde kalan katil aldığı darbelerle öldü. Halk sonunda tecavüzcü katilin cesedini elektrik tellerine astı. Öfkeli kalabalıktan bir kişi “Katilin olay yerine getirileceğini biliyorduk. Halk hazırlık yaptı ve polisi etkisiz hale getirerek öldürülen masum insanların intikamını aldı” dedi.

Etiketler: , , , , ,


Nis 30 2010

Tv de Mastürbasyon Yaptı

Category: Dünya,TVadmin @ 20:52

Alman n-tv kanalında yayınlanan programda chat portalının tanıtımı esnasında ekranlara skandal görüntüler yansıdı.

Programın sunucusu Leo Busch, dünyanın her yerinden farklı insanları rastgele buluşturarak konuşmalarını sağlayan chat ruleti portalını tanıtırken programın editörü Moritz Wedel siteyi denemeye kalkınca olanlar oldu!

Önce genç bir adamı karşısında bulan editör ardından webcam önünde masturbasyon yapan bir erkekle karşılaştı. Editör Moritz Wedel durumu toparlamaya çalışsa da görüntüler canlı yayında ekranlara yansımıştı artık.

Etiketler: , , , , , , ,


Nis 30 2010

Münevver Karabulut Davasında Flaş Tahliye

Category: Genel,Haberleradmin @ 20:49

Bugün olan Münevver Karabulut Davasında mahkeme katil zanlısı Cem Garipoğlu’nun babası Nida Garipoğlu ile diğer tutuklu sanıklar Ahmet Batur, Mehmet Karakayalı ve Habip Kurt’un tahliyesine karar verdi.

4 kişinin tahliyesiyle birlikte duruşmanın tek tutuklu sanığı olarak Cem Garipoğlu kaldı. Duruşma, 16 Temmuz 2010 tarihine ertelendi.

Serbest bırakılan sanıklardan baba Nida Garipoğlu cinayete iştirak iddiasıyla tutuklanmıştı.

Diğer sanıklar Habib Kurt, Mehmet Karakayalı ve Ahmet Batur ise suçluyu kayırma ve delilleri kayırma iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişlerdi.

BABA KARABULUT’TAN ELEŞTİRİ

Acılı baba Süreyya Karabulut, tahliye kararlarını eleştirerek, “Herkes Türk adaletini gördü” dedi.

Tutuksuz sanıklar Makbule Tülay Garipoğlu ve amca Hayyam Garipoğlu, camları siyah bir araçla adliyeden ayrıldı.

Münevver Karabulut’un babası Süreyya Karabulut ve annesi Nagehan Karabulut da avukatlarıyla birlikte adliyeden çıkış yaptı. Mahkemenin verdiği tahliye kararlarını eleştiren Süreyya Karabulut, “Söyleyecek bir şeyim yok. Çok üzgünüm. Herkes, yüce adaletin nasıl tecelli ettiğini gördü. Tahliyeler var ama ilahi adaleti kimse unutmasın. İlahi adalet de var. Ben adalet karşısında içi yanan bir babayım.Ben yandım, başkaları yanmasın dedi.

Etiketler: , , , , , ,


Nis 30 2010

Yumurta “Tim”i

Category: Genel,Haberleradmin @ 20:17

Devlet Bakanı Mehmet Aydın ve Cevdet Yılmaz’ın korumalarından yumurtalı protestolara karşı şemsiyeli önlem.

AA

Son günlerde sıkça yaşanan yumurtalı protestolar korumaların daha sıkı ve ilginç güvenlik önlemleri almalarına neden oluyor.

Devlet Bakanı Mehmet Aydın, bilim ve teknolojide ileri ülkelere bilim elçileri göndermeyi planladıklarını bildirdi.

Aydın, ODTÜ Mikro-Elektro-Mekanik Sistemler Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı kapsamında 2,7 milyon avroluk kaynak elde ettiği, merkezin altyapısını geliştirmeye yönelik projenin açılış toplantısına katıldı.

Aydın, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin bilim ve teknolojide kısa zamanda elde ettiği başarıların “ümit verici” olduğunu dile getirdi.

Hükümetin bu alanda yeni bir proje hazırlığı içinde olduğunu belirten Aydın, şöyle konuştu: “Hükümet olarak bilim ve teknolojide ileri ülkelere bilim elçileri
göndermeyi düşünüyoruz. Müstakil bir bilim elçisi değil de elçiliklerimizde bilim ve teknolojiyle doğrudan ilgilenen mesela Çin’de, Japonya’da, Hindistan’da, ABD’de, Almanya’daki gibi bilim ve teknolojinin geliştiği ülkelerin bilim politikalarını yakından takip etmek istiyoruz.”
ABD’nin “bilim elçiliği programının” uzun süre önce başladığına dikkati çeken Aydın, ABD’nin sadece İslam ülkeleriyle bilim ve teknoloji işlerini takip etmek için 3 elçi görevlendirdiğini kaydetti. Aydın, ABD’nin iki bilim elçisiyle tanıştığını da ifade ederek, bu programın “başarılı olma potansiyelinin yüksek
olduğunu” söyledi.

Mehmet Aydın, bilim insanlarının ortak müşterekte daha kolay
buluşabildiğini ve sağlıklı ilişkiler kurduklarını belirterek, bunun ülkelerin yakınlaşmasında etkili bir unsur olduğunu ifade etti.

Etiketler: , , , ,


Nis 30 2010

“Bizler Avrupalı kadınlar olarak…”

Category: Genel,Haberleradmin @ 20:17

Emine Erdoğan’ın Brüksel’de, “Bizler Avrupalı kadınlar olarak” diye konuşması ilgi çekti.

AA

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Avrupa Parlamentosu’nda (AP) düzenlenen “AB Yolunda Türk Kadını” panelinde konuştu.
Erdoğan konuşmasında, “Kadının ve kadın emeğinin istismarı karşısında ortak mücadele vermek zorundayız. Bizler Avrupalı kadınlar olarak, küresel tehdit ve tehlikelere karşı daha yaşanabilir bir dünyayı inşa etme gücüne, potansiyeline ve birikimine ziyadesiyle sahibiz” dedi.

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile birlikte kalabalık bir kadın heyetiyle Brüksel’i ziyaret eden Emine Erdoğan, Avrupa Türk Demokratlar Birliği Belçika Şubesinin düzenlediği, Sertap Erener ile Sıcak Yuva dansçılarının katıldığı konser öncesinde Belçikalı Türklere hitap etti.

“Sizin hasretiniz, sizin özleminiz, inanın bizim yüreğimizde kor ateş oldu. Sizler burada, gurbette yaşam mücadelesi verirken, bizler anavatanda yokluğunuzu her an yüreğimizde hissettik. Sevinciniz, sevincimiz oldu, hüznünüzle hüzünlendik” diyen Erdoğan, 1960′lı yıllarda işçi olarak Belçika’ya yerleşen Türklerin bugün bu ülkede önemli görevler üstlenmeye başlamasının gurur verici
olduğunu söyledi.

Erdoğan, “Şair, ‘Başın öne eğilmesin’ diyor. Bizler, anavatandaki kardeşleriniz, başınızın öne eğilmemesi için elimizden, dilimizden, yüreğimizden
ne geliyorsa onu yaptık, yapıyoruz” diye konuştu.

Son dönemde Türkiye’de “güzel gelişmelerin” yaşandığını anlatan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ne mutlu bize ki, Türkiye, dünyanın en güçlü 17;inci ekonomisi konumuna yükseldi. Türkiye bugün Avrupa Birliği ile katılım müzakerelerini kararlılıkla
yürütüyor. Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde, G-20 Zirvesinde
temsil ediliyor. İslam Konferansı Örgütünde, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinde, Medeniyetler İttifakı Girişiminde Türkiye aktif sorumluluklar yükleniyor, öncü rol oynuyor.”
Türkiye’nin “Doğuda, Batıda, Kuzeyde, Güneyde hakkı, adaleti, hukuku, barışı, dostluk ve kardeşliği savunduğunu” belirten Erdoğan, “Dünyanın neresinde mağdur varsa, dünyanın neresinde zulme uğrayan, haksızlığa uğrayan, baskıya, şiddete maruz kalan varsa, Türkiye cesur şekilde onların hissiyatına tercüman oluyor. Ülkemiz içinde dostluk, kardeşlik, birlik ve bütünlük daha güçlü ve sağlam şekilde yeniden inşa ediliyor. Artık sadece tarihimizle, artık sadece geçmişte yaptıklarımızla övünmüyor; barışa, istikrara, kardeşliğe yaptığımız katkılarla bugünümüzle de övünüyor, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan artık
çok daha fazla gurur duyuyoruz” diye konuştu.

“TÜRK KADINI TARİH BOYUNCA LİDER OLDU”

Emine Erdoğan, “Türk kadınının tarih boyunca bir anne ve bir eş olmanın ötesinde, ekonomik, sosyal ve siyasal alanda öncü oldu, lider oldu, inisiyatif sahibi oldu” diyerek, şunları kaydetti:
“Anadolu, yüzyıllar içinde başarılı kadınların, kahraman kadınların, dirayetli, ferasetli, açık gönüllü, engin yürekli kadınların mücadelesiyle analar yurdu haline geldi. Unutmayınız ki bizler, Terken hatunların, Nilüfer hatunların, Hayme anaların, Nene hatunların, Fatma bacıların, Şerife hatunların torunlarıyız.

Bizim kadınlarımız evlerine, eşlerine, çocuklarına nasıl kol kanat gerdiyse, nasıl şefkat ve merhamet gösterdiyse; aynı şekilde vatanları için, toprakları için, istiklal ve istikballeri için de kol kanat gerdiler, kahramanca mücadele
ettiler.

Bugün de, Türkiye’de ve Avrupa’da hanım kardeşlerimiz her alanda ‘Ben de varım’ diyor, her alanda yeteneğini, birikimini, cesaret ve kararlılığını ortaya döküyor. Avrupa siyasetindeki başarılı Türk kadınları, Avrupa ekonomisi içindeki başarılı Türk iş kadınları, sanatçılarımız, bilim kadınlarımız işte bu manzaranın bariz ve somut örnekleri.” Erdoğan, kadınların ve annelerin tarih boyunca olduğu gibi bugün de dünyadaki gelişmelere sessiz ve tepkisiz kalamayacaklarını belirerek, “Evladını kaybederek yıkılmak, eşini kaybederek ağıtlar yakmak, savaşlarda hedef haline getirilmek, töre adı altında insanlık dışı muameleye boyun eğmek bizim kaderimiz değildir, asla da olamaz. Bizler, inanıyorum ki, bu kaderi değiştirecek, bu gidişi tersine döndürecek azim ve kararlılığa sahibiz” dedi.

Emine Erdoğan, “Küresel tehdit ve tehlikelere karşı, kadın hissiyatını, nezaketini, şefkatini ve merhametini süreçlere daha fazla yansıtabiliriz.

Çocukların katledilmesini, genç yavrularımızın zamansız ölümünü, istismarı, ayrımcılığı, ırkçılığı inanın ki durdurabilir, bu insanlık dışı saldırıların önüne inanın geçebiliriz. Dayanışma içinde, birlik ve bütünlük içinde yeni bir dünyayı hep birlikte inşa edebiliriz” şeklinde konuştu.

Erdoğan, sık sık alkışlarla kesilen konuşmasında Avrupalı Türklere, “İşte onun için bulunduğunuz, yaşadığınız ülkelerin dilini en iyi şekilde öğrenmenizi, çocuklarınıza da anadilimizle birlikte öğretmenizi sizlerden rica ediyorum.

Yaşadığınız, vatandaşı olduğunuz ülkelerin sosyal, ekonomik ve en önemlisi de siyasal süreçlerinde aktif şekilde yer almanızı sizlerden rica ediyorum. Avrupalı Türk kadınlarının, Avrupalı diğer kadınlarla işbirliği, el birliği yapmasını önemsiyor, yüreklerinizi birleştirmenizi sizlerden istiyorum” dedi.

Etiketler: , , ,


Nis 30 2010

Karabulut cinayetinde şok tahliye

Category: Genel,Haberleradmin @ 20:16

Başı kesilerek öldürüldükten sonra cesedi Etiler’de bir çöp konteynerine atılan Münevver Karabulut cinayeti duruşmasına devam ediliyor.

Münevver Karabulut davasında tutuklu bulunan Cem Garipoğlu’nun babası Mehmet Nida Garipoğlu ile Habip Kurt, Mehmet Karakayalı ve Ahmet Batur taburcu edildi.

İstanbul Bahçeşehir’de öldürüldükten sonra cesedi Etiler’de bir çöp konteynırına atılan Münevver Karabulut’un katil zanlısı Cem Garipoğluve babası Nida Garipoğlu, bugün yeniden hakim karşısına çıktı. Garipoğlu’nun delilleri karartmakla suçlanan annesi de hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini söyledi.

Münevver Karabulut cinayetine ilişkin, Cem Garipoğlu, babası Mehmet Nida Garipoğlu ve annesi Tülay Makbule Garipoğlu’nun da aralarında bulunduğu 7 sanığın yargılandığı davanın 2. duruşmasına başlandı.

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Habib Kurt, Mehmet Karakayalı, Ahmet Batur ile tutuksuz sanıklar Tülay Makbule Garipoğlu ve Hayyam Garipoğlu katıldı.

HAYYAM GARİPOĞLU: “HİÇBİR İLGİM YOK”

Savunmasını yapmaya başlayan Hayyam Garipoğlu, Cem Garipoğlu’nun kaçırılmasında ve saklanmasında hiçbir ilgisinin olmadığını söyledi.

Olayı sabaha karşı kız kardeşi Handan Güleç’in kendisini aramasıyla öğrendiğini ifade eden Garipoğlu, olayı öğrendikten sonra Cem’in teslim olması için emniyetle işbirliği yaptığını ve kardeşi Mehmet Nida Garipoğlu’na da telkinlerde bulunduğunu söyledi.

Garipoğlu, hukukçu bir aileden geldiklerini, suç işleyenin cezasınıçekmesi gerektiğine inandıklarını kaydetti.Davanın tutuklu sanıklarından Ahmet Batur’un olay gecesi kendisinigördüğüne dair beyanının doğru olmadığını, neden böyle söylediğini bilmediğini ifade eden Garipoğlu, şirketlerinde 400 araç bulunduğunu, şoförün kendisini içinde gördüğünü söylediği araçtan da en az 10 tane bulunduğunu anlattı.

Hayyam Garipoğlu, “Ahmet Batur ya yanlış ya da hayal gördü ya da ticari rakiplerimizle ilişkisi var. Bana zarar veriyor” diye konuştu.

ANNE GARİPOĞLU: “SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM”
Cem Garipoğlu’nun annesi Tülay Makbule Garipoğlu da hakkındaki suçlamayı kabul etmediğini bildirdi.

Olay günü evde gördüğü kusmuğa benzer lekenin duvarla süpürgelik arasında olduğunu, hiçbir şekilde, herhangi bir leke silmediğini, zaten daha önce silinmiş olduğunu anlatan Tülay Makbule Garipoğlu, diğer lekeleri kendisine polislerin gösterdiğini söyledi.

Tülay Makbule Garipoğlu, evin hiçbir yerinde kan lekesi fark etmediğini anlattı. Olay günü saat 12.00 gibi, kızlarıyla birlikte evden çıktığını, akşamsaat 19.00 sıralarında da yine kızları ve büyük kızının İngilizce öğretmeniyle birlikte eve girdiğini belirten Tülay Makbule Garipoğlu, eve geldiklerinde oğlu Cem’i görmediğini ifade etti.

Kızı, öğretmenden ders alırken, kendisinin de diğer kızıyla birlikte başka bir odada oturduğunu, orada çok sayıda telefon görüşmesi yaptığını dile getiren Tülay Makbule Garipoğlu, oğlu Cem’i saat 21.00 sıralarında öğretmeni yolcu ederken, orta katta oturma odasının önünde gördüğünü anlattı.

Mahkeme Heyeti Başkanı’nın “Olay günü Cem Garipoğlu ile kaç kere telefonla görüştünüz?” sorusu üzerine anne Garipoğlu, evden çıktıktan sonra 5 kere görüştüklerini, ilk arayışında Cem’in kendisine karnının acıktığını ve evde yemek olup olmadığını sorduğunu, son olarak da eve geldiğinde Cem’i aradığını, o zaman açmayan oğlunun, ikinci arayışında cevap vererek, eve gelmekte olduğunu söylediğini kaydetti.Tülay Makbule Garipoğlu, “Cem ben eve geldikten sonra gelmiş. Kapıaçılınca bir alarm sesi olur ama ben duymadım. Kaçta geldiğini bilmiyorum. Saat21.00 sıralarında evde gördüm” diye konuştu.

“TESTEREDEN HABERİM YOKTU”

Garipoğlu, oğlu Cem Garipoğlu’nun testere aldığına dair bir bilgisi bulunmadığını, kuru sıkı tabancası olduğunu da polisler bulduktan sonra öğrendiğini anlatarak, şöyle konuştu:

“Ben, olaydan sonra 40 gün bekledim. Sürekli gazete ve televizyonlardabu olaydan bahsediliyordu. O yapmamıştır, çıkar gelir diye evi kapamadım. Bazenannemde, bazen görümcemin yanında kalıyordum. Her yerde bu olaylar konuşuluyor. Bu olaylar soruluyordu. O nedenle kızları bile okula gönderemiyordum. Kızları uzaklaştırmak için Rusya’ya gittim. Rusya’ya gitmeden öncede polis ifadeye çağırmıştı. Orada, Rusya’ya büyük oğlumun yanına gideceğimi söyledim. Bana yurtdışına çıkış yasağım olmadığını söylediler. Rusya’ya 20 günlük vizemiz vardı. 20 günün ardından oradan ABD’ye geçtik. Oradaki konsolosluğa telefonumu ve adresimi bıraktım. Bu duruşmaya da ifade vermek için ABD’den geldim. 13 yaşındaki kızımın ABD’deki okulunun bitmesine 1.5 ay kalmıştı. Bir şeylerle oyalanmamız lazımdı. Yoksa ben çıldırırdım.”

KARNI AĞRIDI REVİRE GÖNDERİLDİ

Tutuklu sanık Cem Garipoğlu, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya gecikmeli olarak getirildi.

Amcası Hayyam Garipoğlu ile annesi Tülay Makbule Garipoğlu’nun ifadelerinin alınmasının ardından bir diyeceği olup olmadığı sorulan Cem Garipoğlu, cezaevinden duruşmaya rahatsızlığı nediyle geç getirildiğini söyledi.

Garipoğlu, “Biraz rahatsızım, karnım ağrıyor, revire gitmek istiyorum” dedi. Bunun üzerine Cem Garipoğlu’nun Bakırköy Adliyesindeki Adli Tabibe gönderilmesine karar veren mahkeme heyeti başkanı, duruşmaya öğle arası verdi.

Duruşmaya, tanıkların dinlenilmesiyle devam edileceği öğrenildi.

CEM’İN ANNESİ AĞLADI, MÜNEVVER’İN ANNESİ TEPKİ GÖSTERDİ

Tülay Garipoğlu duruşmaya öğlen arası verildiği sırada gözyaşlarına boğuldu. Hıçkırarak ağlayan Tülay Makbule Garipoğlu’na, Münevver Karabulut’un annesi Nagehan Karabulut, “Neden ağlıyorsun, benim ağlamam lazım” diye bağırdı.

İDDİANAMEDEN…

Dava iddianamesinde, katil zanlısı Cem Garipoğlu’nun babası Mehmet Nida Garipoğlu’nun, “Tasarlayarak, çocuğu veya beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak etmek”ten ağırlaştırılmış müebbet, Hayyam Garipoğlu, Habib Kurt, Mehmet Karakayalı ve Ahmet Batur’un “suçluyu kayırmak”, anne Tülay Makbule Garipoğlu’nun da “suç delillerini yok etmek, gizlemek veya değiştirmek” suçundan 6 aydan 5′er yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları isteniyor.

Yaş küçüklüğü dikkate alınarak hakkında, “Tasarlayarak, çocuğu veya beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmek” suçundan 18 ile 24 yıl arasında hapis cezası istemiyle Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılan Cem Garipoğlu’nun dosyası da 11 Şubatta yapılan ilk duruşmada, aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu gerekçesiyle bu davayla birleştirilmişti.

“Delilleri karartma ve değiştirme” suçlaması ile 6 yıla kadar hapsi istenen Tülay Makbule Garipoğlu, 13 aydır yurtışındaydı.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye dönen anne Garipoğlu, “Keşke benim oğlum ölseydi de bunlar yaşanmasaydı” şeklinde açıklama yapmıştı.

Bir önceki duruşmada anne Garipoğlu ile Hayyam Garipoğlu için mahkemeye zorla getirilme kararı çıkarılmıştı.

Münevver Karabulut’un ailesinin avukatı dün mahkemeye bir dilekçe vererek Tülay Makbule Garipoğlu ile Cem Garipoğlu’nun amcası Hayyam Garipoğlu’nun tutuklanmasını istedi.

Etiketler: , , , , , , ,


Nis 30 2010

Bıraktığı Miras Çocuklarıni Şoke Etti

Category: Dünyaadmin @ 04:26

Avustralya’da geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden sosyetik milyoner Valmai Roche’nin vasiyeti çocuklarını adeta şoke etti. Yazının devamı “Bıraktığı Miras Çocuklarıni Şoke Etti”

Etiketler: , , , , , ,


Sonraki Sayfa »