Ara 28 2009

Ünlü sanatçıdan canlı yayında itiraf

Category: Haberleradmin @ 19:46

Balçiçek Pamir’le Söz Sende programının bugünkü konuğu ses sanatçısı ve oyuncu Yavuz Bingöl programda ilginç bir itirafta bulundu. Siyasi yönüyle de tanınan Bingöl, Ermenilerden özür kampanyasına imza attığı için işinden olduğunu söyledi ve ekledi: “Aslında ben o imzayı tamamen bu iş bitsin diye attım. Yoksa öyle soykırımmış filan demek için değil. Aslına bakarsanız benim annemin halasını Ermeniler öldürmüş. Ama iki halk arasında bu kadar uzun sürmüş bir davanın artık bitmesini istediğim, kardeşliğin baskın gelmesini istediğim için o imzayı attım. Ancak hep bir yerlere çekiliyor bu gibi işler ne yazık ki. O sıralar yapmak üzere olduğum bir işten oldum bu yüzden”.

Yavuz Bingöl programda ayrıca kendisinin PKK’lı ve bölücü olmakla da suçlandığını anlattı. “Ben sadece sol görüşlü ve barış yanlısı bir insanım. Ama tuttular beni ‘bölücü ve PKK’lı’ yaptılar. Aslında ben zaten PKK’lı olamam çünkü Kürt değilim, Türkmenim. Ama bunların önüne geçilemiyor maalesef, biri çıkıp yaftayı yapıştırıveriyor.”


Ara 28 2009

Genius’tan yeni bir ses sistemi

Category: Teknolojiadmin @ 19:45

Genius’un 2+1 ses sistemleri serisine yeni bir üye daha katıldı. Kiraz ağacı rengindeki ahşap kaplamasıyla kullanıldığı her ortama şık bir görünüm katan Genius SW-HF2.1 1200, aynı zamanda kaliteli bir ses deneyimi yaşamanızı da sağlıyor. Ses sistemlerinde ahşap malzeme kullanımının önemini bilenleri oldukça memnun edecek bu özellik sayesinde film izlerken, müzik dinlerken veya oyun oynarken derin bas sesler ve hassas tiz sesler elde edebiliyorsunuz.

12 Watt gücündeki Subwoofer ve 9 Watt gücündeki ahşap kaplama uydu hoparlörlerle birlikte toplamda 30 Watt’lık bir çıkış gücü sunan SW-HF2.1 1200′ün Subwoofer’ının sağ tarafında ses, bas ve tiz ayarları bulunuyor. Kullanımı oldukça kolaylaştıran bu ayar paneli esnek kontrol sağlıyor.

Gümüş rengi ile grinin uyumunun göze oldukça hoş geldiği Subwoofer’ın tasarımını, yaptığınız ayarları görebildiğiniz bir LCD panel tamamlıyor.

Özgün tasarımı ve özellikle ahşap kaplamasıyla dikkat çeken Genius SW-HF2.1 1200, yüksek performans ve şıklığı bir arada isteyenlere hitap ediyor.


Ara 20 2009

Bu kadar büyüğünü görmediniz !

Category: Teknolojiadmin @ 04:22

buyukRekor kırıldı! Dünyanın en büyük fotoğrafı Almanya’nın Dresden şehrinde çekildi. İşte özellikleri…

Dünyanın en büyük fotoğrafı çekildi. Canon 5D Mark II fotoğraf makinesi ve 400mm lens ile çekilen panoramik fotoğraf 297.500 x 87.500 piksel yani 26 gigapiksel boyutunda. Basılırsa 105 metreye 35 metre yapıyor.

Bu fotoğraf 1.665 adet 21.5 megapiksellik fotoğraftan birleştirildi. Bir robot tarafından 172 dakikada çekilen fotoğraf, 102 GB ham fotoğraf bilgisinin, 48GB bellek ve 16 işlemci tarafından 94 saat boyunca işlenerek oluşturuldu. Çekim esnasında en büyük sorun gün içerisinde ışık değiştiği için hız olmuş. Bu yüzden bellek kartına değil, veri direkt PC’ye aktarılmış. Aralık 2009 itibariyle dünyanın en büyük fotoğrafı.

Panorama Almanya’nın Dresden şehrinde, Haus der Presse çatısında çekildi. Solda Ostragehege’dan başlıyor, merkezde şehrin kongre merkezi var. Sağda Maritim Hotel yer alıyor. Arka planda Pemperoper, kale ve kilise görülüyor. Daha da arka planda televizyon kulesi ve Sakson İsviçre’si görünüyor. Fotoğrafın sağında Dresden’in güneyi görünüyor.

Etiketler: ,


Ara 20 2009

İkinci ele çok hızlı duştu

Category: Teknolojiadmin @ 04:20

cepAkıllı cep telefonları arasında güçlü bir isim, en çok geri dönüşüme gidenler arasında üst sıralarda.

Nokia N97, İngiltere’de en çok geri dönüşüme giden cep telefonu oldu. Daha bu yılın başlarında çıkan bu cep telefonunun değerini bu kadar hızlı kaybetmesi şaşırttı.

Sellmymobile.com’un istatistiklerine göre Nokia N97, ikinci el satışlarında TOP 20 listesine giren tek akıllı cep telefonu.

Hemen ardından gelen iPhone 3G, 21. sırada yer alıyor ve listeye giremiyor. iPhone 3GS ise ilk 50′ye bile girmiyor. HTC ve Android cep telefonları da çok popüler ve ilk 50′nin dışında kalıyor. Bu cep telefonlarının sahipleri pek 2. el olarak satmaya niyetli görünmüyor.

Aynı kaynağın analizlerine göre yeni bir modeli duyurulan ve 9-12 ay kadar eski cep telefonlarında 2. el fiyatlar oldukça düşüyor. Nokia N97′nin ikinci el satışlarında N900 Linux cep ya da başka modellerin rol oynamış olması mümkün. Öte yandan Nokia N95, iki yıllık olmasına karşın ikinci elde hala değerli bir cep telefonu. Hatta Çinliler arasında biraz fazla popüler…

Etiketler: ,


Ara 20 2009

Polis kasklarina kamera

Category: Teknolojiadmin @ 04:18

polisABD’nin California eyaletinde polisler, başlarına kamera monte edilmiş aygıtlar takacak.  
 
Polis ile vatandaş arasındaki iletişimi kaydedecek olan kameralar, yurttaşlar grubunun polisin tutuklama sırasında aşırı güç kullandığı eleştirilerinin ardından eyaletteki 18 polis memurunda deneme amaçlı kullanılacak.

Cep telefonunda kullanılan Bluetooth gibi olan aygıt, kulağın arkasına yerleştiriliyor.

San Jose kentinin bu aygıtı kullanan ilk büyük Amerikan şehri olacağı, her bir ekipmanın fiyatının da 1700 dolar olduğu belirtiliyor. 

Etiketler: ,


Ara 20 2009

Super babaanne torunlarıyla yarışıyor

Category: Teknolojiadmin @ 04:15

super babaannae“Benim beye kızıyorum, bilgisayarda yanlış bir yere girersin, bir şey yaparsın diye. Anlamaz, faresini bozar, cigabaytı doldurur.” Bunları söyleyen, üç çocuk ve dört torun sahibi, 57 yaşındaki Sariye Yazıcı. 
 
Hastalığından dolayı evden pek çıkamayan Yazıcı, eşi Muharrem Yazıcı’nın, oyalansın diye kendisine aldığı bilgisayara yaklaşmasını istemiyor, yanlış bir şeyler yapmasından korkuyor, çünkü kendisi daha iyi biliyor.

Torunundan internete girmeyi, mesaj yollamayı, web kamerayla görüşme yapmayı, oyun oynamayı öğrenen Süper Babaanne, bilgisayarda kızını bile geçmiş durumda. Alev Gürel, “Ben de bilgisayar kullanıyorum ama annem daha farklı şeyler biliyor, farklı yerlere girebiliyor.” diyor.

Sariye Yazıcı, Rize’nin Hemşin ilçesinden. İzmir’de 12 yıldır oturuyor. İki oğlu ve bir kızı da burada. Gençken kendini fazla belli etmeyen ve önem vermediği hastalıklar Sariye Nine’de zamanın etkisiyle su yüzüne çıkmış. İzmir’de çocuklarını evlendirdikten sonra doktora gitmiş ama geç kalmış. Bağ dokusu romatizmasının bir çeşidi olduğunu söylemişler. Kansere çevirmemesi için kemoterapi uygulanmış. Bununla da kalmamış, tümör şüphesiyle akciğerlerine biopsi yapılmış, beyin tomografisi çekilmiş. Sariye Nine şu anda uzun yol yürüyemiyor, nefesi tıkanıyor. Kemoterapi sebebiyle hijyene aşırı dikkat etmesi gerekiyor. Yine romatizmanın etkisiyle parmakları kıvrılıyor, ağzını yeterince açamıyor.

Sariye Yazıcı, bütün bunlara rağmen hâlâ süper. Tedavi sürecinde çoğu zaman hastaneye kendisi gidip geliyor, kimseye ihtiyaç duymuyor. Ayrıca, evde sıkılmasın diye alınan bilgisayarı kullanıyor; FaceBook’a giriyor, memleketinin ve oradaki evinin fotoğraflarına bakıyor, Google’da hastalığıyla ilgili bilgileri araştırıyor, tanıdıklarıyla mesajlaşıyor, MSN’den görüşüyor, oyun oynuyor, ilahi bulup dinliyor. Yetmiyor patik ve çorap örüyor, oya işliyor, elişi süs eşyaları yapıp hediye ediyor veya satıyor, hattâ ara sıra komşunun çocuğuna bile bakıyor.

Sariye Nine, bilgisayar kullanmayı da oğlu Tolga Yazıcı’nın büyük çocuğu Doğukan’dan öğrenmiş. İlköğretim 5. sınıfa giden Doğukan, babaannesiyle mesajlaşıyor, boş zamanlarında oyun oynuyor, ayrıca bilgisayar öğretmeye de devam ediyor. Sariye nine, bazen de kızı Alev’in henüz okula gitmeyen çocuğuna bilgisayarda oyun oynatıyor. Bununla birlikte süper babaanne, çevresindeki akranları için kötü örnek (!) oluyor; zira torunlarının arkadaşları, kendi ninelerinin de bilgisayar öğrenerek oyun oynatmasını istemeye başlamış.

Doğukan, bilgisayar dersinden kendine göre biraz düşük not verse de süper babaannesi, cümle âleme örnek olacak nitelikte bir insan. Her geçen gün biraz daha köşeye sıkıştıran hastalıklarına aldırmadan bilgisayarı kullanmaya devam ediyor. Ondaki bu öğrenme, başarma, ayakta durma arzusunun sonu görünmüyor. Darısı bütün karamsarların başına.

Etiketler: ,


Ara 18 2009

Uyarım bölgeleri

Category: Cinsellikadmin @ 08:59

Uyarım bölgeleri

Cinsel birleşmenin ön şartı olan cinsel uyarım veya cinsel coşkulanma kavramını tanımlamak pek kolay değildir. Genellikle birlikte görüldükleri halde ve ilk bakışta birbirlerini çağrıştırmalarına rağmen uyarılma, erkekteki sertleşmeyle kadındaki ıslanma olgularından ayrı bir şeydir. Uyarılma, duygularla bağlantılı olarak erkek ve kadın vücutlarının cinsel temas için birleşebilir duruma gelmesi sürecidir. Bu süreç içinde vücutta önemli değişiklikler ortaya çıkar. İşte penisin sertleşmesi ve dölyolunun ıslanması bunlardan en belirgin olanlarıdır. Ama aslında bu değişiklikler, söz konusu sürecin ancak sonucudur. Dolayısıyla cinsel uyarılmada ya da çoşkulanmada temel olan, söz konusu değişikliklerden çok bir sevgiliye beslenen çekilme duygusudur. Bu duygu, daha soyut bir şekilde belirli birini düşünmeden yalnızca o cazibeye ve arzuya kapılarak da yaşanabilir.

Erkek de kadın da doğrudan bir fiziksel temas olmaksızın coşkulanabilirler. Karşı cinsten birinin dahil olduğu erotik bir durum da uyarıcı olabilir. Keza bazı insanların belirli bir melodiyi duyduklarında ya da kokuyu aldıklarında coşkulandıkları bir gerçektir. Fiziksel temas bulunmadan coşkulanma, yani psikolojik uyarılma, erkeklerde daha yaygındır. Kinsey, bu amaçla incelediği bir grupta erkeklerin % 62′sine karşılık kadınların ancak % 14′ünün striptease seyrederken coşkulandığını belirlemiştir. Cinsel ilişkiyi çizgi veya resim olarak görmekle erkeklerin % 77′si cinsel uyarım duydukları halde ‘kadınların yalnızca % 32′si coşkulanmış, hatta çoğu bundan rahatsız olduklarını söylemişlerdir. Başka insanları cinsel eylem içinde seyretmiş olan erkeklerin çoğu coşkulandıklarını bildirirken, kadınlardan rahatsız olmayanlar bile ancak kayıtsız kaldıklarını belirtmişlerdir. Bu oranlar, erkeklerin psikolojik uyarımlara olan bağımlılıklarını göstermekten öte, hiç tanımadıkları bir kadına, hatta genel anlamda kadınlara bakarak veya onları düşünerek ya da kişilerin belirsiz olduğu bir cinsel ilişki anını izleyerek ya da kafasında kurarak coşkulandığını göstermektedir. Bu erkek ve kadın cinsellikleri arasındaki farklılığı yansıtmaktan öteye bir anlam taşımaz. Gerçekten, başka alanlarda da ortaya çıktığı üzere iki cins arasında bir yaklaşım farkı bulunduğu kuşku götürmez. Ancak bu farkı açıklamak için yapılan önermelerin çoğu tatmin edici değildir. Örneğin bazılarına göre erkeğin cinsel dürtüleri kadınınkilerden daha güçlüdür. Bazıları cinsler arasındaki farklılığı, kadının doğuştan daha ahlaklı olmasına bağlarlar. Bazıları ise farklılığın, her iki cinsin üremedeki rollerinden kaynaklandığını savunurlar ya da fizyolojik yapılarından dolayı olduğunu ileri sürerler. Sonuç olarak, cinsel bilimcilerin hepsi, genellikle erkeklerin cinsel fanteziye yani cinsel düşlere ve düşünceye kadından daha yatkın olduğunu söylemekle birlikte, bunun nedenleri konusunda ortak bir görüşe sahip değildirler. Zaten eşler açısından önemli olan bu gerçeğin bilinmesi ve böylece gereksiz kuşku ve huzursuzlukların önlenmesidir. Kinsey, kocalarının pornografik resimler biriktirdiğini keşfedince boşanmak için mahkemeye başvuran kadınlardan bahsetmekte ve bu durumları insan cinselliğine ait temel gerçeklerin bilinmemesinin üzücü sonuçlarına örnek olarak vermektedir. Fiziksel temasa dayanan coşkulanma açısından da kadın ve erkek arasında belirli farklar bulunur. Cinsel uyarım sırasında vücudun bazı noktaları diğerlerine oranla çok daha fazla duyarlılaşırlar. Bunlara uyarım bölgeleri denir. Bunların dokunulması veya öpülmesi, belli koşullarda eşleri orgazma götürebilir. Bu kadar olmasa bile, uyarım bölgeleriyle temasın cinsel tepkilerde bir yükselişe yol açtığı kesindir.

Aşk oyunlarının başlangıcında ilk keşfedilen bölgeler, her iki cinste de dudaklar, boynun arkası ve yanlarıyla kulaklar, erkeklerde ayrıca kuyruksokumudur. Bunlar, ikincil uyarım bölgeleri olarak bilinirler. Göğüsler, kalçalar, bacak ve ayaklar bu gruba girerler. Aşk oyunlarının daha ileri aşamalarında birincil uyarım bölgelerine sıra gelir. Bunlar, erkekte penis, erbezleri ve perine (apışarası), kadında ise toplu olarak “vulva” diye adlandırılan dış cinsel organlar bölgesidir. Özellikle leğen kemiğinin üzerindeki tüylerle kaplı deri ile

dış dudaklar, “vulva”nın çok duyarlı alanlarıdır. Keza makat ve perine için de bu söylenebilir. Ancak kadının cinsel organlarının en duyarlı olanı ve orgazm tepkisinin temel kaynağı, “vulva”nın ön tarafında ve iç dudaklar arasında korunmuş bir şekilde bulunan “klitoris”dir. Klitoris de penis gibi sertleşme yeteneğine sahiptir.

Uyumlu bir cinsel beraberlik açısından eşlerin yalnızca uyarım sağlayan bölgeleri keşfetmeleri yeterli değildir; ne tür uyarılmadan hoşlandıklarını da araştırmalıdırlar. Pratik içinde taraflar, çeşitli bölgelerin yumuşak mı, yoksa sert mi okşanmasının, öpülmesi mi yoksa incitilmesinin mi daha fazla hoşa gittiğini anlamaya çalışmalıdırlar.

Cinsel birleşmenin ön oyunlarında her iki eş için de ilk hedef, ikincil uyarım bölgelerinin uyarılması olur. “Necking”, “Petting” gibi aşk oyunları, doğrudan birleşmeye geçmeksizin ikincil uyarım bölgeleri üzerine yoğunlaşarak gerçekleştirilen cinsel temas türleridir.

Etiketler: ,


« Önceki SayfaSonraki Sayfa »