Ara 30 2009

Fenerbahçe muradına erdi

Category: Haberler,Sporadmin @ 01:40

Fenerbahçe Kulübü, Finans Merkezi olarak planlanan Ataşehir’de Kadıköy
Belediyesi’nden 30 yıllığına kiraladığı 57 bin 718 metrekarelik iki araziyi dün satın aldı. İhaleye tek başına giren kulüp, 58.2 milyon liralık teklifiyle oldukça değerli olduğu belirtilen arazinin sahibi  oldu. Böylece, 10 bin kişilik spor kompleksi ve alışveriş merkezinden oluşan ‘Alpella Gençlik Şehri’ projesinin de önünde engel kalmadı. İki yıl önce arazinin Fenerbahçe’ye kiralanması  büyük eleştirilere neden olmuş, ‘yüzyılın kıyağı’ olarak nitelendirilmişti.

İHALEYE TEK TEKLİF

Kadıköy Belediyesi, iki yıl önce yıllık 305 bin TL kira bedeliyle, 30 yıllığına Fenerbahçe’ye kiraladığı arazilerin dün satışını gerçekleştirdi. 6 parselde bulunan 39 bin 869 metrekare arazi için muhammen bedel 39 milyon 869 bin TL olarak belirlenirken, 7 parseldeki 17 bin 849 metrekarelik arazi için ise
17 milyon 849 bin TL’lik muhammen bedel tespit edildi.

METREKARESİ BİN TL

Kadıköy Belediyesi Encümen Salonu’nda yapılan ihaleye, 57 bin 718 metrekare arazinin kullanım hakkını elinde bulunduran Fenerbahçe
Kulübü’nden başka kimse teklif vermedi. Kulüp, muhammen bedelleri
birer milyon TL artırarak 57 milyon 718 bin TL muhammen bedelle satışa
çıkartılan araziyi 58 milyon 200 bin TL’ye satın aldı. Aynı bölgede emsal
arazilerin metrekare fiyatlarının ise 2.5 ile 4 bin TL arasında değiştiği kaydedildi.

‘Uyarılarımız doğru çıktı’

Fenerbahçe Kulübü’ne 30 yıllığına kiralandıktan sonra arazinin satışa çıkartılmasına bir grup arkadaşıyla birlikte karşı çıkan AK Parti Grup
Başkanvekili Fatih Kaya, “Rekabet ortamı oluşmadı. Tek alıcı Fenerbahçe olunca Kadıköy daha fazla kâr edeceği arazisini yeterince değerine satamadı. Bizim daha önceki uyarılarımız doğru çıktı” dedi.

Fener’e 300 milyon dolar kazandıracak

Kadıköy Belediyesi, iki yıl önce Bursa’da yerel bir gazeteye verdiği
ilanla Ataşehir’deki 57 bin 718 metrekarelik iki araziyi kiralamak
için ihaleye çıkmış, tek teklifi veren  Fenerbahçe Kulübü yıllık 305 bin TL
bedelle araziyi 30 yıllığına kiralamıştı. Araziye yapılacak olan  10 bin kişilik spor kompleksi ve alışveriş merkezi projesinin Fenerbahçe’ye yaklaşık
300 milyon dolarlık gelir sağlayacağı ifade ediliyor.


Ara 30 2009

Putin: Rusya ABD’yi dengelemeli

Category: Dünya,Haberleradmin @ 01:39

putin2Rusya Başbakanı Vladimir Putin, ülkesinin saldırıya yönelik silah sistemleri geliştirmesi gerektiğini söyledi. Vladimir Putin bu duruma gerekçe olarak, Amerika Birleşik Devletleri’nin füze savunma sistemine karşı koyma ve stratejik dengeyi koruma ihtiyacını gösterdi.

Putin aksi takdirde, ABD’nin kendisini “tamamen korunmuş” hissedeceğini ve “istediğini yapabileceğini” belirtti. Rusya Başbakanı, Vladivostok kentinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri’nin füze savunma sistemi oluşturma planlarının, nükleer silahların azaltılmasına yönelik yeni bir ikili anlaşma imzalamalarını engellediğini de vurguladı.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama, üç ay önce ülkesini ve Avrupalı müttefiklerini korumaya yönelik yeni bir füze savunma planını onaylamıştı. ABD, Polonya ve Çek Cumhuriyeti’nde radar ve füze savunma üsleri inşa edilmesinden vazgeçmiş, bu üsler yerine, deniz kuvvetlerine dayalı yeni bir sistem benimseyeceğini duyurmuştu. Ancak ABD’nin sisteminin ayrıntıları henüz netleşmiş değil.

Rusya Başbakanı Vladimir Putin ise Rusya’nın ABD’nin planları hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istediğini söyledi.

Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya arasında 1991′de imzalanan Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması (START 1)’nın süresi 5 Aralık’ta dolmuştu.Taraflar henüz, iki tarafın da nükleer silahlarını önemli oranda azaltmasını öngören START 1′in yerini alacak yeni bir anlaşma imzalamış değil. Ancak Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya yeni bir anlaşma imzalayana dek, START 1′in hükümlerini yerine getireceklerini söylüyor.


Ara 28 2009

Erkek avlayan sutyen

Category: Teknolojiadmin @ 19:55

erkeksutyenÜlkede orta yaşlarına geldiği halde bekar pek çok kadın olduğunu düşünen firma ‘evlilik zamanının geldiğini hatırlatan’ bir sutyen hazırladı. Sutyenin üzerine yerleştirilen yüzük belirli bir ‘nişanlılık’ evresinden sonra evlenme vaktinin geldiğini göstermek için renk değiştiriyor. Sutyenin üstündeki sayaçsa ilişkinin başlamasından itibaren geri sayıma başlıyor. Kişiye göre değişen bu zaman sonunda çift artık evlenme zamanının geldiğini hatırlıyor. Firma yetkilileri, “Japonya’da evlenme yaşı çok ilerledi. Pek çok kadın yalnız yaşıyor. Onlara yardımımız olsun istedik” diyor.


Ara 28 2009

Devrime hazır mısınız?

Category: Teknolojiadmin @ 19:53

appleccgcgŞirket içinde “tablet” denen ancak endüstride ismi “Islate”e çıkan cihaz, tablet şeklinde dokunmatik bir bilgisayar… Yani artık mouse ve klavye ortadan kalkacak.

Islate ile birlikte insanlar, bilgisayardan e-book, e-gazete izleyebilecek ayrıca Iphone benzeri dokunmatik ekranıyla hareket ettirebilecekler..

26 Ocak’ta San Francisco’da tanıtımı yapılması beklenen Islate isimli tablet bilgisayar, kullanıcıların internete girmesini, televizyon şovlarını izlemesini ve gazete ile dergileri okumasını sağlayacak

Islate’in en büyük artısı ise maouse ve klavyeyi ortadan kaldırması. Böylece bilgisayar dünyasında yeni bir çığır açılacak. Pazar uzmanları ve endüstri uzmanlar, Islate’in, iPod ve iPhone gibi dünyayı değiştireceğine inanıyor. Uzmanlara göre ilk etapta Islate’in ekranı 7 inç büyüklüğünde olacak. Fiyatının ise 500 dolar olması bekleniyor.


Ara 28 2009

Yatakta başarılı kadınların sırları

Category: Cinsellik,Kadınlaradmin @ 19:50

Yataktaki başarılarıyla övünmek genellikle erkeklere özgüdür. Kaldı ki bu övünmelerin odak noktası da nitelikten çok, niceliktir. Onlar becerilerini sayılarla ifade ededursunlar, kadınlar nedense birbirleriyle cinsel problemlerini paylaşmaya daha yatkındırlar. Bu problemleri arkadaşlarına anlatarak onlardan fikir almak, kendilerininkine benzer deneyimlerden yararlanmak isterler. Fakat eğer bir kadın yatakta harikalar yaratıyorsa ya da mesela kendine özgü bir yöntemle erkekleri çılgına çeviriyorsa, bu bilgiyi kendine saklamayı tercih eder; tıpkı yeni kabanını hangi mağazadan aldığı bilgisini kendine saklamayı tercih ettiği gibi!

Şu da bir gerçek ki, eğer cinselliğin bir tabu olmaktan çıkıp rahatça konuşulan bir konu haline gelmesini istiyorsak, kendimiz de bu konuyu rahatça konuşmaya açık olmalıyız. İşte bazı kadınlar bu gerçeği bizden daha önce anlamış olacaklar ki, yatakta hangi yöntemleri kullandıklarını, ne tür cinsel yetenekleri olduğunu ve bu yetenekleri ne şekilde kullandıklarını hiç çekinmeden anlatmışlar. Amaçları ise kesinlikle övünmek değil, deneyimlerini paylaşmak ve başka kadınların bilgi dağarcığının gelişmesine katkıda bulunmak! Öyleyse gelin, biz de o kadınların cesur açıklamalarına kulak verelim ve sonra da, kendi cinsel becerilerimizin neler olduğunu düşünmeye başlayalım…

‘BİRLİKTE OLDUĞUM HİÇBİR ERKEĞiN CİNSEL GEÇMİŞİNİ YARGILAMIYORUM’

(Ela – 36 yaşında) “Sanırım benim yataktaki yeteneğim aslında yatak dışında, ilişkinin genelinde de işe yarayan bir yetenek. Kadınlar genellikle birlikte oldukları erkeğin cinsel geçmişini öğrenmeye can atarlar ama öğrendikleri anda da o geçmiş hakkında ileri geri konuşmaya, partnerlerini bu konuda iğnelemeye, hatta tartışmalarda bunu kullanarak onlara saldırmaya çalışırlar. Bunun son derece yanlış bir tutum olduğunu düşünüyorum. Böyle davranan bir kadın, kendini gerçek bir yetişkin olarak tanımlayamaz. Ben birlikte olduğum erkeğin cinsel geçmişini ne kadar ayrıntılı biliyor olursam olayım, bu geçmişi kullanarak onu ne yatakta, ne de yatak dışında yargılarım. Aynı şekilde, öğrendiğim hiçbir seks hikâyesini de ‘hata’ olarak görmem. Çünkü yaşananların her biri insan için bir deneyimdir.

Bir keresinde, birlikte olduğum erkeklerden biri bana daha önce eşcinsel bir deneyim yaşadığını söylemişti. Bir başkası ise, birlikte olduğu kadınlardan biriyle ilk üç ay boyunca doğru dürüst cinsel ilişkiye giremediğini itiraf etmişti. Bütün bunları o erkekleri yaralamak için kullanmak ya da onlar hakkında saçma sapan şüphelere kapılmak aklımın ucundan bile geçmedi. Sonuçta hepimizin cinsel tarihinde sivri noktalar ve başarısızlıklar var. Çok iyi biliyorum ki bu esnek bakış açım, benimle beraber olan erkeklere de yansıyor ve onların kendilerini benim yanımda çok daha rahat hissetmelerini, dolayısıyla da karşımda kendilerini hem cinsel, hem de duygusal olarak çok daha fazla açmalarını sağlıyor.”

Yataktaki başarılarıyla övünmek genellikle erkeklere özgüdür. Kaldı ki bu övünmelerin odak noktası da nitelikten çok, niceliktir. Onlar becerilerini sayılarla ifade ededursunlar, kadınlar nedense birbirleriyle cinsel problemlerini paylaşmaya daha yatkındırlar. Bu problemleri arkadaşlarına anlatarak onlardan fikir almak, kendilerininkine benzer deneyimlerden yararlanmak isterler. Fakat eğer bir kadın yatakta harikalar yaratıyorsa ya da mesela kendine özgü bir yöntemle erkekleri çılgına çeviriyorsa, bu bilgiyi kendine saklamayı tercih eder; tıpkı yeni kabanını hangi mağazadan aldığı bilgisini kendine saklamayı tercih ettiği gibi!

Şu da bir gerçek ki, eğer cinselliğin bir tabu olmaktan çıkıp rahatça konuşulan bir konu haline gelmesini istiyorsak, kendimiz de bu konuyu rahatça konuşmaya açık olmalıyız. İşte bazı kadınlar bu gerçeği bizden daha önce anlamış olacaklar ki, yatakta hangi yöntemleri kullandıklarını, ne tür cinsel yetenekleri olduğunu ve bu yetenekleri ne şekilde kullandıklarını hiç çekinmeden anlatmışlar. Amaçları ise kesinlikle övünmek değil, deneyimlerini paylaşmak ve başka kadınların bilgi dağarcığının gelişmesine katkıda bulunmak! Öyleyse gelin, biz de o kadınların cesur açıklamalarına kulak verelim ve sonra da, kendi cinsel becerilerimizin neler olduğunu düşünmeye başlayalım…


Ara 28 2009

Kısa filmcilere BİFFF’e fırsatı

Category: Kültür & Sanat & Sinemaadmin @ 19:47

Daha önce en az bir kısa film festivalinden elenmiş filmlerin katılabildiği, “2. El Kısa Film Festivali, 4. yılında, “Övgüye Değer” yönetmenini “Uluslararası Brüksel Fantastik Film Festivali’ne (BIFFF) yollayacak.

Dünyada kendi alanında düzenlenen ilk ve tek festival olan, “2. El Kısa Film Festivali”, Ankara Kısa Filmciler Derneği tarafından 27 Şubat-7 Mart 2010 Tarihleri arasında, 4. kez sinemaseverle buluşmaya hazırlanıyor. Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkez’inde gerçekleştirilecek “2. El Kısa Film Festivali”ne son başvuru tarihi ise, 1 Şubat 2010 olarak belirlendi.

“Elemiyoruz, Ellemiyoruz” sloganıyla yola çıkan ve daha önce en az bir kısa film festivalinden elenmiş filmlerin katılabildiği, “2. El Kısa Film Festivali” takviminde, bu sene birçok yenilik festival katılımcılarını bekliyor olacak. Festival gösterimlerin yanı sıra, ödülleriyle de dikkat çekecek. Festival kapsamında “Övgüye Değer Film” ödülü verilirken, kazanan filmin yönetmeni de Uluslararası Brüksel Fantastik Film Festivali’ne (BIFFF) katılma sansı elde edecek. Tim Burton, David Lynch, Dario Argento gibi usta yönetmenlerin uğrak festivallerinden olan BIFFF; 2011’in Nisan ayında “2. El Kısa Film Festivali”nin şanslı yönetmeni bekliyor olacak. Yine festival kapsamında verilen “Jüri Özel Ödülü” sahibine ise Digital Film Academy tarafından, 5 bin TL tutarında 4 Aylık eğitim imkânı sunulacak. 2. El Film Jürisi, Cumhur Canbazoğlu (SİYAD), Gökçe Pehlivanoğlu (Kısa Filmci), Mansoora Hassan (Birleşmiş Milletler) , Murat Akser (Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi), Natali Yeres (Sanat Yönetmeni), Thomas Balkenhol (ODTÜ Gisam Öğretim Görevlisi-Kurgucu) ve Zeynep Ünal’dan (Altın Koza Film Festivali) oluşuyor


Ara 28 2009

İbo neden evlenmiyor

Category: Haberler,Magazinadmin @ 19:46

Geçtiğimiz akşam İbo Şov’da Kibariye ve Hüsnü Şenlendirici’yi konuk eden İbrahim Tatlıses, Mega Magazin kameralarına 2009 yılının kendisi için nasıl geçtiğini anlattı.

2009 yılının sıkıntılı geçtiğini ifade eden Tatlıses, maddi sıkıntılar yaşadığını itiraf ederek, “Maddi sıkıntı yaşadım, borçlandım. Borç yiğidin kamçısıdır. Mal varlığım borcumu 200 defa katlar ama borçlu olmayı sevmiyorum” diye konuştu.

Yeni yılda da evlenmeyi düşünmediğini söyleyen İbrahim Tatlıses, “İnsan hayatı yaşasın, evlenmek ne? O imza insanları, bir şeyleri düğümlüyor” dedi ve ekledi: “Bunu söyledim diye insanlar evlenmemezlik etmesin.”


« Önceki SayfaSonraki Sayfa »